yol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2018 Perşembe

YOL HEP AYNI NOKTADA BİTER

Biri önden gider, yolu belli eder…
3-5 kişi onu takip eder.
Birileri başka başka yolları seçer.
Kimi döne döne gider,
Kimi kağnıya biner,
Kimi atı seçer…
Bir yıl önce başlayan da
Beş bin yıldır yolda olan da
Gider gider gider
Yol hep aynı noktada biter.
Nereden geldiğin değil
Ne hızla gittiğin değil
Neden yolda olduğun hiç değil…
Sonunda nereye geldiğin seni sen eder.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 18.10.2018 - 13.00


6 Haziran 2017 Salı

ŞEFKAT, MERHAMET, HOŞGÖRÜ

Şefkat, merhamet, hoşgörü deyince akla naiflik, duygusallık gelir ilk anda. Oysa şefkat, merhamet ve hoşgörü ne boynu büküklüktür ne acıma, ne alttan almadır ne susma, ne görmezden gelmedir ne de kaçma. Güçlü olmak gerekir aksine bu yolda.
Merhamet gösterirken, çok acıtsa da, izin vermek gerekir yaşanacak ne varsa.
Hoşgörü de geri adım atmak değildir aslında. Henüz kendini teslimiyete taşımamış olsa da, onun yolunda durmamaktır aslında. Herkesin yolu kendi aklıyla çizilir eninde sonunda. Sonsuz seçenek olsa da kişi gider kendi aklının yolunda.
Şefkat karıştırılsa da acımak değildir asla. Kucaklamaktır, sarılmaktır, sarmalamaktır aşkla, kimi zaman hiç anlaşılmasa da, hep yanında olmaktır kendi yolunda gidenin 3 adım arkasında.
Şefkat, merhamet, hoşgörü yoktur ilahi boyutta! Saf, sonsuz, koşulsuz sevginin olduğu alanda sadece ışık vardır aslında. Saf olan saydamdır, saydam olan geçirgendir mutlaka. Sarar ve sarmalar sevgi eninde sonunda olanı da olduranı da bu yolda. Ama sizin bulunduğunuz dünyada bir ışık yakar merhamet ve hoşgörü şefkat yolunda. Şefkat deyince önce hoşgörü anla sonra merhamet gelir yüreğine nasılsa.
Sen yolda olsanda yanından geçerken aydınlatırsın bir anlığına. Sonrasında gözünü açıp da koyulmazsa yola kalır yeniden karanlıkta. Sen hiç oyalanma, durma, duraksama, devam kendi yolunda, arkan aydınlanıyor nasılsa.  Sen dönüp bakmasan da dizildiler, çıktılar yola. Yolda olan çoğaldıkça aydınlanacak tüm dünya. Ama sen oyalanma kenarda kalanla, o kendi seçti kendi aklıyla. Gün gelir duyarsa; ruhunun sesini duyarsa, koşar gelir yanına.
Sevgimiz akıyor sana ve tüm insanlığa şimdi ve daima.
Bu yazı 6 Haziran, 2017 Salı günü saat 13.11 itibariyle İstanbul’da F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından kaleme alınmıştır.


16 Mayıs 2017 Salı

HATA YOKTUR MANA VARDIR!

Hata yoktur hayatta,
Anlamlar vardır yaşanmışlıkta.
Gören göz için koca bir mana,
Kör yürek içinse zifiri karanlık olsa olsa...
Durdukça ve oyalandıkça
Sadece yükün artar sırtında,
Sen bir koyul yola
Gerisi gelir kolayca...
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul 15 Mayıs 2017

10 Mayıs 2017 Çarşamba

VAKTİ GELDİĞİNDE DEVAM ETMEK İÇİN; ŞİMDİ!

Dünyanın dört bir yanında, yüreklerindeki saf sevgiye odaklanan insanların açtığı yolda, kimi elinde cılız bir ışıkla, kimi tam aydınlanmışlıkla yol aldı yıllarca. Duranlar oldu ve dönenler… ve hatta aşağı düşenler… Bir o kadar da yeni gelenler… Zirveye yakın konumda, bir ara kamp alanında, dinleniyorlar şimdi adeta. Vakti geldiğinde devam etmek için yola bir başka yaratımda!
Dostlar var onların arasında, dostlarınız var aslında. “Bırak, yaşadığın karmaşanın arasında sıkışma, kaldır kafanı bir bak buraya; sal korkularını, çöz zincirlerini, at yüreğindekileri, koyul yola” diyorlar adeta! Hala vakit varken UYAN diyorlar kısaca. Bugün, şu ANda, koy bir elini başına, diğerini göğsünün tam ortasına, sor bakalım neler diyorlar zihninle ruhun aynı anda! İzin ver kendine; anlamaya. Kabul et sonrasında. Yardım sonsuz, yardım sınırsız; alsana! Haydi dostum sen de kervana katılsana. Bir izin versen ya hatırlamaya, bildiklerin yeter de artar sana.
Sevgimiz sonsuz ve sınırsız akıyor tüm insanlığa, şimdi ve daima.
Bu yazı 10 Mayıs, 2017 Çarşamba günü F.Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.

26 Nisan 2017 Çarşamba

MECAZLARDAKİ MANA SİZİN SANDIĞINIZDAN ÇOK DAHA FAZLA

Farkına varmaya niyet etmekle çıkılır yola.
“Korkularımın farkına varmaya niyet ediyorum, şimdi” diyerek…
“Duygularımın; gerçek, derinlere gizlediğim, üstünü itina ile örttüğüm duygularımın farkına varmaya niyet ediyorum, şimdi” diyerek…
“Düşündüklerimin; an be an düşüncelerimin farkına varmaya niyet ediyorum, şimdi” diyerek çıkılır yola!
Sonrasında yardım akar sonsuz ve sınırsızca…
Bazen bir kaya yuvarlanıp, yürümeye çalıştığınız yolu kapatıyorsa, bazen bir yılan sizi arkanıza bakmamacasına kaçırtıyorsa, bazen makinistin saati sizinkinden 1 dakika ileri gidiyor ve tren kaçıyorsa…. Bilin ki yardım akıyor sonsuz ve sınırsızca!
Mecazlardaki mana sizin sandığınızdan çok daha fazla!
Her şeyi bilen parçanızsa gülümsüyor yolun sonlunda; aç kollarını kucaklaş onunla. Al içine sarmala. Hayat o zaman çok daha kolay akacak anla.
Bir derin nefes al şimdi ve başla.
Geç diye bir şey yoktur, anımsa. Dün söyledik ya; zaman dediğiniz sizin zihninizin yarattığı bir paradoks aslında.
Şimdi, şu anda, bugün burada varsın ya sen aslında, yeter gücün OL’maya BİR ve BÜTÜN tüm KAİNAT’la ve tabii ki YARADAN’la.
Sevgimiz sonsuz şimdi ve daima
Bu yazı 26 Nisan 2017, Çarşamba günü saat 10.10 itibariyle F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.


13 Mart 2017 Pazartesi

SADECE HATIRLA!

Bir kelam etsem; bin yüreğe dokunsa. Oklar fırlasa her yürekten milyonları bulsa. Milyonlardan akan çağlayan olsa, tüm evren ışıldasa.
Bir kelam etsem; içi dışı sevgi olsa…
Gör artık, anla! Yüreğindeki yumruk, boğazındaki düğüm, başındaki ağırlık sensin aslında. Hadi kalk ayağa, çık yola. Doğan güneşe dön yüzünü, bastığın yer balçık da olsa. Niyetin başını hep yukarıda tutmaksa göreceğin ay olur, yıldız olur gün batsa da.
Hadi sevdiceğim, anam-babam, karındaşım, dostum, sırdaşım, komşum, yoldaşım… katıl bana. Sevmekten erinme, gücenme, usanma; sevgi kurtaracak seni, artık anla. Sil bütün hesapları, sal öfkeni toprağa… Ört üstünü, şifalandır açıkta yara bırakma. Derslerini bitir, ödevlerin kalmasın yarına.
Ahh sevdiceğim, anam-babam, karındaşım, dostum, sırdaşım, komşum, yoldaşım, benden sana dökülmez ağzımdan, saçılmaz yüreğimden, salınmaz elimden, sevgiden başka.
Bir vazife aldım geldim bu dünyaya. Vakti geldiğinde söylemek için sana, o an duyman gereken ne varsa. Gerisi senin bileceğin iş nasıl olsa. Sadece hatırla, sen, sen olmaya geldin bu dünyaya, yapman gereken ne varsa hepsine yetecek gücün var aslında. Gücü başkasında arama, gücünü yok varsayıp karanlığa aldanma. Yak içindeki ışığın fitilini, koyul yola. Çok mu karanlık geldi bulunduğun oda? Aç kapıyı çık dışarıya, gün ağaracak eninde sonunda.
Yazarım yazmasına daha çok da, yazmak yetseydi insanlığa…! Sen sadece yüreğini aç bana!
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 12.3.2017


29 Ocak 2017 Pazar

ÇAMUR BALÇIKLA SIVANAN EKİNLER Mİ, YOKSA...?

Ne ekersen, onu biçersin; çamur, balçıkla sıvanan ekinler mi, yoksa yürekler mi?
Peki ya güneş balçıkla sıvanır mı?
Eğer yeterince balçık hazırlanmışsa kaplanır da... eninde sonunda güneş kurutur, çatlatır, döker ortalığa. Güneşin sıcaklığına ve ışığına dayanamaz hiçbir balçık nasılsa...
Balçığı hazırlayanlardan da olma, sıvayanlardan da! Meydan kararmışken uykuya dalanlardan da olma ama! Sonra, güneş yeniden parladığında gözlerin kamaşır da tökezlersin yolda!
Sen yüreğinin aydınlığında hep yürü, hiç durma. O gün gelip toz duman savrulduğunda balçığı sıvayanlarla yan yana durma.
Yola çıkanlar oldu, sen de katıl onlara. Önde gidenlerin ışığı aydınlatıyor ya tüm yolları nasılsa...
Yola çıkanlar henüz anlamasalar da yeniden gün ağardığında görecekler; aldıkları yol yeter onlara.
Sevgimiz sonsuz ve sınırsız akıyor tüm insanlığa şimdi ve daima.
Bu yazı 24 Ocak 2017, Salı günü saat 23.40 itibariyle F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İatanbul'da kaleme alınmıştır.

29 Nisan 2016 Cuma

ŞİFANIN ŞİFRESİ - IŞILDAYAN HAYATLAR'IN YENİ ÇALIŞMA PROGRAMI BAŞLIYOR

ŞİFANIN ŞİFRESİ
Kendi şifa yolunuzun kapısını açacak şifreyi çözmeye davetlisiniz.

Amaç
Fiziksel hastalıklar/rahatsızlıklar enerji boyutundaki değişimlerin, direnç ve etkilerin madde boyutundaki yansımasıdır.
Enerjinin hangi tesirle, neden değiştiğini anlayabilmek hastalığın en güçlü ve hızlı şifa bulma yöntemidir.
Bedeninizin size göstermeye çalıştığını anlamak, gerçek nedeni ve kaynağı sorgulamak, bilinç seviyesinde yaratacağınız farkındalık ile şifa bulmak istiyorsanız karşınıza çıkan bu 21 saatlik çalışma fırsatını kaçırmayın.
Yaşam akışında hiçbir şey tesadüf değildir.

Kimler Katılabilir?
Doktor kontrolünde olan/olmayan, ilaç kullanan/kullanmayan, herhangi bir modern tıp tekniğini değerlendiren/değerlendirmeyen … kısaca herkes katılabilir. Zira bu program modern tıp çalışmalarına karşı ya da ilave değil, tamamen bağımsız, sadece varoluşla ilgili çalışmaları kapsar.
Kişiyi yoran, zorlayan, yaşam kalitesini ve/veya psikolojisini ciddi etkileyen her türlü sorunu olanlar için uygundur.

Süre
Çalışmalar 3 oturumda 09.30-16.30 saatleri arasında yapılacaktır.
Oturumların ilk 2si ardışık günlerde, 3.sü ise 21 gün sonra gerçekleşecektir. Her program için seçilen günler program takvimi başlığında belirtilmiştir.

Takvim
10 Mayıs, Salı
11 Mayıs, Çarşamba
1 Haziran, Çarşamba

İçerik
Beden-Zihin-Ruh üzerine genel tanımlar
Şifa kavramı ve etkenleri
Şifayı etkileyen enerjiler ve şifa enerjileri
Değişim ve dönüşüm için enerji seviyesini temizleme ve yükseltme
Bedensel-zihinsel-ruhsal şifa çalışmaları
Yaratımın gücü ve zihinsel farkındalıklar
Bedenimizin mesajlarını doğru alma ve anlamlandırma
Zihnimizin mesajlarını doğru alma ve anlamlandırma
Ruhumuzun mesajlarını doğru alma ve anlamlandırma
Çalışmaların büyük çoğunluğu yönlendirilmiş meditasyon tekniği ile yüksek enerji seviyesinde gerçekleştirilecektir.

Ücret bilgisi için lütfen iletişime geçin.



11 Mart 2016 Cuma

YAŞAM DENEN YOLCULUK

Bir bebek gözünü açtığı anda bu dünyaya yaşam yolculuğu da başlar ki bu yolculuk ruhun kendi seçimiyle sadece büyümek, aydınlanmak, ödevlerini layıkıyla yapıp bitirmek ve varlığını yüceltmek, aydınlatmak için yaptığı seçimlerin bütünüdür.

Dolayısıyla içinde siz insanların acı, hüzün, keder, elem diye tanımladığı duygular da vardır. Huzur, aşk, keyif, neşe, coşku diye tanımladıkları da… ve insan varlığı her anını yaşarken aslında bir yandan da yürür bu yolda. Bazen acı sanılanın içinde coşku, başarı sanılanın içinde hüzün vardır.

Yürünen yollar sonsuz denilebilecek çeşitlilikte olmakla birlikte ruha katkısı, tesiri benzerdir. Çünkü her ne oluyorsa ve her ne şekilde oluyorsa olsun ruhumuzu götürmek istediği nokta tek’dir: BİR olduğumuz bilinci ve sadece saf, sonsuz ve koşulsuz sevgi olabilmek, sevgi kalabilmektir.

İşte bu yüzden her zaman herkesin bir şansı daha vardır… ve işte bu yüzden sizin için başkalarının ne yaptığı ya da ne yapmadığı değil, sizin kendiniz için ne yaptığınız önemlidir.

Siz, sadece kendinizden sorumlusunuz; şimdi ve daima. Siz yükseldikçe yükselecek olan bütünün içinde tüm insan varlığı var şimdi ve daima.

Bilmek için görmek gerekmez çünkü görmek için 2 göz yetmez!

Bilmek için anlamak gerekmez çünkü anlamak için zihin yetmez!

Geçmiş sadece öğretebildikleri olduğu sürece geçmiştir ve değerlidir. Siz öğrenmedikçe geçmiş dediğimiz her daim şimdi’dir. Siz öğrenmedikçe tekrarlayan acılar, hüzünler, kederler, düşüşler, çöküşler, yıkımlar, bitişler değildir; dersinizdir tekrarlayan!

Bir kısım dersler tamamlanmış olsa da, birçoğunuzun hala tamamlaması gereken dersleri var. Sanmayın ki çok zamana ihtiyacınız var, çoğunuz için bu ödevleri tamamlamak an meselesidir. Hayata geliş amacınızın tekamül etmek olduğunu hatırlayın, kabul edin ve niyet edin. Sadece bu niyetle bile yürümeniz gereken yolun aydınlandığını hissedebilirsiniz.

Sonra, aydınlığı seçin, yüreğinizin gözünden baktığınızda size iyi geleni seçin. O aydınlatılmış yolda yürürken karşınıza çıkan tüm zorlukların, taşların ve kilitli kapıların, çatık kaşlı, taş kalpli insanların sizi yukarı, daha yukarı taşımakta olan basamaklar olduğunu bilin. Ne kadar azgın dalgalarla boğuşsanız da berrak ve dingin suların sizi beklediğini bilin.

Korkuyu silin yüreğinizden. Korunduğunuzu bilin. Yüce Yaradan’ın ve onun tüm görevlendirdiklerinin yardımını isteyin. Desteklendiğinizi bilin.

Sonsuz ve sınırsız olan sevgiyi hissedin, koşulsuzca sevildiğinizi bilin.

Yargılamayın, yorumlamayın, sadece kabul edin ve büyümeyi seçin, şimdi ve daima.

Henüz vakti gelmemiş demeyin!

O ilk nefesi aldığınız anda sizin için kum saatinin döndüğünü bilin.

Bitmemiş olabilir, sırası gelmemiş olabilir ama başlamamış olması mümkün değildir, kabul edin.

Alfabe A harfinden başlar, fark edin.
Binalar temelinden kurulur, hatırlayın.
Tırnak kökünden büyür, görün.

Vakti gelmemiş demeyin! “Bitirebildiklerime şükürler olsun, devam ettiklerime güç olsun, başlayacaklarıma niyet olsun” deyin.

Yürüyün, hep yukarıya, hep aydınlığa, hep ışığa yürüyün. Sizi besleyen, sonsuz ve sınırsız, saf ve koşulsuz olan sevgiyle.

Aydınlanmış Üstad’lardan

Bu yazı 10 Mart 2016, Perşembe günü saat 14.50’de F.Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.


* Fotoğrafıyla katkısından dolayı Karin Alyanakziya'ya teşekkürlerimizle.