25 Ağustos 2016 Perşembe

RUHUMUZLA BİR

Kulağınla duyduğunu kalbinden geçir ki ruhun el versin ona.
Gözünle gördüğünü gönlünden geçir ki seçmen gerekeni söylesin sana.
Dilinden dökülmeden sor ki duyursun sana.
Boğazındaki düğümleri, sırtındaki kamburu, midendeki taşları at ki hızla yol açsın sana.
Her birimiz sevgiyle yükselmek için buradayız; her daim gülümseyerek, huzurla yaşamak olmalı tek arzumuz şimdi ve daima.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni

20 Temmuz 2016 Çarşamba

KRONOLOJİK OLARAK GELEN REHBERLİKLERİ PEŞ PEŞE OKUMANIN ETKİSİ FARKLI OLACAKTIR İNANCIMLA

Sizin için derledim; kronolojik olarak gelen rehberlikleri alt alta koyup sırayla okuyunca sizde yaratacağı etkinin farklı olacağına inanıyor, okumanız ve okutmanız dileğimle sevgimle paylaşıyorum.
Alıntı yaptığım yazılarımın tam metinlerine sağ yandaki listeyi kullanarak kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
F.Ebru Tolan Karahasanoğlu

15.12.2014
Aydınlanma çağında olduğumuzu kabul edin! Algılarınızı açın, gözlerinizi açın; tüm gözlerinizi!
Sevgiyle açın, hoşgörüyle açın, tevekkülle açın…
Kucaklayın birbirinizi ve enerjinizin yükselmesine izin verin, akışta kalın, sevgiyi alın ve sevgi verin.
Pişmanlıkları, öfkeyi, haseti bırakın! Kine, nefrete ihtiyacınız yok.
Sadece affetmeye var!

9.1.2015
Hala dışarıdan medet umuyorlar.
Kendi kendilerinin kurtarıcısı olmak zor geliyor.
Başkası gelsin ve çeksin onları istiyorlar, çamurdan dışarı, pislikten dışarı, karanlıktan dışarı, hastalıktan dışarı, düzenden dışarı…
Oysa, o zamanda ona bağımlı olacaklar, yine “kendileri” olmayacaklar.
Biz, kendiniz olun istiyoruz. Kimseye ihtiyacınız yok. Biz size bu gücü verdik. Sizi yaratırken bu güçle yarattık. Ne bir makineye, ne bir gruba, ne bir yönteme ihtiyacınız yok. Başka insanların yolu sadece onlar için. Sizin her birinizin kendi yolu var. Kendi yolunuz içinizde. Kendi gücünüz var, enerjiniz var.

6.1.2015
Sevgi evrenseldir. Sevgi enerjidir. Sevgi güçtür. Yüreğinizdeki sevgi tohumunu sulayın; öfke, kin, haset, ihtiras, kibir tohumlarını değil.
…ve o çocuklar size bu sevgiyi hatırlatmak için buradalar. Çünkü unuttunuz o sevgiyi, hatırlayın, hissedin, geç değil.
Atalarınız vatan kurtardı sizin için. Sizse dünyayı kurtaracaksınız insanlık için.
Bizim de sizi sevdiğimizi bir an bile unutmayın, hiç tereddüt etmeyin. Yanılgıya düşüp yoldan dönmeyin.

5.2.2015
Oku!
Sana verilen tüm bilgileri oku! Akıl süzgecinden geçir. Kalp kapını aç, yürek gözünle bir daha oku. Sevgi olmayan, ilahi sevgi, ilahi ve sonsuz aşk olmayan hiçbir şeyin içinde büyümesine izin verme.

7.2.2015
Neden deme! Nedeni bilip bilmemen bu gerçeği değiştirmeyecek. Sadece ilahi düzene güven, Allah’tan gelene inan. Sadece yüce Allah’tan gelene! Bunu bulmak da senin vazifen.

20.3.2015
Hala daha iki gözünüz, kalbiniz varken UYANIN!
Sizden öncekiler ölüm denen anda uyandılar. Artık yapacak bir şey kalmamıştı yeniden bedenlenmekten başka.

21.4.2015
Nasıl olacak diyor bir çoğunuz? Bu savaş dolu dünyada? Bu hırs, kibir, öfke dolu dünyada? Bu paranın vezir, "hak"’kın rezil olduğu dünyada, nasıl olacak???
Bilin ki hiçbir şey nedensiz değil! Bunu siz yarattınız!
Tüm olumsuzlukları yukarı havale edin, bilin ve hatırlayın ki ne bir kuş uçar, ne bir dal oynar O’ndan habersiz. Siz yüreğinizi doldurmayın kinle, nefretle, hırsla, kibirle, öfkeyle…
Siz sadece sevgiye yer açın yüreğinizde.

8.9.2015
Çok işimiz var!
İnsanlık adına yapacak çok işimiz var!
İnsan olarak yapacak çok işimiz var!
Hala uyumayı tercih edenler var aranızda. Hala sorumluluğu başkasına yüklemeye çalışanlar… Hala görmezden gelmeye çalışanlar var! Hala göstermemeye çalışanlar var! ... ve en önemlisi hala tek yolun SEVGİ olduğunu idrak edememişler var aranızda.
Bunca yıl görmediniz; bir bir yitip giderken canlar, hissetmediniz. “Onlar” dediğinizin aslında “siz” olduğunu idrak edemediniz. Bir bütünün, ezelden ebede bütün olan ve bütün olacak olanın sadece bir parçası olduğunuzu hissedemediniz. Gelen mesajları almadınız, rehberlikleri almadınız. Sevgi söylemlerini duymazdan geldiniz. İnsanlık adına tek kurtarıcınız olan SEVGİyi dillendirenleri dinlemediniz. Hala dinlemiyorsunuz! Hala kurtuluşu başkasında arıyorsunuz.
10.10.2015
Bugün ne yazık ki, değerli Türk halkı, yüzyılların birikimi olan bir negatif enerji patlaması ile çok büyük bir trajedi yaşadı.
Bizler, şu an görevli ışık varlıkları, dünya üzerindeki her bir Türk insanı için çalışıyoruz, emin olun. Ancak, içinizdeki öfke öylesine büyük ki, yüreğinizde büyüttüğünüz nefret o kadar ele geçirmiş vaziyette ki her birinizi, zorlanıyoruz.
Siz, hür iradenizle, iyiliği, barışı, sevgiyi, huzuru, kardeşliği, saygıyı… seçmediğiniz sürece zorlanıyoruz. İçinizdeki bir avuç, ne olursa olsun, öfkesini kontrol edip yerine sevgi koyabilen, korkularını salıp yerine sevgi koyabilen, bir avuç insanın yükseltmeye çalıştığı enerji dalgasını bizler de misli misli yukarı çekmeye çalışıyoruz.

11.10.2015
Kimimiz daha çok, kimiz daha az ama HEPİMİZ sorumluyuz.
Bugünleri biz yarattık! Duygularımızla, düşüncelerimizle, inanç kalıplarımızla, sözcüklerimizle, yazılarımızla, … biz yarattık!

22.01.2016
Siz siz olun, ruhunuzun sesini dinleyin, göreviniz olsa da dinleyin, olmasa da dinleyin. Vakitsizce gitmemek için dinleyin. Buradayken ışık saçmak için dinleyin. Yürümek ve yücelmek için dinleyin. Yükselmek ve yükseltmek için dinleyin. Sevgi yolunda, HAK yolunda, aydınlanırken aydınlatmak için dinleyin.

21.3.2016
Kendi içinizdeki lambayı yakmadan etrafınızı aydınlatamayacaksınız, artık anlayın!

12.4.2016
Nefreti salıvermeye niyet ettiğinizde sevgiye dönüşür.
Acıyı, hüsranı salıvermeye niyet ettiğinizde sevgiye dönüşür.
Sadece salıvermeye niyet etmek için anlamlandırmanızı bekler ruh. Ben bu acıyı neden yaşadım? Büyümem için gerekli miydi? Yaşadığıma göre gerekliydi. O zaman neden yaşadım? Kendimi mi cezalandırmaya ihtiyacım vardı? Yoksa???
21.4.2016
Nefesiniz ve niyetinizle yola çıkın, inanç, teslimiyet ve kabulünüzle ilerleyin. 
Saf, sonsuz, koşulsuz sevgiyle yükselin.
Hala bekliyorsanız neyi beklediğinizi değil, neden beklediğinizi sorun?

23.4.2016
Seçim yapacak olan sizsiniz. Görmeye ve anlamaya niyet edecek olan sizsiniz. Almayı isteyecek olan sizsiniz. Alabilmek için sonsuz ve sınırsızca, yüreğinizdeki saf ve koşulsuz sevgiyi önce kabul edip, sonra fark edecek ve büyütmeye niyet edip, büyütecek olan sizsiniz. Büyütecek ve sizi içeri alıp yükseltecek olan şu an boğulduğunuz deniz olabilir mi? 

30.6.2015
Sizin talihsizlik diye adlandırdıklarınızın hepsi ama hepsi sizin gönül gözünüzü açmak için hazırlandı.
Sizler, şu an Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde nefes alan varlıklar, bilin ki bu yaşamı, bu milleti, bu milliyeti siz seçtiniz. Tarih boyunca aldığınız yardımların gerçek anlamlarını idrak etmeye niyet etmiş olsaydınız şu an farklı bir gerçeklikte yaşıyor olacaktınız.
Bu bizim size yapabileceğimiz son uyarı. Yardım sonsuz, yardım sınırsız, hep vardı ve hep var olacak. Bundan şüpheniz olmasın. Ama “uyarı” son.
Anlamanız gerekmiyor; şimdilik.
Anlamlandırmanız gerekmiyor; şimdilik.
Kabul edin yeter; vazifeniz olduğunu, sizin sizden başka kurtarıcınız olmadığını, tek yolun SEVGİ olduğunu ve hem kendiniz için, hem milletiniz için, hem de tüm insanlık için artık UYANIN!

15.7.2016
Olması gereken oldu! Bu bir gerçektir. Ne senin, ne onun, ne geçmişin ne geleceğin doğrusudur; bu bir gerçektir. Olması gereken oldu!
Bugün, herkesin kendi gücünü –yani ruhunun, özünün gücünü- kabule geçme günüdür.
Bugün; sevgi olma, sevgi yayma ve sevgiyle yükselme günüdür.
Bugün; artık olanın olması gereken olduğunu çünkü görünenin ötesinin var olduğunu kabul günüdür.

16.7.2016
Niyetiyle ayrışanların yükselme vakti geldi.
Dön içine, niyetine bak.


17 Temmuz 2016 Pazar

DÖN İÇİNE, NİYETİNE BAK

Niyetiyle ayrışanların yükselme vakti geldi.
Dön içine, niyetine bak.
Dön içine, niyetine bak.
Dön içine, niyetine bak.
Niyetiyle ayrışanların yükselme vakti geldi.
İstanbul, 15.07.2016


Bu kısa ama bence çok anlamlı, derin rehberlik hepimizi yürekten sarsan 15 Temmuz olaylarının yaşandığı anda geldi. 

Üzerinde yüreğinizle düşünmenizi çok isterim. 
İçinize dönebilmenizi çok isterim.
Çünkü ben sizler, niyeti yükselmek olanlar hızla, kolaylıkla yükselebilsinler diye beden-zihin-ruh şifanıza yardım etmek için bu dünyada, bu görevde, bu zamanda varım.

Şimdi ve daima sevgiyle, Ebru

ARTIK KENDİNE SORMA VAKTİ GELMEDİ Mİ?

Yüreğini derin bir acı, keder kaplamışsa iyiye, güzele yer düşmez… Bir de derinden bir öfke, nefret kuyuları kazılmışsa güzellik yeşermez…
Oysa ne karanlıktır sizi yukarı çıkartacak olan, ne de yaralar…
Olması gereken oldu! Bu bir gerçektir. Ne senin, ne onun, ne geçmişin ne geleceğin doğrusudur; bu bir gerçektir. Olması gereken oldu!
Neden oldu, neden böyle oldu, niçin olması gerekti….? Tüm bu soruların cevabı da var elbette! Ama sen artık bu soruları sorma vaktini geçtin. Çünkü olması gereken oldu!
Öyleyse bırak değerlendirmesini siyasetçiler, toplumbilimciler, askerler, … yapsın, tarihçiler yazsın.
Sen niye buna şahit oldun?
Sen neden bu zamanda bu memlekette doğan insan oldun?
Sen neden tüm bu yaşanılanlara taraf oldun?
Dur ve bu soruları sor sadece KENDİNE!
Olması gereken olduysa benim görmem gereken ne?
Bana anlatılmaya çalışılan ne?
Benim artık öğrenme vaktim gelmiş olan ne?
Benim bitirmem gereken dersim ne?
Benim temizlemem gereken yüklerim ne?
Çünkü ruhun şu an bu dünyaya, bu bedende, bir Türk evladı olarak, adın her neyse, inancın her neyse, yaşın, eğitimin, mesleğin her neyse… neden geldiğini sana anlatabilmek için sabırsızlanıyor. Bil ki ruhun, sen onun gücünü kabule geçmedikçe acı çekiyor.
Ancak kendi gücünü kabule geçen ışık verir tüm dünyaya ve evrene.
Bugün, herkesin kendi gücünü –yani ruhunun, özünün gücünü- kabule geçme günüdür.
Bugün; sevgi olma, sevgi yayma ve sevgiyle yükselme günüdür.
Bugün; artık olanın olması gereken olduğunu çünkü görünenin ötesinin var olduğunu kabul günüdür.
Şimdi ve daima sevgimle
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu


30 Haziran 2016 Perşembe

TÜRK MİLLETİ'NE - ÖZEL BİR YAZI

Sizin talihsizlik diye adlandırdıklarınızın hepsi ama hepsi sizin gönül gözünüzü açmak için hazırlandı.
Sizler, şu an Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde nefes alan varlıklar, bilin ki bu yaşamı, bu milleti, bu milliyeti siz seçtiniz. Tarih boyunca aldığınız yardımların gerçek anlamlarını idrak etmeye niyet etmiş olsaydınız şu an farklı bir gerçeklikte yaşıyor olacaktınız.
Oysa, ne yazık ki, içinizde sadece çok azınız saf, sonsuz ve koşulsuz sevgiyi öğrenmeye niyet etti. …ve yine ne yazık ki çok azınız zihninin kontrolünü kendi ruhuna verdi … çoğu, kendilerini, ruhu ele geçirilmiş başka karanlık zihinlere terk etmeyi seçti!!! (Bu cümleyi, kalbinizde anladığınızdan emin olana kadar lütfen bir kez daha, bir kez daha okuyun sevgiyle.)
Ancak tüm bu ilahi gerçeklikler şu an sizin için bir “son”un geldiğini ifade etmiyor. Aksine hala daha bir şansınız olduğunu söylüyor.
Bilmeyi isteyenler; sorun?
Başka bilmem gereken ne var? diye…
Görmeyi isteyenler; sorun?
Başka görmem gereken ne var? diye…
Hissetmeyi isteyenler; sorun?
Başka hissetmem gereken ne var? diye…
Yeter ki sorun!
Bu yol arkadaşınız; sizinle an itibariyle bu ülkenin havasını soluyan bu tanıdığınız (yani Firdes Ebru) bizim göstermeye çalıştıklarımızı ve tek çözümün sadece SEVGİ olduğunu defalarca kaleme aldı. Onlarca kez yayımladı… Çok azınız itibar ettiniz, çok azınız gerçekten o farklı enerjiyi yüreğinizde hissettiniz. Bunda yanlış yok. Zaten farklı durumda olsaydınız tüm bu yaşananlar sizin gerçeğiniz olarak tarihe geçmeyecekti.
O yüzden, biz bir kez daha kendisine vazife verdik. Yeniden bu kelimeleri dikte ettirdik. Bu sefer üslubumuz farklı; tabii ki farkındayız.
Bu sefer çok daha açık ve netiz. Çünkü artık çok vaktiniz kalmadı.
Hızla, şimdi, topyekün uyanmak ve uyandırmak zorunda olduğunuzu tam yüreğinizde, tüm hücrelerinizde, beyninizin her kıvrımında doyumsama, sindirme vaktiniz geldi.
Başka yardım olmayacak.
Bunu açık ve net söyleyebiliriz. Yani birçoğunuzun hala beklediği bir 2.Atatürk olmayacak. Çünkü SİZ varsınız; bu coğrafyada, bu ülkede, bu milletin insanı olarak var olmayı seçmiş olanlar; siz varsınız!
Bir bir değil artık, topyekün uyanma vaktiniz geldi. Biz size, sizin görmeyi beklediğiniz, biraz çocukça görmeyi hayal ettiğiniz yardımı yapmıyoruz. Ama bilin ki kesinlikle yardım ediyoruz. İşte bu okuduğunuz yazı da bir yardım. İstesek bu yazıyı milyonların okumasını sağlayabiliriz. Ama bekliyoruz; içinizden kaçınız gerçekten gücün kendinde olduğunu kabul edip, ilk adımı atması gerekenin kendisi olduğunu kabul edip, okuduklarının görünenin ötesinde bir anlamı olduğunu kabul edip … bu yazıyı tekrar tekrar okuyacak ve yapması gereken 1.vazifeyi yapıp başkalarına da okutacak?
Bekliyoruz.
Bizim için sabır sonsuz, bizim için hoşgörü sonsuz çünkü bizim için SEVGİ sonsuz. Ama artık sizin için zaman dar, sizin için şartlar ağır, sizin için sunulan imkanlar sadece kabulünüzle var! Siz kabule geçmediğiniz sürece bilin ki sınırlandırdığınız sadece kendi realiteniz. Oysa ilahi gerçeklik farklı; sonsuz, sınırsız…
Kendi doğrularınızın içinde boğulmayı bırakıp ilahi gerçekliğe sevginin gücüyle, sevginin ışığıyla yürüme vakti çoktan geldi.
Hani o saydığınız bir dizi olay var ya, her biri yardımdı size! Işığa kavuşmuş olanlar bilin ki vazifelerini layıkıyla yaptılar; bu ülkede, bu zamanda, bu milletin sevdalısı olma veya düşmanı olma görevini layıkıyla yaptılar.
Üzerine düşen görevi henüz yapmayan sizsiniz.
Gidenlere üzülmek yerine, görünene sövmek yerine, görünenin ötesine geçmeye niyet etmek için artık çok vaktiniz kalmadı.
Bu bizim size yapabileceğimiz son uyarı. Yardım sonsuz, yardım sınırsız, hep vardı ve hep var olacak. Bundan şüpheniz olmasın. Ama “uyarı” son.
Anlamanız gerekmiyor; şimdilik.
Anlamlandırmanız gerekmiyor; şimdilik.
Kabul edin yeter; vazifeniz olduğunu, sizin sizden başka kurtarıcınız olmadığını, tek yolun SEVGİ olduğunu ve hem kendiniz için, hem milletiniz için, hem de tüm insanlık için artık UYANIN!
Sevgimiz sizinle şimdi ve daima.
Bu yazı tüm Türk milleti için 30.06.2016 Perşembe günü saat 16.00 itibariyle Firdes Ebru Tolan Karahasanoğlu’na tarafımızdan yazdırılmıştır.

Konsey

6 Haziran 2016 Pazartesi

YİNE, YENİDEN RAMAZAN AYINDAYIZ; ŞÜKÜRLER OLSUN.

Tüm insanlığa hayırlı, aydınlık ramazanlar dilerim.

Oruç tutanlara sağlık ve afiyet dilerim. 

Tutamıyor, tutmuyor olsanız da oruca bir de bu açıdan bakın isterim: 
Oruç, özüne dönmektir. 
Bu dünyaya ait olanlardan bir süreliğine de olsa arınmaktır. 
Hafiflemektir. 
Kendi kendinle ve Yüce Yaradan'la bir olmaktır. 
Gönül gözünü açmaktır. 
Görmeyi istemektir. 
Anlamayı seçmektir.


Şükürler olsun.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu

23 Mayıs 2016 Pazartesi

IŞILDAYAN HAYATLAR YOLUNDA YENİ DÖNEM 28 MAYIS, CUMARTESİ BAŞLIYOR

IŞILDAYAN HAYATLAR YOLUNDA
YENİ DÖNEM
28 MAYIS, CUMARTESİ BAŞLIYOR
Her hayat bir özgür seçimdir. Önemli olan ruhun seçimlerini bedenin ve zihnin bu dünyadayken idrak edebilmesi ve tekamülünü tamamlayabilmesidir.
Yer
Işıldayan Hayatlar
Bayar Caddesi Demirkaya İş Merkezi No:97 Kat:10 Da:22 Kozyatağı-Kadıköy
Tarih ve Saat 
Çalışmalar aşağıdaki tarihlerde, 10.00-16.00 saatleri arasında toplam 4 oturumda gerçekleşecektir.
28 Mayıs, Cumartesi
                4 Haziran, Cumartesi
                11 Haziran, Cumartesi
                18 Haziran, Cumartesi
Ücret     
Çalışmalar küçük gruplar halinde yapılmaktadır,  sınırlı sayıda katılımcıdan biri olmak ve kesin kayıt için ön                     ödemenin 24 Mayıs, Salı gününe kadar yapılması gerekmektedir.  Bakiye, çalışmaların birinci gününde                               tamamlanır.
Ücret bilgisi ve ödeme detayları için lütfen iletişime geçin.
Kimler Katılabilir
Yüreğinin sesiyle, ruhunun yüklerinden arınmaya ve tekamül yolunda hızla ilerleyip kendi aydınlık geleceğini                 bugünden yaratmaya niyet eden herkes içindir.
Amaç
4 oturumda gerçekleşen bu çalışmaların sonunda katılımcının;
+ Bilincinin, gücünün, enerjisinin farkına varması,
+ Tekamül yolunda ilerlemesini engelleyen affetme yüklerinden arınması,
+ Farkındalıklarını arttırması, yaşam ödevlerini ve ruhunun üzerindeki yükleri idrak etmesi,
+ İlahi rehberlikleri alabileceği yüksek enerji seviyesine kendisini taşıyabilmesi,
+ Üst benliğiyle “bir” olabilmesi ve rehberlik alabilir hale gelmesi,
+ Yaradılışımızla bize bahşedilen şifa enerjisini fark eder, kullanır ve en başta kendini şifalandırabilir hale gelmesi,
öncelikli olarak amaçlanmaktadır.
Nefesiniz ve niyetinizle siz yola çıktıktan sonra açılacak ilahi kapıların sınırı yoktur.
Kapsam

Çalışmaların bir kısmı bilgilendirme, değerlendirme sohbetlerini kapsamakla birlikte çoğu yüksek enerji seviyesinde yönlendirilmiş meditasyonlar şeklinde katılımcının bizzat katılımı ile gerçekleşir.