30 Ekim 2018 Salı

IŞILDAYAN HAYATLAR'DA KASIM AYI

Işıldayan Hayatlar'da Kasım Ayı

IŞILDAYAN HAYATLAR'A İLK ADIM ÇALIŞMA GRUBU ÜRGÜP 3 KASIM CUMARTESİ 10.00-17.00
UYANIŞLA BİRLİKTE FOTON ÇAĞI GERÇEKLERİ ÜCRETSİZ SEMİNER ÜRGÜP 4 KASIM PAZAR 16.30-18.30
AYDINLANMA ÇAĞI ÜCRETSİZ SEMİNER İSTANBUL 8 KASIM PERŞEMBE 13.00-15.00
RENKLERİN DİLİ ÜCRETSİZ SEMİNER İSTANBUL 13 KASIM SALI 11.00-13.00
NATUREL BEDEN, ZİHİN VE RUH SAĞLIĞI FESTİVALİ FUAR KATILIMI İSTANBUL 22 KASIM PERŞEMBE 11.00-19.00
NATUREL BEDEN, ZİHİN VE RUH SAĞLIĞI FESTİVALİ FUAR KATILIMI İSTANBUL 23 KASIM CUMA 11.00-19.00
NATUREL BEDEN, ZİHİN VE RUH SAĞLIĞI FESTİVALİ FUAR KATILIMI İSTANBUL 24 KASIM CUMARTESİ 11.00-19.00
NATUREL BEDEN, ZİHİN VE RUH SAĞLIĞI FESTİVALİ FUAR KATILIMI İSTANBUL 25 KASIM PAZAR 11.00-19.00
KİTAP İMZA GÜNÜ NATUREL FUARI İSTANBUL 24 KASIM CUMARTESİ 15.00-15.45
AFFETMENİN GÜCÜ ÇALIŞMA GRUBU İZMİR 28 KASIM ÇARŞAMBA 10.00-17.00
FOTON ÇAĞI'NI ANLAMAK; UYANIŞ VE 2019'A HAZIRLIK ÜCRETSİZ SEMİNER İZMİR 28 KASIM ÇARŞAMBA 19.00-21.00
GEÇMİŞİNDEN ÖZGÜRLEŞME NİYET ÇALIŞMASI ÇALIŞMA GRUBU İZMİR 29 KASIM PERŞEMBE 13.00-19.00


Her türlü soru ve kayıt işlemleri için direk mesaj yoluyla iletişime geçebilirsiniz.
Ürgüp ve İzmir'de sınırlı sayıda gerçekleşecek bireysel çalışmalar için lütfen randevu alınız.

24 Ekim 2018 Çarşamba

24 EKİM - DOLUNAY


Eskiden, çok değil, 10-12 yıl öncesinde bile size göre gökte bir dizilim gerçekleştiğinde veya bir enerji değiştiğinde çok da hissetmezdiniz kendi evinizde. Sadece belli dönemlerde, tesire açılırdı sizin gökkubbe, tabii hizmet etmek için insan bilincine.

Oysa bugünlerde gökte her ne oluyorsa yerde –size göre- tesirini alıyorsunuz misliyle.  Nedensizce olabilir mi bu sizce? Bir çok yol/kapı/vorteks açıldı son günlerde özellikle. İnsan bilinci değişiyor ve dönüşüyor size göre gözüken düzen henüz değişmese de…

Bu nedenle bugün sizin yerkürede gerçekleşen dolunayın etkilerini alıyorsunuz son günlerde güçlü bir şekilde.  Zorlayıcı olması gerekmez de! Henüz yolda olmayanlar olması gerekirken, henüz değişimi kabul etmeyenler etmesi gerekirken, henüz yüklerini bırakamamışlar bırakmaları gerekirken, …misliyle hissediyorlar tesiri yüreklerinde.

Bî haber yaşayanlar da var çevrenize. Onlara bakıp da yorumlamayın kendinizi, ne de olsa herkes ilerliyor kendi hızında, düzeninde.

Kısacası, bugün yüreklerinizde olumsuzluk denebilecek bir his varsa size göre gece 10.00’dan önce arınma yapın kendi bildiğinizce. Çıkın açık havaya, dönün yüzünüzü güneşe, tutun ağaç gördüğünüz her neyse (evinde olanlar banyoyla yetinebilirler), gevşeyin iyice ve niyet edin yüreğinizde; “eski enerjiden gelen, beni eski enerjiye bağlayan, hâlâ beni tutan her neyse anlamaya ve temizlemeye niyet ediyorum bu güçlü dolunay enerjisiyle birlikte” deyin ve o anda yüreğinize düşen kişi ise sevgi gönderin/affedin/kesin bağınızı… nesne ise atın/kaldırın/verin/kesin bağınızı…, mekan ise ışıkla doldurun/arındırın/kesin bağınızı,… her ne ise gereğini yapın yüreğinizde ve hafiflediğinizi hissedene kadar devam edin “başka ne kaldı” niyetiyle/sorusuyla.

En sonunda sevgiyle teşekkür edin kendinize ve tüm varoluşa, devam edin gününüze keyifle.

Kasım dediğiniz ay geliyor güzelliklerle. Kucaklıyoruz her birinizi sonsuz sevgimizle. Işık Varlıkları
Bu yazı 24 Ekim 2018, Çarşamba günü saat 14.44’de İstanbul’da F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından kaleme alınmıştır.

22 Ekim 2018 Pazartesi

İYİ ANLAYIN; SİZ KİMSİNİZ ASLINDA? - ÖZEL BİR YAZI


“Bir şafak vakti onbaşı geldi yanıma, kumandanım, hazırız dedi bana. Bu vatan uğruna canımızı bırakmaya. Dedim ki ona can sende kalsın, sen yüreğini ver bu toprağa. Can sende kalsın ki hep yaşasın bu topraklarda. Ama bundan sonra yüreğin olsun ki feda, millet hep seni ansın.” *

Anlamak zor olsa da sizin için hâlâ, biz canından can katanlar bu toprağa, kanımızla sulayanlar adeta, iz bıraktık tüm Anadolu’da, hatırlayın diye her zora düştüğünüzde, her dert gördüğünüzde, her isyan ettiğinizde…. Ne yiğit, ne cesur, ne bileği güçlü, ne müteşekkir, ne cengaverler geçti yürüdü bu yollarda ki onlar sizin ATA’larımız dedikleriniz size EVLATLARIMIZ diyenler aslında! **

Şimdi hâlâ neden soruyorsunuz nerede o CAN’lar diye acaba? Dönüp baksanıza; özünüze dönüp baksanıza!

Bir ATA’nın yadigarı torunlar değil, torunların ATA’sısınız aslında, anlasanıza!

Bu zamanda bu coğrafyada her kim ki sahip çıkıyor ATA’sına, bilsin ki kendini koyuyor aslında ortaya.  Döndük dolaştık buluştuk yeniden bu coğrafyada. Bu sefer iz bırakmak için değil ama, tüm izleri, acılardan geleni, korkuyla pekişeni, hüsranla örtüleni, tüm izleri arındırmaya.

Herkes başlarsa kendinden yana hızla temizleniriz biz bu coğrafyada. Ve biz temizlendiğimizde, o günün düşman gözükeni, bu günün muhalif gözükeni de temizlenir aynı anda. Kaçan, kovalanan olmazsa kovalayan niye koşar ki ?

Yangın yeri gibi adeta; yürekleriniz ve boğazlarınız yangın yeri gibi adeta. İhtiyacınız yok daha fazla acıyla bağrışmaya, yanmaya. İyi anlayın; siz kimsiniz aslında?

Haydi kalın sağlıcakla, geliyor bir 29 Ekim daha, çalışın ki o AN’a, kutlamalar yapılsın tüm dünyada. Yargılar ve yılgılar, yenilgiler ve yorgunluklar konuşulmasın medyada. Coşku ve sevgi, ışık ve neşe olsun tüm hayatınızda.

Bu yazı F. Ebru Tolan Karahasanoğlu’na 22 Ekim Pazartesi gecesi 10.00’da tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey  

*/**Kaleme alanın notu; yazının içinde yazılar var aslında, yürek gözünüzle okumanızı dilerim.

18 Ekim 2018 Perşembe

YOL HEP AYNI NOKTADA BİTER

Biri önden gider, yolu belli eder…
3-5 kişi onu takip eder.
Birileri başka başka yolları seçer.
Kimi döne döne gider,
Kimi kağnıya biner,
Kimi atı seçer…
Bir yıl önce başlayan da
Beş bin yıldır yolda olan da
Gider gider gider
Yol hep aynı noktada biter.
Nereden geldiğin değil
Ne hızla gittiğin değil
Neden yolda olduğun hiç değil…
Sonunda nereye geldiğin seni sen eder.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 18.10.2018 - 13.00


15 Ekim 2018 Pazartesi

Bir DİYARBAKIR-ADIYAMAN-MALATYA GEZİSİ SONRASI ruhumdan gelenler…


Katman katman yaşanmışlıkların arasında, dönem dönem ışık çoğaltılsa da, varoluşun gereği acı ve dram, öfke ve savaş, kin ve küslük, … hüküm sürmüş Anadolu’da. Oysa artık ihtiyacımız yok tüm bu olumsuzluklara. Pedro da sensin, Helen de… Sadr da sensin, Selahaddin de, Bizans’tan gelen de Selçuk denen de sensin, direncin neye? Milyonlarca yıldır yaşadık bu memlekette ilerlemek için hep bitire bitire! Öyleyse artık bitenleri değil bilinenleri al koy cebine, kalanları değil yenileri taşı ileriye. Senin yüreğindeki sonsuz sevgi ve ışık yeter, geçmiş dediğinin enerjisini temizlemeye. Haydi bir derin nefesle bugün başla kendi yüreğini temizlemekle. Nedensiz yere gelmedin bu zamanda bu memlekete; ya görevlisin ya görevisin, ruhun biliyor neden bu zamanda bu evdesin!
Sonsuz sevgimle
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
  

8 Ekim 2018 Pazartesi

PEKİ AMA NE DEĞİŞTİ?


Kafalar karışık…
Yürekler sıkışık…
Olaylar karmaşık…
Bilgiler çarpışık gelebilir size.
Neden diye sorun yüreğinize! Neden? diye…
Neden apaçık belli bizce… ama anlatalım yine de sizin anlayacağınız dilde.
Uzunca bir süre önce size göre birileri çıktı dedi ki “hadi kalkın, uyanın, geçiyoruz yükselişe!”
Oysa günlük hayatın akışı içinde değişen bir şey yoktu sizce.
Aynı adaletsizlik ve hatta ayyuka çıkmış aymazlık ve hiddet, şiddet kol geziyordu adeta ülkede.
Ama kimse durup sormadı yüreğine, neden diye?
Nedeni belli değil mi hâlâ sizce?
Harekete geçmek için dürtülmek, harekete geçirmek için dürtmek gerekiyordu belki de!
İyilikle, güzellikle söylenenler pek makbul değildi sizin memlekette. Hoş hâlâ daha bir kısım için öyle… biraz sert, biraz radikal, biraz eleştirel, biraz anarşist ruh olması gerekiyordu dikkati çekmek için değişime.
Yani, ezcümle, siz yarattınız kendi anlayacağınız dilde uyanışın öncülerini bu memlekette.
Peki ama ne değişti? Diyenleri duyuyoruz yüreklerimizde.
Emin olun çok şey değişti enerji seviyesinde, siz göremesenizde.
Bir kedi miyavlasa az ötede artık ayağa kalkıyor, değil 3-5 hayvansever, bir koca mahalle. Kampanyalar imzalanıyor hep iyilik peşinde. Hâlâ daha değişmesi gerekse de tüzüklerdeki bazı eski cümleler, derneklerde iyi niyetli yüzler çalışıyorlar kalpleriyle… örnekler çoğaltılır dilediğinizce ama anladınız siz, aydınlanıyor yürekler, açılıyor zihinler ve yükseliyor enerjiler sizin niyetinizle.
Her Pazartesi yaptığınız çalışmanın** gücüyle bir sonraki hafta değişiyor detaylar siz hiç ama hiç göremesenizde.
Teşekkür ediyoruz size ve devam edin diyoruz yüreklerinizde aynı minvalde.
Endişeniz olmasın yeter mi, yeterli mi diye! Sizin gücünüz yeter her şeye.
Sadece bilin ki çevrenizde hâlâ çok yürek var hazırlanması gereken sevgiyle. Düşünün ki bir bebek bile 9 ay 10 gün de tamamlıyor (9) kendini ve başlıyor (1) yepyeni bir düzene!
Siz önden gidenler tamamladınız kendi içinizde, şimdi ilerliyorsunuz kendi ışığınızın içinde. Ama onlar için de bir süre gerekiyor işte, doğru besinle (sevgi) ve siz ışık tuttuğunuz sürece harekete geçmekten korkmayacaklar kendi içlerinde.
Öyleyse, bir kez daha diyelim sonsuz sevgimizle, nedensiz gelmediniz siz bu eve* ve hatta bu memlekete. Vakit geldi, toprak anayla birlikte temizlenip yükselmeye.
Siz ilerledikçe biz yardım ediyoruz hızlanın diye. Ama telaş niye? Gerek yok sizi yoran endişelere. Salın tüm korkuları şimdi’de ve keyifle ilerleyin kendi gücünüzle, sonsuz ışığın izinde.
Haydi şimdi alın şifayı, gönderin sevgiyi, dönsün dünya sizin ellerinizdeki güzellikle.
Bu yazı Firdes Ebru Tolan’a 8.10.2018 22.52’de tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey

*Ev=Dünyamız
**Pazartesi Çalışması=Işıldayan Hayatlar’la Saf Sevgi Enerjisi Çalışma Grubu adı altında Facebook’ta toplanan/haberleşen/niyet edenlerin benim aracılık ettiğim evrensel şifa enerjisini alıp, nefesleriyle gönderdikleri saf sevgi enerjisi ile dünyayı doldurdukları çalışma. Dileyen herkes katılabilir. Yönerge ve detaylar için gruba katılım talebi yollayın ve/veya mesajla detayları isteyin yeter.      

1 Ekim 2018 Pazartesi

TÜM CEVAPLAR YÜREĞİNDE

Herkes kendi yolunu aça aça ilerlerse
Aydınlanır karanlıklar hep birlikte, el ele.
Ama aynı yolu tekrar ederse,
Döner döner durur kendi içinde.
Sen senin için olanı dene.
Bil ki onu sen yazdın kendi elinle
Kendi dilinde!
Ne Ayşe’nin ki uyar Ali’ye
Ne Sally’nın ki Kunta’ya…
Sanma ki dil, din, ırk meselesi
Esas görmen gereken;
Herkes geldi kendi için en uygun yere.
Bugün hâlâ nefes alıyorsan bu bedende
Bil ki görevin var kendi içinde
Kimsin sen ve neden geldin bu eve?
Yeter artık oyalandığın
Daha fazla bekleme
Tüm cevaplar yüreğinde
Anahtar iç cebinde
Defalarca söylesem de
Gerekiyorsa yinelerim sayısız kere
Sonsuz sevgimle
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 28.9.2018