niyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
niyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2020 Pazartesi

NİYETİN GÜCÜ

Bir dilek tuttuğunda

Gerçekleşeceğine inanmasan da

Yürekten istersin ya…

İşte o anda farkında olmasan da

Tüm evreni hareketlendirirsin

Arzularınla.

Niyetinin gücünü anla!

 

Ama bir başka zamanda

Ahh olsa dersin…

Keşke dersin…

Çok isterdim ama dersin…

İstersin!

Arzuladığını, dilediğini, niyet ettiğini sanır,

İstersin!

 

İşte o anda farkında olmasan da

Tüm inanç kalıplarını, korkularını,

Seni duraksatan kurallarını, kaygılarını,…

Dizersin peşi sıra

Zihin peronundan

Bir yük katarı yolcu edersin kainata.

Az gitmeden senin kara tren yolunda

Yakıt biter…

Yük şişer…

Motor iflas eder adeta

Dersin ki sonra

“Bak olmadı” bir kez daha.

“Diledim ama olmadı”

 

Olmayan ne aslında, bilir misin?

Olmayan senin oldurmadığın

Kendi varoluşunda.

 

Sen ışık olmadın ya her alanda

Sen sevgi olmadın ya kendi dünyanda

Yükler hâlâ omuzlarında, sırtında

Beyninin kıvrımlarında

Yüreğinin odacıklarında

Bir resim, bir obje…

Bir anı, bir olay…

Tetikliyor hâlâ

Yılan, solucan hatta çıyan kaynayan

Kör kuyu adeta.

İhtiyacın yok ki onlara.

Aç üstlerini, sal onları

Toprak Ana’ya.

Ne işi var yılanların, akreplerin,

Çıyanların, solucanların

Senin dünyanda?

Sen entomolog */ herpetolog** musun ki?

Öyle bile olsan

Mesleki defermasyon yaşama

Alıp onları İNSAN olan hayatına taşıma.

Özü IŞIK olansın sen

SEVGİ ile yaratıldın, hatırla.

Çık kendi karanlığından

Bak! Tehlike kalmadı mağaranın dışında

Gün ağardı,

Sırtlan kaçtı,

Çiçekler açtı.

 

Hadi katıl sen de aramıza.

İstanbul, 3.8.2020

 

 Not: Her Pazartesi akşamı olduğu gibi bugün de çalışacağız

Işıldayan Hayatlar'la Saf Sevgi Enerjisi Çalışma Grubu olarak

Katılmaya niyet ederseniz tüm detaylara bu linkten ulaşabilirsiniz....

Saf Sevgi Enerjisi Çalışması Detayları

 

* entomolog böcek bilimci

** herpetolog Herpetology:Sürüngenler,Amfibiler(karada ve suda yaşayan kaplumbağa ve semenderler)ve Caecilian’ları inceleyen bilim dalıdır.Bu alanda uzmanlaşmış bilim adamlarına Herpetologists(=herpetolog) adı verilir. https://nedir.biz.tr/etiket/herpetolog’den alıntıdır.


20 Aralık 2019 Cuma

ÇAĞRI - DAVET IŞIK VE AŞKLA

Her birinizin ama gerçekten her birinizin tek bir nefesine bile ÇOK İHTİYACIMIZ VAR!
İzleyin ve katılın...
Sonsuz sevgimle şimdi ve daima.
F. Ebru Tolan 

ÇAĞRI - DAVET IŞIK VE AŞKLA

19 Haziran 2019 Çarşamba

BOLLUK VE BEREKET ÜZERİNE - 11 HAZİRAN 2019, SALI GÜNÜ İSTANBUL'DA GERÇEKLEŞEN ÇALIŞMANIN NOTLARI


Bu yazı, 11 Haziran günü İstanbul'da yaptığımız meditasyon esnasında, bolluk ve berekete niyetle gelen grubun çalışma kayıtlarını 
kapsamaktadır. Her ne kadar sadece belli bir günde belirli bir gruba gelmiş gibi gözüksede, hepimiz bir ve bütünüz ve zaman sadece an'dır. Dolayısıyla, bir vesileyle bu yazı karşısına çıkıp "şimdi" okuyanların farkındalıklarının artmasına adeta şifalanmalarına vesile olacağına inancımla ve sonsuz sevgimle paylaşıyorum. 

F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni



Bolluk ve Bereket Niyet ve Şifa Çalışması
11 Haziran 2019 - İstanbul

Derin ve sakin nefeslerle devam edin hissetmeye ve tüm hissettiklerinizi kabule. Kabul ettiklerinizi değiştirip dönüştürmeye, salıp göndermeye devam edin nefesinizle ve niyetinizle.
Birçoğunuzun hala daha kalp çakrasında yükleri var, hissedin. İki göğsünüzün arasında nasıl da yaşanmışlıkları sıkıştırdığınızı ve biriktirdiğinizi hissedin. İhtiyacınız yok bunlara. İzin verin, devam edin her nefesinizle söküp atmaya.
Bu dünya boyutunda bilir olduğunuzu sandıklarınız ve gördüklerinizle oyalandıklarınız bugüne kadar sadece kendi tekamül yolunuzda, kendi yaşam planınıza seçerek aldıklarınızdı anlayın artık ve devam edin sonsuz ve sınırsız ışığın yolunda tüm yüklerinizden arınmaya, en başta kalp çakrasında.
Bir derin nefesle niyet edin bugün burada. “Hayatıma dokunmuş olan kim varsa hepsini ben aldım yaşam planıma, görmek için ve ilerlemek için kolaylıkla koşulsuz sevgi olma yolunda. Bugüne kadar göremediğim ne varsa bundan sonra kolaylıkla görmeye niyet ediyorum şimdi bugün burada ve affetmeyi seçiyorum daima. İhtiyacım yok bu yükleri taşımaya. Salıyorum gönderiyorum bugün burada ve hızla, kolaylıkla artık aydınlanması gereken tüm manalara ulaşmaya niyet ediyorum burada. İzin veriyorum anlamaya kendime, izin veriyorum hatırlamaya kendime burada. İşim yok başkasıyla. Ben en başta kendi ışığımı yakmak için geldim bu dünyaya. Kendi tekamül yolumda ilerlemek için geldim bu dünyaya, bu boyuta. Ben seçtim, ben istedim de bedenlendim bu dünyada, bu zamanda. İhtiyacım yok bu yükleri daha fazla tutmaya.”
Derin ama sakin nefeslerle az önce yürekten ettiğiniz niyetinizle salmaya başladığınız yüklerin hafifliği ile, ilahi ışığın içinden geçerek ilahi ışığın korumasıyla hızla ve kolaylıkla devam edin yükselmeye. Devam edin her nefesinizle yükselmeye.

Ve bir derin nefesle hissedin boğazınızdaki düğümleri adeta. Bir hayat boyu tuttuklarınızı, tutunduklarınızı hissedin adeta izin verin hatırlamaya, yüreğinizden gelip de boğazınızdan çıkamayanlar var ya, düğüm düğüm adeta bağlıyorlar sizi aşağıya. Oysa hiç ihtiyacınız yok buna. Çıkın yukarıya, çıkın yukarıya, çıkın yukarıya.
Zihninizdeki karmaşayı hissedin bugün burada. İhtiyacınız yok o karmaşaya. Seçtikleriniz var orada, tutunduklarınız var orada. Oysa birçoğu safsata. İhtiyacınız yok onlara. Dayatmalara, ezberlere, gösterilenlere, öğretilenlere. İhtiyacınız yok onlara. Hoca dedikleriniz, büyük dedikleriniz sizden önce bu boyutta bedenlenmiş olanlar, dar bir alanda sadece kendilerine gösterilen kadarını aldılar ve aktardılar ya, artık ihtiyacınız yok buna. Çıkın bu dar alandan dışarıya, çıkın ezberlerinizden dışarıya, yükselin adeta ruhunuzla bir ve bütün. Ve devam edin aydınlanmaya. İhtiyacınız yok eski düzende takılı kalmaya.

Bugün burada niyetiniz olan bolluk ve bereketi hayal etmekle başlayın kendi dünyanızda. Bir süre daha bu dünya boyutuna bağlı kalmaya devam edeceksiniz nasıl olsa. Oysa bu dünya boyutunda hiç ihtiyacınız yok o korkulara.
Şimdi, bugün burada bir derin nefesle başlayın ve salın adeta tüm korkularınızı Toprak Ana’ya. Ve sonrasında devam edin çalışmaya, en başta bolluk ve bereket adına tutunduğunuz korkuları anlayın mutlaka. İhtiyacınız yok o korkulara. Siz ki sonsuz olansınız. Siz ki yaratılmış olansınız. Hiçbir zaman aç ve açıkta bırakılmazsınız. İnanın buna. İhtiyacınız yok o korkulara.
Tutunduklarınız var ya yıllar, asırlar boyunca kendi yarattıklarınızdı aslında. Seçimlerinizdi  bu dünya boyutunda. İlerlemek adına, paylaşmayı öğrenmek adına, koşulsuzca sevgi olmayı öğrenmek adına, açlığı, kıtlığı, yokluğu deneyimlemek adına kendi seçimlerinizdi, ihtiyacınız yok artık bunlara. Siz ki insan varlığı bu zamanda, boyut değiştirmek adına aydınlanma çağında olansınız. İhtiyacınız yok bu korkulara. Bir çoğunuz tamamladınız, deneyimlediniz, bitirdiniz adeta. Kalan ne varsa siz koşulsuz sevgi olduğunuz anda tamamlanır nasıl olsa. Tutunmayın o korkulara. Yaşatmayın onları bu boyutta daha fazla. Salın, şimdi, şu anda nefesinizle ve niyetinizle. Çıkın o kıtlık bilincinden adeta dışarıya. Seçin hür iradenizle adeta, ihtiyacınız yok takılı kalmaya. Ruhunuz aldı derslerini, tamamladı adeta. Siz kalan izleri tortuları ve bağları kesin adeta, bugün burada. İhtiyacınız yok onlara. Tutunmayın daha fazla.

Bir derin nefesle devam edin çalışmaya ve adeta zihninizin kıvrımları arasında nasıl yükler taşıdığınızı hissedin bugün burada. Ve her nefesinizde, yaşamın her anında neyi istediğinizi iyi anlayın bugün burada. Kaldırın adeta tüm sınırları ve sınırlandırmaları, ihtiyacınız yok buna. Her anınızda, her nefesinizde bir sonraki anınızı, adeta kendi yolunuzu adım adım inşa ettiğinizi anlayın bugün burada ve bolluk ve bereket adına ne istiyorsanız hayatınızda bundan sonra onu yaratın mutlaka.
Hala daha birçoğunuzun kalıplaşmış inançları var adeta ve hatta kuralları var bu yolda. Bir derin nefesle niyet edin anlamaya bolluk ve bereketi yaratmama engel olan ne varsa, tüm zihin kalıplarımı, tüm zihin kurallarımı, yüklerimi, tutunduklarımı anlamaya hızla ve kolaylıkla değiştirip dönüştürmeye niyet ediyorum bugün burada deyin yürekten mutlaka. İhtiyacınız yok onlara. Bir derin nefesle girin adeta zihninizin karanlık dehlizlerine ve bakın kapıların üstünde, klasörlerin üstünde adeta hangi başlıklar kayıtlı acaba sizin dünyanızda?

Bir derin nefesle devam edin sonsuz ve sınırsız ışığı hissetmeye, tüm içinizde izin verin adeta doldursun tüm gövdenizi. Haksızlık dediğiniz ne varsa, hazmedemediğiniz ne varsa, kendinize hak gördügünüz ne varsa, haksızlık gördüğünüz ne varsa hepsini hatırlamaya izin verin bugün burada. İzin verin hatırlamaya, direniyorsunuz hala. İzin verin hatırlamaya.
O haksızlık sandıklarınız var ya, her biri adeta bir yük temizledi insanlık adına bu dünya boyutunda, henüz anlayamasanız da. Temizlikler yapılırken geri planda, siz neden yük yapasanız ki bundan sonra? Tüm yaşadıklarınızı, gördüklerinizi, bilir olduklarınızı, hissettiklerinizi adeta, ihtiyacınız yok onlara, hiç ihtiyacınız yok onlara. Tutunmayın onlara. Çözün atın adeta. Taşlaşmış, katılaşmış ne varsa şimdi bugün burada. Bir derin nefesle sindirin adeta tüm hayatınızı bugün burada, ihtiyacınız yok tutunmaya.
Siz arındıkça, siz hazmettikçe, siz sindirdikçe adeta, ilerleyeceksiniz ışık yolunda. Ve sonsuz ışığın sınırsız aydınlığıyla çıktıkça yukarıya kolaylıkla, hissedeceksiniz her şey var aslında, şimdi ve daima. İhtiyacınız yok aşağıda kalmaya. Çıkın yukarıya.  Ruhunuzla bir ve bütün ışık yolundan çıkın yukarıya. İzin verin buna taşıyalım sizi adeta.

En başta dedik ya, affetmedikçe bu hayata dair ne varsa ilerleyemezsiniz ışık yolunda. Oysa hiç ihtiyacınız yok karanlığa çakılı kalmaya. Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ ın adıyla siz de bugün burada affetmeyi seçin mutlaka. Şimdi ve daima.
Ve bir derin nefesle devam edin çıkmaya, ışıkla. Devam edin, devam edin, devam edin. İlk başta o ışık gözlerinizi kamaştırsa da, adeta her şey görünmez olsa da devam edin mutlaka. Ve bir derin nefesle bugün burada izin verin mutlaka, artık görünenden öte manaya ulaşmaya. İzin verin bakmaya ve görmeye bundan sonra. Yeter oyalandığınız gösterilenlerle bu dünya boyutunda, siz çıkın yukarıya. En başta kendinize izin verin mutlaka, görmeyi seçin, bilmeyi seçin, anlamayı seçin mutlaka ve çıkın yukarıya . Açın adeta tüm kapıları, kaldırın adeta tüm perdeleri ve çevirin başınızı Yaradan’a, başlayın bakmaya sonsuzluğa.  Buna muktedir olansınız durmayın artık aşağıda. Bugün burada bir araya gelmiş olanlarsınız anlayın bunu mutlaka. Kimsiniz aslında ve neden buradasınız acaba, bir arada? Oyalanmayın daha fazla. Bir derin nefesle kalan tüm dersleri tamamlamak için adeta hızla ve kolaylıkla niyet edin bugün burada ve yürekten yardım isteyin mutlaka.
“Ben ....... .......... -kendi tam adınızı söyleyin yürekten- bugün burada yaşam planıma aldığım tüm derslerimi hızla ve kolaylıkla tamamlamak için yardım istiyorum. Ruhumla bir ve bütün ışık yolunda yükselmeyi ve görmeyi seçiyorum. Kolayı seçiyorum, iyiyi seçiyorum. Yardım istiyorum. Bitirmeye niyet ediyorum” deyin mutlaka. Yaşam planınıza aldığınız ne varsa bitsin ki hayat başlasın gerçek akışıyla sizin için burada. Oyalanmayın daha fazla ihtiyacınız yok buna. Çıkın yukarıya, çıkın yukarıya.
Hala daha direnenler var aranızda görünenden öte manayı görmek için direnenler var hala daha aranızda. İhtiyacınız yok buna ve aynı anda hala daha zihninin dar alanında kendini aşağıda tutmaya çalışanlar var aranızda. Oysa hiç ihtiyacınız yok buna. Çıkın yukarıya kolaylıkla. Bir nefesiniz ve niyetiniz yeter buna. Ve aydınlansın tüm dünya, siz el ele kol kola ilerleyin hızla, önünüze katın adeta hala daha oyalananları ve tutun, kaldırın, çekin adeta tökezleyip düşenleri, hızlanın mutlaka, hızlanın mutlaka, hızlanın mutlaka.
Kalın sağlıcakla. Biz çekiliyoruz şimdi şu anda ama siz devam edin çalışmaya mutlaka. Kalın sağlıcakla.


Not: Meditasyon esnasında aldığım ses kaydını yazıya döken can dostum Seda Terzi'ye de bir kez daha sonsuz teşekkürlerimiz ve sevgimi yolluyorum. 




















10 Ağustos 2018 Cuma

GÜNEŞ TUTULMASI ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER


Yarın gerçekleşecek olan güneş tutulmasının* zorlayıcı tesirlerini alıyor ülkemiz şu anda.

Bu gece 12.00’den ÖNCE herkes çalışma yapsın kendi niyetiyle.

“Yüce Allah’ım senden gelen tüm tesirlere açıyorum kendimi yüreğimde. Tüm pozitif tesirlerin beni yukarı çekeceğine, tüm negatif/zorlayıcı tesirlerin beni temizleyeceğine inanıyorum, biliyorum, kabul ediyorum yüreğimde. Ruhumla, özümle bir ve bütün, bu gece tamamen yükselmeye, bilmem gerekenleri bu vesile ile bilmeye, görmem gerekenleri tez vakitte görmeye, anlamam gerekenleri tam ve net hissetmeye ve tüm değiştirip dönüştürmem gerekenler için hızla ve kolaylıkla ilerlemeye niyet ediyorum, istiyorum, kabul ediyorum yüreğimde”

Deyin kendi içinizde sessizce, her nerede olursanız olun ve her ne yapıyor olursanız olun deyin yüreğinizde.  Sonrasında, yarın gece de, sadece sevginizle, saf, sonsuz, koşulsuz sevginizle kendinizi ve tüm evinizi (yaşadığınız/bulunduğunuz mekanı) doldurun, sarıp sarmalayın iyiden iyiye.
Derin ama sakin nefeslerle çalışın yeterince; kendinizi huzurlu hissedinceye dek bir başka deyişle.

Sonsuz sevgimle, şifa olsun ve öyle de oldu, şükürler olsun.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni

  
*Bilgi: 11 Ağustos 2018 Cumartesi günü Türkiye saati ile 11:02'de başlayacak olan parçalı güneş tutulması saat 12:46'da doruk noktasına çıkacak ve saat 14:30'da sona erecek, Türkiye’den izlenemeyecektir.



10 Haziran 2018 Pazar

GÖR VE HATIRLA


Bütün kapılar içten açılır bu boyutta ve tüm boyutlarda.
Yaratılmış olan her ne varsa bu dünyada, insan bilincinde olanla çıkmıştır ortaya kalbindeki niyetle birleştiği anda.
O niyet olmadıkça tüm idrakler verilse de insana değişim olmaz asla. Neden derseniz cevap basittir aslında; düzen bunu gerektirir bu dünyada.
Sanmayın ki tüm evren yapılanır aynı şartlarda ama bu dünya için gerçek budur şu anda.  Öyleyse devam etmek gerekir bu yolda çalışmaya, niyet edenlerle bu dünyada.
Çok yoğun tesirler alıyor olsanız da son zamanda siz niyet etmedikten sonra açılmaz o kapı ardına.  Ama bir kez istedikten sonra da kapanmaz bir daha.
Bilmem gereken ne varsa derseniz mesela, görmem gereken, anlamam gereken ne var acaba şu AN’da derseniz mesela, açılır bir kapı, bir kapı, bir kapı daha ama ne eksik ne fazla!
İşte bunu kabul ederseniz şimdi, şu anda, huzurla ilerlersiniz bu yolda, gereken hızda; ne yavaş, ne telaşla… Siz anlamasanız da ayarlanır tüm akış bütünün hayrına.  Tek ihtiyacınız nefesinizdir bu yolda, niyetinizin yanında.

Bir derin nefes al ve başla. Geç kaldım sanma. Ama artık oyalanma!

Hâlâ direniyorsa yüreğin korkularla, sal, tutma. Ne yanlış vardır bu yolda ne de fazla senin yüreğin sevgiyle çarptıkça.

Hâlâ direniyorsa zihnin dayatmalarla, safsatalarla, öğreti sandığın zorlamalarla, değiştir artık durma. Ne eksik vardır ne de fazla baktığında görüyorsan özün olanı Yaradan’dan yana.

Sizin coğrafyanızda yaşanan bu güzel günün gerçek mânâsını niyet edersen anlamaya cevap gelir karşına.
Ey insan, ışıktan gelirsin sen ışık olmaya, nur’unla var olmaya. Her ne varsa seni sen olmaktan alıkoyan bu hayatta sal onları toprak anaya, ister alnını koyduğunda toprağa, ister elini uzattığında ağaca, ister oturduğun yerde yüreğinden akanla… niyetin ne sen esas onu söyle tüm dünyaya.
Bir derin nefes al ve başla; yaradılışını hatırlamaya. Saf olandan yaratıldın sen ve gönderildin bu dünyaya. Sana katılan, karışan ne varsa, bu saflığı bozan ne varsa şimdi ayıkla ve geri dön aslına. Aslolan, özün olan, saf ve sonsuz sevgidir, gör ve hatırla. Gör ve hatırla. Gör ve hatırla. Artık durma, tüm kapılar içeriden açılır sizin dünyanızda. Aç kapını artık oyalanma. Sonsuz sevgimiz akıyor tüm insanlığa şimdi ve daima. Kalın sağlıcakla.
Bu yazı 10 Haziran 2018, Pazar günü saat 14.07 itibariyle F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.  

21 Mayıs 2018 Pazartesi

ANAHTAR İÇ CEBİNDE


Görmen gerekenleri görmeye niyetle yürüdükçe seçersin senin hayrına olanları bütünün içinde.
Ama sen niyet etmedikçe önüne serilse de nafile.
Tüm kapılar …
Tüm perdeler… içten açılır sen yürekten niyet ettiğinde.
Hala bekliyorsan bir şövalye gelsin; seni, beni, bizi, … kurtarsın diye, demedi deme, onlar masallarda kaldı, masallar da eskide!
Biz yürüyoruz sessizce, hep ileriye, başımız gökte, ayaklarımız yerde. Haydi gel sen de katıl bize. Bak! Evinin önünden geçiyoruz uyananlar hep birlikte; anahtar iç cebinde, kafanı öteye çevirme, bir adım at ve aç kapıyı hiç değilse.
Sonsuz sevgimle,
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 21.5.2018 – 12.21

9 Mart 2018 Cuma

İŞTE O AN!


Heves etmenin içinde hırs, kibir, ego, pişmanlık, yalnızlık, yetersizlik vbg… gibi bir çok olumsuz duyguyla birlikte korku…
İstemenin içinde arzulama, gıpta, özenme, arayış ve tabii ki yine hırs, kibir, egoyla birlikte korku… olduğunu gördüğünüz ve görmekten öte kabul ettiğiniz AN değişiminiz başlar.

O zaman niyet etmeye başlarsınız, koşulsuzca, sınırsızca, safça… bilen parçanıza bağlanır ve mükemmel düzenin bir parçası olduğunu yüreğinizde hissedersiniz.

İşte o AN, yaratmaya da başlarsınız, her neyse niyet ettiğinizi an be an.

Hayatınızdaki akış bütünün akışına uygun hale gelene kadar gözle göremeyebilirsiniz ancak bilirsiniz hep bilirsiniz ve hissedersiniz, sonsuz huzuru, gerçek korunmayı, ışığı, koşulsuz sevgiyi…

Her şey niyetinizle başlar, nefesinizle akar şimdi ve daima.

Artık uyanma vakti, anlasana!

Sonsuz sevgimle şimdi ve daima
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu

#uyanış #farkındalık #idrak #niyet #yeniinsanbilinci #yenidünyadüzeni #yaşamödevleri #yaşamamacı #koşulsuzsevgi  #yaratım #seningücünherşeyeyeter

6 Aralık 2017 Çarşamba

DÜZEN DEĞİŞİYOR, ANLAMAYA NİYET ET SEN!

Her AN yeni bir başlangıçtır aslında. Yüreğindeki bir duygunun farkına vardığın her AN, başını çevirdiğin her AN, ağzından çıkanı değiştirdiğin her AN, hep baktığın yerde farklı görebildiğin her AN, yeni bir aynaya baktığın her AN, hissettiğin her AN, … hepsi bir yeni başlangıçtır aslında!
Çünkü bir daha sen, eski sen olmazsın aslında! Bu anları çoğalttığında, yan yana koyup, geçip karşısına baktığında değişimi görürsün ve dönüşümü en sonunda.
Çoğu insan hep aynı yolda yürüdüğünü sansa da asla aynı olmaz aslında. Yürüdüğü yol değişir kişi kendini aynı sansa da! Değişen kendi olunca yol ayarlanır ona!
Bunca yıldır, asırlardır insanlığın yürüdüğü yolda, insan denen  varlık değişti, dönüştü, ilerledi ya; 2017 ile birlikte yol da değişmeye başladı aynı anda!
Kimi bir çamurlu patikadan yuvarlandı asfalt yoldan çıktığını anlayamadan, kimi engebeli yoldan bir düzlüğe ulaştı nasıl olduğunu bilemeden, kimi tırmanmaktan yoruldu soluklanmak için durdu, kimi yeter bu mola dedi ve hızlandı yeniden.
Herkes kendine göre gitti bildiğini sandığı mevkiden ama çoğu gördü ki artık bir harita yok, ellerinde olan! Bu azınlık şimdi çalışıyor yürekten, yol açmak için arkalarından gelenler hızlanmışken. Teşekkür ediyoruz biz de onlara, alıyorlar  sevgimizi yekten, yürekten.
Geriden gelenlerin niyetleri var çok içten. Yardım gönderiyoruz onlara en etkilisinden. Ama baktığını görmek istemeyen anlayamıyor bizi bazen. Herkese yardım ulaşır kendi dilinden; kendi dili gelir değerlerinden, değerler gelir öğretilerden ve kim ki görür derinden, mana aydınlanır birden. Bir derin nefes almalı bazen, karanlık olanı aydınlatır, bulanık olanı canlandırır nefesin, sen zihninde oyalanırken.
Bir grup var ki bekleyen, dev bir kozanın içinde zaman geçiren, uyuyacaklar, onlar için vakit daha erken.
Sen ve senin gibiler ilerliyorken, değişmeye devam edecek tüm düzen. Bir kelebek kanat çırptığında nasıl etkileniyorsa tüm evren, bir insan adım attığında, bir göz açıldığında yeni baştan ayarlanır tüm düzen.
2012’de eşiği geçen sen, ayarlanıyorsun yeniden, 2017 son üçün 1’iydi desen, 2018’de hızlanacağını bil istersen! 2019 tamamlanış dersen, hissedersin yürekten.
Hala daha herkes için zaman varken, bir niyet et istersen! Değişiyor düzen, bilmeye değil, anlamaya niyet etsen, biz geliriz yanına hemen. Yardım sonsuz, yardım sınırsız sen iste hemen. Bu yazıyı okudun madem, bil ki 2018 senin senen!
Hiç başlamadım ki bile desen, hızla ilerlersin gerçekten niyet edersen. Sen yeter ki karanlığı besleme yürekten. Uyuyanlar o görevi üstlendi zaten! Anladın mı şimdi neden hem uyuyanlar hem uyananlar aynı anda geldiler yeniden.  Onlar yaparken görevini, sen kendi görevine dönsen! Herkes yürüyecek, kendi, kendi inşa ettiği yerden kimi yerin 7 kat dibinden kimi göğün 7 kat üstünden.
Hatırla yeter zaten!
Kim olduğunu hatırla!
Neden geldiğini hatırla!
Neyi seçtiğini hatırla!
Gerisi gelir yürekten, nefesten…
Şimdi kal sağlıcakla, niyet ettiğin anda buluşuruz başını aydınlığa çevirdiğin noktada.
Bu yazı F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından 5 Aralık, 2017 Salı günü saat 11.41 itibariyle İstanbul’da kaleme alınmıştır.

16 Aralık 2016 Cuma

ZİFİRİ KARANLIKTA BİR MUM

Aynaya baktığında, gözbebeklerinden sana bakan, sana gülümsüyorsa...
Bir derin nefes aldığında yüreğin huzurla doluyorsa, ne mutlu sana. 
Kendi yolunda, vakti gelmiştir artık insanlığa ışık yaymaya. Zifiri karanlıkta bir mum bile aydınlatır aslında. 
Nerede olduğuna bakma; neyle oyalandığın esas görmen gereken aslında. 
Yürümek istedikten sonra gücün de var yaradışında, yardım da var her daim yanıbaşında.
Bugün, 16.12.16 saat 12.06'da senin için açılan kapıdan yükselmeye niyet et yeter aslında.
Bu yazı 16 Aralık 2016, Cuma günü saat 11.00 itibariyle F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul'da kaleme alınmıştır.

15 Aralık 2016 Perşembe

AYDINLIĞA DOĞRU

Önce farkına varmamız gerekiyordu, dünyanın bizim dar hayatımızdan ibaret olmadığını!
Buna globalleşme dedik...

Sonra, görmemiz gerekiyordu; bazılarımızın yollarının ve bazı durumlarda bazı yollarımızın karanlık olduğunu!
İdrak ve ayrışma dedik buna...

...ve adım atmamız gerekiyordu aydınlığa doğru artık topyekün!
Uyanmaya niyet etmek dedik buna...


Tüm yüklerimizden kurtulmamız gerekiyordu!
Arınma, değişim, dönüşüm, şifa dedik buna...


Sevginin yaradılışımızın özü olduğunu hatırladıkça sonsuz ve sınırsız olduğunu kabule geçmeye başladık. Sevgi olmak, sevgi kalmak niyetine geçtiğimizde, yükseliş dedik buna...


İlahi ışığın yolundan, ilahi ışığın gücü ve korumasıyla SEVGİ OLmaya, SEVGİ KALmaya, şimdi ve daima. Şükürler olsun, şükürler olsun, şükürler olsun.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu

İstanbul, 15.12.2016

30 Haziran 2016 Perşembe

TÜRK MİLLETİ'NE - ÖZEL BİR YAZI

Sizin talihsizlik diye adlandırdıklarınızın hepsi ama hepsi sizin gönül gözünüzü açmak için hazırlandı.
Sizler, şu an Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde nefes alan varlıklar, bilin ki bu yaşamı, bu milleti, bu milliyeti siz seçtiniz. Tarih boyunca aldığınız yardımların gerçek anlamlarını idrak etmeye niyet etmiş olsaydınız şu an farklı bir gerçeklikte yaşıyor olacaktınız.
Oysa, ne yazık ki, içinizde sadece çok azınız saf, sonsuz ve koşulsuz sevgiyi öğrenmeye niyet etti. …ve yine ne yazık ki çok azınız zihninin kontrolünü kendi ruhuna verdi … çoğu, kendilerini, ruhu ele geçirilmiş başka karanlık zihinlere terk etmeyi seçti!!! (Bu cümleyi, kalbinizde anladığınızdan emin olana kadar lütfen bir kez daha, bir kez daha okuyun sevgiyle.)
Ancak tüm bu ilahi gerçeklikler şu an sizin için bir “son”un geldiğini ifade etmiyor. Aksine hala daha bir şansınız olduğunu söylüyor.
Bilmeyi isteyenler; sorun?
Başka bilmem gereken ne var? diye…
Görmeyi isteyenler; sorun?
Başka görmem gereken ne var? diye…
Hissetmeyi isteyenler; sorun?
Başka hissetmem gereken ne var? diye…
Yeter ki sorun!
Bu yol arkadaşınız; sizinle an itibariyle bu ülkenin havasını soluyan bu tanıdığınız (yani Firdes Ebru) bizim göstermeye çalıştıklarımızı ve tek çözümün sadece SEVGİ olduğunu defalarca kaleme aldı. Onlarca kez yayımladı… Çok azınız itibar ettiniz, çok azınız gerçekten o farklı enerjiyi yüreğinizde hissettiniz. Bunda yanlış yok. Zaten farklı durumda olsaydınız tüm bu yaşananlar sizin gerçeğiniz olarak tarihe geçmeyecekti.
O yüzden, biz bir kez daha kendisine vazife verdik. Yeniden bu kelimeleri dikte ettirdik. Bu sefer üslubumuz farklı; tabii ki farkındayız.
Bu sefer çok daha açık ve netiz. Çünkü artık çok vaktiniz kalmadı.
Hızla, şimdi, topyekün uyanmak ve uyandırmak zorunda olduğunuzu tam yüreğinizde, tüm hücrelerinizde, beyninizin her kıvrımında doyumsama, sindirme vaktiniz geldi.
Başka yardım olmayacak.
Bunu açık ve net söyleyebiliriz. Yani birçoğunuzun hala beklediği bir 2.Atatürk olmayacak. Çünkü SİZ varsınız; bu coğrafyada, bu ülkede, bu milletin insanı olarak var olmayı seçmiş olanlar; siz varsınız!
Bir bir değil artık, topyekün uyanma vaktiniz geldi. Biz size, sizin görmeyi beklediğiniz, biraz çocukça görmeyi hayal ettiğiniz yardımı yapmıyoruz. Ama bilin ki kesinlikle yardım ediyoruz. İşte bu okuduğunuz yazı da bir yardım. İstesek bu yazıyı milyonların okumasını sağlayabiliriz. Ama bekliyoruz; içinizden kaçınız gerçekten gücün kendinde olduğunu kabul edip, ilk adımı atması gerekenin kendisi olduğunu kabul edip, okuduklarının görünenin ötesinde bir anlamı olduğunu kabul edip … bu yazıyı tekrar tekrar okuyacak ve yapması gereken 1.vazifeyi yapıp başkalarına da okutacak?
Bekliyoruz.
Bizim için sabır sonsuz, bizim için hoşgörü sonsuz çünkü bizim için SEVGİ sonsuz. Ama artık sizin için zaman dar, sizin için şartlar ağır, sizin için sunulan imkanlar sadece kabulünüzle var! Siz kabule geçmediğiniz sürece bilin ki sınırlandırdığınız sadece kendi realiteniz. Oysa ilahi gerçeklik farklı; sonsuz, sınırsız…
Kendi doğrularınızın içinde boğulmayı bırakıp ilahi gerçekliğe sevginin gücüyle, sevginin ışığıyla yürüme vakti çoktan geldi.
Hani o saydığınız bir dizi olay var ya, her biri yardımdı size! Işığa kavuşmuş olanlar bilin ki vazifelerini layıkıyla yaptılar; bu ülkede, bu zamanda, bu milletin sevdalısı olma veya düşmanı olma görevini layıkıyla yaptılar.
Üzerine düşen görevi henüz yapmayan sizsiniz.
Gidenlere üzülmek yerine, görünene sövmek yerine, görünenin ötesine geçmeye niyet etmek için artık çok vaktiniz kalmadı.
Bu bizim size yapabileceğimiz son uyarı. Yardım sonsuz, yardım sınırsız, hep vardı ve hep var olacak. Bundan şüpheniz olmasın. Ama “uyarı” son.
Anlamanız gerekmiyor; şimdilik.
Anlamlandırmanız gerekmiyor; şimdilik.
Kabul edin yeter; vazifeniz olduğunu, sizin sizden başka kurtarıcınız olmadığını, tek yolun SEVGİ olduğunu ve hem kendiniz için, hem milletiniz için, hem de tüm insanlık için artık UYANIN!
Sevgimiz sizinle şimdi ve daima.
Bu yazı tüm Türk milleti için 30.06.2016 Perşembe günü saat 16.00 itibariyle Firdes Ebru Tolan Karahasanoğlu’na tarafımızdan yazdırılmıştır.

Konsey

17 Kasım 2015 Salı

17.11.15 22.22

Yıldızların arasından bir kapı açtık insanlara.

Sevgi akıttık sonsuzluğa. Kaynak olduk. Elini yüreğine koyup saf ve sonsuz ilahi sevgiyle tüm bedenlerini, zihinlerini, ruhlarını yıkayanlara ışık olduk. Yol olduk.

Yücelmek ve yükselmek için tek ihtiyacınız olan sevgiye yol olduk.

Nefesinizle ve niyetinizle çıkın bu yola bu gece. Yüzünüz göğe dönük, elleriniz yüreğinizde, Bir’den gelip Bir’e döneceğimiz gerçeğiyle, sadece isteyin yükselmeyi, aydınlanmayı, uyanmayı ve hatırlamayı,  sevgiyle.

Emin olun hepsi karşılık bulur, kimin için vakti gelmiş hayır her ne ise.


Bu yazı F.Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından 17.11.2015, Salı günü 22.22’de İstanbul’da kaleme alınmıştır.