20 Mart 2021 Cumartesi

2021 MART EKİNOKS ZAMANI* - ÖZEL BİR YAZI

Dünya denen evde, kendi yüreğinde, kendi biçtiği kaftanın içinde varlığını sürdürmekte olan tüm canlılara selam olsun bu özel günde.

Bizler sizin için çalışırken kendi bildiğimizce ve sizlerden gelen yönlendirmelerle (bilinçsizce yaptığınız) sizler de devam ediyor gözükmektesiniz kendi bildiğinizce!

Oysa vakit geldi, bilmecenin çözülmesine.

Artık geriye dönüşü olmayan ilerlemeyi seçtiğiniz, seçildiğiniz bilinçte yükselmeniz gerekiyor kendi içinizde. Buradaki yükselme ifadesi 5. boyuta yükselişle karıştırılmasın diye belirtiyoruz ama sıçrama da olmayacağı için anlatacağımız, uygun kelimeyi siz bulun kendi içinizde; ilerlemek, çıkmak, yükselmek, seviye değiştirmek,… ne demek isterseniz kendi içinizde.

Sizler bunu gerçekleştirebilin diye dünya düzeninde biz çalışıyoruz nicedir, izninizle.

"İzninizle"den kastımız, dünya yolculuğuna çıkmadan imzaladığınız, bıraktığınız anlaşmalar, henüz bilemezseniz de.

Burada da “bilmek” kelimesini seçerek kullandık . Zira hatırlamak için, hatırlatabilmemiz için, gelmeniz gereken olgunluk seviyesine ulaşamayanlar oldu içinizde.

Öyleyse, ezcümle, siz kendinizi ilerlettikçe açılacak idrak kapılarından geçtikçe, geçebilmek için ilerledikçe işaretler değişecek, nişanlar gelecek ve hatırlatılacak size, sizin içinizde. Ama bulunduğunuz seviyede -bazılarınız için- teleskopla göğe bakıp öykünmek gibi ilerlemeniz gereken yol kendi içinizde. Bakıyorsunuz, arzuluyorsunuz ve iç geçiriyor, bekliyorsunuz yine ve yine…

Teleskop ne kadar güçlü ise o kadar netleşiyor detaylar belki içinizde ama elleyip tutamıyor, gidip dokunamıyorsunuz ya illüzyonun içinde, yetmiyor bu size.

Bizden size akanlar, asılı kalıyorlar çevrenizde, gidip görmedikçe, alıp içinize çekmedikçe parçanız olamıyorlar ve tamamlanamıyorsunuz kendinizce.

Neden bu düzen böyle?

Neden bu kadar karmaşık kimilerine?

Neden zorlayıcı olmalı eğer nihai amaç yükselmekse?... dediğinizi duyuyoruz sessizce. Susuyoruz yine de, nedense?

Çünkü denedik defalarca öncesinde. Başka yollar, yöntemler denedik. Gelemedik yeterince ileriye. Bu sefer kuralları bizde böyle belirledik, birlikte. BİRLİKTE.

Matriksin içinde, önceden belirlediğimiz kurallar çerçevesinde, herkes kendi rolünde, devam edeceğiz bir süre daha böylece.

Ama artık bilmece çözülmeli yardım edilecekse diğerlerine.

Diğerleri kim?

Bilmeceyi çözecek kim? Gelelim bu bilgiye.

"Diğerleri" kendi tekamül yolculuğunda devam edecek olanlar bir süre daha sessizce.

Bilmeceyi çözecek olan kim? Bizler, sizlerle…

Bilmeceden kastımız ne? Düzen mi kendi içinde? Yoksa…?

Beklediğiniz ne? Yükseliş.

Olan ne? Bilinmese de gerçekleşen ne?

Uzatmayalım lafı, yormayalım akılları. Söyleyelim sessizce yüreklerinize; niyet edenlere, duymayı seçenlere.

Olan; olduran da kendi içinizde.

Yani bilmece “olduran da kendi içinizde” ne demektir anlamak sessizce.

Ve bu ekinoks döngüsünde siz bilmeceyi çözün diye, iyiden iyiye daha çok yardım gelecek içinize. Biliyoruz karmaşık gözükmekte ama sadece iki gözünüzle gördüğünüzde. Yüreğinizin sesiyle (kalp gözü), aklın ötesini okuyan gözü (3.göz) aktifleştirdiğinizde önce netlik ayarı gerekecek belli bir süre ama eninde sonunda belirginleşecek tüm güzellik kendi içinizde.

Kısacası, başkası değil de Siz harekete geçtiğinizde muazzam dönüşüm olacak kendi içinizde.

Bu dönüşüm olduğunda ilerleyeceksiniz kendi içinizde.

İlerlediğinizde hatırlayacaksınız siz kimsiniz gerçeklikte.

Hatırladığınızda yapacaklarınız dünya düzeninde, hatırlatacak diğerlerine.

Diğerleri de hatırladığında kendi içinde, siz birlikte el ele tek yürek BİRLİK bilinci ile geleceksiniz beklenen yere.

Geldiğinizde tamamlanacak tüm bilmece, eksik 3-5 parça kalsa bile bütünlüğün resmi tam ve anlaşılır olacak kendi çerçevesinde.

O resmi gördüğünüzde büyülenmişcesine hayranlık duyacaksınız kendinize.

Sizin beğeneceğiniz, sizin eseriniz örnek gösterilecek tüm evrende. Öyleyse azla yetinmek niye, kendini sevmemek niye?

Öfke ister içinizde... ister çevrenize... yıkmaktan, yakmaktan başka ne işe yaradı söylesenize? Öfkelenme demekle bitmiyor ki kendinize duyduğunuz öfke, nedensizce? Nedeni belli; yüreğinizde. Yapabilecekken yapamamak kadar acısı var mı kendi içinizde? Öyleyse neden bekliyorsunuz hâlâ sessizce?

Gece ile gündüz eşitlendiğinde sizde kendi içinizde geçin geçidinizden sessizce başlayın aydınlığa doğru ilerlemeye. 21 Aralık’a kadar vaktiniz var, demedi demeyin bize. Daha diyecek çok sözümüz var da bekliyoruz sessizce.

Değişim dönüşüm hepsi birer bilmece kendi içinde.

Cevaplar yüreğinizde. İçinize döndüğünüzde bir bilinmezlik kuyusuna düşmüş gibi hissetseniz de bir süreliğine bilin ki yüreğiniz açılmakta enginlere ve o enginlerin içinde her alan güzel kendi içinde. Işık olanları ekleyince peş peşe yol sizi götürecek kendi gerçekliğinize.

Keyifle, ahenkle…

Bekliyoruz sizi az ötede.

Sonsuz sevgimizle. 

Bu yazı 17 Mart 2021'de Firdes Ebru Tolan** tarafından kaleme alınmıştır, talebimizle. Konsey İstanbul - 14.06


*2021 yılı itibariyle ekinoks ülkemizde 20 Mart 2021, saat 12.37 itibariyle gerçekleşmiştir.


**Kaleme alanın notu: Yazının içeriğinin kalp gözüyle daha kolay içselleştirilebilmesi için yüksek sesle okumanızı öneririm.

17 Şubat 2021 Çarşamba

ENGELLERİ YARATANLAR, ENGELLERİ AŞANLAR

ENGELLERİ YARATANLAR

ENGELLERİ AŞANLAR


Yeni bir döneme girdiğiniz için dünya üzerinde herkes sarsılıyor kendi içinde.

Kimi dünya düzeninde, kimi ruh alanında savruluyor adeta kendi içinde. Normal desek de tüm yaşananlara ve yaşatılanlara, dünya gözüyle siz anlayamadıkça ve anlatamadıkça devam edecek karmaşa kendi içlerinizde. Öyleyse bir derin nefesle başlayın ve sorun önce kendinize?

 

1.Kendimi affettim mi yüreğimde yoksa hâlâ içim yanıyor mu 30-50-70 yıllık hayatımı serince gözler önüne?

 

2.Ruhumu affettim mi? Tüm bu seçimlerinden dolayı ve /veya geçmiş tüm yaşantılarından dolayı. Öyle değil mi, belki bin koydu sizden önce ve siz şimdi debeleniyorsunuz onun bıraktığı izlerde….

“Bilmem gerekmiyor ama artık idrak etmem gerekiyor yaşandı ve yaşatıldı, oyunun bir parçasıydı. TAMAMLANMALI! İZLER SİLİNE, SİLİNE” deyin önce.

 

3.Yaradan’ı, düzeni, ilahi boyutu, mizanseni, matriksi, içindekileri, dışındakileri… bağışladınız mı iyiden iyiye? Çıkabilmeniz için affetmeniz gerekiyor tüm varoluşu kendi içinizde.

 

4.Hazırlanıyor musunuz yeni dünya düzenine? “Ezberlerimi başladım bozmaya” mı diyorsunuz yoksa hâlâ “haber dinleyemediğim / gazete, dergi görmediğim gün eksik hissediyorum kendimi / Kahvaltı etmeyince… ekmeksiz de yenir zeytinyağlı denince… kuruyu pilavdan ayırt edince… bir tuhaf hissediyorum” mu diyorsunuz kendi içinizde.

 

5.Gençleri anladınız mı mesela? Neden bu kadar veri iletişimi konusunda iyiler de duygu karmaşası içindeler mesela?

 

6.Şu koca kainatta artık yalnız olmadığınızın kabulünde misiniz? Yoksa hâlâ ufolarla uzaylılara koca bir safsata ve/veya korkutucu olarak mı bakıyorsunuz?

 

7.Ying yang’ı anladınız mı mesela? Yoksa hâlâ tüm kainatın iyi ve kötü üzerine inşa edildiğini mi sanıyorsunuz?

 

8.Denge unsuru ne demektir idrak ettiniz mi? Dengeyi stabil kalmak mı sanıyorsunuz hâlâ?

 

9.Tüm bunları hazmedip kabule geçememenin önündeki en büyük engelin, duyunca “evet ben de böyle olabileceğini düşünüyorum” deseniz de içselleştirip harekete geçememenizin önündeki en büyük engelin kendi zihniniz olduğunu KABUL EDEBİLDİNİZ mi sizce?

İnançları, kabulleri, kalıpları, kuralları, hurafeleri, safsataları, yaratımları, hayalleri… temizleyebildiniz mi?

 

10.En büyük dost ile en büyük düşmanın aynı kişi olabileceğini anladınız mı? KENDİNİZ! Sadece kendiniz olduğunu kabul edebildiniz mi acaba?

 

Peki biz tüm bunları neden anlatıyoruz bir kez daha. Çünkü bildiğiniz anlamda dünya düzeninin sonuna doğru hızla yaklaşıyorsunuz ve bitmeden bitirmek + tamamlamak zorundasınız el birliği ile.

 

Bu sefer bunu yapmak üzere el sıkıştınız birlikte hem dünya üzerinde hem ülkenizde. O yüzden alay edip, dalga geçmeden… sinirlenip, öfkelenmeden… küsüp gitmeden… “ben acaba bu oyunda nasıl bir role imza atmıştım” sorusuyla dönün deriz içinize.

 

Sonsuz sevgimizle

Bilge Ruhlar’dan, F. Ebru Tolan tarafından 11.2.2021’de kaleme alınmıştır.

13 Şubat 2021 Cumartesi

YÜKSELİŞİN NEFERLERİNE

Kurtuluş Savaşı’nın neferlerinden

Yükselişin neferlerine selam olsun.

Anlı şanlı Türk bayrağı gönüllere ışık olsun.

 

Atadan toruna sandığınız akışla yordunuz kendinizi misliyle fazla.

Artık çıkın arşa

Başlayın bakmaya ufka, aydınlığa, ışığa, aşkla.

Savurun sevginizi gani gani bu topraklara.

Kanla sulandı demeyin artık

Kızılcık şerbeti deyip içmeyin artık

Atadan toruna deyip geçmeyin artık.

 

Ata da benim torun da

Başkası var sanma

Gelip de çıkaracak seni anlama

Kanma, kendini de kandırma.

Yüreğinden başla.

Acıyı, hüznü sal toprağa

Işığı çek aşağıya

Sevgiyi çoğalt aşkla.

Vatan, millet, Sakarya naralarıyla

Kendini hapsettiğin dar alandan çık dışarıya

Vatan da sensin, millet de

Bu dünyada korunacak kollanacak bir avuç toprak sanma

Kazma kürekle bellenecek sanma

Ata tohumunu sula ışıkla ve aşkla

Ata tohumu nedir ama?

Onu iyi anla!

Mu’dan Lemurya’ya

Lemurya’dan Mezapotamya’ya

Bu dünya şahitlik etti İNSANLIĞA

İNSAN kimdir iyi anla!

Bu kainatta İNSAN var oldukça ışıkla ve aşkla

Eksilmez ışık nasıl olsa.

 

Sen neden buradasın da

Değilsin dışarıda acaba?

"İNSAN"ı anla, insanı anla, insanı anla.

 

Hadi kalın sağlıcakla.

Bir grup ruhunuz sizden nasıl olsa.

İstanbul, 11.2.2021

 

24 Ocak 2021 Pazar

GERÇEKLİĞİNİ HATIRLA VE SIÇRA

Bu zamanda bir beden formunda şekil bulmuş Sen,

Gerçekliğinin, özünün kaynaktan geldiğini unutan Sen,

Ayakların yere basarken

Gönlün küskün

Miden perperişan

Elinden tutan bir baban yokmuş gibi hayata öfke duyan

Sırtına yüklendikçe koyulan

Sen duydukça kolaylıkla beynine hurafeler sokulan.

Karnına yediğin her yumrukta yere savrulan

İNSAN

 

Ne zaman uyansan, kıpırdanır gibi yapsan

Canını acıtan darbelerden kaçan

Kaçarken yuvarlanan

Düşünce kalkan

Ama kalktıkça daha da hırpalanan Sen

İNSAN

 

Diklenmeyi, bileylenmeyi

Marifet sanan Sen

Geçmişi içinde öfkeyle büyüten sen

Hazmedemediklerini yüreğinde taşlaştıran Sen

Artık umudunu yitirmişken

Çaresizliği kabullenmiş

Yönetilmeyi hak görmüşken

Yeniden yeniye yürürsen

Sanırsın ki dişlerinden , dilinden

Kamburundan, yükünden

Sevdiğinden sevildiğinden

Habersiz

Kalakalırsın yeniden!

 

Ahh bir bilsen….

Bir hatırlayabilsen

Tüm geçmişi

Yeniden yaşayabilsen

Yeniden geçirilirdin aynı geçitlerden.

Yalansız, dolansız

Hilesiz, hurdasız da bilsen

Kendini şimdi sen

Gelebilmek için evrilirken

Kendine seçtiğin evrelerden geçemezsen 

Bu gücü kudreti

Bilemeden

İşte o zaman yok olursun gerçekten.

 

Rolleri dağıtan sen

Senaryoyu yazan sen

Kuralları koyan sen

Oynayan sen

Gelişen ve genişleyen sen

Çünkü var olan sen

Işığın içinde ışığı seçen sen

Işık olmak için

Karanlığı deneyimleyen sen

 

Bir körden daha iyi gören

Bir sağırdan daha iyi duyan

Bir yüreksizden daha iyi güvenen

Bir kalpsizden daha iyi seven

Yaratmayı seçen sen.

 

Şimdi artık UYAN istersen.

Dağıttığın rolleri topla.

Unuttuklarını hatırla.

Çık simülasyondan artık

İllüzyonda kalma.

Toplan bir araya

Affet, bağışla

Kendini en başta

Ve tüm varoluşu aynı anda

Yandaşlarını, oyuncuları,

Teknik ekibi, finansör bildiklerini.

Gerçekliği sorgula

Gerçeği sorgula

Artık oyunu yeniden başlatma!

Tamamla.

Artık tamamla!

Şimdilik hâlâ daha sahadasın

Rehavete kapılma

Son bir hamle kaldı bilinçten yana

Sıçra!

Kal sağlıcakla.

Bilge Ruhlardan İnsanlara

İstanbul, 24.01.2021