30 Ağustos 2019 Cuma

BİZ KURTULUŞ SAVAŞI'NIN ASKERLERİYİZ


Biz Kurtuluş Savaşı’nın askerleriyiz.
Başkumandanımız Mustafa Kemal ve biz canımız pahasına bedenlerimizi siper edenleriz. Biz kanımızla suladığımız bu toprakları sizler için yeşertenleriz. Biz bundan 100 yıl önce bu topraklara sizin için gelenleriz. Kalpten bir sevgiyle birbirimize çekilenleriz.

Ne yaptıysak, ne yapabildiysek bu memlekette bayrak sevgimizle, vatan sevgimizle, insan sevgimizle yüzümüzü çevirerek göklere, yüreğimizdeki aydınlık özlemiyle, özümüzün gücüyle.

Bir an olsun kalmadı gözümüz geride. Niye?
Bildik ki çıkınca yeniden göklere, geleceğiz bir gün geriye ve aynı BİRLİK bilinciyle el ele, gönül gönüle vereceğiz bu ülkede.  Takvim yaprakları değişse de BİZ, Kurtuluş Savaşı’nın Askerleri, selamlıyoruz sizi sonsuz sevgimizle yüreklerinizde. Birbirinizin gözlerinden içeriye bakmaya başladığınız an itibariyle göreceksiniz ki birlikteyiz bu ülkede. Adımız değişse de Hüseyin’den Cem’e, Fatma’dan Selin’e… kılığımız değişse de yeşil çaputtan mavi jeane… bedenimiz değişse de nasırlı ellerden ojeli hallere… işaretler değişse de bıyıktan dövmeye… biz sizinleyiz bugün bu memlekette. Aramayın bizi başka yerde, dönün bakın yüreklerinize. Biz sizinleyiz, sizin yüreklerinizde.

Tek isteğimiz var nacizane, hazmedemediklerinizi salın, korkularınızı bırakın ve dönün içinize. İhtiyacınız yok bu yüklere. Bizim evlatlarımız olarak bu ülkede birlik ve beraberlik içinde sonsuz sevginiz sonsuz gücüyle ilerleyin ışık içinde. İhtiyacınız olan verildi size gelmeden önce.

Biz de bilmezdik ne kadar gücümüz var ellerimizde. Ama vatan, millet sevgisi yüreklerimizde ilerlerken toprak zeminde adeta beslendik her soluduğumuz nefeste.

Esas mesele bir derin nefesle ve yüreğinizdeki sevginin gücüyle ilk adımı atmak. Durmayın, duraksamayın kendi içinizde. Bize verebileceğiniz en güzel hediye ışıklar içinde bir Türkiye.
Siz helal ettiniz, bizden yana da helal olsun her bir damla ter, gözyaşı, kan bu ülkeye siz yeter ki ilerleyin ışık içinde sevgiyle.
Kurtuluş Savaşı’nın Askerleri
İstanbul
30 Ağustos 2019 – 13.15


*Kaleme alanın notu: Bu yazı ile birlikte bu videomu da izlemenizi öneririm. 


28 Ağustos 2019 Çarşamba

BİZ UYURKEN DÜNYA DEĞİŞTİ

Aynı sözcükler tekrarlıyorsa hayatınızda…
Çocukluğunuzun hep aynı dönemini konuşuyor
Buluyorsanız kendinizi mesela,
Dalıp dalıp gittiğinizde hep aynı
Manzara canlanıyorsa aklınızda
Bir derin nefesle
Başlamak gerek zihinden yana
Aydınlanmaya.

Hep aynı duygu sarıyorsa benliğinizi
Farklı olaylarda
Bir fotoğraf, bir obje…
Götürüyorsa sizi derin bir yolculuğa,
Bir komedi filminde bile
Gözyaşları akıyorsa yanaklarınıza mesela
Başlamak gerek yürekten yana
Aydınlanmaya.

Aksilikler bırakmıyorsa peşinizi…
Herkes yerken aynı yemeği
Siz düşüyorsanız hastane yollarına
Bir tuhaf gerginlik, şişkinlik halleri
Sıkıştırıyorsa sizi toplantının ortasında mesela
Başlamak gerek bedenden yana
Aydınlanmaya.

Neden? sorusuyla
Bunca yıldır ilerlerken Ezberler Diyarı’nda
Döne döne
Sıkıştık kaldık adeta
Bir labirentin kör çukurunda.
Oysa
Biz uyurken derin uykuda
Dünya değişti!
Evren genişledi,
Kainatta ise her daim
Hummalı bir çalışma
Devam ediyor ışık yolunda.

Bir derin nefesle
Başlamak gerek
Bugün burada
Zira takvim yaprakları
Gösterirken 28 Ağustos’u dünyada
Olan oldu
Kainatta
Bir kez daha dönmemek için en başa
Canla başla çalışanlar var aramızda
Canları pahasına!

Yine diyeceksiniz
Ebru serpiştirdin mânâları sözcüklerin arasına
Evet!
Zira
Artık anlamlandırabilmek için
Kainatı
Anlamak gerek hayatı
… ve anlamak için
Kendi hayatınızı
Anlamlandırmak gerek
Görünürden öte mânâları.

Bir derin nefesle
Başlamak içinse
Bir küçük niyet yeter aslında
Sonra?
Sonrası çok kolay,
İnan buna.
Zira sandığından çok daha fazla
Yardım alıyoruz aslında
Ama sanma ki o yardımlar
Süslemeli bir pasta tadında
Kimi acı
Kimi katı
Ama aslında
Her biri sen için
Bu zamanda
Kal sağlıcakla
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 28.8.2019 – 9.36
  

25 Ağustos 2019 Pazar

BİR MÂNÂ VAR ORADA!


Bir ulus zorlanmaya başladıysa
Doğa yoluyla
Anlayın ki bir mânâ var orada
Topraktan yana.

Siz hâlâ anlamasanız da
Bir can O’da.
Yaşlı, vakur bir ruh aslında.
Tüm varlığını insan varlığına
Adamış adeta.
Dönüp baksanız ya kendi özünüzden yana
Göreceksiniz kolaylıkla.
Siz var olamazsınız o toprak
Yaşamadan bu dünyada.
Nefes alması lazım toprağın,
Işık alması lazım toprağın…
Suyla beslenmesi lazım toprağın…
Havayla temasta olması lazım toprağın…
Aynı siz gibi aslında.
Kısaca
Yol yakınken ve
Zaman varken hâlâ
Ayağı yere basmak lazım
Ama göğe de bakmak lazım aynı anda.
Almak ve akıtmak lazım
Toprağa
Onu besleyen
Ne varsa…
Ancak ondan sonra
Başlar aydınlanmaya tüm dünya.
Toprak Ana’dan insanlara…
İstanbul, 24.8.2019 – 14.03

24 Ağustos 2019 Cumartesi

TAM DA BÖYLE BİR GÜNDE…


TAM DA BÖYLE BİR GÜNDE…
Gökten bir taş inse önünüze
Etkilenirsiniz de…
Gökten sonsuz ışık inerken
Özünüze
Hâlâ dönüp bakmıyorsunuz içinize!
Niye?

Ne çok ezber bozuldu son 30-40 senede
Bu demektir ki doğru bildikleriniz de
Bugün bu evde*
Günün birinde
Yanlış veya yetersiz kalabilir sizin içinde
Ama hâlâ sormuyorsunuz içinize!
Neyi diye?

Engizisyon mahkemesini yeniden kursalar bu evde
Sanıklar tanık
Tanıklar masum
Yargıçlar mahkum olur belki de…
Ama siz hâlâ sormuyorsunuz içinize
Neden diye?

İşte tam da böyle bir günde;
Hava pırıl pırıl gözükürken gökte
Yürekler mahşer yeriyken içinizde
Bir derin nefes almak gerek belki de
UYANALIM diye!

Uyurgezerler vardı adeta içimizde
Yıllarca her karanlık gecede
Kapı açtılar bilmeden belki de
Ama artık
Bizim açmamız gerekiyor
Tüm kapıları
İÇİMİZDE, kendi idrakimizle
… ve bir derin nefesle
Solumak gerekiyor
Işığı yüreklerimize…
Zira beklersek kendi mahzenimizde
Olgunlaşmak yerine
Kokuşacağız adeta çöplükte!

Ayaklar bassın yere
Sıkı sıkıya hem de
Hâlâ görevimiz var Toprak Ana’ya
Bu evde
Ama artık vakit çoktan geldi
Çevirmeli kafayı göğe
Beklemeden bir taş düşsün önümüze diye hem de!
Yeter oyalandığımız “madde” dediğimizle
Sizin ayağınızı yerden kesen de
Götüren de bir başka memlekete
O göremediğiniz hava gökyüzünde!
Bazen bir çocuk saflığındaki bilgeliği
Görmek gerek yüreklerde.

Bir derin nefes alma niyetiyle
Çektiğinizde havayı ciğerlerinize
Yetmiyorsa adeta size
Bilin ki hâlâ daha
İçinizde çok yükünüz var
Engel size…
Oysa hiç ihtiyacınız yok
O engellere
Yıllardır savrulmamak için
Tutunduğunuzu sandığınız
Sözde kalelere…
Sevgimle…
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 24 Ağustos 2019 - 14.34

*Ev, dünyamız anlamında kullanılmıştır.


21 Ağustos 2019 Çarşamba

TOPLUMSAL KARMA

Görünen ister doğal afet olsun, sel-dolu gibi yaşanan, ister ihmalkarlık olsun, yangın, taşkın gibi yaşanan, ister duyarsızlık, acımasızlık olsun, hayvan katliamı gibi yaşanan... olaylar topluma mâl oluyor, içimizi acıtıyor ve TEKRARLIYORSA orada henüz göremediğimiz ama artık çoktan idrak etmemiz gereken bir başka mânâ var demektir. 

Bu haftanın videosu da içeriği güncel olaylardan esinlenerek vurgu yaptığım TOPLUMSAL KARMA gerçekliğidir. İzlemenizi ve izlettirmenizi dilerim. 

Tabii hâlâ kanalıma olmadıysanız ABONE OLarak hızlanmamız ve çoğalmamız yolunda destek olabilir TAKİP seçeneğini aktifleştirerek yeni video ve çok yakında başlayacak canlı yayınlardan haberdar olabilirsiniz... 

TOPLUMSAL KARMA - IŞILDAYAN HAYATLAR / YOUTUBE

Gerçi bu kısacık videodaki detayları kolaylıkla anlamlandırmak ve içselleştirebilmek arzusunda olanlara tavsiye edeceğim iki  yazım da var. Eğer hala okumadıysanız şimdi okumanızı, daha önce okuduysanız da tekrar göz geçirmenizi öneririm.
Biri Mayıs ayının seminer konusu da olan Kontratlar. Linki hemen aşağıda...

KONTRATLAR - İLAHİ ANLAŞMALAR

Diğeri de görünürde 2016'dan kalma bir özel yazım... Onun da linkini hemen aşağıya koyuyor ve okumanızı diliyorum. 

TÜRK MİLLETİNE

Kalın sağlıcakla, 
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu


14 Ağustos 2019 Çarşamba

IŞILDAYAN HAYATLAR'DA TOPRAK ANA HAKKINDA YAZI VE VİDEOLAR - DERLEME

Bu dünya bizim!
Bu ev bizim!
Toprak Ana'yı can, ana, ruh olarak kabul edip, henüz kim olduğumuzu anlayamasak da bu zamanda bu coğrafyada varoluşumuzun bir nedeni olduğunu kabule geçerek ilerlememiz gerektiği için blog yazılarımın ve videolarımın arasından bir derleme yaptım sizin için. 
İçinde bulunduğumuz bu enerjisel olarak özel ama dünyevi olarak tatil saydığımız günleri değerlendirmenizi dileyerek yürek dolusu sevgimle paylaşıyorum. 
Sizin de paylaşmanızdan, bütünün hayrına ve bütünün içindeki bizim hayrımıza, çok büyük memnuniyet duyacağımı belirtmek isterim. 
Daha fazla yazım ve videom için blog sayfam ve YouTube kanalım her daim elinizin altında...
Sevgiyle kalın, sevgi kalın.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
 





TOPRAK ANA HAKKINDA - SEMİNER NOTLARI

IŞILDAYAN HAYATLAR'DA UYANIŞ VE AYDINLANMA ÜZERİNE PAYLAŞIMLAR - DERLEME

Geldik gidiyoruz diyemeyeceğimiz kadar ÖZEL bir dönemi yaşıyoruz. Hâlâ bu idrake ulaşamamış olan milyarlarca insana bakıp da siz de kendinizi sayısal çoğunluğun akışına bırakmayanlardansınız ki bugün yolumuz kesişti burada diyorum. 
Sizler için bir mini derleme yaptım, 300'den fazla yazım ve 80'den fazla videomun içinden 5 tane seçtim... bunlarla başlasanız da bunlarla sınırlamayın, çok daha fazlasını okuyun, izleyin dilerim. 
Sonsuz sevgimle,
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni


GİRDAP - YAZI
AYDINLANMA ÇAĞI - YAZI

AYDINLANMA ÇAĞI - VİDEO

UYANIŞ - VİDEO

UYANIŞ'IN TAMAMLANIŞI

IŞILDAYAN HAYATLAR'DA AFFETMEK ÜZERİNE YAZI VE VİDEO PAYLAŞIMLARI - DERLEME

Affetmenin, hem kendini hem de hayatınıza giren herkesi affetmenin, içinde bulunduğumuz UYANIŞ dönemindeki önemini, gerekliliğini, gerçeğini vurgulamak amacıyla farklı zamanlarda yazdığım yazıları ve yayımladığım videoları sizin için tek başlıkta derledim. 
Belki daha önce de izlediniz okudunuz... olsun, bir kez daha bir kez daha bakmanızı dilerim. 
Zira HÜR İRADE ile her AN seçim yapmaya devam ettiğiniz bu dünya boyutunda hâlâ zihin seviyesinde enerjisel yükler oluşturmaya devam ediyor olabilirsiniz. Oysa hiç ama hiç ihtiyacınız yok kendinizi bu yüklerle yormaya.
Kalın sağlıcakla
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni 


AFFETMENİN GÜCÜ - YAZI

AFFETMEYİ ANLAMAK - VİDEO

Forgiveness-AFFETME - YAZI

KENDİNİ AFFETMEK - VİDEO

5 Ağustos 2019 Pazartesi

8.8.2019 GELİRKEN...


Bulunduğun coğrafyada tarihler 8.8. olduğunda başlayacak akış hızla. Adeta gök kubbe aydınlanacak sonsuz NUR’la ve sen anlayamasan da o ışığın yoğunluğuyla inecek olan idrak var ya dünyaya, dokunacak tüm yüreklere aynı anda.

… ve ondan sonra ne “sen” sen olacaksın dünkü…
Ne “ben” ben olacağım ama bil ki topyekûn insanlık şahlanacak adeta.

Dikkat et de yorulma! Zira akıncılar hızlanırken adeta, yüklerini taşımaktan yorulmuşlar tökezleyecekler bir anlığına ve onlar durup kaldığında iki büklüm yerde/kenarda adeta, sen ışığınla, yardıma muhtaç olana el vermek için adeta hızını kesmek istesen de bir anlığına hızlananların gücü rüzgar/fırtına gibi adeta seni de sürükleyebilir o anda. Dikkat et buna!

… ve pek tabii ki
Kalanlar karanlıkta, el yordamıyla ilerlemeye çalışırlarken, adeta gaipten sandıkları, sesler duyacaklar sisin, pusun arasında. Ama hatırla, ses ne kadar albenili de olsa ve hatta söylenenler bal-kaymak tadında da kalsa, sesin sahibini anlamadıktan sonra boşuna. İlerlediğini sandığın alanda dikkat et daha fazla kör çukurla karşılaşma!
Bir derin nefesle başla, şimdi başla, söylenen ve gösterilen her ne olursa olsun sen yüreğinin sesiyle, ışıkla at adımlarını sevgiden yana.

Özün ışık, gücün sevgi, hep hatırla. İhtiyacın yok başka yardımcılara. Zira o yardımcı sandıkların kim bilemezsin o zifir karanlıkta, sen iyisi mi hızlan da o karanlıkta hiç kalma!

Çevir başını mutlak aydınlığa, hep ışık olana, ve tarihler 8.8. yazdığında anla, anla ki kapılar açılıyor ardı ardına. Kimin için ama? Artık vakti gelmiş olana, ışıkla yükselmeyi seçmiş olana, yüreğindeki sonsuz aşkla.

Kalın sağlıcakla.
Bu yazı 5.8.2019 Pazartesi günü saat 10.00’da F. Ebru Tolan’a tarafımızdan İstanbul’da yazdırılmıştır. Konsey