21 Haziran 2019 Cuma

DENGE - ÖZEL BİR YAZI


Asırlar boyu insan varlığı dünya denen bu evde sapkınlıkların, sapıkların, radikal söylemlerin, otoriter rejimlerin arasında kendi aydınlık yolunu bulmaya çalışsa da hep etki-tepki denilen basit dünyevî kuralın içinde git-geller yaşadı aslında.
Tahterevallinin kolları misali biri ayağa kalktığında diğeri indi, bastırıldı adeta, bir süre sonra tersi oldu ve yine denge şaştı ve hatta insan varlığı dengede kalmayı çoğu zaman umarsızca yaşamak olarak kabul etti, askıda… ve direndi buna.
Tüm bunlar görünen tarafıydı oysa. Ekonomi, endüstri, politika ve hatta psikoloji kitaplarınızın sayfalarında tozlu raflarda yerini buldu asırlarca. Ne yanlış, ne eksik, ne fazla. Olan buydu bakınca bir anlığına dünyaya. Oysa gerçek durum çok başka. Bizim bulunduğumuz noktada ve sizin de özünüzle buluştuğunuz çoğu anda görebildikleriniz çok başka ama gösterebilmek için görünenden öteyi, aralayabilmek için kapıları adeta, uzun uzun yaşamlar geçmesi/tamamlanması gerekti bu boyutta. Neyse ki siz şu an geldiğiniz, bilincinizi getirdiğiniz noktada bütün bunları konuşuyor olduk biz sağlıcakla, şükürler olsun buna ve daha fazlasına hazırlandığımız bugünlerde anlatacaklarımız var size yine bu bağlamda. Yaslanın adeta koltuklarınıza ve izleyin bir film gibi ilk başta, biz anlatalım siz renklendirin, görselleştirin ön lobunuzda.
Her şeyin toz pembe olduğu bir dünya yarattın mesela, hani dersiniz ya “pembe panjurlu mis kokulu evler” olsun bu dünyada, cennet ayaklarınızın altında adeta. Ne bir hayvan yırtıcı, ne bir katil azılı, ne bir fırtına yıkıcı… olmasa ne güzel olurdu dünya diyorsunuz ya bu mümkün aslında ne zaman siz koşulsuzca ve ışıkla var olmayı seçtiğinizde sevgi dünyasında. Ama büyümek ve genişlemek bu değil aslında. Bu ortam size sağlansa ve kalın burada sonsuzca dense şimdi ne güzel olur diyorsunuz ya hayatı bu kadar basit yaşayamayacak kadar değerlisiniz oysa. Bu boşluk ve hiçlik, manasızlık ve sıradanlık aslında sizin gerçek yaşamınız olamayacak kadar boş ve değersiz zira siz kendinizi saf sevgi noktasına taşıdığınızda yapabilecekleriniz o kadar çok ki ve işte o anda elde edeceğiniz vasıflarla hayatı sürdürmek adeta uyuşmuşçasına ne bir keyif ne bir güç katar yaşamınıza ve ondan sonra ortaya çıkan yürek darlığı ile ilerleyemezsiniz kainatta.
Toparlayacak olursak, Siz anlamadan akı karayla, Siz tatmadan aşkı tutkunun yakıcılığıyla, siz yaşamadıkça ölümün kaçınılmaz sonuyla, nefes almak ne fayda toz pembe bulutların arasında?
Duygular arasındaki dalgalanma ve hatta gelgitler akla kara arasında sizi insan yaptı aslında. Öyleyse düzenin gereğini, görünenin ötesindekini anlama vakti geldi çokça. Anlatalım, zira zaman daralıyor dünya boyutunda.
Zaman ne için daralıyor; daha güzele, daha aydınlığa, daha farklı bir düzene yükselişiniz için azalıyor. Yoksa sanmayın ki karanlık bir son bekliyor sizi bu dünyada.
Dönelim esas mevzuya; AK’la KARA, İYİ ile KÖTÜ, YİNG ile YANG dediğiniz gerçeklikteki esas manaya:
Görevliler var bu konuda da çalışan dünya boyutunda. Her nasıl ki melekler var Işık için çalışan bu dünyada, aynı şekilde karanlığın bekçileri, neferleri de var dünyada. Onlar da görevli sizin için aslında. Hor görmeyin onları, nefretle ve korkuyla bakmayın onlara. Onlar da görevli, bir kez daha yineliyoruz zira anlaşılsın istiyoruz bu kısım dünyada. Özü Işık olan, ışıktan olan ama karanlık için çalışanlar var aranızda. İşte denge tam da burada; akla kara birbirinden ayrı ama hep bir arada. İyilikle kötülük hep var ama seçim sizde aslında ve sanmayın ki siz uyandıkça, aydınlandıkça bu denge bozulacak bu dünya boyutunda! Hatırlayın bir kez daha nasıl yaşadınız binlerce yıl 3. Boyutta, evrenin akışında her daim bir üçüncü boyut olacak zira iyinin kötülüklerle, ışığın karanlıkla birlikte olmadığı bir varoluş düşünülemez aslında ve hatta tüm kainatta, farklı boyutlarda da genişlemek ve ilerlemek adına denge sağlanacak farklı unsurlarla ama şu anda 5.boyutun denge unsurları nedir diye konuşmak ve sizin aklınızı da karıştırmak istemiyoruz daha fazla, biz dönelim üçüncü boyuta. Bu boyuttaki, hala daha birçoğunuz o boyutun realitesini yaşıyorsunuz, aslında karanlığın tahsisinden sorumlu olan Işık Varlıkları olduğu gerçeğini paylaşmış olduk sizinle ama konu bu kadarla sınırlı değil, dahası da var ve vakit geldi onu da anlatmaya.
Bu kainatta özü Işık olsada seçimi ışık olmayan varlıklar da var aslında, bir başka anlatımla şu an aranızda 3.boyutta olması gereken ışık dengesini korumakla görevli olanların yanı sıra kendi var oluşlarında kendi karanlıklarını seçmiş ve bu seçimle devam etmek niyetinde olanlar da var aslında.
İşte esas tehlike burada!
Tehlike kelimesini kullanıp temizlemeye çalıştığınız korkuları beslemek olmasa da amacımız anlatmak vazifemiz zira insan dediğimiz galaktik ırk hazırlanırken çıkışa 5. boyuta bu gruplar da iş başında dünyada. Onlardan yana korunduğunuzu bilin mutlaka Siz sevgi yolunda yürüdüğünüz sürece ama her an yanı başınızda sizin bir açık bıraktığınız kin, haset, kibir, korku, tamah, nefret, öfke… kapınızdan içeri girmek için adeta fırsat kolladıklarını da bilin mutlaka.
Erinmeyin başkasına, gocunmayın yaşadıklarınıza, zira hepsinde manalar var çok derinde aslında ama görünenle oyalandıkça, içinizdeki öfkeyi ve nefreti ateşlersiniz ya ve şükür yoluyla idrak kapınızı açmadıktan sonra ve hatta kin ve kıskançlıkla kıskaca alınırsınız ya işte o anda siz kendiniz aslında kendi yarattığınız karanlıkta buyur edersiniz onları kendi dünyanıza, ne fayda? Size ne fayda? Siz görünürde kalsanız da 3-5, 40-50 sene müreffeh ortamda, eninde sonunda, dönüş yolunda, ruhunuza buluşmaya anlarsınız ki dar ve karanlık bir kuyuda abluka altında tüketilmişsiniz aslında bu boyutta. İşte ondan sonra ruhunuzu kurtarmak o karanlıktan sandığınızdan çok daha zor olur ilahi anlamda.
Gerek yok buna, hiç gerek yok buna.
Oyalanmayın artık daha fazla, etrafınızda karanlık sandığınızla bilin ki ya sizin için, ya sizin için; aslında hep sizin için! Hızlanabilirsiniz kolaylıkla seçimleriniz aydınlıktan yana olduktan sonra.
Ama siz ışığı, aydınlığı seçtikçe bu dünyada, denge için aslında, görünür manada artacak olan karanlığın girdabına kapılmamak için adeta her daim koşulsuzca sevgide kalın yeter ve Siz kendi yolunuzda ilerlerken durmayın duraksamayın diye bizler her daim sonsuz ışığımızla besliyoruz sizi aslında ve dünya boyutunda görevliler çalışıyor adeta canla başla.
Kalın sağlıcakla.
Bu yazı 19.6.2019, Çarşamba günü saat 13.00 itibariyle F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme