21 Eylül 2026 Pazartesi

NEREDE O İNSAN?

Neden bir durup sormazsın kendine
Ey insan denen;
Doğrusu bu mudur? 
İnsanın doğrusu bu mudur diye?
Soruyorum deme n'olur bana. 

Doğal gelir savaşlar ve savaşlarda ölümler sana!
"Hayır gelmiyor" n'olur deme bana.

Daha dün nasıl da alkışlıyordun savunma sanayisinde olanları!

Daha dün nasıl da akıl veriyordun oğluna kızına yeğenine ... girsin çok para getiren işlerin bölümlerine diye...

Neydi düsturun, vatan millet mi?
Neydi amacın, insanlığa hizmet mi?

Vatan da millet de İNSAN.
İnsanlığı şahlandıracak da İNSAN.

Öyleyse nerede o İNSAN?

İNSAN; YOK OLAN!

İNSANIN olmadığı yerde hangi alan...
Hangi sorumluluk...
Hangi hedef...
Hangi icra...
Hepsi yalan!


Hiç zorlama
Anlamıyorum seni
...ve de anlamayacağım cümle alemi.
Sen anla beni!

Zira...
Doğrusu bilim ise sence, sonucu da teknolojik gelişme ...
Ne işimize yarar MSG? 
Ne işimize yarar balistik füze?
Ne işimize yarar sarin?
Ne işimize yarar niceleri...?

Kimya, fizik, matematik mı dersin
Uzaya taşıyacak seni?
Yok ettikten sonra dünyanı
Yenisi de oyuncağın olsun diye mi
Yaratacaksın bir koloni uzayda / keşfedeceksin yeni gezegen, sonsuz boşlukta, acaba!?

Gelişmişlik adıyla
Sayacak mısın bana 
Hastaneleri... uzmanlaşmış klinikleri... aş evlerini... yuvaları... okulları...
Sayma! 
Betondan 4 duvarları bana gelişme diye sayma...

Anladın mı otizm nedendir?
Çölyak niyedir?
MS kimedir?
...ve daha nicelerini
Dillere pelesenk "nedeni bilinmeyen" diye diye çektirilen işgenceleri!

Ben sana diyeyim;
İnsan İNSAN olamadı diye.

İnsanım diyenle
İNSAN OLAN aynı sanıyorsun ya hâlâ...
İyiliği merhameti vicdanı bir tutuyorsun ya...
3-5 nursuzu yaşatmak için çırpınıyorsun ya hâlâ...
Sevgiyi analıkta... tutkulu aşkta... sınırsızca vermekte buldum sanıyorsun ya...
Aklı, bilgi
Zekayı, kabiliyet ile sınırlıyorsun ya...

Kabul etmiyorum böylesini...  

Verilebilecek örnekler çok da...
Okumazsın sonra 
Uzadı yazı diye 
Oysa bundan sonrası daha mühim.
Vazgeçme, bırakma, oku isterim;
İnsanım diyenle
İNSAN OLAN aynı sanıyorsun ya hâlâ...

Ben tanıyorum İNSAN'ı 
7 verende can idi
7 canda kan idi
7 gözde sürgün
7 özde gün idi
İNSAN 
Özünde ÖZ'den parça
Sözünde SES'ten tını
Gözünde ÖZ'den fer
Canında CAN'dan kan
Kanında SOY'dan parça
Kalbinde SEVGİ'den öz
Yüreğinde AŞK'tan renk taşıyandı 
İNSAN
Var olan ve var olacak olandı...

Ne oldu deme!
Olan olmuş bir kere
Düzeltmek düşer bize
Neyle?
Bilinçle
Bilinç nerede
Kubbe çöktü battı dibe
Dip dediğin yerde güller bitti dikeniyle
Sanıldı cennet
Göz göre göre...
Akvaryumda balık
Kafeste kertenkele
Normal geliyor sana şimdilerde
Çeşitlilik diye diye 
Yoksunluğu meşrulaştırdık insanız biz diye diye.
Ne yok?
Akıl çok
Us yok!
Hücre çok
Nurlusu yok!
Göz çok
Feri yok!
Cengaver çok
Yürek yok!
Bilek çok
Güç yok!
Hastalık çok
Şifa yok!
İnsan çok
İNSAN YOK!

Ben kimim ki okyanusta bir zerre deme!
Herkes gider Mersin'e 
Ben giderim tersine
Denir ya!
Ya herkes gidiyorsa tersine
Sen dön özüne... düzüne...

Hadi bugün çok geç deme.
Bugün hâlâ var sana, bize
Özünde gerçek İNSAN'dan bir nurlu parça taşıyana...
O sen olmayasın hatta!?

Kal sağlıcakla
Firdes Ebru
İstanbul, 21.9.2026

14 Eylül 2026 Pazartesi

DÖNEN ÇARK DURMA NOKTASINDAYSA...

Bataklığın ortasında 

Yaşarken hayatını

Sanıyorsan hâlâ,

Bataklık gülü misali,

İşler yolunda, tıkırında;

Evin, işin, sevdiceğin...

Beden bütünlüğün, 

Aklın, fikrin, bilgin...

Gören gözün, işiten kulağın...

Telefonunu çaldıran, aklı sende kalan,

...ve dahası; sence mühim olan,

Var diye bu dünyada,

Yarın da var olacak, 

Sanma!


Dönen çark durma noktasında.


Elbet başlayacak tersine salınıma

Zira gerildi fazlasıyla.


Şunun şurasında kaldı 9 gün ekinoksa*

Sonra an be an kararacak dünya sandığın 

Yüreği kara olanlara,

Özü kararmış olanlara,

Özütü karanlıkta olanlara,

Kanı karayı taşıyanlara,

Mayasında kara olanlara,

...ve dahi nice 

Zihni, zihniyeti, 

İnancı, kabulü,

Kuralı, kavramı,

Dili, söylemi,

Yolu, yoldaşı,

Bakışı, görüşü,

Kavgası, savaşı,

Kara, kararmış olanlara...


Hoş çoktan başladı da...

Daha da aşikar olacak diyeyim yine de ben sana.


Peki ya sen?

Sen neredesin ve ne haldesin

Bataklık gülüm?


Gonca sana sana kendini

Açılıp serpilmekte misin?

Günü geçirdikçe kendince?


Kim bilir

Belki de solmaktasın içten içe

Bataklığın karasını eme eme!



İnsan insana eklene eklene

Çökmekte

İnsanlık denen

Kendi içine.

Oysa artık çıkmalı

Çıkartılmalı

İNSAN**

İnsanlıktan nasibini alamamışlar elene elene.


Bırak 

İnsan aramayı etrafında.

Yaşatılmalı dediğin onlarcası gerçek insan mı ki acaba?


Durdun durdun 

Çok ağır vurdun Ebru

Der belki bazıları aranızda...

Olsun... desin... deyin...



Hizmet ediciler!

Kumandayı elinde tuttuğuna inandıklarına...

Yaşasın!

Nidaları atadursunlar 

Bu dünyada.


Varoluşta 

Ne kurtarıcı 

Ne kumandan 

Var aslında.


Göremediler hâlâ.


Kendilerini kurtarıcı sananlar

Kimleri yaşatma arzusundalar acaba?!

Soruyorum bir kez daha sana?


Tıkır tıkır işlerken sistem

Bozulan nedir 

Bil dersem

Bak dünyadaki haline

İnsan denen

Geldi ne hallere.

İşte bozulan 

Bu kadar aşikar olan, gözünün önünde askıda duran!?


Düzeltmek düştü mü sana bana,

Bir avuç sayılana.

Belki evet

Belki hayır ama

Hâlâ 

Tamamlattıramadıysan sen sen olana

Kavgan boşuna ben olanla;

SEVGİ'yi alaşaya edip de

Sevgi sandığınla 

Bataklıkta girdin belki koyun koyuna...

Ama boşuna,

Çırpındıkça çekiyor seni,

İnsan sandığını da...

İnsanlığı da hızlana hızlana.


İzin verilebilir mi buna?

Bir avuç da olsak dünya sanılanda

Geldik ayyukun sınırına

Dönmek yok bundan sonra.


Öyleyse

Gel sen kulak ver bu son çağrıya

Çıkalım

Çıkartırken ama...


Kal sağlıcakla,

Firdes Ebru

İstanbul, 14.9.2026





* 2026 Eylül ekinoksu (sonbahar ekinoksu), Türkiye saati ile 23 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 03:05'te (00:05 UTC) gerçekleşecektir. 


** İnsan kim ki dersen dönüp bakarsın gerçek insanın 7 vasfını da anlattığım Dillendirilmeyenler - Yılın Semineri canlı yayın kaydına, Işıldayan Hayatlar YouTube aktif linki burada. 

Ama çok da oyalanma.

Işıldayan Hayatlar - YouTube