30 Haziran 2019 Pazar

GÖKSEL OLAYLARIN TESİRLERİ - BAKIŞ AÇISINI DEĞİŞTİRMEK


Bugüne kadar gezegenlerin dizilimi, açıları ve dünyaya tesirleri üzerine çok konuşuldu ve konuşulmaya da devam ediyor. Ancak artık konuya biraz daha farklı bir açıdan bakma vakti geldi. Zira evrensel anlamda, uzay düzlemde, hangi gezegenin/yıldızın hangisine ne açıda geleceği zaten bellidir.
Bu olanın olması gereken olduğu gerçeği ve evrensel matematik ve zamanın sizin anladığınız anlamda lineer bir çizgi üzerinde aslında akmadığı gerçeği ile alakalıdır. Dolayısıyla aslında olan size bir şey anlatmak, bir şey göstermek ve/veya sizi bir noktaya çekmek, bir yola sokmak içindir.

Yani bir başka deyişle yukarıda bazı açılar oluştuğu için aşağıda bazı durumlar yaşanmaz!
Aşağıda bazı durumların yaşanması için yukarıda bazı bileşenler bir araya getirilir.

Bu sizin için zorlayıcı bir bilgi olabilir, özellikle uzunca bir süredir, aldığınız tesirlerle bazı olayların/ durumların  yaşandığına olan inancınız, çok güçlü ise…
Bir örnekle açıklayalım, bir ülkede rejim değişikliği olması gerekiyor ise ve bunun için baştaki önemli bir kişinin gaflet içinde söyleyeceği 3-5 cümle tetikleyici etki yaratabilecek  ise zaten buna uygun tesirleri  dünyaya gönderebilecek göksel tesir oluşur. Zira evrende her şeyin enerji olduğu gerçeğinden ve enerjilerin hareket içinde olduğu gerçeğinden yola çıkarsak göksel cisimlerin de, gezegen olsun, yıldız olsun, en başta Ay ve GÜNEŞ olsun enerjileri vardır ve bu enerjilerin birlikte oluşturduğu bir sinerji vardır.


Ay Döngüsü

Binlerce yıldır ayın hareketlerine bakarak yapılan yorumlar vardır mesela. Oysa bu, insan varlığının tekamül yolunda ilerleyebilmesi için ona her ay yapılan bir yardımdır adeta. Yani bu ay serbest bırakamadığı yükleri bir sonraki ay kolaylıkla bırakabilsin diye ayın dolunay etkisi vardır mesela…. veya 1 ay boyunca alınan negatif tesirler salınabilsin diye. Nitekim negatif tesirlerin kolaylıkla salınmasına yaptığı katkıdan dolayı dolunay kurt adamlarla, cinnet hikayeleri ile katillerle bağdaştırılmıştır.
Bu bilgiler ışığında bakarsak önümüzdeki günlerde de yaşanacak 3 olay vardır anlaşılması gereken.


21 Haziran En Uzun Gün

Bu konuya girmeden yeri gelmişken yılda 2 kere yaşanan ekinoks (21 Mart ve 23 Eylül)
İle ilgili de bir bilgi verelim: Gün ve gecenin eşitlenmesi.
Bu yılda 2 kere yaşanan eşitlik hali aslında DENGE’yi ifade eder. Aydınlıkla karanlığın dengede olması gerektiğini hatırlatır adeta ama daha fazlasıdır gerçeğinde. Dünya ile güneşin aldığı açılar nedeniyle hayatın her veçhesinde/alanında dengesiz olan ne varsa güçlü bir tesir alır bu günlerde. Yani adeta ibre karanlıktan yana şaşmışsa bu günde bir ivmelenme oluşur gelen tesirle ve karanlık tarafa doğru bir çekilim, ağırlaşma oluşur kişinin hayat akışında ve kişi o güne kadar göremediği, anlayamadığı ne varsa bilir/anlar/hisseder adeta ve sonrasında dengeyi bulmaktır görevi aslında.
Tesir 7 gün öncesinde başlar ve 7 gün sonrasında azalarak biter. Bu nedenle,  bahsi geçen ekinoks günlerinde hayatınızda neyin dengesizleştiğine dönün bir bakın lütfen ve dengeyi oluşturmaya niyet edin yüreğinizde.

Gelelim esas konumuza, 21 Haziran’a. Kuzey yarımküre için en uzun gün olan bu tarihte güneşin enerjisi artar ve bu da çözülme demektir. Bu çözülmeyi hayatın her alanına taşıyabilirsiniz; problemler de çözülür ama bağlar da çözülür. Düğümler de çözülür ama adeta düğümlenmiş diller de çözülür, vbg.
Kuzey yarım kürede yaşayanlar için tesir adeta beynin sol tarafına akar. Sol beyin analitik zeka ile ilişkilidir ve görünen, elle tutulan daha somut olanı da ifade eder. İşte adeta artan gün ışığı olayları daha somutlaştırır, gün ışığına kavuşturur ve bu da bir nevi çözülemeyen problemlerin çözüm yolunun görülmesi gibi bir etki yaratır aslında!
Güney yarıküre için tesir farklıdır ama sizin için önemli değildir şu anda.


2 Temmuz 2019 Güneş Tutulması

En basit tanımıyla Ay’ın yer ile Güneş arasına girmesi halidir. Ayın güneşten aldığı tesir artar böylece. Zira güneşin dünya tarafından emilecek enerjisi de ayda kalır adeta. Bu durumda ayın enerjisi artar ve dünyaya gelen güneş enerjisi bir anlığına da olsa azalır ama ayın güneşten çektiği enerji de çoğalır.  Bu değişim ile dünyanın gerilimi salınır, adeta baskı kalkar üstünden ve bu da tektonik olayları tetikleyebilir ki bu da çok normaldir.  Ama yine aynı anda insan varlığının içinde tuttuğu kin, nefret, öfke, vbg. duyguların yarattığı enerji de tetiklenir adeta ve açığa çıkar.
Sirke örneği; bkz: Işıldayan Hayatlar / YouTube


17 Temmuz Ay Tutulması

Ayın yer yuvarlağının gölgesinde kalması halidir. Ayın çekme ve itme gücü olan tesirini med-cezir olarak hepiniz bilirsiniz ama bunun insanların duygu durumuna ve beden yapılarına nasıl etki ettiğini çoğu zaman görmezden gelirsiniz. Kalkı ki ay tutulması gerçekleştiğinde ayın dünyaya gönderdiği enerjisi de değişir. Zira ay aynı dünya gibi güneşten enerjisini alır. Kismî başlayan değişim tam ay tutulmasına dönüştüğünde ayın çekim gücü değişir ve adeta bu alandan çıkmak için itme gücü öne geçer ve bu itme gücü dünyaya ulaştığında dünya üzerinde tektonik olaylarda tetiklenme yaşanabilir. Bu olması gerekendir! Sorun yok ama zaten içinde çok fazla yük biriktiren insan varlığı için de aynı etkiyi yaratacağından önemlidir. Ayrılış, kopuş, gibi...!
Bir anlığına elinizde çok güçlü ve gergin bir lastik tuttuğunuzu hayal edin, bunu kontrollü kesmek mi, keskin bir kılıç darbesi indirmek mi yıkıcı/yakıcı etki yaratır?


Ezcümle siz zaten oldurulanla, olanla oyalanmak yerine doğanın, uzayın oluşturduğu tesirlerden zarar almadan ilerleyebilmek için bu evde temizlenin, arının ve yükselin bu süreçte.
… ve sizi rahatsız eden her neyse bu dönemler geçtiğinde dönüp bakın geriye, hissedin, fark edin ve temizleyin; bir armağan almış neşesiyle fırsata dönüştürün içinizde.
Her daim yanınızdayız sonsuz sevgimizle,
Işık Varlıkları
İstanbul, 18.6.2019

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme