3 Nisan 2015 Cuma

BİR MASAL ANLATSAK; KENDİ HAYATIMIZ OLSA!


Rengarenk, gökkuşağından bir halım olsa, binsem üstüne, götürse beni Kaf Dağları'nın ötesine...diye başlasaydı keşke tüm masallar ve masal gibi hayatlar!
Önce bir kağıt kalemle yazsaydık tüm hayallerimizi ama şimdiki aklımızla, hiç kullanır mıydık kara kalem??? Hiç çizer miydik silah, savaş ve ölüm? 
Her yer -aynı şu an doğada olduğu gibi- renk renk çiçeklerle bezenmez miydi? Kuş sesleri ve kahkahalar canlanıp taa kulağınıza, oradan da kalbinize değmez miydi?
Neyimiz eksik?
Aklımız yerinde, kağıdımız, kalemimiz var, hepsinden önemlisi hayallerimiz var bizi ayakta tutan.
Gelin bir resim yapalım bugün; yeni hayatımızın ilk resmini.
Tüm dileklerimizi koyalım; deniz kıyısında bir ev, verandasında renk renk çiçekler, bahçede koşturan çocuklar/torunlar, peşlerinde oyuncu bir köpek ve sevimli bir kedi... İşte benim hayalim dediğiniz ne varsa; işte benim hayatım demek için!!!
Mutfaktan gelen tarçınlı kurabiye ve çayın kokusu ulaştıysa size, buyurun gelin benim hayalime; hayat dostlarla güzel, hayat sizlerle güzel.
Aydınlık, ışıl ışıl hayatınızın bu ilk gününde hayallerinizin hayatınız olduğu gerçeğiyle ve sevgimle...
Ebru Tolan Karahasanoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme