28 Mart 2020 Cumartesi

SEN SENİ BİL


Hep emin olmak öğretildi size; EMİN OL!
Duyduğundan, dinlediğinden, gösterilenden, öğretilenden emin ol!
Oysa emin olmak mümkün müydü bu dünyada ŞÜPHE DUYmadan en başta?
Şüphe yerleştirildi hücrelerimize adeta.
İNANMA! Dendi, asla duyduğuna inanma!
Emin olmak için çabalama.
Çabaladıkça şüphe alanında takılı kalıyorsun, anla!
Kabul et ve devam et yoluna.
Geleni, gösterileni, duyurulanı alma!
Gör, duy ama anlamaya çalışma!
Sen hep devam et yoluna IŞIKLA, AŞKLA.

Bildiklerini çok sanma,
Bilmediklerini eksiklik sanma,
Biliyorum dediklerinle oyalanma.
Sadece çık yola, devam et IŞIKLA, AŞKLA.

Sen seni bil, başkasıyla uğraşma.
Kal sağlıcakla,
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 28.3.2020


25 Mart 2020 Çarşamba

YENİ DÜNYA ÖNCESİ GEÇİŞ DÖNEMİ HAZIRLIKLARI - ÖZEL BİR YAZI

YENİ DÜNYA ÖNCESİ GEÇİŞ DÖNEMİ HAZIRLIKLARI
Bu konuyu anlatabilmemiz için tüm detaylarıyla, bir kez daha tanımlamamız gerekiyor nedir Yeni Dünya ve kimdir bu yeni dünyayı inşa edecekler aslında.
Yeni Dünya Kalu Bela’dan bu yana bu kainatta var olan ve hep IŞIKLA var olacak olan İNSAN IRKI’nın 5.boyuttaki mekanıdır, evidir.
Dünya gezegeni adı altında şu an Samanyolu Galaksisi’nde mevcudiyetini devam ettiren ruhu/canı tarafınızca Toprak Ana / GAIA olarak bilinen Dünya, 5.boyutta da mass* olarak yani kütlesel olarak mevcudiyetini devam ettirecek olsa da yapısı değişecektir. Yani ÖZ aynı kalacak YAPI (construction) değişecektir.
Bu değişim uzunca bir süredir zaten devam etmektedir. Ancak değişimin yavaşlığı birçoklarınızın bunu aşikar hissetmesini engellemiştir.
Oysa daha önce de defalarca tekrarladığımız gibi değişim hızı artmıştır, artış hızlanarak devam etmektedir (2020 ile) ve artarak devam edecektir (2021-2022).
Bu nedenle yapılması gerekenler, alınması gereken tedbirler ve ARTIK ANLAŞILMASI gerekenler vardır.
Olmazsa olmaz net olarak anlaşılması ve tarafınızca kabule geçilmesi gereken ilk madde şudur: Bu yeni dünyayı yapılandıracak olan YENİ İNSAN’dır ve YENİ İNSAN da aslında şu an bu topraklarda mevcut olandır.
… ve pek tabii ki dünya üzerinde Yeni Dünya’ya katkıda bulunmakta olan ve bundan sonra da misliyle katkıda bulunacak olan çok sayıda görevli/gönüllü vardır. ANCAK AZİZ TÜRK MİLLETİ YENİ DÜNYA’YI yapılandırmakla görevlendirilmiş YENİ İNSAN ÖNCÜLERİDİR!
Bu husus altı çizilmesi, çok, çok iyi anlaşılması gereken bir husustur. Zira ilahi plandaki tüm anlaşmalar, kontratlar, yapılandırmalar bunun üzerine kurgulanmıştır adeta. Yani, bir kez daha hatırlatmakta fayda görmekteyiz ki sizin bireysel kontratlarınızdan başka, bu döneme ait bir de TOPLUMSAL KONTRATLARINIZ vardır ve bu çok, çok önemlidir.
(Bkz: TOPLUMSAL KARMA - video)
(Bkz: TÜRK MİLLETİ'NE - blog yazısı)
İşte bu nedenle bundan sonrası çok daha büyük önem taşımalıdır sizin için, izleyenler** ve dinleyenler, okuyanlar için.

Gelelim hazırlıklara:
Bireysel hazırlıklardan bahsetmek istemezdik bu noktada zira uzunca bir süredir anlatıyoruz ama görüyoruz ki hâlâ daha, okuyanların/izleyenlerin içinde dahi, bireysel anlamda hazırlıklarını tamamlamamışlar var aranızda. O yüzden bir kez daha hatırlatalım özet mahiyetinde:
1.HAZMET
2.AFFET
3.KABUL ET
4.KORKULARINI SAL
5.GÖRÜNENİN ÖTESİNE GEÇMEYE NİYET ET (3.gözünü aktifleştirmek)
6.TESLİMİYETİ ANLA VE YAŞA
7.GÖNÜL GÖZÜNÜ AÇ
8.ÇIK YUKARIYA BAĞLAN YARADAN’A ama hep hatırla ki hâlâ bu boyutta bu bedendesin (beden formunda), hâlâ vazifen var dünya boyutunda ve bu coğrafyada (ve/veya bulunduğun coğrafyada)
9.TAMAMLA vazifeni/kontratını/ilahi anlaşmanı.

Gelelim esas mevzuya,Yeni Dünya öncesi hazırlık kısmına. Zira evde yemek yapmak için bile önce malzemeleri alıyor, ocağın çalıştığından, uygun tencerenizin olduğundan emin oluyorsunuz, değil mi? İşte bu mânâda Yeni Dünya inşası için önce hazırlık yapmanız gerekiyor.
Bu noktada da vizyonun netleşmesi ve perspektifin genişlemesi için biraz geriye, şu andan bir miktar yakın geçmişe götürmek istiyoruz sizi:
1.Çernobil faciası ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nın dağılması
2.Avrupa Birliği
3.www. İnternet ağının yaygınlaşması ve globalizm
4.2000 milenyum
5.11 Eylül saldırıları
6.Çin Halk Cumhuriyeti’nin kapalı ve özerk bir cumhuriyet olmasına rağmen dünya ticaretini yönlendiren ve etkileyen olması
7.İsrail-Filistin Savaşı  
8.Amerika’nın ekonomik krizi
… ve burada sayamayacağımız kadar çok irili ufaklı, yerel/genel değişim 1980’lerden bu yana yavaş ivmede yaşanan değişimin önemli mihenk taşlarıydı.
Bugün geldiğimiz noktada küresel salgına dönüşen Corona ise, yavaş yavaş bazılarınızın anlamlandırmaya başladığı gibi bir olumsuzluk değil, başlı başına bir AYDINLANMA aracıdır sizin için aslında.
Evet kaybınız çok olacak.
Evet maddi – manevi zararınız çok olacak.
Evet yüreğiniz sıkışacak.
Evet acınız artacak.
Ama bilin ki sonunda; yapmanız gereken değişiklikleri yaptıktan sonra bu “illet” sandığınız geldiğinden daha hızlı gidecek ve ortaya Yeni Dünya’yı inşa etmeye hazır bir alan çıkacak.
Bunu iyi değerlendirin.
Bunu mutlaka iyi değerlendirin.
Temizleyin; elinizi, evinizi değil sadece! İçinizi temizleyin, kalbinizi temizleyin, kanınızı temizleyin.
Kapatın ve korunun; kendinizi eve kapatıp virüs taşıyıcılarından korunmak değil sadece! Alanınızı, enerji alanınızı, o temizlediğiniz alanı kapatın tüm negatif enerjilere, ışıkla rezone olmayan enerjilere ve kendinizi görünürde doğru olan, görünürde şirin, temiz olan tüm özü ışık olmayan enerjilerden koruyun mutlaka.
Salın; zihninizde, aklınızda, fikrinizde, boğazınızda, sesli/sessiz söylemlerinizde, kalbinizde, yüreğinizde SAF SEVGİ olmayan, KOŞULSUZCA SEVGİ olmayan ne varsa hepsini salın, şimdi salın, değiştirin, dönüştürün.
Temizlenmiş ve korunan alanda çalışmak kolay olacaktır sizin için, rahatlıkla çalışın bir süre içeride (İÇE DÖNÜN, evde kalın!)
… ve herkes kendi temizliğini bitirdiğinde, tüm meydanlar da temizlendiğinde, el ele tutuşmak, YENİYİ YAPMAK için çıkın dışarıya IŞIKLAR içinde.

Gelelim hazırlıklara…
Önümüzdeki günlerde yeni görevliler katılacak aranıza, onlar hem gökten hem yerden /içinizden gelecekler. Yani hem doğum yoluyla bedenlenerek hem de ışık yoluyla aranıza katılacak görevliler olacak. Onlar hızlı gelecekler, onlar hızlı büyüyüp serpilecekler.
Onları iyi karşılayın, onları sevgiyle karşılayın, onları ışıkla selamlayın. Çünkü onlar size ışık olmaya geliyorlar. Onlardan faydalanın, onların taşıyacağı idraki alın diye geliyorlar, onlara yer açın, alan açın, hazırlanın, karşılayın ve çalışın onlarla (işbirliği)
Zaten aranızda olan gönüllüler, vazifeliler var; siz de UYANIN!
İç sesinize kulak verin. Kendinize inanın, güvenin, kendinizi dinleyin.
Ekipler halinde çalışacaksınız, birbirinizi kollayın, koruyun, bulun, buluşun.

Neler yapacaksınız:
Yeni Dünya’nızda toprak temiz olsun diye şimdi temizlemeniz gerekiyor. Yani toprağa madde, mineral olarak bakmanın ötesine geçin ve enerjisini hissedin, görün! Bazı alanlarda birikmiş çok fazla, toprağa emdirilmiş, toprağa tutunan çok fazla negatif enerji var, hem Anadolu’da, Mezopotamya’da hem de tüm dünya üzerinde muhtelif yerlerde. Toprak Ana’nın sesini duyun, yükünü anlayın, hissedin yüreğinizde ve çalışın o alanlara, çalışın enerjinizle. Hani temizlediniz kendinizi ve kapattınız ya, hani çıktınız yukarı bağlandınız ya Yaradan’a, hani ışık alan oluşturdunuz ya işte böyle çalışın. Çekin ışığı, daha bol çekin ışığı, çok çok çekin ışığı dünyaya ve tüm DÜNYAYI ARINDIRIN.
Bu birinci, en önemli, en zorlayıcı göreviniz ama tek hazırlığınız değil. Zira siz her ne kadar toprağı temizlemeye çalışsanız da bir yandan kirletiliyor ya!
Bilinç değişikliği için çalışın. Her gün ortak alana, değişim ve dönüşüm için ışık tohumları bırakın, sevgi akıtın mutlaka. Kendi korkularınızı salınca, ortak alanda aynı korkuyu yaşayanlara dokunun mesela, onlara da anlatın KUANTUM alanda.
İçinde koşulsuzca sevgi olmayan bir kelimeyi/deyimi/atasözünü çalışın mesela. Kendi yüreğinizden, zihninizden söküp atın sonra ortak alanda da aynı bilinci oluşturun mutlaka.
Kılavuzunuz kim? Tüm bu çalışmalar sırasında kim yol gösterecek, ışık tutacak size aşağıda? RUHUNUZ. ÖZ’den olan parçanız, ÖZÜNÜZ, yüksek benliğiniz; onunla bir ve bütün olun mutlaka.
Ama bazılarınızın hatta diyebiliriz ki şu an dünyada birçoklarınızın ruhunun bu boyutta bıraktığı yükler var fazlasıyla ve ruhunuz kendini aklamadıkça, kendini bu boyuttaki tüm zamanlara, varoluşlarına doğru arındırmadıkça size, sizin istediğiniz mânâda da yardım edemeyecek, önceliği ruhunuza verin mutlaka.
Sorun ruhunuza; yükün nedir bu boyutta? Aldığınız cevaplara uygun çalışın mutlaka. Zira bu görev de sizin bu boyutta!

Tüm bunları hazırlığın 1.aşaması, ön aşaması gibi görelim bir de bundan sonrası var ki o çok daha global bir aşama.
Birlik olun (union)
Teklik bilincinde olun
… ve kozmik yasalar uyarınca DNA’nıza kodlanmış tüm kısıtlamaları (restriction) kaldırmak için 5.boyutun evrensel yapısına uygun tüm bilgi ve becerileri almak, güncellemek, yeniden açmak için gereken tüm güncelleme, uyumlanma ve aktivasyonlara (enerjisel anlamda) hazırlanın, kendinizi hazırlayın, izin verin buna.

Tüm bunlar süre giderken dünyanın gül bahçesi olacağını sanmayın! Zira şu an dünyada olan herkes yükselişi yaşamayacak. Bazıları 3.boyut gerçekliğinde kalacak… Bazıları için 5.boyuta geçiş izni olmayacak… ve dolayısıyla onlar sizin yaşadıklarınızı yaşamayacak, sizin gördüğünüz ışığı göremeyecek, sizin hissettiğiniz huzuru hissedemeyecek (içsel huzur) ve dolayısıyla karmaşa ve kaos görünürde artacak, artacak.
Tüm bu karmaşadan ve karmaşanın yaratacağı kaostan, kaosun yaratacağı eksiklik, yokluk, acı ve travmadan kendinizi koruyacak alanlar oluşturun şimdiden; ev, barınak, giysi, donanım mânâsında da diyoruz başlangıçta ama daha sonrasında pek tabii ki enerji kalkanları, enerji bedenleri, enerjisel beslenme, telepatik iletişim, güvenli ışık alanlar oluşturmayı öğrenmek ve deneyimlemek, yaşamak anlamında söylüyoruz aslında.
Fantastik sandığınız ne çok şeyin ne kadar kısa zamanda gerçekleşmeye başlayacağını görünce hatırlarsınız bu satırlarımızı.

Genele hitaben söyleyeceklerimiz bunlar bugün için ancak hatırlatmak isteriz ki bizler, insan varlığının dünya boyutunda hizmetinde olan ışık varlıklarıyız. Bizden ve tüm ışık varlıklarından yardım istemek için bir kısıtınız bulunmuyor artık. Yardım isteyin, sorun, anlatalım, size sizin anlayacağınız yoldan ve izin verdiğiniz yoldan ulaşacağımızdan emin olabilirsiniz. Yeter ki sevgiyle kabulde olun bizleri. Sonsuz sevgimizi akıtıyoruz tüm yükseliş öncesi AYDINLANMA aşamasında olan insanlara, kalın sağlıcakla.
Bu yazı 24 Mart 2020, Salı günü saat 13.55 itibariyle İstanbul’da F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır.  Konsey


*Kaleme alanın notu; bu ve bundan sonra kullanılan tüm İngilizce kelimeler dünyanın ortak bilincinde hakim dil hâlâ İngilizce olduğu için, bilinç değişimini hızlandırmak adına özellikle kullanılmıştır. 
** 24 Mart, 2020 saat 21.00 itibariyle Işıldayan Hayatlar / YouTube kanalında gerçekleşen canlı yayından bahsedilmektedir.

























16 Mart 2020 Pazartesi

KISA VE ÖZ - CORONA DÖNEMİNDE NE YAPALIM?


Aldığım muhtelif rehberliklerden mümkün olduğunca basit ve sade bir derleme yaptım sizin için. Üslûp basit olabilir ama içerik yeterince güçlü, ışık olsun, şifa olsun.
Sonsuz sevgimle,
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
  1. Tedbiri elden bırakma. Ne söyleniyorsa uzmanlarca uygula (el yıkama, kişisel hijyen, bol hava solu –oksijeni bol hava)
  2. Antioksidan tüketimini arttır mutlaka. Çiğ meyve ve sebze, çinko içeren kuru gıdalar, vbg…
  3. Bol su içME! Yeterince su iç, kaliteli su iç.
  4. Bağışıklık sistemine çalış; gıdalarla, şifa enerjisi ile, dede/nine alışkanlıklarını hatırla…
  5. Yorulma. Mümkün olduğunca fiziksel ve mental yorulma! İnzivada kal, her anlamda.
  6. Rahatla. Korkuyu sal, korku, kaygı, endişe, verecek olaylardan, insanlardan, söylemlerden ve hatta filmlerden / kitaplardan… bile soyutla, sen kendini soyutla, karışma, karıştırma.
  7. Meditatif çalışmalara başla, yap.
  8. En azından olumlama olarak, zikrederek tekrarla; korunuyorum, güvendeyim, ben ışığım, özüm ışık, yolum sevgi, hayata ve insanlara sevgiyle ışıkla bakıyorum.
  9. Bildiklerini, inandıklarını (ilk 8 maddede belirtilenlerle bağdaşan) sık sık tekrarla; ekranda, telefonda, mesajlarında bunları yaz, bunları konuş, başkasını karıştırma.
  10. Geçecek, bil. Yavaşla ama durma.
  11. Hayat devam ediyor, edecek, neşeyi, coşkuyu, sevinci çoğaltanları kınama, aksine sen de katıl onlara, bildiğin, bulduğun her yolla.
  12. Şifa sonsuz, hep hatırla, hep hatırla, hep hatırla ve çalış mutlaka. Sonsuz şifayı sınırsızca almak için çalış, nefesinle ve niyetinle çalış mutlaka.
 Sonsuz ışık ve aşkla
 
 
 
 


12 Şubat 2020 Çarşamba

GÖRÜNENLE OYALANMA!


GÖRÜNENLE OYALANMA

GÖRÜNEN GÖSTERİLENDİR

GÖSTERİLEN HİSSETTİRİLENDİR.

HİSSETTİRİLEN SEÇİM İÇİNDİR

SEÇİM HÜR İRADEDİR.

HÜR İRADE BU BOYUTTAKİ HEM GÜÇ HEM DİRETMEDİR..

GÜÇ SEVGİDEN GELİR.

DİRETME YÜKTEN GELİR.

SEVGİYİ SEÇEMEYEN YÜKÜ BİLİR.

YÜKÜ BİLEN TEMİZLİĞE GİRİŞİR.

TEMİZLEYEN SEVGİYLE İYİLEŞİR.

SEVGİYLE İYİLEŞEN HER BİR CAN ÇEVRESİNİ AYDINLATIR.

GRUP GRUP AYDINLANMA BÜTÜNÜ TETİKLER.

BÜTÜN TETİKLENİNCE AKIŞ DEĞİŞİR.

AKIŞ DEĞİŞİNCE DAHA ÇOK IŞIK GELİR.

IŞIK GELİNCE MÂNÂ ÇIKAR.

MÂN ÇIKINCA GÖRÜNEN DEĞİŞİR!

ANLA! ARTIK ANLA…

İstanbul, 12.2.2020


6 Şubat 2020 Perşembe

.: HAZIRLIK - ÖZEL BİR YAZI

.: HAZIRLIK - ÖZEL BİR YAZI: Bizler bu kainatta, hali hazırda 3.boyutta varoluşuna devam eden dünya gezegeninin –ki bu galaktik insan ırkının evidir-, yardımcılarıyı...

HAZIRLIK - ÖZEL BİR YAZI


Bizler bu kainatta, hali hazırda 3.boyutta varoluşuna devam eden dünya gezegeninin –ki bu galaktik insan ırkının evidir-, yardımcılarıyız. Daha önce de defalarca kendimizi tanıtmak yoluyla görev tanımımızı yaptık ancak hâlâ daha birçoklarınızın kabulde zorlandığını biliyoruz, sorun değil. Vazifemize engel hiç değil. Zira insan varlığı bu boyutta ve tüm boyutlara doğru hür iradesi ile var edilen bir ırktır, bu hem bir zorluk hem de bir ayrıcalıktır. Ancak kendi yüklerinden arınamamış ve ruhuyla yani öz parçasıyla bir ve bütünlüğü henüz tahsis edememiş olanlar için hür iradenin gücü iki ucu keskin bir kılıçtan farksızdır. Nitekim bir çoğunuz hâlâ dünya boyutunda korkularınızın esareti / boyundurluğu altında hür iradeyi kendi lehinize bir araç olarak kullanmaktansa sizi duraksatacak ve hatta çoğu zaman alçaltacak (enerji olarak) bir güç olarak kullanıyorsunuz.  Oysa önünüzdeki günler insan varlığının 5.boyuta yükselişi aşamasında zorlayıcı tesirleri hayat akışınıza çoğu zaman beklenmedik şekilde sokacaktır. Bu kaçınılmazdır, olması gerekendir, olağandır ancak sizin algınıza göre güzel değildir.
Bu noktada aylar öncesinden hazırlık yapmanız için uyarılarda, yönlendirmelerde ve hatta yardımlarda* bulunmuş olmamıza rağmen durumun önemine binaen tekrarlamamız gereken hususlar bulunmaktadır.  Pek tabii ki seçim sizindir, hep de sizin olacaktır (hür irade) ancak bizim de vazifemiz gereği bilgilendirmek / uyarmak / yol açmak / ışık tutmak görevimizdir. Şimdi bu noktada olabildiğince kısa ve öz bir kez daha ifade etmek istiyoruz Ebru’nun aracılığıyla:
  1. Artık anlayın ki anlamlandıramadıklarınız çok olmasına rağmen farklı bir enerji alanına taşınmış bulunuyorsunuz.**
  2. Bu enerji alanı evrensel yasalar ve akış gereği zorlayıcı unsurlar içermektedir.
  3. Ayrışma kaçınılmazdır.
  4. Değişim ve dönüşüm şarttır.
  5. Engel tanımaz ölçüde zorlanmalara maruz kalacağınız aşikardır.
  6. Olan olması gerekendir ancak bu sizin anladığınız anlamda kaçınılmaz olana seyirci olmanız mânâsına gelmemektedir.
  7. Bu dünya insan ırkının evidir ve öyle kalacaktır.
  8. İnsan ırkının, topyekûn, artık ayağa kalkıp el ele tutuşup YENİyi kendi hür iradesi ile inşası zorunludur.
  9. Aksi takdirde süreç yıpratıcı, yıkıcı olacak ancak kaçınılmaz şekilde yaşanacaktır.
  10. Uyanış evresi evrensel / enerjisel / ilahi anlamda tamamlanmış olmasına karşın dünya boyutunda zihin / algı / bilinç seviyesinde tamamlanamamıştır.
  11. Uyanış evresinde bitirilmesi gerekenler bitirilmemiştir.
  12. Bu, natamam bir gökdelene taşınmak gibidir. Güneşe yakın olanlar yanmaya başlarken, çünkü havalandırma sistemi henüz devreye alınmamıştır, altta kalanlar donmaktadır zira ısıtma sistemi de natamamdır. (Mecazlar size konuyu anlatabilmek, hissettirebilmek amaçlıdır.)
  13. Yapılacaklar aşikardır.
  14. Bugüne kadar söylenenlerden farklı değildir. Aynı şeyler tekrarlanıyormuş gibi algılamak konuyu sadece basitleştirmektedir ancak yapılması gerekenler hâlâ yapılmamaktadır.
  15. Dünyevi engeller aşılmalıdır.***


Kısaca; alışılagelmiş olandan, konfor alanından çıkılmadan; ezber bozmadan, ilerlemek için çabalamak akıntıya karşı kürek çekmek gibidir şu anda. Gücünüzü, enerjinizi harcamayın boşuna.
Akış değişmiştir, değişmektedir, görün mutlaka.
Hızla aksiyon alabilmek için hafiflemek gerekir; her mânâda: Hafifleyin mutlaka.
Yardım sonsuz, yardımımız sonsuz ancak almak için durduğunuz anda ayağınızın altındaki Toprak Ana durmuyor ya tutunmak zorlaşıyor adeta, manevra kabiliyetini ve adaptasyon gücünü aktive etmek gerekiyor hızla, hızla!
Kalın sağlıcakla,
Bu yazı 6 Şubat 2020, saat 11.50’de F. Ebru Tolan’a tarafımızdan ACİL kaydıyla İstanbul’da kaleme aldırılmıştır.



Kaleme alanın notu:
başlıklı videolarımda anlattıklarımı tekrar hatırlamak isteyebilirsiniz.

**SIÇRAMA başlıklı yazıda anlatılmaktadır.

***ENGELLER ve İÇSEL KARMAŞA & KARIŞIKLIK başlıklı videolarımı izleyebilirsiniz. 

.: SIÇRAMA - ÖZEL BİR YAZI

.: SIÇRAMA - ÖZEL BİR YAZI: SIÇRAMA Bugün bu yazıda okuyacaklarınız içinizden bazılarınız için şaşırtıcı olacak olsa da aslında birçoğunuzun yüreklerinizde var olan...

SIÇRAMA - ÖZEL BİR YAZI


SIÇRAMA
Bugün bu yazıda okuyacaklarınız içinizden bazılarınız için şaşırtıcı olacak olsa da aslında birçoğunuzun yüreklerinizde var olanla buluşacağına eminiz aslında. Başlayalım anlatmaya kısa bir özetle.
Yıl 2012 dünyada; hummalı bir çalışma var aşağıda, tüm ruhlar kendilerinden olana ulaşmaya çalışıyor adeta, kapılar çalınıyor (baş ağrısı), yüreklere dokunuluyor (çarpıntı), sırtına dokunuluyor (bel-sırt ağrıları), kapılar kapatılıyor (işten ayrılmalar-çıkartılmalar, evden atılmalar, kapıya konulmalar, vs.), yeni kapılar açılıyor/açtırılıyor (yeni teklifler, terfiler, transferler, şehir-ülke değişimleri, radikal tedbirler ve kararlar…) Arınma için uyarılar yapılıyor (beslenme alışkanlıklarını değiştirtecek hastalıklar, teşhisler, tedaviler, kürler), anlaşmalar hatırlatılıyor (hayata giren ve çıkan insanlar, aranıza katılanlar ve ayrılanlar), kısacası çok hummalı bir çalışma yapılıyor dünya boyutunda, o günün şartlarında, size göre “hayat” devam ediyor zorlanarak da olsa bazılarınız için bazı alanlarda.
Bir değişim var ama yedirilmiş adeta, günlük hayatın akışına, kimseye tuhaf gelmiyor. Kimse büyük sorgulamaların peşinde değil, herkes kabulde, kendi içinde fırtınalar kopsa da “normal” biliniyor, karşılanıyor, ne de olsa hayat bu deniyor aslında…
Pek tabii ki bizim 2012 diye anlattığımız ± 3-5 seneye yayılmış bir süreç dünyada, bir başka ifadeyle kendi hayatınızdaki değişimleri şimdi görmek için dönüp geçmişe baktığınızda 2007-2008’den başlayın bakmaya, 2015-1016’lara kadar uzansın hatta. Dalga dalga ilerlerken bu hummalı çalışma dünyada, insan varlığı uzunca bir zamandır yaptığı tüm hazırlıklarla atlıyor eşiği 21 Aralık’ta.
Oh ne ala! Bir AN’lığına bayram havası adeta ruhlar arasında… Ama ya sonra? İşte esas mühim nokta. Bir derin nefesle oh çekilse de bir anlığına 2012 sonunda bir diğer hummalı hazırlık süreci başlatılıyor hemen hızla yukarıda. Neden? Çünkü daha da fazla yapılacaklar var artık yolda.
Eşikten atlanamasaydı kolaydı denilebilir belki bir anlığına, koy verilirdi adeta akışa ama şimdi durum çok başka. Mademki atlanıldı, çalışmak gerekiyor artık canla başla. Kim çalışacak bu yolda; zaten çalışanlar 2012 öncesinde bu dünya boyutunda ve artık başlayacak olanlar el ele tutuşacak mutlaka. İşte o ara, siz bir bocalama dönemi geçirdiniz dünyada ama neyse ki hızlı atlatıldı o da. Eski ile yeniyi harmanlamak konusunda zorlananlar oldu adeta, üç-beş ama sonunda saflarını seçenler ayrıştılar ve herkes yönünü buldu aşağıda. Hâlâ daha ışıktan karanlığa dönen azınlıklar olsa da karanlıktan ışığa çıkanlar çoğunlukta bu mânâda.
Bu yolculuk devam ederken hızlıca dünyada geldik 2019 sonuna. 2012’den 2019’a çalışmanın, hazırlıkların bir parçası oldu tüm insanlık aslında, görünen ne kadar acı, kötü, travmatik olsa da yaşanan her şey dünya boyutunda felaket adı altında da olsa, savaş tanımına da uysa hizmet etti insanlığın aydınlanmasına. Aktivist tüm çalışmalar, popülist tüm yaklaşımlar, zaman zaman harmanlansa da negatif olanla, sonunda hep ışık olan kazandı aslında, özü ışık olan ve yolda olan; ışık yolunda, ışıkla olanlar kazandılar aslında.


Bu aşama da çok önemliydi zira adeta 2019’un sonu bir kez daha sınanma zamanıydı, insanlığın kendi adına koyduğu bir eşikti atlatılması gereken ve siz atladınız onu da ışıkla. Bazılarınız zorlansa da hâlâ daha, özünüzden gelen zorlamayla da olsa, birçoğunuz ulaştığınız idrakle, farkındalıkla ve yürekten gelen niyetinizle ve nefesinizle çalıştınız bu yolda ısrarla, kararlılıkla. Değil dünya ve insanlık, tüm kâinat müteşekkir size bu anlamda, anlayacaksınız yakında nasıl olsa.
… ve geldik 2020 denen yıla dünyada. Bu yılın, dünya boyutundaki lineer zaman akışında bu yılın, zorlayıcı bir yıl olacağını belirtmiştik defalarca nitekim başladınız zorlanmaya hem Toprak Ana zorluyor sizi hem de yürekleriniz aslında. Aldığınız tesirlerin gücü karşısında ara ara savrulsanız da içten içe hissettikleriniz var ya, yetiyor size hâlâ daha.
Ama! Bir süre sonra bu hissiyat da yetmeyecek bazılarınıza zira zaman daralıyor dünya boyutunda. Bu mânâda işte bir güçlü SIÇRAMA gerekiyor size, bulunduğunuz dar alandan çıkmanız gerekiyor geniş, ferah, açık ve ışık bir alana. Aksi taktirde boğulacaklar olabilir o dar alanda oluşacak toz dumanda. İşte bugünün esas konusu bu aslında; SIÇRAMA, açık alana.
Düşünün ki yaşadığınız coğrafyaya bir saldırı yapılıyor, hızla tahliye edilmeniz gerekiyor, ne alırsınız yanınıza? Sadece CAN’ınınızdan başka ne alırsınız yanınıza? İşte adeta böyle düşünün sıçramayı, bırakın tutunmayın var olana. Var dediğiniz ne var yanınızda, yakınınızda; kariyer mi, eş mi, ev mi, araba mı, para mı, servet mi, arsa mı, ne var Allah aşkına? Sekiz çift siyah ayakkabı ve yirmi beş çanta… ne var başka? Her ay buluştuğunuz “dostlarınız”, üyesi olduğunuz kulübünüz, aidat ödediğiniz yazlığınız mı acaba hâlâ daha tutunmanız gerekenler ve yanınıza alacaklarınız kendi başınıza sıçramaya çalışırken yukarıya? Denesenize, hadi şimdi bir denesenize, elinizde hiçbir yük yokken hatta ayağınızda bir spor ayakkabı varken sıçramayı denesenize. Kaç santim havalandınız yukarıya? 20? 30? 50? 100? Kaç santim çıkabildiniz bir anlığına ve sonra hangi hızla indiniz aşağıya? Anlasanıza! Bir de ağırlıkla deneyin aynı şekilde, bu sefer ne kadar kesildi ayaklarınız yerden, 10 santim mi 20 mi 30 mu? Kalbiniz ne dedi bu işe, isyan etti mi kendince?
Amacımız infial de değil, bedbahtlık da değil, bunlar nafile… Görevimiz yardım etmek size, naçizane, göstermek gerçekliği tüm çıplaklığıyla yüreklerinize. Kısacası eskiye tutunduğunuz sürece savrulmayacağınızı sanıyorsunuz ya ilerleyemeyeceksiniz ileriye savrulmak ne kelime! Öyleyse yük yaptığınız ne varsa midenizde, kalbinizde, sırtınızda, belinizde, bırakmakla başlayın, silkelenin adeta, tüm taşlar dökülsün yere ancak ondan sonra yönünüzü döndüğünüzde ileriye, göreceksiniz yol açıldı bile. İşte gelelim şimdi o açılan her neyse; başınızın üstünde.
Dünyanın çevresinde, enerji alanı dediğimiz bölgede kapatılmış tüm kapılar açıldı 2020 ile.
Hafiflediniz mi? Hiç de bile. Zira kapılar açıldı diye bir an için bile ufkunuz genişlediyse de hemen peşinden gelen tesirlerle yüzleştiniz içinizde, bilinç seviyesinde göremeseniz de! Yani artık korunaklı, korumalı bir alanda değilsiniz siz de. Ana sınıfı bitti mezun olduğunuz geldiniz birden üniversite kampüsü desek yeridir size. Bariyerler kalktı, kalkanlar indi, ağlar toplandı, yollar açıldı iyiye ve kötüye! Kötüden kastımız nedir diye bir daha anlatmayacağız bakın DENGE konusunda yazdırdıklarımıza ve anlattıklarımıza siz de. Öyleyse işinize iş katıldı dersek anlatabilir miyiz size içinde bulunduğunuz durumun ehemmiyetini sizce?
Toparlayalım yine; ilerliyorsunuz yükselişe, ışıkla yol alıyorsunuz kendi içinizde 2020 ile birlikte, korunaklı alan açıldı sizin için sizin lehinize, alan açılınca gelen tesirleri arındıracak, adeta süzecek bir düzen kalmadı geriye. Bu nedenle sizin çalışmanız gerekiyor her AN dünya seviyesinde. Neyle?
Işıkla?
Nasıl?
Çıkarak ışık alana.
Çıkabildiniz mi ışık alana?
Sıçrayanlar oldu aranızda, ama!
Çıkması gerekenler çıkabildiler mi?
Hayır?
Hâlâ…!
Neden?
Çünkü tutunuyorsunuz eski olana.
Eski olan ne?
Kısaca dünyevi olan, madde formunda olan, fiziki alanda olan, zihin dağarcınızda bulunan; kabulde kaldığınız ne varsa.
Yardım alıyor musunuz?
Sonsuz… ama!
Yardımı alıyor musunuz?
Hayır bu mânâda.
Neden?
Hür iradeniz var hâlâ ve hep olacak aslında.
Gücünüz nerede?
Özünüzde.
Özünüzle buluşabildiniz mi?
Bazılarınız evet ama çoğu için hayır hâlâ daha.
Neden buluşmuyorsunuz özünüzle?
Çünkü temizlemediniz özünüzü?
Temizlemeden de buluşamaz mıyız?
Buluşabilirsiniz ama eve kızınız/oğlunuz dahi çamura bulanmış gelse “git yıkan önce” diyorsunuz ona, ancak ondan sonra sarılırım sana!
Yani kısaca sizin özünüz taşıyorsa hâlâ bir parça karanlık mesela, koşup sarılır mısınız ona?
Temizlemeniz gerek mutlaka.
Temizlemek kolay mı?
Kolay olur kabule geçerseniz aslında.
“Kabulde değil miyim ki” diyenleriniz var ya.
Aslanı da seversiniz ama evinizin kapısını açar mısınız şimdi şu anda?
Kısacası sevmek başka, kabul başka korkunca!
Hâlâ korkularınız var ya!
İnançlardan gelen, yapılanlardan gelen korkularınız var ya…
Yaşattıklarınızdan gelen ve yaşadıklarınızdan gelen korkularınız var ya…
Kabulde zorlanıyorsunuz hâlâ.
Oysa…!
Sıçramak gerekiyor açık alana, ışık alana.
Bir derin nefesle başla.
Sen başla.
Bugün başla.
Zira sen başlamazsan,
Sen bugün başlamazsan
Mecbur kalacaksın yarın koşmaya.
Zira yukarıda bir kez daha, son kez de olsa görevlerini yapmak için bekleyenler var adeta. Hani karanlık taraf diyorsunuz ya onlara özü ışık olsa da 3. boyutun görevlileri var ya…
Daha çıkmadınız 5’e, geçmediniz hatta 4’e bazılarınız ya, onlar görev başında hâlâ. Ama sanmayın ki hazırlananlar 5’e, yani geçenler 4’e, karşılaşmayacak onlarla, onlar için de başka görevliler var artık yolda, dedik ya tüm kainatta her zaman bir karanlık taraf olur görev başında!

Özetin de özetini yapalım ve koyalım noktayı bu konuya. Hızla çoğaltın ışığınızı kendinizden yana, bulunduğunuz alanlarda, kesin geçmişle, eskiyle bağınızı, temizleyin ne varsa ve sıçrayın adeta mutlak ışık alana. Devam edin çalışmaya ışıkla, AŞK’la.
Kısaca bir kez daha SIÇRAMA’nın ne demek olduğunu tanımlayalım; netleşsin adeta yüreklerinizde zira yapılacaklar var sonra.
Sıçrama; dünyanın kapalı enerji alanının uyanışın tamamlanışı ve aydınlanma sürecinin başlatılmasıyla tüm evrensel akışa açılması için oluşturulan bir enerji değişimidir, yaşanmıştır ve tamamlanmıştır denilebilir. Ay sonuna kadar bazı ufak ayarlar yapılmaya devam edecektir ama size göre tamamlanmıştır denilebilir. Bu sıçrama ile belirttiğimiz gibi dünyanın kapalı enerji alanı açıldığı/açılacağı için evrensel akışa, neyi dünyaya çekeceğiniz, ne ile rezone olacağınız, neyi çağıracağınız alanınıza çok daha önemlidir adeta. Bu nokta çok hassas ve önemli bir noktadır ki defalarca vurguladık aslında: ne iseniz onunla aynı salınımda olan frekansa uyumlanırsınız yani rezone olduğunuzu yaşarsınız aşağıda. Bunu çok iyi özümsemenizi istiyoruz zira bir anlığına dahi kendi karanlık parçanızı beslediğinizde ister korku, kaygıyla, ister hüzün ve acıyla kapıları açarsınız onlardan yana. Zaten bolca var olan, alanınızda, kolaylıkla akar girer varlığınıza sizin açtığınız kapılardan bir anda! İşte bu nedenle her daim ışık alanda kalmanız önemlidir ve gerekmektedir adeta.
Zira sizler, uyananlar olarak bunu yapamazsanız zaten henüz idrakini, bilincini bu seviyeye evriltememiş olanlar hızla kapılırlar karanlığın girdabına. İşte bu nedenle öncü güçler adı altında 1.dalga uyananlar daha önce de çokça belirttiğimiz gibi gerek yükleri yani işi çok olanlarla gücü yeter olanlardan seçilmişlerdir aslında.  Kim olduğunu anla!
Bir kez daha soruyoruz bu mânâda, kim olduğunu anla?
… ve hâlâ daha bu yola çıkmamış olanlar için ise koruma hâlâ daha devam ettirilmektedir pek tabii ki, ama sadece aşağıda dar alanda. Yani bir başka değişle bundan önce herkes için olan geniş kalkan artık bazıları için dar bir çembere uyarlanmıştır adeta.
Başkasıyla oyalanma!
İşte tüm bu anlattıklarımızdan sonra bir derin nefesle hızlanmak arzusunda olacaklar için yardımımız sonsuzdur ama yüreklerinde hâlâ daha karanlığı barındıranlar için yoldan çekiliriz bir kenara, yolu açarız onlara ama karanlıktan yanadır gidecekleri yol, yakınında olanların çabası nafile bu aşamada. Hür irade ile seçilen yollara karışılmaz asla, ne 3.boyutta, ne kainatta!
Kalın sağlıcakla.
Bu yazı F. Ebru Tolan’a tarafımızdan 2 bölüm halinde 23 ve 25 Ocak 2020 tarihlerinde İstanbul’da yazdırılmıştır. Konsey.













25 Ocak 2020 Cumartesi

.: OKUMAYA BAŞLA

.: OKUMAYA BAŞLA: Kimine ağır, Kimine zor, Kimine gereksiz… Geliyor sözcüklerdeki mecazları arama. Hap olsun alayım, Tek olsun sorgulamayayım, ...

.: DOĞAL AFET

.: DOĞAL AFET: Değerli Işıldayan Hayatlar Takipçileri, 2020 ve sonrası dönemi anlatırken değindiğim doğal afet konusunu başlı başına bir video paylaşımı o...

14 Ocak 2020 Salı

İNSANLIK TARİHİ VE İNSAN IRKININ KAİNATTA DEĞERİ & GERÇEK GÖREVİ - ÖZEL BİR YAZI

Bugün, insan varlığının varoluşunu değil ama bu dünya denen evde insan ırkının tarihsel döngülerini anlatacağız aslında.
Zira şu an yaşadığınız döngü ilk ve tek değil bu dünyada.
Pek tabii, siz de sorabilirsiniz Ebru gibi mesela madem defalarca kıyamet yaşandı bu dünyada biz nasıl hâlâ daha aynı dünyadan bahsediyoruz diye ama cevap basit aslında.
Dünya dediğiniz kütle, madde boyutunda bozulsa da yeniden, yeniden, yeniden atom altı parçacık diye adlandırdığınız boyutta birbirini bulur ve çekilir adeta zira bir olan asla ayrılmaz, yok olmaz aslında.
Kısaca diyebiliriz ki size bu dünyayı oluşturan kütle dağılsa da o kütleyi oluşturan parçacıkları kainatta yeniden buluşturmak çok kolaydır aslında.
… ve aynı zamanda dünyayı bir beden olarak düşündüğünüzde o bedenin ruhu olan Toprak Ana, aynı sizin ruhlarınız gibi adeta, ezelden gelip ebede giderken madde formuna bürünmek istediğinde kolaylıkla dünya oluşur bu kainatta.
Toprak Ana’yı sonsuz kadim bir ruh, dünya denen evinizi de onun beden formu olarak görmeye başladığınızda çok kolay idrak edersiniz aslında.
Bu ön bilgi sonrasında gelelim sizin tarih dediğiniz kısma.

Yazılanlarla oyalanma.
Çizilenlere bak ama onları da görünenle anlamlandırma!
Aslında tüm mânâ satır aralarında.

1. Döngü
Zaman cetvelinde ifade etmek çok zor olsa da bu 1.döngü neredeyse evrenin yaşıyla aynı aslında. Dolayısıyla bu bilgiye şu an değinmeyeceğiz ama bilin ki evrenin oluşumuyla birlikte dünya da oluştu aslında.
Sonra?...
1.döngü çok parlak medeniyetlerin olmadığı dolayısıyla sizin izlerine pek rastlamadığınız bir döngü ve birçoğunuzun henüz bedenlenmediği…
Zira dünyanın var olması insan ırkının –size göre- kayda değer bir bilinç seviyesine ulaşarak bedenlendiği, bedenlenmeye başladığı mânâsına gelmediği gibi anladığınız anlamda “yaşam” formlarının da henüz oluşturulmadığı bir dönem aslında.
Laboratuardaki lam’ın üzerine konmuş üç-beş damlanın içi gibi diyelim ya da henüz embriyolaşmamış yumurta ile spermin aynı kapta durması gibi bir örnek verelim ve geçelim 2.kısma.

2. Döngü
Oldukça önemli aslında. Zira bugün sizin antik çağ dediğiniz ne varsa tarihsel olgusu 2.döngüye dayanıyor. Ama hemen vurgulayalım Antik Çağ 2.döngü değil! Onun uzantısı… dolayısıyla bu dönem sizin ilkel insan formu dediğiniz neandertal insanın da ortaya çıkışını kapsayan dönem. Ama bu dönemde de kayda değer medeniyetler olmadığı gibi bilinç seviyesi de şu an goril diye tanımladığınız hayvanı baz alırsanız onun bilinç seviyesinde bile değil aslında.
Bu döngü aynı zamanda karanlık tarafın dünya hakimiyetini sürdürdüğü bir dönem. Ama bu da yanlış anlaşılmasın. Burada bahsi geçen karanlık DENGE konusunda açıkladığımız özü ışık olup karanlığı tahsis etmek ve korumakla görevli ırkların yarattığı karanlık ki siz onları sürüngenler, canavarlar, dev dinazorlar, vbg. tanımlıyor, biliyorsunuz zaten şu anda.
2.döngü de doğal seyrinde tamamlandıktan sonra - ki bu doğal seyrin ne olduğun artık biliyorsunuz; güneşin kendi yörüngesindeki devrini tamamlama süresi olan, sizin dünyevi takvim cetvelinizde 26.500 yıla denk gelen süre -
3.döngüye geçmeden arada geçen ışık yıllarını anlatmazsak da anlamlandırabilmeniz için şöyle bir örnek verelim zira bu nokta şimdiki döngünün sonuna yaklaşan insan varlığı için de önemli bir bilgidir ne de olsa:
Her bir döngü tamamlandığında sizin anladığınız anlamda beden olan (Toprak Ana) DÜNYA dağılır yani ölür bir anlığına.
Ama hemen sonrasında ki bu da dünyevi zaman çizelgesinde 6 güne denk gelir hızla yeniden oluşturulmaya başlanır. Ama oluşturulan sadece CAN verilmemiş madde formudur. Yani kainata dağılan diyelim biz ona parçacıklar mekanik diye ifade edebileceğimiz bir şekilde toplaşmaya başlarlar ancak bedenin ruhla buluşması için hem bedenin hem de ruhun en uygun ifade ile rehabilite edilmesi gerekir enerji alanında.
İşte yükler arttıkça beden ve ruh formunda bu rehabilitasyon süreci de uzar aslında.
O nedenle 2’den 3’e geçiş arasında sizin çok da zaman algınıza uymayan bir süre vardır o yüzden bunu yıla dönüştürüp söylememiz gereksizdir, geçiyoruz ama, 3.döngü bu açıklamayla başlarsa sizin için daha anlaşılır olur aslında.
Geldik 3.döngüye.

3Döngü
İşte bu döngü artık sizin de izlerini bulduğunuz, bildiğiniz medeniyetler döngüsüdür.
İlk oluşturulan medeniyet hakkıyla bu evin sahibi olan insan varlığının oluşturduğu MU medeniyetidir.
Sizin kayıp kıta MU olarak ifade ettiğiniz oluşum o döngüde Toprak Ana’nın varlığını, ruhuyla varlığını sürdürdüğü oluşumdur aslında. O dönemde dünya gezenini tek parça olarak canlandırabilirsiniz hayal edebilirsiniz ama burada zorlanacağınızı biliyoruz. O nedenle şöyle ifade edelim; 3.döngüdeki insan varlığı şimdi olduğunuzdan çok daha suptil/geçirgen bir varlıktı aslında.
Dolayısıyla yaşam alanları da şimdi olduğundan çok farklıydı ama konumuz bu değil aslında.
Dönelim MU medeniyetine.
Mu medeniyeti insan ırkının Toprak Ana ruhu ile bütünleştiği ve yaradılış özelliklerine uygun yaşamlar sürdüğü bir medeniyet olarak çok uzun süre varlığını devam ettirdi bu dünyada. Oldukça hızlı bir bilinç değişimi gösterdi zira denge unsurunun karanlık tarafı iş başındaydı ama ifade ederken vurgulamaya çalıştığımız gibi DENGE işliyordu aslında ve herkes vazifesini yapıyordu.
Ama MU medeniyetinin bilinç seviyesini yükseltmesi onlar için yeterli olmadı. Zira bilinç tek başına yeterli değildi tanımlanmış insan ırkının 5.boyuta çıkmasına.
Bu ne demek hemen detaylandıralım burada zira çok ama çok önemli bir husus bu aslında.
Bilinç dediğimiz bir varlığın yaradılış özelliklerine uygun kazanabileceği yetkinliklerdir aslında. Yani yeterlilik varoluştan gelir. Ama yetkinlik yaşamla edinilir.

Bu husus çok önemlidir tüm kainatta o yüzden bir kez daha vurgulamamıza izin verin.

Yeterlilik varoluştan gelir ama
Yetkinlik yaşamla edinilir!

Şimdi de sizin yaşamlarınızda bilinç hızla değişmektedir zira yaşam şartları sizin bilincinizi genişletmeye zorlamaktadır adeta. Bu güzel olan bir durum gerçekliğidir ancak YETER değildir.

Nitekim MU’da da benzer bir durum yaşandı: BİLİNÇ evrildi ama yeter noktaya gelinemedi. Neden?

Çünkü insan varlığının varoluş amacı bilinçten çok ötedir! Bunu belki de burada İLK KEZ söylüyor olacağız bu açıklıkla ama artık bizim söyleme, sizin de idrak etme zamanınız geldi!

İNSAN VARLIĞI bu kainatta DUYGULARIYLA var olan, duyguları oluşturan, yaratan, yaşayan, yayan ve her daim tüm kainatta sürekli ama sürekli yapmak ve yaparken de IŞIĞI beslemek vazifesinde olandır.

Öyleyse IŞIĞI BESLEMEK ne demektir onu açıklayalım: Işık pozitif enerjidir, varoluş enerjisidir, kainatta dengeyi sağlamakla vazifesi sözde karanlık ırklar bile özlerinde IŞIK ile beslenir.
Varoluşun kaynağıdır.
Varoluşun özüdür.
Varoluşun besinidir.
Kısaca VAROLUŞTUR!

Öyleyse insan ırkı varoluşun besinini YARATANDIR!

NASIL?

AŞKLA!

Sizin koşulsuz sevgi diye ifade ettiğiniz enerjinin karşılığıdır, çıktısıdır bu adeta.
Mutluluğun, coşkunun, sevincin, merhametin, şevkâtin, huzurun, aşkın, sevginin koşulsuz ve saf olan hallerin ürettiği enerjidir.

DUYGU=ENERJİ

ENERJİ=VAROLUŞ

Bu denklemleri iyi anlayın!

İşte insan ırkı bu kainatta duyguları ile VAR OLAN bir IRK  olarak çok önemlidir ve değerlidir.

Sorabilirsiniz siz de Ebru gibi, duygularıyla var olan tek ırk insan mıdır? Diye...
HAYIR pek tabii ki.
Tüm ırklar duygularıyla beslenir ama tüm ırkların vazifesi bir enerji jeneratörü gibi, kesintisiz güç kaynağı gibi sürekli duygu salınımı yapmak değildir.
Nitekim bu nedenle diğer birçok IRKIN sayesinde üretilen enerji yeter seviyededir kendi varoluşları için çünkü onlar zaten sevgi enerjisinden başka duygu formlarını yaşamazlar. Birçok duygunun tanımı diğer birçok ırkta zaten yoktur ama her ırk kendi içinde sizin “SEVGİ”, “KOŞULSUZ SEVGİ” diye tanımladığınız duyguyu taşır ve yaşar.

Yine bir soru geldi Ebru’dan. Madem insan ırkının görevi bu ama bu görevi hâlâ yapamıyor layıkıyla bu evren nasıl yaşıyor dedi?

Anlatalım hemen!
Demin de dediğimiz gibi her ırk kendine yeteni zaten yaratır çünkü her ırkın varoluşu, özü IŞIKTIR!
Ayrıca görevli varlıklar vardır kainatta, biz gibi, melekler gibi, onlar da sürekli IŞIK yayarlar kainata.

Peki öyleyse insan ırkına ne gerek var böyle bir görevle kainatta diyor olabilirsiniz. Hemen onu da söyleyelim.
Aynı kainatta bir de karanlığın failleri (agent) var. Yani seçim yapmış olanlar. +/- dengesi gibi onlar da kendi karanlıklarını çoğaltmak isterlerken yuttukları (yok ettikleri/değiştirdikleri) ışık fazla olabildiği için sürekli IŞIK yaratımı gerekiyor kainatta.
İşte bu noktada görevi bu olan IRK çok önemli kainatta yani İNSAN IRKI.

Dönelim mi artık MU’ya?
İşte MU medeniyetinde bilinç evrilse de insan varlığı kendi içinde sizin şu an TEKAMÜL  dediğiniz  dönüşümü tamamlayamadığı için bir kez daha döngünün doğal seyrinde yok oldu aslında. MU’nun yok oluşunda doğal akışta başka mânâ aramayın ama kayıtlara geçen bilgiler arasında bu tekamül sürecinin tamamlanamayışı ile ilgili karanlık enerjinin hakimiyet kurduğu alanları bulabilirsiniz ama bizim konumuz onlar değil şu anda.
Hemen belirtelim Nuh Tufanı diye bildiğiniz son bu 3.döngünün sonudur aslında.

4. Döngü
Geldik 4.döngüye ki bu en önemli döngüdür diyebiliriz kolaylıkla.

Kainat  da ilerlerken sizinle aynı anda, adeta yaşlanırken ve büyürken pek tabii ki tüm varoluşla artık 4.evresine gelmiş insan varlığının hızlanması gerekiyordu adeta ve bu döngüde biraz farklı bir işleyiş oldu aslında. İşte bu farkı siz ANTİK ÇAĞ Yunan Filozofları olarak konuşuyorsunuz hâlâ.  Yani duygu konusunda, felsefe, dil, din konularında dünya boyutunda tezahür eden enerjilerin inişini kolaylaştırmak  adına  kainatta bu konularda  o günün şartlarında daha ileri tekamül seviyesinde olan ırklar ki en başta Orion ve Arkturus, Toprak Ana’ya ve insan ırkına yardıma gönderildiler ilk başta.
Bu da sizin şu an gen haritanıza baktığınızda melez diye ifade edilen gen yapılarının oluşmasını sağladı aslında ama bu bir olumsuzluk değildir asla tam tersine dediğimiz gibi insan ırkının kendi tekamülü yolunda hızlanmasını sağlamıştır, sağlamaktadır hâlâ.
4.döngü anı zamanda sizin Sümerler, Mezopotamya oluşumlarını da kayda geçtiğiniz döngüdür. İNKA tapınaklarının oluşturulduğu döngüdür aslında.
İNKA-AZTEK medeniyeti, Atlantis uygarlığı, Mezopotamya’nın beşik oluşu hepsi bu döngüye aittir. En çok kavram kargaşası yaratan, sizi en çok yanılgıya düşüren de budur aslında. Yani siz tarih kitaplarında birbiri ardına yazılan, anlatılan tüm medeniyetleri aynı döngünün üzerinde tarih cetvelinde konumlandırmaya çalıştıkça çelişkiye düşersiniz oysa bu anlatımdan sonra birçoklarınız için (ezber bozmayı kabul edenler için) akış, tarihsel süreç çok daha aydınlanacaktır mutlaka.
Kısacası 4.döngü kalan izleri nedeniyle sizin en iyi bildiğiniz döngüdür.
Bir kez daha belirtelim bu döngüde dost ırklardan çok yardım almıştır insan varlığı dünyada. Bu nedenle melez ırklar ortaya çıkmış, kendi varoluşundan insan varlığının yanına gelip kalmayı seçenler olmuş, kendi bilinç seviyelerini aşağı indirirlerken bıraktıkları izlerle kafa karışıklığına neden olmuşlardır. Ama yanlış ya da kötü olan bir şey yoktur. Aslında tüm yardımlar IŞIK taraftan ve bile isteye yapılmıştır.
Peki buna rağmen neden tamamlanamamıştır 4.döngü?  İşte esas sorulması gereken soru budur. Zira 4.döngünün 5.boyuta çıkışla tamamlanamayışının nedenleri idrak edildiği anda işiniz bu döngüde çok kolaylaşacaktır.


1.HIRS
2.HASET
3.GÜÇ SAVAŞLARI

Bu 3 madde  4.döngünün çıkışla değil inişle sonlanmasının en büyük, en baş nedenleridir.
Zira dünyanın enerji alanına giren tüm varlıklar pek de alışık olmadıkları bir duygu zenginliği ile karşılaşmış, bilinçlerinden gelen gücü bu duygular ile modere edemeyince ortaya hırs, haset, kıskançlık ve sonuçta da güç savaşları çıkmıştır.
Tüm bunlara farklı müdahale edilmeyişinin nedeni ise bu karmaşa ve kaosun insan varlığının tekamülünü hızlandırmış olmasıdır. Yani görünürde çıkış sağlanamamıştır ama insan ırkı kendi gücünü idrak yolunda ilerlemiş ve sevgiden yana adım atmayı hızlandırmıştır.   

Ama bu gelişmeler ne yazık ki doğal sürecin sonuna gelindiğinde insan ırkının kendi içinde bir bütün olarak ışığı eşikten atlayacak seviyeye getirmesine yetmemiş ve bir kez daha sizin kıyamet dediğiniz son yaşanmıştır.

5. Döngü
Aradan geçen yeniden oluşum dönemi sonrası başlatılan 5.döngü ise neredeyse hepinizin bedenlendiği dolayısıyla hepinizin aslında istediğinizde çok kolay hatırladığı, hissettiği son döngüdür.  Bu döngü diğerlerine oranla bilincin de, duygularında en geliştiği döngü olmasına rağmen ne yazık ki en yıkıcı da döngü olmuştur insanlık tarihinde. Tam bir düşüş yaşanmıştır. 12 sarmallı DNA yapısı bu döngüde 2 sarmala düşmüştür.

Evet inanılması zor gelebilir size ama böyledir.
Bu düşüş sadece son döngüde yaşanmıştır bunun hem iyi hem de kötü tarafı şudur. İyi tarafı sıcağı sıcağına sizin yeniden yükselişe geçmenizdir.
Kötü tarafı da bu travmatik düşüşten sonra çok da rehabilitasyon vaktiniz olmamıştır.
Pek tabii ki dünyanın yeniden oluşturulmasına kadar geçen zamanda (evrensel zamanda) tüm ruhlarınız ve Toprak Ana rehabilitasyona tabi tutulmuştur ama tekrar tekrar döngüleri geçerek iyileşme yaşanmamıştır.
Bu nedenle birçoğunuz akaşi kayıtlarınızda olan trajedileri çok net hissetmektesiniz.
Bu yüklerin hızla temizlenebilmesi için 5.döngüde ağır darbeler alan ruhlar sık sık bedenlenmiş ,her seferinde azar azar yüklerini temizlemelerine olanak verilecek yaşamlar seçilmiştir.
Ancak unutulmamalıdır ki içinde bulunduğunuz son döngü yani 6.döngü kendi içinde zaten çok zorlayıcı bir döngüdür. Buna sonra değineceğiz yine dönelim 5.döngüye.

5.döngü sizin Lemurya Uygarlığı ile bildiğiniz tüm gök kubbenin yıkıldığı ve dünyanın sular altında kaldığı döngüdür.
Bu döngü insan ırkının kendi içinde en ileri seviyeye ulaştığı ama kapılar açık tutulduğu için 4.döngüde yardıma gelen ırkların ve daha fazlasının yardıma geldiği ama sonunda güç savaşlarının dünyayı, vaktinden önce, yerle bir ettiği bir döngü olmuştur.

Kafalarınızın karışmış olması çok normaldir. Zaten zaman ezber bozma zamanıdır.
Esas amacınız kim gelmiş, kiminle güç savaşına girilmiş, hangi medeniyet hangi ırktan gelmiş sorularına cevap bulmak yerine insan varlığı kimdir ve neden hâlâ 5. Boyutta değildir bunu anlamaya niyet olursa çok daha kolay sindireceğinize eminiz.

Sanılanın aksine 5.döngüde yaşanmadı tüm trajedi aslında.
Anlatalım zira önemli bir karışıklık var burada sizin kayıtlarınızda.
Siz Atlantis ile Lemurya’yı aynı kıtada ve aynı anda var olduğuna göre deyip anlamlandırmaya çalışıyorsunuz ya işte sıkıntı burada. Sıkıntı demeyelim de ona, takılı kaldığınız bu aslında. Oysa Lemurya dediğimiz medeniyetin mensupları insan dediğimiz ırk ya aslında. Yani o ırk Kalu Bela’dan bu yana var bu dünyada. Sadece mevcudiyetlerine son dönem verdikleri isim Lemurya. Kısaca Lemurya için insan ırkı diyebiliriz aslında. Yani bu noktada insan dediğimiz her alanda ve anda her döngüde Lemurya’yı konuşuyoruz ya işte karışıklık biraz bundan yana.
Kısaca 4.döngüde var olan Atlantis medeniyeti bu dünya üzerinde melez ırkların çoğunlukta olduğu bir medeniyettir ve Atlantis medeniyeti barındırdığı melez ırkların yaptığı seçimler nedeniyle bu dünya dene gezegenin sonunu getirmiştir. Ama bu vaktinden önce bir geliş değildir. Doğal seyrinde gidişin sonudur aslında.
Ancak 4.döngüde Atlantis denen medeniyetin bıraktığı izler bu dünyaya Toprak Ana’ya o kadar çoktur ki 5.döngü başladığında arî insan ırkının bulunduğu coğrafya bu negatif  enerji ile buluşturmuştur insanlığı adeta.
İşte bu nedenle yaşanan düşüşün tek nedenini Atlantislilere bağlamak doğru olmayacağı gibi 5.döngüde yaratılan karanlığa da bağlamak tek başına doğru değildir aslında.
Peki bu yükle sonu yaşayan insan ırkı ve Toprak Ana 5.döngüde ne yapmıştır acaba?
5.döngü tüm galaktik ırkların insan ırkına yardım etmek istedikleri bir döngü olmuştur. Zira insan varlığının daha fazla 3.boyutta kalması evrensel anlamda istenilesi bir durum değildir ama evrensel kanunlar gereği yapılması gerekenler bellidir ancak bu detaylara da bugün bura girmeyeceğiz aslında.

Kısaca 5.döngü hem 4’ün temizlenişi hem de yükselişin tamamlanışı niyetiyle başlatılmış olmasına rağmen ve tüm ruhların seçimi bu yönde olmasına rağmen, yardım çağrısı ve yardım niyeti bu yönde olmasına rağmen dünyanın kapalı enerji alanında işler ne yazık ki planlandığı gibi gitmemiştir 5.döngüde de aslında.

5.döngü çok daha fazla galaktik ırkın dünyaya geldiği, müdahil olduğu, iz bıraktığı, yardım ettiği ama daha çok yük yarattığı bir döngü olmuştur.
Hathorlar ve Pleiadesliler başta olmak üzere neredeyse tüm galaktik ırklar dönem dönem dünyaya temas etmiş, el vermiş, gelmiş ve gitmişlerdir.
Göbekli Tepe bunlara en iyi örnektir aslında.
5.döngü sonunda insan ırkı yükselişi yaşamak yerine neredeyse tam tersi bir düşüşü deneyimlemiştir ve 12 sarmallı DNA yapısı 2 sarmala indirgenmiş, birçok yetkinliği bloke edilmiş, gerçek gücü bertaraf edilmiştir.
Sonuçta, bu da bir süreçtir izin verilmiştir, yaşanmıştır ve bitmiştir.

5.döngünün sonu diğerlerinden daha trajik olmuştur çünkü insan eli değen bir son hazırlanmıştır adeta ve Toprak Ana daha fazla bu yükü kaldıramadığı anda, normal döngü tamamlanamadan, dünya dağılmış yani kıyam yaşanmıştır aslında.
İşte bu 5.döngünün trajik sonu ruhlarınızın üzerinde beklenenden çok daha fazla yük yaratmış ve karanlığı misliyle çoğaltmıştır.
Bu nedenle 5. ile 6.döngü arasında geçen süre adeta uzatılmış, rehabilitasyon sürecinde yapılan çalışmalar farklılaştırılmış ve insan ruhu 6.döngüye itina ile hazırlanmıştır. Nitekim 5.döngüye karanlık enerjileri ile dahil olan ırklar da bu sondan kendi tekamülleri adına nasiplerine düşeni almış, bir çoğu ağır yaptırımlara çarptırılmıştır.  Nitekim bu ırklar şu anda aranızda bu yaptırımın bir parçası olarak ışığı yaymak ve enerjiyi değiştirmek için çalışmaktadırlar. Ama unutulmaması gereken şudur ki bu dünya İNSAN IRKININ evidir ve insan ırkı tüm kainatta çok değerlidir. 

6. Döngü - İçinde Bulunduğumuz
Seçimleri ile 4. ve 5. döngüde de yükselişi yaşayabilecekken ( bu potansiyel var iken) 6.döngüye gelinmiştir.
Burada hata/yanlış/suç yoktur ama seçimlerin sonuçlarının iyi anlaşılması gerekmektedir.
Zira 6.döngü İNSAN ırkının kritik eşiği geçtiği ama henüz yükselişi yaşamadığı bir döngü olarak doğal sonuna yaklaşmaktadır.

Bu nedenle; dünya üzerinde her yönden çalışmalar var hızıyla devam etmektedir. Bizler yukarıda görevimizi yapmaya çalışırken aşağıda sizler bizden aldığınız güç ve ışıkla, yaradılışın özünden gelen sonsuz kaynakla ilerlemektesiniz. Ama hâlâ daha karanlık dediğimiz enerji azalmamıştır aslında. Ayrıca dost olanlar yardımlarını arttırmış ve hızlandırmış olsalar da onlar da kendi yüklerinden dolayı hâlâ yeterli güce ulaşamamışlardır dünyada.

Ezcümle, sonsuz yardımları sınırsızca akıtırken bizler dünyaya ve Toprak Ana’ya  görevin en büyüğü sizin üzerinizdedir aslında.

“SİZ”den kastımız kimdir açıklayalım onu da: Özü hangi ırktan olursa olsun, gücü hangi boyuttan olursa olsun bu dünyada bu zamanda bedenlenmiş olan tüm RUHlardır.

Dolayısıyla kim olduğunuzu anlamasanız da görevinizi idrakle başlayın aydınlanmaya. Zira doğal sürecinde (dünyanın döngüsünde) çok da fazla zamanınız kalmadı aslında.
Amacımız korku salmak değil asla ama görevimiz gerçekleri anlatmak tüm çıplaklığıyla.

Son bir bilgi verelim size zira Ebru İnsanlık Tarihi Seminer Tanıtım Metninde bahsetmişti eksik kalsın istemeyiz kesinlikle. Bermuda Şeytan Üçgeni görevini tamamlamış bir enerji kapısıdır. Ancak bir takım karanlık güçler tarafından yakın geçmişte (bize göre bir AN önce, size göre binlerce yıl önce ama bu döngüde) yeniden aktive edilmeye çalışılmıştır. Böyle durumlar yukarıdan müdahalenin uygun olmadığı durumlardır. Siz ışığı çoğalttıkça dünya üzerinde gerekli değişim gerçekleşmektedir o bölgede de.


Bu konuyu (insanlık tarihi) anlamanız gerekmemekle birlikte yüreklerinizde kabule geçmeniz, zihninizde barındırdığınız inanç ve kabullerin sizi olumsuz etkilememesi için önemlidir.

Son sözümüz hep söylediğimizdir. OLAN OLMASI GEREKENDİR.

Siz kendi gerçek gücünüzü idrak ettiğinizde bu döngünün yükselişle tamamlanmaması için hiçbir engel gözükmemektedir dünya enerjisinde. Ama bilin ve hatırlayın ki yüklerden gelen karanlık hâlâ daha barınırken Toprak Ana’nın kalbinde bir de karanlığın yarattığı negatif enerjiye hiç ihtiyacınız yok bugünlerde.

Sonsuz sevgimizle
Bu yazı  Firdes Ebru Tolan’a 10 ve 11 Ekim 2019 dünya günlerinde İstanbul’da tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey