kardeşlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kardeşlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2015 Pazar

10.10.2015

İnsan denen varlık binlerce yıldır savaşıyor. Önce hayatta kalmak için doğayla, hayvanlarla savaştı. Olması gereken de buydu; vahşi doğanın içinde güçlenmesi, varlığını göstermesi ve koruması, yer edinmesi gerekiyordu.
Aynı anda yüreğindeki sevgiyi, merhameti unutmasına, vicdanını susturmasına gerek yoktu. Ama bunu başaramadı! Dönem dönem, bölgesel barışlar yaşansada, insan denen varlık hayatta kalması için hep daha güçlü, daha acımasız, daha gaddar olması gerektiğine inandı, inandırıldı.
Sabır göstermek zor geldi insanlara. Öfkenin, hırsın ve intikamın ateşini körüklemek çok kolay olduğu gibi somut ve ne yazık ki yıkıcı etkilerini görmek de hızla mümkün oldu….ve insanlar yüreklerindeki, yaradılıştan gelen saf ve sonsuz sevgiyi büyütmek yerine çoğunlukla nefreti, öfkeyi, kibiri, hırsı seçtiler.
Bugün ne yazık ki, değerli Türk halkı, yüzyılların birikimi olan bir negatif enerji patlaması ile çok büyük bir trajedi yaşadı.
Bizler, şu an görevli ışık varlıkları, dünya üzerindeki her bir Türk insanı için çalışıyoruz, emin olun. Ancak, içinizdeki öfke öylesine büyük ki, yüreğinizde büyüttüğünüz nefret o kadar ele geçirmiş vaziyette ki her birinizi, zorlanıyoruz.
Siz, hür iradenizle, iyiliği, barışı, sevgiyi, huzuru, kardeşliği, saygıyı… seçmediğiniz sürece zorlanıyoruz. İçinizdeki bir avuç, ne olursa olsun, öfkesini kontrol edip yerine sevgi koyabilen, korkularını salıp yerine sevgi koyabilen, bir avuç insanın yükseltmeye çalıştığı enerji dalgasını bizler de misli misli yukarı çekmeye çalışıyoruz.
Lütfen, söylemlerinizden kin, nefret, öfke içeren ifadeleri silin.
Lütfen, yüreğinizdeki korku, endişe, kaygı ateşini söndürün.
Lütfen, zihninizdeki kara bulutları dağıtın.
İşe önce kendi düşüncelerinizi, duygularınızı temizlemekle başlayın. Sonra sözcüklerinizi değiştirin. Hele hele yazıya hiç dökmeyin. Birçoğunuzun sular seller gibi akıttığı her bir öfke, acı, korku içeren kelimenin artarak size kargaşa, savaş, huzursuzluk olarak geri döndüğünü lütfen idrak edin!
Her şeyi anlamaya çalışmayın; kabul edin.
Her şeyi bilmeye çalışmayın; kabul edin.
 Yüreğinizde, Yaradan’dan gelen sonsuz ve sınırsız saf sevgiyi büyütmeye başladığınız anda değişimin nasıl bir çığ gibi büyüdüğüne hayranlıkla tanıklık edeceksiniz, emin olun!
Sevgimizle, Işık Varlıkları

Bu yazı 10.10.2015, Cumartesi günü saat 23.25 itibariyle İstanbul’da Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından kaleme alınmıştır.

18 Eylül 2015 Cuma

ÇOK İŞİMİZ VAR!

Çok işimiz var!
İnsanlık adına yapacak çok işimiz var!
İnsan olarak yapacak çok işimiz var!
Hala uyumayı tercih edenler var aranızda. Hala sorumluluğu başkasına yüklemeye çalışanlar… Hala görmezden gelmeye çalışanlar var! Hala göstermemeye çalışanlar var! ... ve en önemlisi hala tek yolun SEVGİ olduğunu idrak edememişler var aranızda.
Hatırlayın; sadece hatırlayın. Zaten bildiklerinizi, hep sizinle olanı hatırlayın; yüreğinizdeki sevgiyi hissedin. Kendi doğrularınızı artık bırakın. O doğrular ki sizi bugüne getirdiler, yarına götüremeyecekler. Gerçekleri görmeye niyet edin, sadece yüreğinizdeki sevgiye odaklanın.
Tüm olumsuzlukların; kinin, nefretin, öfkenin, korkunun, gerginliğin, endişenin… sadece ve sadece sizi aşağı çektiğini hatırlayın, hissedin. Aşağı gitmeye ihtiyacınız yok, zaten aşağıdasınız, diptesiniz, bunu görün. Görün ve uyanın. Sizi yukarı götürecek tek yol sevgi yolu.
Yüklerinizden arının. Yıllardır biriktirdiğiniz tüm nefretleri salıverin. Yıllardır birlikte yaşadığınız tüm korkuları bırakın artık. İçinizdeki öfkeyi beslemeyin. Sadece yüreğinizdeki sevgiyi büyütün.
Bunca yıl görmediniz; bir bir yitip giderken canlar, hissetmediniz. “Onlar” dediğinizin aslında “siz” olduğunu idrak edemediniz. Bir bütünün, ezelden ebede bütün olan ve bütün olacak olanın sadece bir parçası olduğunuzu hissedemediniz. Gelen mesajları almadınız, rehberlikleri almadınız. Sevgi söylemlerini duymazdan geldiniz. İnsanlık adına tek kurtarıcınız olan SEVGİyi dillendirenleri dinlemediniz. Hala dinlemiyorsunuz! Hala kurtuluşu başkasında arıyorsunuz.
O öyle yapmasın, bu böyle söylemesin, şu şöyle davranmasın… diyorsunuz. Sizin gibi olmayanı kötülerken aslında kendinizi nefretin ağır yüküyle aşağı çektiğinizi görmüyorsunuz.
Artık tüm yüklerinizden kurtulma vakti. AFFEDİN, AFFEDİN, AFFEDİN.
Niyet edin. Yaşam ödevleriniz var; tüm ödevlerinizi tamamlamaya niyet edin. Birçoğunuzun çok özel yüksek yaşam amaçları var. Niyet edin.
Ama her şeyden önce AFFEDİN; kendinizi ve herkesi.
Hiçbir ruh nedensiz yere girmedi o bedene, her şeyi bilmeye çalışmayın sadece kabul edin ve sevin. Sevgiyle büyümeye niyet edin. Sevgiyle yürümeye…
Hissedin, yaradılışınızdaki saf ve ilahi sevgiyi hissedin. Bir kişi bile yüreğinde yarattığı ve çoğalttığı, tüm insanlığa yolladığı enerjiyi sevgiye dönüştürebilirse, bir bir yapabilirseniz bunu, nasıl hızla yükseleceğinizi düşünün. Tüm insanlığın tek ihtiyacı olan enerjinin sadece saf sevgi olduğunu hatırlayın. Ruhunuzla bütünleşin; nefesinizle ve niyetinizle. İzin verin ve kabul edin; ödevlerinizi ve amaçlarınızı hatırlamaya.
Tüm insanlığın tek ihtiyacı var; SEVGİ.
Birlik, beraberlik için tek ortak dil SEVGİ.
Huzur ve barış için tek ortak dil SEVGİ.
İnsanlık için şu an tek ve mutlak ilaç SEVGİ.
Aydınlanmış Üstadlardan Hilarion’un tüm Türk Halkı’na mesajıdır.
Bu yazı 8 Eylül 2015, 22.20’de Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından kaleme alınmıştır.