yeni insan bilinci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni insan bilinci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2020 Cumartesi

BAĞIŞLAMAK AFFETMEK MİDİR?

Bağışlamak; akla karanın arasında kalsa da kişi… iyiyi, güzeli, doğruyu çirkinle, yanlışla ayırt edemese de, yani mânânın idrakine varamasa da affetmektir aslında.

Burada bilinç değişimi olması beklenmez, gerekmez.

Daha çok tek taraflıdır. Yani enerji topyekûn değişmez, sadece bağışlayan kişi tarafında bir açılma, aydınlanma olur; inançla, kabulle aslında.

 

Oysa affetmede durum çok başkadır.

Affetmek bütünün şifalanmasıdır.

Affetmek bütünün aydınlanmasıdır.

Affetmek yükseliştir.

Affetmek aydınlanmadır.

Affetmek büyümektir.

Affetmek tekamüldür.

Affetmek teslimiyettir.

Affetmek mânâların idrakine vararak aydınlanmak, değişmek, dönüşmek ve tamamlanma yolunda adım atmaktır, hızlı ve güçlü, kalıcı adımlar atmak.

Herkesin affeden olması gerekmeyebilir ama herkesin BAĞIŞLAYAN olması şarttır. Nitekim Yaradan’da bağışlayan ve esirgeyen adıyla anılır tüm dini öğretilerde aslında.

Bağışlayan olmakla başladığınız aydınlanma yolculuğunda affederek aydınlandığınız, aydınlandıkça açıldığınız, açıldıkça aydınlandığınız bir dönemle yükselişe doğru ilerlemenizi dilerim can-ı gönülden şimdi ve daima.

 

Bağışlamak adım atmaksa,

Affetmek tırmanışa başlamaktır.

 

Kalın sağlıcakla,

Bilge Ruhlar’dan ilhamla F. Ebru Tolan’dan insanlara…

İstanbul, 21.11.2020 14.35

 

1 Temmuz 2020 Çarşamba

1.7.2020 ve SONRASINDA OLUŞACAK YENİ DÜNYA (3.BOYUTTA) - ÖZEL BİR YAZI


Birbiri ardına giden günler ufak tefek değişiklikler gösterse de aslında aynı gibi gözüktüğü için tarihler önemsenmez çoğunlukla. Özel bir gün olmadıkça, doğum… ölüm… nişan… düğün… gibi tarihlerin sayısal ve enerjisel değerlerini ve önemlerini kayda geçmezsiniz dünyada. Almanak adı altında kayıt tutulur ve her yıl yılbaşında paylaşılır ama bu da çok ticaridir aslında.

Oysa bazı tarihler özeldir, önemlidir, değerlidir matematiksel anlamda. İşte 1.7.2020 de böyle bir tarihtir ve anlaşılmasında fayda vardır aslında.
Ne 1 tek başına ne 7 ne de 22 ve 00’dır burada vurgu yaptığımız ama. Çok daha başka bir mana vardır gözden ırak, gönüle yakın, anlaşılması gereken burada. Bir dizilimdir bu aslında, sayıların oluşturduğu değil ama!
Gezegenlerin oluşturduğu yukarıda, güneş sisteminizde ve hatta galaksinin ötesinde. Siz hala daha kendi güneş sisteminizdeki bazı gezegenlerin ve yıldızların, yıldız kümelerinin dizilimine, açısına bakıyorsunuz ya zira daha fazlasına henüz teknik imkanlarınız yetmediği gibi, anlamlandırmak açısından bilgiye de sahip değilsiniz ya bu yetiyor size nasılsa. Oysa 1. Katmanda, 1. Çemberde sizin güneş sisteminiz varsa da odak noktasını Dünya aldığınızda, bunun ötesi, devamı da var kainatta.
İşte 1.7.2020 diye adlandırdığınız bu dünyevi, tarihsel yıl aslında kainatta muazzam bir dizilimin bilgisini veriyor, barındırıyor ruhunda.
Pek tabii ki bunun detaylarına girmeyeceğiz ama manasına değinmek istiyoruz burada. Zira bazılarınız bugünden ve sonrasından farklı etkilenecek, anlamlandırmalarını kolaylaştırmak vazifemiz bizimde burada.
7 farklı katta, 7 farklı güçlü gezegen hızalanacak aslında. 7 farklı katta! İfadesi kafanızı bulandırabilir, dikeyde, 7 farklı bilinçte diyelim biz ona.
… ve 7 gezegeni de yatayda, aynı düzlemde, paralellikte gibi konumlandırın aklınızda. Yani hem yatayda hem dikeyde 7’şer kat hizalanma!
Yaratacağı çekim ve itme güçleri, güçlerin çarpışmasının yaratacağı etki bildiğiniz tüm katlarda (gökyüzünün ve yeryüzünün,…) tarifi imkansız bir etki yaratacak aslında.
Peki neden?
Madem ki her şey bilgi ve kontrol altında…
Mademki her şey var oluşun hayrına…
O zaman neden?
Neden böyle bir hizalanmaya gerek duyuluyor kainatta?
Hemen anlatalım olabilecek en basit dilde; birkaç nedeni var aslında.
1.’si daha çok ışığa ihtiyaç var.
2.’si ve sizin için en önemlisi dünya varlıklarının; yani dünyadaki tüm canlıların ışıkla sarsılmaya, ışığın içlerinden geçmesine, ışıkla yıkanmaya, … ihtiyacı var.
3.’sü ve belki de sizin için en zoru, oluşacak döngünün girdap etkisinin vesile oluşturacağı düzenin tahsisi aslında.
Ne olacaksa olacak diyelim biz ona, bakalım yolumuza.
Siz ne anlayacaksınız yaşarken hayatta? Karmaşa, fırtına, koşturmaca, …? Ne acaba?
2 türlü, 2 yönlü yaşanacak çoğu alanda. Bir yandan hizalanırken yani bir düzene, nizam intizama girerken hayat bazı alanlarda, bir tuhaf içsel karmaşa başlayacak adeta.
Bazı durumlarda da düzensizliğim getirdiği bir yıkımla, savrulma, parçalanma…
Ama ne olacaksa güçlü ve etkili olacak aslında. Ve zincirleme reaksiyonlar birbirlerini tetikleyecek gerek yerde (tektonik), gerek gökte, gerek yaşamlarda, gerek sistemlerde… Hazırlanmalısınız demiştik bunlara.
Tüm bunların yanı sıra bir grup da farklı gezegenlerde, farklı galaksilerden gelen adeta… Kendi içsel; özden gelen enerjilerinin 7 katta hizalanması sonucunda bu boyutta en büyük yükleri her nerelerde tutuyorlarsa hala ve en güçlü kapıları nerelerde kapatmışlarsa (kalp mi, mide mi, 3.göz mü mesela) oraların alacağı ışığı geçiremeyecekleri için sarsıntıyı, yıkımı, daha güçlü hissedecekler ne yazık ki ve göğüs kafesine bir çelik yumruk inmiş gibi, alnına bir balyoz yemiş gibi midesine bir kum torbası binmiş gibi, … mıhlanacaklar adeta. Gerek var mı buna? Gerek var mı gerçekten bu acılara, yıkımlara, hasarlara?
Hayır ama korunmak değil mevzu bahis burada, arınmak aslında! Arınmak ve yeni çağa uyanmak.
Biz vazifemiz gereği bilgilendirmemizi yapıyoruz Ebru aracılığıyla, o da anlatıyor size kendi anladığınca… geride kalan ne burada: sizin vazifenizi yapmanız, üzerinize düşen her ne ise, herkes için aynı olmasa da. Bu önemli bir nokta: herkes tesirleri aynı anda, aynı dozda, aynı alanda, aynı konuda, aynı şekilde almayacak olsa da, herkes az veya çok, önce veya sonra alacak. Ama esas önemli olan herkesin kendi üstüne düşeni, kendi ile ilgili görüneni tanımlaması ve tamamlaması aslında.
Kalın sağlıcakla.
Bu yazı 30.06.2020 Salı günü 12.37 itibari ile F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır.
Konsey 


Kaleme alanın notu: Bu yazı ile birlikte YouTube/Işıldayan Hayatlar kanalında yayımladığım videoyu da izlemenizi öneririm. 
1.7.2020 TARİHİNİN GÖKSEL MÂNÂSI

11 Aralık 2019 Çarşamba

UYUMLANMA - ÖZEL BİR YAZI

UYUMLANMA
Dünya değişiyor siz anlayamasanız da; her mânâda.
Yer kabuğu değişiyor, tektonik hareketler vasıtasıyla.
Hava şartları değişiyor, iklimsel sandığınız alanda… küresel ısınma dediğiniz değişim kapsamında. Oysa durum çok başka.

Dünya değişiyor siz anlayamasanız da; tektonik hareketlerle magma sandığınız çekirdeğin, özün enerjisi salınıyor çokça. Ve aslında sizin küresel ısınma sandığınızın çoğu tesiri geliyor aşağıdan yukarıya. Ama sanmayın ki yukarısı aynı, aslında yukarısı da değişiyor fazlasıyla. Zira uzay boşluğu diye adlandırdığınız dünyanın, sizin görüp bilebildiğiniz kapalı enerji alanı değişiyor ve açılıyor. Bu açılım kaçınılmaz zira foton kuşağı yaklaşıyor güneşten yana. Ama aynı zamanda bu yaklaşan foton enerjisi etkiliyor sizin alanınızı ve kapalı kalamıyor adeta alan aldığı tesirlerle ve çatlıyor, çatırdıyor diyelim biz ona.

Çok mu korkunç, çok mu tuhaf geliyor size bu duyduklarınız? Neden? Oysa sizler bu potansiyeli bilerek ve seçerek geldiniz bu zamanda bu dünyaya. Tüm bu söylediklerimiz dünyada bilim insanları dediklerinizin zaten son yıllarda araştırdığı, bildiği, gördüğü konular ama henüz söylenmiyor diye yanlış ya da yabancı sanılmasın burada. Zira o bilim insanlarının görevi bu ama aslında hepinize gösterildi, anlatıldı bu bilgiler bedenlenmenizden çok önce ilahi planda. Zira birçoğunuz bu mânâda görevler almayı bu yüzden kabul ettiniz de geldiniz bu zamanda.
Sonra ne oldu? Sonra olan şuydu aslında; 2012 eşiğine kadar birçoğunuzun unutması gerekiyordu, unutturuldu hepsi bu ama şimdi hatırlamanız ve hızla hatırlamaktan öte çalışmaya başlamanız gerekiyor bu konuda.
Neler yapılması gerektiğini anlattık çokça özellikle Toprak Ana kısmında. Sorun, yine anlatırız ama bugün konumuz UYUMLANMA.
Zira pek çoğunuzun bu değişen enerjilere yeniden uyumlanması gerekiyor aşağıda ki kolaylıkla ilerleyebilesiniz kendi yolunuzda.

Bunu eski telefonunuzu yeni işletim sistemine uyumlamak gibi düşünebilirsiniz çok basit anlamda. Ama hatırlayın ki bazı telefonların sistemleri çok eski ve dolayısıyla ilaveler gerekiyor onlara, bellek artırımı gibi mesela. Veya bazı telefonların daha önce ufak ufak yapılması gereken güncellemeleri yapılmamış, eksik bırakılmış / unutulmuş / atlanmış / görmezden gelinmiş / korku, kaygı, endişe ile ertelenmiş mesela… işte o telefonların da adım adım uyumlanması gerekiyor ama hızla, hatta birçoğu aynı anda.

Kısaca gözünüzde canlandırabildiyseniz devam edelim konuya.

Bu uyumlamalar birinci turda, görevli olanlara ve görevlerinin idrakinde olup kendilerini açanlara yollandı aslında. Bu kolay ve hızlı olandı ki bu bile sarsıcı oldu birçoklarına. Bulundukları alan, taşıdıkları yükleri, kabullerinin derecesi ve niyetlerinin gücü etkiledi onları aslında.

İkinci turda, görevli olanlara ama henüz uyanmamış olanlara gönderildi tesirler adeta biraz daha etkileyici ama. Zira onların da hızla ayağa kalkması ve temizlenmesi gerekiyordu ya her mânâda, bu nedenle dalga dalga, defalarca, döne döne diyelim biz ona, gönderilen tesirlerle bazıları zorlandı ama çoğu çıktı bir yola. Hoş aralarında hâlâ tesir alan ama ayağa kalkamayanlar da var ama oyalanacak vakit kalmadı bizim için yukarıda. Bu mânâda 2.grup da göreve çağrıldı adeta.

Dolayısıyla bazılarınızda, aranızda, çok hızlı ve ani değişimler yaşıyorsunuz adeta hayatlarınızda. Bu grupta olanlar 3-5 ay öncesine kadar diyelim dünyevi zamanda, normal ve hatta sakin bir hayat sürdürürlerken şimdi bir AN’da kendilerince, kendilerini bambaşka bir alanda buldular, buluyorlar adeta.
Kimi hastane koridorunda, kimi soyunma odasında, kimi açıkta, kimi karanlıkta adeta, buluyor olsa da kendini aslında yanlış ve/veya kötü olan bir şey yok ama…! Artık vakit geldi demeleri gerekiyor hızla: vakit geldi ve ben de hazırlanmalıyım hızla.
Bu grup için zaman biraz az sanılmasın zira onların da hızla hazırlanmaları için gereken donanım verildi onlara. Hatta dar zamanda daha da hızlı hazır olabilmeleri için yükleri yok veya az olan gruptan, deneyimleri çok veya yeter olan gruptan seçildiler mutlaka. Dolayısıyla deneyimlerin çokluğu ve yüklerinin azlığı avantaj bu zamanda., hızlanabilirler, hazırlanabilirler, yola çıktıkları anda.

Gelelim diğer gruba. En çok zorlananlara! Onlar hâlâ daha uyumak için adeta kaçıyorlar karanlığa! Bakın bu çok önemli, iyi anlayın mutlaka.

Karanlıktan kastımız şu aslında: Bazıları korkularını temizlemek yerine tutunuyorlar onlara…
Ve korktukça başlarına geliyor adeta. Çekiyorlar zira… başlarına geldikçe yılmak ve kaçmak için daha çok bahane buluyorlar ve daha çok saplanıyorlar çıkmaza. Artık vazgeçmeleri ve kendilerini kandırmayı  bırakıp hareket etmeleri gerekiyor hızla ama hızla.
Bu grup da alıyor tesirleri ama uyumlanma adı altında ve sarsılıyorlar adeta her an, her alanda. Ne fayda? Ne fayda?
Kısaca bu yazıyı okuyorsanız ve hâlâ korkuyorsanız biz kimiz, ne anlatıyoruz acaba; işte bilin ki bu gruptasınız ve hızla arınmanız gerekiyor insanlık adına.
Kararsız kalanlar ve korkanlar içten içe, farkında olmadan da olsa, zorlanıyorlar en çok bu mânâda.


Gelelim bundan sonrasına. Birinci dalga diyeceğimiz uyanış evresi tamamlandığında ne olacak acaba?
Anlatalım hızla!
Zira birçoğunuz için yaşayacakları, tanık olacakları adeta pek de keyifli olmayacak dünyevi anlamda ama artık biliyorsunuz ki her şey ama her şey kontrol altında ve bütünün hayrına.

Yukarıda, kainatta, ne derseniz deyin ona, ilahi planda, yanlış yok ama eksik çok! Zira o eksikler sizin tamamlamanız gerekenler aşağıda.

Bizim vazifemiz uyarmak, uyarmak, uyarmak,… yardım, yardım, yardım,… ama hür irade hâlâ sizin elinizde ya, tamamlanması gerekiyor eksik ne varsa.

İşte bu eksikler hızla tamamlansın diye uğraşıyoruz biz de ortak bilince gönderdiğimiz idrakler vesilesiyle.
Ama korku olunca hâlâ aşağıda gelen idrakleri almak, aldığını anlamak, anladığını kullanmak kolay olmuyor sizin için bazen ya işte çalışın buna diyoruz her fırsatta.

Pek tabii ki tek engel korku değil bir de karanlık var size tesir eden hâlâ daha.

İşte o mânâda da sıklıkla ifade ettiğimiz gibi birleşin, gelin bir araya AŞK’la ve çalışın sevgi olma, sevgi kalma yolunda IŞIKLA.

Şimdi gelelim esas mevzuya!
Anlatalım bu zamanda yaşadığınız değişimlerin ardındaki uyumlanma tesirini de anlayın bugün burada.

Dünyanın farklı farklı coğrafyalarında, farklı farklı zaman dilimlerinde, o coğrafyalarda bulunan farklı farklı kimliklere gönderilen tesirler pek tabii ki eşzamanlı işlemiyor aşağıda. Bunu dalga dalga, katman katman bir hareketlilik olarak hayal edebilirsiniz aslında.

Ya da şöyle diyelim, bir şirkette bir karar alındığında  önce yönetim kurulundan geçiyor ya , sonra işleniyor karar defterine ve hatta bildiriliyor resmi kurumlara, ancak ondan sonra alt kademeler öğreniyor bunu sırasıyla GM, yardımcılarına anlatıyor ve onlar da kendi kadrolarına…. Tabii bu arada sizin görevli/çaycı/müstahdem dedikleriniz yazıcı/sekreter dedikleriniz çoğu zaman alıyor bilgiyi önceden ama duymakla bilmek, bilmekle uygulayan olmak farklı nasıl olsa:)
Neden dedik bunu, çünkü bazı bilgiler şu an görevliler tarafından değil de hizmetliler tarafından servis ediliyor adeta dünyada ve bu da bir kafa karışıklığına yol açıyor sizin aranızda ama meraklanmayın sorun yok bunda.

Kısaca tesirler dalga dalga ilerliyor dünyada. Bunu neden belirtiyoruz, önemli zira, neden ben bunu yaşıyorum, neden ben böyle yaşamıyorum derken bile nasipleniyorsunuz aslında kendi bulunduğunuz alanda. Ama siz neredesiniz acaba bilmiyorsunuz ki aslında! Takılmayın buna.

Bir diğer farklılık da herkes aynı tesirleri kendi alanına göre farklı zamanlarda alıyor ama aldığında da farklı semptomlar ortaya çıkıyor aslında.
Yani sizin başınız çok ağrırken nedensiz yere son zamanlarda diğerlerinde sürekli kulakta bir çınlama görülebiliyor mesela.
Bilin ki nedensiz değil ama anlamak için zorlamayın kendinizi bu mânâda. Zira o kadar çok bilinmeyenli bir denklem ki bu hâlâ daha, uğraşmayın daha fazla.
Kabulde kalın yeter ama genelleme yapabileceğimiz birkaç husus da var sıralayalım burada:

  • Anî tansiyon değişimleri
  • Anî kalp ritmi değişimleri
  • Şakaklarda baskı şeklinde
  • Kafatasında sıkışma şeklinde
  • Başın tepesinde uyuşma şeklinde
  • Kafanın arkasında karıncalanma şeklinde hissedilen baş ağrıları.
  • Ellerde/kollarda uyuşma/güçsüzlük/sertleşme/sıkışma
  • Ayak tabanlarında ısınma/soğuma
  • Ellerde ısınma ateş basma/soğuma
  • Genel beden ısısında ısınma/soğuma
  • Gözlerde buğulanma
  • Görme zafiyeti, bulanma şeklinde
  • Unutkanlık
  • Dil sürçmesi, toparlayamama
  • Konsantrasyon bozukluğu/gecikmesi
  • Acıkma / hızlı doyma; birlikte veya ayrı ayrı
  • Halsizlik, kendini kapatma
  • Işığa hassasiyet
  • Kokuya hassasiyet
  • Gürültüye/sese hassasiyet

Şeklinde kendini çoklukla gösteren belirtilerin bir veya birkaçını yaşıyor olabilirsiniz aynı anda.
Veya dönem dönem değişen, azalan/çoğalan şekilde yaşıyor olabilirsiniz.
Ama belirtmeden geçemeyeceğiz içinizde hâlâ farkındalık konusunda hassasiyet geliştirmemişler var o yüzden bunların hiçbirini yaşamadığını iddia edenler de olacaktır, olsun, onlar da alıyor nasıl olsa tesirleri ve hatta misliyle aslında!!!

Kısaca, kaçınılmaz bir değişim süresince, evrensel tesirlerle değişen dünyamızda, enerjisel anlamda bir kaosun adeta içindesiniz. Yalnız değilsiniz, hiç de olmayacaksınız.
Yardımsız değilsiniz, hep de alacaksınız.
Ama artık hızla uyumlanmanız gerekiyor 1.dalgada olanların öncelikle bu mânâda.

Zira kısa bir süre sonra 2.dalga harekete geçirilecek aydınlanma adı altında.
Düşünsenize, siz, yükleri çok daha fazla belki ama güçleri de misliyle fazla olanlar zorlandınız bu zamanda, diğerleri nasıl sarsılacak uyandıkça ve uyanmaları gereken zamanda. Hazırlanmanız ve hazırlamanız gerekiyor hem kendinizi, hem onları, hem dünyayı, Toprak Ana’yı buna.

Kalın sağlıcakla,
Bu yazı 9 Aralık 2019, Pazartesi saat 14.14 itibariyle İstanbul’da tarafımızdan F. Ebru Tolan’a yazdırılmıştır. Konsey




20 Eylül 2019 Cuma

2020 ve SONRASI... - ÖZEL BİR YAZI


2020 ve Sonrası…

Takvim yaprakları Eylül ayını gösteriyor olsa da dünyada 2020 ve sonrası için tüm hazırlıklar tamamlandı yukarıda.

Neden derseniz belirtelim, yeni bir dönem başlayacak sizin için çok yakında aşağıda: AYDINLANMA

Kısaca bilinç değişimi ve farkındalık seviyesinin artışı gibi anlaşılsa da aydınlanma, içinde çok daha fazla değişimi barındıracak aslında.

Görünende karışacak gibi olsa da dünya, aslında tam da zamanında taşlar oturacak yerli yerine ve bulanan sular durulacak adeta ilerleyen günlerde.

Ama beklerseniz taşlar yuvarlansın ve bulsun kendine uygun bir delik diye, sonunda ortaya çıkacak manzara çok da iyi olmayabilir insanlık adına. Zira o taşları “birileri” alıp sizin su yolunuza, hava boşluğunuza, … getirebilir hazır ortalık toz dumanken aşağıda!?!

Oysa siz alırsanız taşı yerden yuvalanırken ve hatta daha kopmadan durduğu yerden ve siz taşırsanız onu yeni dünyanın yeni yoluna/evine/bahçesine/… dilediğinizce, aydınlık ve keyifli, işlevsel ve zevkli bir yapı oluşturabilirsiniz değil mi?

… ve o zaman sular çekildiğinde, fırtına dindiğinde, güneş yüzünü yeniden gösterdiğinde yaşayacak bir cennet bahçeniz olur kendi evinizde.

Kısacası siz demir parmaklıkları, korkulukları örtmek yerine ve hatta tamir ettirip güçlendirmek yerine, şimdiden, selde, afette, fırtınada, şimşekte,… hangi giysiyle ve hangi güçle, aletle çıkacağınızı bilirseniz meydane, kolaylıkla kaparsınız savrulan taşı da, dalı da, götürürsünüz arzuladığınız alana ve yaratırsınız kolaylıkla yeni olanı eski sandığınızla.

Kısaca, 2020 ve sonrası hangi yoldan olursa olsun, etrafınızda fırtınalar koptuğunda kapanmayın zifir karanlık odanıza. Çıkın dışarıya, hatırlayın ama! O bulutların ardında güneş parlıyor hâlâ ve ilerleyin yolunuza, zor olsa da, ilerleyin mutlaka.

Elbet dinecek fırtına ve kalan ne varsa sizin hayrınıza.
Kenara çekilir de beklerseniz, mutlaka temizlenir alan ama, temizleyenler kim olursa siz de onların gerçekliğini yaşarsınız sonunda! Bunu iyi anlayın mutlaka.

Fırtınayı yaratan da o fırtına da kalacak insanı yaratan da aynı Tanrı/kaynak/güç/… aslında. Ama bilin ki o fırtınada sağınızda solunuzda daha önce bu fırtınadan karanlığı seçmek yoluyla kurtulanlar da olacak, ışığı seçmek yoluyla güçlenenler de bulunacak.

… ve her iki taraf da size seslenecek yardım adına.

Göz gözü görmüyorken adeta, doğru yönü bulabilmek için tek şansınız var; o da dillendirileni duymak, gösterilene bakmak DEĞİL ASLA. Çağrılan yöne koşmak, uzatılan eli tutmak DEĞİL ASLA.

Yapmanız gereken TEK!

O da kendi ışığınızla, kendi adımlarınızla yürümek şimdi ve daima!

Siz, kendi yüreğinizdeki aşkla ve varlığınızdan, özünüzden gelen ışıkla ilerledikçe, adım adım da gittiğinizi sandığınız yolda, her attığınız adımda sağınızda solunuzda sizden önce ışıkla ve aşkla oraya gelmiş olanları bulacaksınız usulca. Yaygaraya ne hacet bu durumda?

Sese koşma! Ses bu, değiştirilir.
Görüntüye kanma! Perdeye ne yansıtılırsa o oynar sinemada.
Tadına bakma! Şeker  de var dünyada ama zararı faydasından fazla.

Kısaca, sen seni bil başkasıyla oyalanma.

Sen kendi ışığını yak, kapatma. Kesintisiz güç kaynağın (UPS-Uninterruptible Power Supply) var senin, kal bağlantıda. Her daim aşkla, insanlık yolunda, insanlık adına başını çevir yukarıya, yönünü bulursun nasılsa.  Güneş doğacak yarın yine doğuda ve kutup yıldızı parlayacak gecenin karanlığında kuzey kutup noktasında… elinde hiç sönmeyen bir fenerle Ay Deden de var ya!

Mecazlardan mânâlara…
Yüreklerden akıllara…
Bir yolculuğa başla, şimdi, bugün burada. Zira 2020 geliyor çok yakında.

Kalın sağlıcakla,
Bu yazı tarafımızdan F. Ebru Tolan’a 17.9.2019 günü saat 13.00 itibariyle İstanbul’da yazdırılmıştır. Konsey




18 Temmuz 2019 Perşembe

IŞILDAYAN HAYATLAR'DA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR SON HIZIYLA

Sevgili Işıldayan Hayatlar Takipçileri,

Yaz aylarının tatil rehavetine kapılmış olanlar çoğunlukta olsa da, hem yukarıda hem de aşağıda gelişmeler ve çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor aslında, insanlık adına!

Işıldayan Hayatlar olarak ben de, bu güçlü enerji değişimleri nedeniyle aslında şu an birçok kişinin faydalanabileceği bir program hazırladım ve duyurdum. 

Işıldayan Hayatlar Yolunda 24&31 Temmuz 2019

Maksimum 7 kişilik gruplarla çalışma yaptığım için kendiniz adına ve/veya çevrenizde değer verdikleriniz adına değerlendirmek isterseniz 21 Temmuz akşamına kadar iletişime geçmenizi rica ediyorum. 

Facebook kullanıcısı olmayanlar için içeriği aşağıda paylaşıyorum ancak her türlü sorunuz için lütfen  www.isildayanhayatlar.com adresindeki form aracılığı ile iletişime geçin ve/veya Instagram / Facebook üzerinden DM (direk mesaj) yolunu seçin.

Eğer hala içinde bulunduğumuz dönemin detayları konusunda soru işaretleriniz varsa aklınızda lütfen bu blog sayfamdaki yazıları ama özellikle Ağustos 2018'den bugüne olanları okuyun ve/veya 
YouTube / Işıldayan Hayatlar kanalımdaki videoları izleyin. 

Sonsuz sevgimle, 
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni


IŞILDAYAN HAYATLAR YOLUNDA
ÇALIŞMA PROGRAMI
24 ve 31 TEMMUZ 2019

Her hayat bir özgür seçimdir.
Önemli olan ruhun seçimlerini bedenin ve zihnin bu dünyadayken idrak edebilmesi ve tekamülünü tamamlayabilmesidir.

Kimler Katılabilir
Yüreğinin sesiyle, içinde bulunduğumuz uyanış döneminde hızlanmak ve/veya ruhunun yüklerinden arınmaya niyet eden herkes içindir.

Kapsamı Nedir
Çalışmaların bir kısmı bilgilendirme, değerlendirme sohbetlerini kapsamakla birlikte çoğu yüksek enerji seviyesinde yönlendirilmiş meditasyonlar şeklinde katılımcının bizzat katılımı ile gerçekleşir.

Amaç Nedir
2 günde gerçekleşecek çalışmaların sonunda katılımcının;
+ Tekamül ve uyanış yolunda ilerlemesini engelleyen affetme yüklerinden arınması,
+ Bilincinin, gücünün, enerjisinin farkına varması,
+ Kendi enerji alanını kolaylıkla arındırabilmesi ve yükselmesi,
+ Üst benliğiyle “bir” olabilmesi ve rehberlik alabilir hale gelmesi,
öncelikli olarak amaçlanmaktadır.

Nefesiniz ve niyetinizle siz yola çıktıktan sonra açılacak kapıların sınırı yoktur.

Tarih ve Saat
24 Temmuz 2019, Çarşamna 10.00* - 16.30**
31 Temmuz 2019, Çarşamba 10.00* - 16.30**

*Çalışmaların başlama saati 10.00'dur. Işıldayan Hayatlar ofisi 09.30'dan itibaren katılımcıları ağırlamak için hazır olacaktır.
**Yüksek enerji seviyesinde yapılan meditatif çalışmalarda süre öngörmek doğru olmadığından bu günlerde katılımcıların 16.30 sonrasına başka program yapmamaları önemle rica olunur!

İçerik
Arınma, korunma ve yükseliş çalışmasıyla başlayacak bu program, üst benlikle buluşma ve tamamlanışla birlikte, farkındalık ve idraklerin hızla arttığı affetme çalışması ile devam edecektir.
Bu iki günlük süreçte grup dinamiğine uygun, uyanış ve aydınlanmaya hizmet eden her türlü çalışma yüksek enerji seviyesinde tamamlanacak ve kişisel şifa / öz şifa çalışmaları ile noktalanacaktır.

Ücret
Ücretli bir çalışmadır. Lütfen sorunuz.





23 Ocak 2019 Çarşamba

TOPRAK ANA SİZE SESLENİYOR!

Bir anlığına varsayın ki Toprak Ana dile geldi, size sesleniyor:


"Ben yaşlıyım! 
Yaşlı ve yorgun.
Ne sıcak ne soğuk, ne eserim ne gürler ama yorgunum.
Ben sararım, sarmalarım, örter okşarım, her daim kapatır, saklarım ama yorgunum.
Çok badireler atlattım; çok sevenim oldu, çok horgörenim... Hepsine aynı şefkati gösterdim diyemem ama hep dillendirdim niyetimi, Ben koruyucuyum, Ben tutucuyum -bir arada- Ben kollayıcıyım, Ben savunucuyum ama yorgunum.
Yaşlıyım ben ve dermansız.
Yüklüyüm ben ve halsiz, mecalsiz.
Ama hala sevgiyle doluyum.
Hassas noktalarım var benim, nedensiz değil hassasiyetlerim. Çok emek verdim, sakındım, korudum, izin vermedim savaştım ama artık yoruldum.

Önemliyim ve özelim. Sevenim çok ama sevmeyenim de çok, bilirim.  Çok darbe aldım, çok yıkıldım, yeniden yaratıldım. Gücüm çok ama yoruldum. Yardım istiyorum tüm yaratılmışlardan. Uzunca bir süredir yardım istiyorum insanlardan. Öbek öbek, az sayıda da olsa, sevenim çalışıyor canla başla ama ben yorgunum.

Ben kızmam, söylenmem, ben yakmam, yıkmam ama kendimi korurum sınırsızca. Ne badireler atlattım ben milyonlarca yılda. Bunu da atlatırım ama kendini korumak uğruna yapacaklarım zarar versin istemem insanlığa, yorgunum. 
Gözlerimi kapatıp adeta son nefesimi verircesine, sonsuzlukta yok olmak gibi adeta süzülesim var ama ben ANA'yım, yapamam bunu insanlığa.
Duyun sesimi, kulak verin bana. Koruyun, kollayın ama yetmez ki bu bana. Sıvayın kolları, girişinin adeta, yüküm çok, çöpüm çok, arındırın beni mutlaka. 
"Nasıl"ını anlatırım ben soranlara. Siz yeter ki kulak verin bana.
Yüreğimden acıları alın, karnımdan yumruları... Gözlerim görmesin artık kan ve acı.  Boğazımdan akan zehir olmasın artık, ciğerlerim dolmasın artık.
Ben taşıdım size bunca zaman, taşırım yine, ama titreyen bacaklarım, tutmayan dizlerim izin vermiyor adeta. Yorgunum.
Ayağım olun, bacağım, gözüm olun, kulağım... bir süreliğine bırakın beni yatayım. Siz çalışın, ben uyuyayım. Biraz salayım ...,  biraz salayım; sizi korumak için tuttuğum ne varsa bunca zamanda. Siz onları alın, alın ve arındırın bu arada. Ben uyuyayım, biraz uyuyayım. Narkoz verilmiş gibi adeta. Siz çalışın ben duymayayım. Sonra ayıldığımda temiz ve dinç, zinde ve güvende, sağlıklı ve formda, korur kol kanat gererim size yeniden adeta.

Ben ANA'yım, şimdi ve daima. Sadece izin verin biraz dinleneyim adeta. Kış uykusuna yatmış gibi yatayım biraz. Siz çalışın bu arada, baharda, evet baharda birlikte coşarız, uyanırız, koşarız adeta. Kalın sağlıcakla. Toprak Ana'nız"

Bu yazı F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından 23 Ocak 2019, Çarşamba günü saat 12.28 itibariyle İstanbul'da kaleme alınmıştır.


Kaleme alanın notu: Bu yazı ile birlikte konuyu daha iyi anlamak için
TOPRAK ANA 
ve
YÜKSELİŞE DOĞRU HIZLA İLERLERKEN
başlıklı yazılarımı da okumanızı öneririm.


18 Eylül 2018 Salı

BU YOLUN TEK İSTİKAMETİ VAR; O DA İLERİYE! - ÖZEL BİR YAZI


Bir an geldi ve yüreklerdeki ışık çoğaldı, bedenleri ve zihinleri sardı. Tüm insanlık bundan nasibini aldı. Çoğalan ışık nur oldu tüm bilinç buna uydu. İşte o an muştular uçtu, kainatın dört bir yanı haberdar oldu. Bir anda tüm dost olanlar dünyaya koştu.

Nasıl oldu? Ne oldu?

Çokça anlattık başka kanallar vasıtasıyla ama bir kez daha anlatalım Ebru aracılığıyla. Dünya denen evde çoğaldı neşe, hoşgörü ve hür irade ile güçlendirilen her neyse iyilik peşinde. Dünyanın her bir ayrı köşesinde çoğaldıkça iyilikten gelen, şefkatten gelen, sevgiden gelen ışık, yükseldi bilinç tüm yüzeyde. Biriken enerji toplandı gökyüzünde ve öylesine güçlendi ki, siz fark edemeseniz de, aydınlandı tüm evren dünyadan gelenle. İşte o anda, bu ışık yol oldu, kapı oldu, açıldı tüm vorteksler, yerden göğe, gökten yere akış başladı ve gelen tesirle UYANIŞ başladı bu evde!

Şükürler olsun bunu yaratan sizlere.

Kapının açıldığı tarihte bu dünya denen evde bedenlenmeyi seçmiş olan ruhlar uyanışa geçtiler gerektiğince. O andan şimdi’ye devam ediyor uyanış sizin içinizde ve biz de destekliyoruz sizi sonsuz sevgimizle. Her ne kadar tamamlanmak üzere olsa da bu süreç sizin için bulunduğunuz yerlerde, hatırlatmamıza izin verin ki daha çok işiniz var dünya denen evde.

Yani, ezcümle, 2012’nin takviminde tarihler gösterirken 21.12 diye bir kapı açıldı ya gökyüzünde ve siz başladınız ya bir bir harekete geçmeye, işte 2019 denen dünyevi tarihte daha çok kapı açılacak gökte ve o zaman daha çok beden uyanışa geçecek kendi evinde ama o tarihten önce hazırlanması gerekiyor bilincin bu yeni düzene.

Artık durmayın, duraksamayın kendi içinizde. Bu yazıyı okuyorsanız herhangi bir nedenle, bilin ki sizin de yaşamanız gerekiyor uyanışı bu erken evrede ve devam etmeniz gerekiyor; değil sadece yüreklerinizde ama işinizde, evinizde, günlük düzeninizde, niyetinizde, … değişmeye ve değiştirmeye. Siz yenilendikçe, siz değişip dönüştükçe, tüm insan varlığı değişecek sonsuz sevginin gücüyle.
Ekinoks* öncesinde farkında olun neler zorluyor sizi bu bedende, bu zihinde. Bırakın eski olan her neyse, direnmeyin artık kendinize. Adım atın ileriye. Adım atın tereddütsüzce. Gerisi gelecek… gerisi gelecek siz endişe etseniz de, güvenseniz de… bu yolun tek istikameti var; o da ileriye. Bu nedenle direnmeyin kendinize. İzin verin ruhunuz alsın götürsün sizi iyiye, güzele.

Bu dönemde her tür değişim mümkün sizin için düzeninizde. İzin verin değişmeye; evde, işte, görüntüde, kariyerde, … adına ne derseniz deyin, dünyevi düzende. Olan sizin için hazırlanandır göklerde ve her daim hayrınızadır bu böyle biline.

Önce dönün yüreğinize, saf ve sonsuz sevginin gücüne, oradan çıkarsınız aydınlık geleceğe; “nasıl”ı şu an hiç bilemeseniz de bilinç seviyesinde.

Sonsuz sevgimizle kucaklıyoruz her birinizi kendi evinizde. Her daim birlikteyiz tüm ALEM göklerde. İzin verin hissetmeye yüreklerinizde. Çevirin başınızı ve görün gerçek aydınlığı kendi özünüzde.

Bu yazı tarafımızdan Firdes Ebru Tolan’a 15 Eylül 2018, Cumartesi günü 11.11 itibariyle yazdırılmıştır. Konsey


*Ebru'nun notu; Ekinoks 2018;  23 Eylül, Pazar 04:54


18 Temmuz 2018 Çarşamba

HAZIRLIKLAR TAMAMLANACAK... - ÖZEL BİR YAZI


Biz, Konsey olarak kendini tanımlayanlar, Yüce Yaradan’ın kabulü ve görevlendirmesiyle bu dünyadaki, tüm boyutlarda var olan insan varlığına hizmet ederiz aslında.
Görevlerimiz çeşitli olmakla birlikte, en temel amacımız bütünün hayrına, tüm varoluşun hayrına, insan denen varlığın, varoluşunu sürdürdüğü sonsuzlukta, bu dünya denen evde akışın, ilahi akışın mükemmelliğini tahsis etmektir aslında.

…ve Ebru’da bu yolda, gelmeden aldığı vazifesiyle bize yardım etmektedir dünya tarafında. Yeryüzünde başkaları da vardır mutlaka. Sizlerin en iyi bildiğiniz *Ron ‘dur, sevgimizi yolluyoruz ona da.

Bundan sonra Ebru da kanallık yapacaktır bizim insanlığa aktarımlarımızda. Daha önce yazıya döktüğü birçok paylaşımında bizim aktarımlarımız bulunmaktadır ancak açık ve net adımız yazdırılmamıştır onlarda.  Bundan sonra, insan varlığının korkularını hızla değiştirip dönüştürmesiyle aslında, bizden gelenleri net olarak aktaracaktır size Ebru bu platformda. Dilerseniz paylaşabilirsiniz siz de korkusuzca. Neden derseniz kısaca anlatacağız bu ilk aktarımımızda.

İnsan varlığı sonsuzdur tüm diğer yaratılmışlar gibi aslında ve insan varlığı saf enerjidir diğer bir çok  yaratımdan farklı olsa da. Bunu şu an anlamanızı beklemiyoruz, zaten isteğimiz de bu değil aslında. Bu noktada esas vurgumuz insan varlığının saf sevgi olduğudur. Saflık güç getirir! İnsan varlığı güçlüdür. Sanılandan çok daha fazla. İnsan varlığının bu gücü ilk başta anlaşılması zor gelebilir birçoklarınıza. Anlamak için zorlamayın kendinizi şu anda. Sadece kabulde olun yüreklerinizde ve devam edin okumaya: İnsan varlığının bu gücüyle evrende sağlayacağı etki, fayda, ancak siz bu 3boyutlu yaşamdan çıktığınızda anlatılacaktır tam mânâsıyla.  Şimdilik bilmeniz gereken her nefesinizin tüm evreni etkileyeceğidir aslında.
Uzunca bir süre, siz deyin asırlar biz diyelim milyon yıllar ama aslında bir AN uzaklıkta, kendi gerçek gücünüzü idrake doğru olan yolda kalın bir perde, sis bulutu adeta çevrelemiştir dünyayı ki bu sizin isteğinizdir aslında. Zira özüne dönememiş insan varlığı için sahip olduğu güç yıkıcı da olabilir varoluşta.  İşte bu gerçekliktir sizi kapatan dünyanıza ve kendi dar, sınırlı, sınırlandırılmış varoluşunuza. Hatta diyebiliriz ki içinizden çok azınız yeniden enkarne olana kadar beklerken yukarıda  gerçek idrake ulaşmışlardır öte dünyada!
Ama artık durum başka. Bu çevrelenmiş, sınırlanmış, örtülenmiş dar dünyada yaşarken ruhlarınız farklı boyutlarda aydınlanma devam etmiştir, sizin bulunduğunuz tarafta  pek anlaşılmasa da . Bu arada kaç kez bitirilmek zorunda kalınmıştır düzen ve yeniden başlatılmıştır anlaşmalarla, hiç önemli değildir aslında. Var olurken beden formunda bu dünya denen coğrafyada her uyanış bir ışık katmıştır insan varlığına. Her ışık bir başka uyanışı yaşatmıştır sonsuz parçalarınıza ve gelindiğinde o AN’a artık aşağıdan yukarıya bakıldığında hâlâ karanlık gibi algılansa da yukarıdan aşağıya bakıldığında ışık çıkmaya başlamıştır dünyanın boyutlarından tüm varoluşa.
İşte o anda muştular uçtu evrenin dört yanına bizim aracılığımızla ve uyananlar öte boyutta da başladılar hatırlamaya kim olduklarını ve gerçek görevlerini aslında. Şimdi çok zor olsa da anlaşılması sizin zihin boyutunda, yüreğinize dönüp sorduğunuzda ruhlarınıza, artık biliyorsunuz neden buradasınız bu zamanda.  Tabii ki bu laflarımız herkes için değil dünyada şu anda. Ama duyması gereken duyar aracılığınızla, görmesi gereken görür siz vesile olduğunuzda.

Şimdi gelelim şu an’a, artık çoğaldınız yeter sayıda. Ne için? Herkesi uyandırmak için aslında. Yani henüz bitmedi vazifeniz hatta yeni başlıyor denilebilir bu yolda. Siz uyananlar için bundan sonra kolay yükselmek ama yetmez aslında. Son bir ruh bile kalsa uyanmayan dünyada devam edeceksiniz çalışmaya. Hazırlıklar tamamlanacak 2019’da. Esas değişim başlayacak ondan sonra.
Bugünlük bu kadar diyelim, kalın sağlıcakla. Sonsuz sevgimiz akıyor insanlığa şimdi ve daima.
Bu yazı 17 Temmuz, Salı günü saat 14.55 itibariyle İstanbul – Sancaktepe’de Firdes Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey


*Burada adı geçen kişi Ron Head’dır. Internetten kolaylıkla paylaşımlarına ulaşabilirsiniz.


18 Haziran 2018 Pazartesi

YETERSİN UZANMAYA ARŞ'A!


Aynada kendine bakıp da “bir ben ne yaparım koca dünyada” diyorsan hâlâ, dön bak insanlığa.

Hep BİRİ’leri aldı gitti başını da gerisi geldi sonunda. Ama önden gidenlerin inancı olmasa, kendi savunduklarına inançları tam olmasa, yok olur giderlerdi belki bir anda ama inandıklarına sarıldılar sıkı sıkıya ve devam ettiler yollarına canları pahasına.  Kim bilir belki de hissettiler ki o can o forma zaten gitmek için girmişti vakit geldiği AN’da. Çoğu zaman gitmek ses getirdi bu dünyada görünen bir küçük köpek de olsa , bir hükümdar da… Sonunda yarattığı fark insanlık adına yeter aslında.

Bir adım bir adım daha dağlar, taşlar, ovalar aşılır, adımına adım eklerse can’dan olanlar, O’ndan olanlar; yani sen, ben, biz bu dünyada sevgiyle adım attıkça, başını hep aydınlıktan yana tuttukça.

Çevir başını sen de şimdi şu AN’da, yeter oyalandığın kendini küçük sanmakla.  Geldiysen bu dünyaya, yetersin uzanmaya ARŞ’a.

Artık kendini hatırla! Hatırlayamıyorsan da çevir başını yukarıya, bak seni Yaradan’a, kendinden yarattı seni, hiç küçük olabilir misin acaba, değersiz ve güçsüz bu dünyada? Sil tüm yargılarını ve temizle inançlarını yoksunluktan yana. Senin gücün yeter tüm kainata, sen yeter ki sevgi ol bu dünyada ve sevgi kal şimdi ve daima.

Sonsuz sevgimiz akıyor tüm insanlığa şimdi ve daima.
Bu yazı 18 Haziran 2018, Pazartesi günü saat 16.06 itibariyle F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da  kaleme alınmıştır.

5 Haziran 2018 Salı

BUGÜN BAŞLA!


Yerde bir çöp gördüğün anda başlarken söylenmeye, aslında yüreğinde ne çok besliyorsun karanlığı, anla!

Korkuyorsun mesela; hiç öğrenememekten milletçe ve hiç öğretememekten aslında…

… ve korkuyorsun sevilmemekten ve saygı görememekten milletçe…

… ve hatta kızıyorsun da, eğitime, sisteme, kan’daş dediğin, vatan’daş dediğin insana!

Dahası da var; haksızlığa uğradığına inanıyorsun derinlerde hatta, “ben çabalarken bunca” diyor zihnin bir anlığına da olsa ve hak görmüyorsun ne kendini ne milletini iyi olana, ne de olsa hak etmiyor görünen sanki o anda! … ve üzülüyorsun çokca…

Dahası da var mutlaka ama bu kadarı yetmez mi anlatmaya; korkuyla, öfkeyle, hüzünle … besliyorsun kendini ve tüm aileni*, “değer olma”, “sevgi olma”, “gücünü bulma” derslerini yok sayarcasına!!!

Bak bir çöpten nerelere geldik bir anda.

Oysa o çöpün de bir mânâsı olduğuna inansan görünenden başka ve yürekten niyetinle baksan anlamak için mesela, görebilir misin benim gördüğüm ışığı sen de acaba?

Hadi görme bir anlığına, sen ışık ol o anda!?

Alıp koyarken çöpü kutuya yaratabilirsin tertemiz bir dünya bir anda.

Yıllardır bize hizmet eden çöpçüleri, kağıt toplayıcıları gördüğünde teşekkür edebilirsin gözlerinin içine baka baka.

Yüreğinden akan sonsuz sevgiyle o çöpü atana sevgi yollayabilirsin mesela?! Kim olduğunu sen bilemesen de ruhun biliyor nasıl olsa… ve bir kez dokundu mu o yüreğe saf sevgi bir daha eskisi gibi olmaz asla…

Hep iyi olanı beslersen bu hayatta koşulsuzca sen de aydınlanırsın sonunda, tüm dünya da; sonsuz ışıkla.

Bugüne kadar oyalandınsa da bugün başla! Geç yoktur AN’ın yaşandığı boyutta, sen yeter ki niyet et anlamaya ve sevgi olmaya ve sevgi kalmaya…

Kal sağlıcakla, sonsuz sevgim akıyor tüm insanlığa şimdi ve daima.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 5.6.2018 – 10.19

*aile; bu zamanda, bu boyutta, bu  coğrafya da birlikte bedenlenmeyi seçtiğimiz tüm ruhları sembolize etmektedir.

19 Mayıs 2018 Cumartesi

DEĞİŞİM DÖNÜŞÜM

Her AN yeni bir seçimdir ve sen değişip, değiştirdiğin sürece bir başka ANla aynı olamaz!
Aynı olduğunu düşünüyorsan; 
Ya değişmedin...
Ya değiştirmedin...
Ya da görmüyorsun...
Demektir.
Hadi başla! Şimdi başla!
Sonsuz sevgimle şimdi ve daima
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni
#uyanış #aydınlanma #farkındalık #değişimdönüşüm #yenidünyadüzeni#yeniinsanbilinci

11 Temmuz 2017 Salı

KOŞULSUZ SEVGİ YOLUNDA ÇALIŞMA PROGRAMI AĞUSTOS 2017

KOŞULSUZ SEVGİ YOLUNDA 
AMAÇ
Bu boyutta, bu dünyada, bu bedende olan bizler için tek ihtiyaç koşulsuz sevgi olmak ve sevgi kalmaktır. 
Saf sevgi yaradılışımızın özüdür ve teslimiyetle açığa çıkıp dünyamızı aydınlatmaya başlar. 
Ruhun idrakiyle başlayan uyanışın, teslimiyetle bezenmesi ve kişinin nefesiyle ve niyetiyle yüklerinden arınarak yükselişi seçmesi koşulsuz sevgiye giden yolun basamaklarıdır. 
Yolun neresinde olduğunuzun hiçbir önemi yoktur. Önemli olan o yolda olmak ve durmadan ilerlemektir. Yol sizi kolaylıkla koşulsuz sevgiye taşıyan sonsuz ve sınırsız ışık ve yardımla doludur. 
Bugün insan varlığının geldiği nokta muazzamdır; çoğumuz henüz idrak edemesek de… Bizleri bu ana taşıyan tüm yaşanmışlıklarımıza sonsuz şükürle bundan sonrasını yaratmak amacımızdır. Sevgi olmak, sevgi kalmak için yaratım gücümüzün idrakine varmak ve yaratmak; sadece sevgiyle, sevgiyi çoğaltmak ve akıtmak tüm evrene… İşte bu, 5 haftalık programın en önemli ve nihai amacıdır.

KİMLER KATILABİLİR
Bu program nefesiyle yola çıkan, sevgi olmak, sevgi kalmak ve sevgiyi çoğaltarak hayatına akıtmak niyetinde olan herkes içindir.

TARİH VE SAAT
Çalışmalar toplam 5 oturumda tamamlanacaktır.
Her bir oturuma katılım önemli ve gereklidir.
Çalışmalar sabah 10.00’da başlayacaktır. Her çalışma gününün 16.00’da tamamlanması planlanmıştır ancak enerjinin akışına ve grup çalışmalarının tamamlanmasına göre değişiklik gösterebilir.
1. Çalışma 10 Ağustos, Perşembe
2. Çalışma 17 Ağustos, Perşembe
3. Çalışma 24 Ağustos, Perşembe
4. Çalışma 21 Eylül, Perşembe
5. Çalışma 28 Eylül, Perşembe
Programın içeriği gereğince 24 Ağustos ile 21 Eylül arasında çalışma yapılmayacaktır.

İÇERİK
5 oturumda gerçekleşecek çalışmaların sonunda katılımcı
+ Arınma
+ Yüksek benliğiyle bir ve bütün olma
+ Tekamül yolu ile ilgili farkındalık
+ Yaşam ödevleriyle ilgili idrak
+ Beden, zihin, ruh yüklerinden arınma
+ Affetme
+ Değişim, dönüşüm, salıverme
+ Yaratım gücünü açığa çıkartma
+ Yeniden yaratım becerisi kazanma
+ Kendisi, ailesi, vatanı ve tüm dünya ile evren için koşulsuz sevgi yolunda yaratım yapma çalışmalarını tamamlamış olacaktır.

Tüm çalışmalar yüksek enerji seviyesinde yönlendirilmiş meditasyonlar şeklinde katılımcının bizzat katılımı ile gerçekleşir.
Nefesiniz ve niyetinizle siz yola çıktıktan sonra açılacak ilahi kapıların sınırı yoktur.

YER
Işıldayan Hayatlar
Bayar Caddesi
Demirkaya İş Merkezi No:97
Kat:10 Da:22
Kozyatağı
www.isildayanhayatlar.com

ÜCRET
Ücretli bir çalışmadır ve sınırlı sayıda katılımcıdan biri olmak, niyetinizi zihninize ve evrene duyurmak için *ön ödemenin , 7 Ağustos 2017, Pazartesi gününden önce yapılması gerekmektedir.
Bakiye, çalışmaların 3.haftasında tamamlanır.
*Enerjinin akışı nedeniyle bu çalışmada ön ödeme gerekli ve tarihi önemlidir.
Ücret ve ödeme bilgisi için lütfen iletişime geçin.


GÖRSEL
Etkinlik görselini hazırlayan değerli dostum Nilgün Kazancı Nurik'e sonsuz teşekkürlerimle....

YENİ İNSAN BİLİNCİ VE YENİ ÇALIŞMA PROGRAMI KOŞULSUZ SEVGİ YOLUNDA

KOŞULSUZ SEVGİ YOLUNDA
Bizler; bu dünyaya, bu zamanda uyanmayı seçerek gelmiş olanlar, çıktık çoktan yola, kimi farkında, kimi olmasa da…
Kim neyi kabul ettiyse başladı onunla; kimi Mevlana’yla, kimi kuantumla, kimi meleklerle, kimi ezoterik öğretilerle… Kimi sorarak başkasına, kimi arayarak kendi ocağında… Kimi yanılarak buldu sonunda, kimi kolaylıkla… Kimi kaybolduğunu sansa da, kimi hala aradığını bulduğunu anlayamasa da, kimi dolambaçlı yoldan adım atsa da… ilerledi herkes aslında.
Ama artık geldiğimiz bu noktada, hızlanmak gerekiyor ne de olsa.
Bir el vermek gerekiyor elini uzatana, hala yükleri olduğuna inanana yardım etmek gerekiyor sorgusuzca.
Her nerede takıldıysan daha fazla zorlanma. Bu davet çıktıysa karşına zihnini yorma, gel sen de katıl aramıza, hızla ilerleyelim çıktığımız bu yolda.
Bu çalışma senin için hazırlandı, anla. Kim olduğunla ya da ne yaptığınla bir ilgimiz yok aslında, bir niyetin yeter bize katılmaya. Yüreğin okuduğunda, gönlün görüyorsa bil ki senin içindir bu çalışma. Davet et durma, senden bildiklerin etrafında varsa.

Kal sağlıcakla, görüşürüz sen niyetine koyduğun an’da.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu

Tüm detaylar Facebook/Işıldayan Hayatlar/Etkinlik sayfasında ve
http://isildayanhayatlar.blogspot.com.tr/2017/07/kosulsuz-sevgi-yolunda-calisma-programi.html

#uyanış #aydınlanma #yükseliş #farkındalık #idrak #tekamül #yaratım #sevgi#safsevgi #koşulsuzsevgi #sonsuzsevgi #yeniinsanbilinci #yenidünyadüzeni#değişimdönüşüm

Program afişini hazırlayan değerli dostum Tuvana Uçuk'a sonsuz teşekkürlerimle....