1 Temmuz 2020 Çarşamba

1.7.2020 ve SONRASINDA OLUŞACAK YENİ DÜNYA (3.BOYUTTA) - ÖZEL BİR YAZI


Birbiri ardına giden günler ufak tefek değişiklikler gösterse de aslında aynı gibi gözüktüğü için tarihler önemsenmez çoğunlukla. Özel bir gün olmadıkça, doğum… ölüm… nişan… düğün… gibi tarihlerin sayısal ve enerjisel değerlerini ve önemlerini kayda geçmezsiniz dünyada. Almanak adı altında kayıt tutulur ve her yıl yılbaşında paylaşılır ama bu da çok ticaridir aslında.

Oysa bazı tarihler özeldir, önemlidir, değerlidir matematiksel anlamda. İşte 1.7.2020 de böyle bir tarihtir ve anlaşılmasında fayda vardır aslında.
Ne 1 tek başına ne 7 ne de 22 ve 00’dır burada vurgu yaptığımız ama. Çok daha başka bir mana vardır gözden ırak, gönüle yakın, anlaşılması gereken burada. Bir dizilimdir bu aslında, sayıların oluşturduğu değil ama!
Gezegenlerin oluşturduğu yukarıda, güneş sisteminizde ve hatta galaksinin ötesinde. Siz hala daha kendi güneş sisteminizdeki bazı gezegenlerin ve yıldızların, yıldız kümelerinin dizilimine, açısına bakıyorsunuz ya zira daha fazlasına henüz teknik imkanlarınız yetmediği gibi, anlamlandırmak açısından bilgiye de sahip değilsiniz ya bu yetiyor size nasılsa. Oysa 1. Katmanda, 1. Çemberde sizin güneş sisteminiz varsa da odak noktasını Dünya aldığınızda, bunun ötesi, devamı da var kainatta.
İşte 1.7.2020 diye adlandırdığınız bu dünyevi, tarihsel yıl aslında kainatta muazzam bir dizilimin bilgisini veriyor, barındırıyor ruhunda.
Pek tabii ki bunun detaylarına girmeyeceğiz ama manasına değinmek istiyoruz burada. Zira bazılarınız bugünden ve sonrasından farklı etkilenecek, anlamlandırmalarını kolaylaştırmak vazifemiz bizimde burada.
7 farklı katta, 7 farklı güçlü gezegen hızalanacak aslında. 7 farklı katta! İfadesi kafanızı bulandırabilir, dikeyde, 7 farklı bilinçte diyelim biz ona.
… ve 7 gezegeni de yatayda, aynı düzlemde, paralellikte gibi konumlandırın aklınızda. Yani hem yatayda hem dikeyde 7’şer kat hizalanma!
Yaratacağı çekim ve itme güçleri, güçlerin çarpışmasının yaratacağı etki bildiğiniz tüm katlarda (gökyüzünün ve yeryüzünün,…) tarifi imkansız bir etki yaratacak aslında.
Peki neden?
Madem ki her şey bilgi ve kontrol altında…
Mademki her şey var oluşun hayrına…
O zaman neden?
Neden böyle bir hizalanmaya gerek duyuluyor kainatta?
Hemen anlatalım olabilecek en basit dilde; birkaç nedeni var aslında.
1.’si daha çok ışığa ihtiyaç var.
2.’si ve sizin için en önemlisi dünya varlıklarının; yani dünyadaki tüm canlıların ışıkla sarsılmaya, ışığın içlerinden geçmesine, ışıkla yıkanmaya, … ihtiyacı var.
3.’sü ve belki de sizin için en zoru, oluşacak döngünün girdap etkisinin vesile oluşturacağı düzenin tahsisi aslında.
Ne olacaksa olacak diyelim biz ona, bakalım yolumuza.
Siz ne anlayacaksınız yaşarken hayatta? Karmaşa, fırtına, koşturmaca, …? Ne acaba?
2 türlü, 2 yönlü yaşanacak çoğu alanda. Bir yandan hizalanırken yani bir düzene, nizam intizama girerken hayat bazı alanlarda, bir tuhaf içsel karmaşa başlayacak adeta.
Bazı durumlarda da düzensizliğim getirdiği bir yıkımla, savrulma, parçalanma…
Ama ne olacaksa güçlü ve etkili olacak aslında. Ve zincirleme reaksiyonlar birbirlerini tetikleyecek gerek yerde (tektonik), gerek gökte, gerek yaşamlarda, gerek sistemlerde… Hazırlanmalısınız demiştik bunlara.
Tüm bunların yanı sıra bir grup da farklı gezegenlerde, farklı galaksilerden gelen adeta… Kendi içsel; özden gelen enerjilerinin 7 katta hizalanması sonucunda bu boyutta en büyük yükleri her nerelerde tutuyorlarsa hala ve en güçlü kapıları nerelerde kapatmışlarsa (kalp mi, mide mi, 3.göz mü mesela) oraların alacağı ışığı geçiremeyecekleri için sarsıntıyı, yıkımı, daha güçlü hissedecekler ne yazık ki ve göğüs kafesine bir çelik yumruk inmiş gibi, alnına bir balyoz yemiş gibi midesine bir kum torbası binmiş gibi, … mıhlanacaklar adeta. Gerek var mı buna? Gerek var mı gerçekten bu acılara, yıkımlara, hasarlara?
Hayır ama korunmak değil mevzu bahis burada, arınmak aslında! Arınmak ve yeni çağa uyanmak.
Biz vazifemiz gereği bilgilendirmemizi yapıyoruz Ebru aracılığıyla, o da anlatıyor size kendi anladığınca… geride kalan ne burada: sizin vazifenizi yapmanız, üzerinize düşen her ne ise, herkes için aynı olmasa da. Bu önemli bir nokta: herkes tesirleri aynı anda, aynı dozda, aynı alanda, aynı konuda, aynı şekilde almayacak olsa da, herkes az veya çok, önce veya sonra alacak. Ama esas önemli olan herkesin kendi üstüne düşeni, kendi ile ilgili görüneni tanımlaması ve tamamlaması aslında.
Kalın sağlıcakla.
Bu yazı 30.06.2020 Salı günü 12.37 itibari ile F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır.
Konsey 


Kaleme alanın notu: Bu yazı ile birlikte YouTube/Işıldayan Hayatlar kanalında yayımladığım videoyu da izlemenizi öneririm. 
1.7.2020 TARİHİNİN GÖKSEL MÂNÂSI

11 yorum:

  1. Çevremizdeki insanlar çok uzak bu konulara, nerden başlayacaksın anlatmaya ,farkındalık yaratmak zor...

    YanıtlayınSil
  2. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki dünyamuza gelen tesirlerden onlar da farkında olmasalar da, bile isteye almasalar da... nasiplerine düşeni alıyorlar.
    Ayrıca bizler kendi bilinçlerimizde yaptığımız değişimle ortak bilinci değiştiriyoruz, oradan da tesir alıyorlar.
    Ama tüm bunların yanısıra siz kendi değişiminizi sürdürdüğünüzde bir an geliyor ve size onlar soruyorlar, be oldu sana ne yapıyorsun diye? Değişime devam etmek ve fark yaratarak ilgi çekmek esas kilit bu...

    YanıtlayınSil
  3. Adı geçen 'konsey' hakkında bilgi verebilir misiniz? Kimlerden oluşmakta?

    YanıtlayınSil
  4. https://isildayanhayatlar.blogspot.com/2018/07/hazirliklar-tamamlanacak.html?m=0
    17 Temmuz 2018 tarihli bu yazıda kendi ifadeleri ile tanımlarını okumanız benim anlatmamdan daha doğru olacaktır eminim ki.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Peki sizinle nasıl iletişim kurmakta konsey? Kendileri dünya üzerinde insan formundalar mı?

      Sil
  5. Hiç bedenlenmeyen ışık varlıkları onlar. Yüksek enerjide ışık alanda...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tek bir ırktan mı yok birçok ırktan oluşmuş bir topluluk mu? Kaç kişi bu konseye dahil?

      Sil
  6. Işık varlıkları özden gelir ırk söz konusu olmaz.

    YanıtlayınSil
  7. Keşke dünya değişimleri bu sayfada bahsedildiği gibi hızlı olsa.

    Dünyada bir şeyler değişiyor fakat o kadar yavaş ve sancılı ki, bu şekilde devam ederse sanırım ömrüm buna yetmez. (32 yaşındayım.)

    YanıtlayınSil
  8. 😊 bence kesin görürsünüz...
    Öyle kolay olsaydı bunca döngü ve evrede bu kadar yük biriktirmezdik.
    Çok hızlı olsaydı da biz kaldıramazdık... yani herşey bu mükemmel düzen içinde tam olması gerektiği gibi ne yavaş ne hızlı... ne eksik ne fazla.
    Kalın sağlıcakla.

    YanıtlayınSil