Her daim şarttır.
Aldığın soluk ise
Kandan akandır.
Kandan akan ise
Öz'ün değil de
Can'ın aklını karıştırandır.
Nefesi çağırsan
Aldığın
Yaralardan akandır,
Sen de irin...
Ben diyeyim sarin...
Saflığı bozulmuş
Candır.
Öz'den akan
Heba olan kandır.
Öz'ün özüne
Can'ın kalbine
Batan bir can'dır!
Çığlık atan,
Kaynak'tan akan,
Yaraya tuz basan bir çığırtkandır.
Çıktığı yere kan döken
Kendini bilmez bir uşaktır*
Yavru der basarsın bağrına
Bastığın bağır yurdun son toprağıdır oysa.
Basarken verdiğin ziyansa
Akıllara zarardır, anlayamasanda.
Ahh derim derim ben ne derim...
Varoluş bir kitap olsa
Yazılmaz asla son sayfa!
Ama
Devreden her an'da
Başka başka,
Kimi açık
Kimi kapalı yaralardan
Sızanlar
Durur hâlâ.
Durur hâlâ!
Nedir sızanlar?
Sızılar!
ÖZ'ün KALB'ine sızıdır en nihayetinde.
Katlanarak artan
Artarken dağılan
Dağılırken kararan
Kararırken kırılan
Kırılırken yıkan
Akla ziyan
Kana karışan
Soy sanılan
ÖZ'ü kuşatan
Kuşattıkça boğan
Boğdukça boğulan
İnsan sanılan...
Sızı olan
Sızan...
Ne gözü görür feri
Ne sözü gelir beri
Ne kalbi bilir sesi
Varı yoğu zenginlik olsa
Doldursa heybesini
Ne fayda
Gideceği belli,
2 soluktan biri
Son deneni
Çıktığında,
Bedeni olacak kefeni.
Niye derim?
Hâlâ var bir bedeli
Ödeyen bizsek
O da artık bunu bilmeli.
Neden derim?
Soluklanırken sen
2 arada
1 ağaç altında
Atı alan Üsküdar'a daldı!
İnsan teyakkuzda
Ama ne fayda?
İNSAN'sa uyur hâlâ
Adeta komada!
Sızan insan, küçük insan,
Devleşti adeta
Sırtını yaslamış sana!
Sen bakarsın hâlâ dünya malına.
Peki paşam kal sağlıcakla.
Yarın olacak sanıyorsan bugünden alâ
Yarın yok ne sızana, ne sızlatana.
Anlatan da anlattıran da ÖZ'ünde saklı adı yazılarda Ebru diye kaldı...
İstanbul, 25.3.2026
*Uşak; Velet, çocuk, sabi, enik kelimelerinin eşanlamlısıdır.
TDK der ki; uşak
Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek. Çocuk.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder