20 Aralık 2017 Çarşamba

AÇ YÜREĞİNİ, BAĞLAN ÖZÜNE!

Bu 3 boyutlu dünya düzeninde hapsoldun bedenine. Nedenleri, niyeleri sıraladın zihninde; bilmek iyi geldi diye devam ettin beynini genişletmeye. Görseydin nasıl güçlü bir yürek barındırıyorsun içinde, giderdin belki farklı yönde. Ama istenmedi bilmen bozulur düzen diye. Çakıldın kaldın, temelleri derinlere gömülmüş kazıkların, demir parmaklıkların gerisinde.
Ey insan, bir derin nefes al hele. Dön yüreğine ve gör içinde; asma kilidin anahtarı senin iç cebinde. Bak! Nasıl da gülüyor zehirli elmayı veren cadı Pamuk Prenses’e. Ama hala 7 cüce bekliyor başucunda uyansın diye!
Bir derin nefes al hele. Yüreğin dolsun sevgiyle ve kuşlar muştulasın tüm evrene; sen, bir tek sen uyansan bile değişir tüm düzen, inan kendi gücüne.
Yeter artık oyalandığın karanlık dehlizlerde. Gün ışıyor bak göğe, aydınlandı sen oyalanırken içeride. Tek yapman gereken adım atman ileriye. Sen hele bir perdeyi ötele, girsin ışık yüreğine, nasıl da göreceksin kapı nerede, anahtar sende, yol önünde, … Hala soruyorsan niye? Bak işte onun cevabı sende; yüreğindeki yazılmamış metinde.
Zihninin gücü verildi eline, geldiğin düzende yürü ve parla diye. Ama yeni düzeni sen kuracaksın yüreğinin gücüyle. Bunun için girdin bu bedene. Seçtin gelmeyi dünya denen eve. Şimdi derin bir nefes al ve gülümse; kendine ve tüm evrene. Sen henüz göremesen de hepimiz biliyoruz sen niyet ettin ve uyanmayı seçtin gelirken bu düzene. Bak bekliyoruz seni kapının eşiğinde. Aç yüreğini bağlan özüne. Çevir kafanı göğe sonra adım atarsın nefesinin gücüyle.
Bu yazı 20 Aralık, 2017 Çarşamba günü saat 11.39 itibariyle F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder