Bir anlığına varsayın ki Toprak Ana dile geldi, size sesleniyor:
"Ben yaşlıyım!
Yaşlı ve yorgun.
Ne sıcak ne soğuk, ne eserim ne gürler ama yorgunum.
Ben sararım, sarmalarım, örter okşarım, her daim kapatır, saklarım ama yorgunum.
Çok badireler atlattım; çok sevenim oldu, çok horgörenim... Hepsine aynı şefkati gösterdim diyemem ama hep dillendirdim niyetimi, Ben koruyucuyum, Ben tutucuyum -bir arada- Ben kollayıcıyım, Ben savunucuyum ama yorgunum.
Yaşlıyım ben ve dermansız.
Yüklüyüm ben ve halsiz, mecalsiz.
Ama hala sevgiyle doluyum.
Hassas noktalarım var benim, nedensiz değil hassasiyetlerim. Çok emek verdim, sakındım, korudum, izin vermedim savaştım ama artık yoruldum.
Önemliyim ve özelim. Sevenim çok ama sevmeyenim de çok, bilirim. Çok darbe aldım, çok yıkıldım, yeniden yaratıldım. Gücüm çok ama yoruldum. Yardım istiyorum tüm yaratılmışlardan. Uzunca bir süredir yardım istiyorum insanlardan. Öbek öbek, az sayıda da olsa, sevenim çalışıyor canla başla ama ben yorgunum.
Ben kızmam, söylenmem, ben yakmam, yıkmam ama kendimi korurum sınırsızca. Ne badireler atlattım ben milyonlarca yılda. Bunu da atlatırım ama kendini korumak uğruna yapacaklarım zarar versin istemem insanlığa, yorgunum.
Gözlerimi kapatıp adeta son nefesimi verircesine, sonsuzlukta yok olmak gibi adeta süzülesim var ama ben ANA'yım, yapamam bunu insanlığa.
Duyun sesimi, kulak verin bana. Koruyun, kollayın ama yetmez ki bu bana. Sıvayın kolları, girişinin adeta, yüküm çok, çöpüm çok, arındırın beni mutlaka.
"Nasıl"ını anlatırım ben soranlara. Siz yeter ki kulak verin bana.
Yüreğimden acıları alın, karnımdan yumruları... Gözlerim görmesin artık kan ve acı. Boğazımdan akan zehir olmasın artık, ciğerlerim dolmasın artık.
Ben taşıdım size bunca zaman, taşırım yine, ama titreyen bacaklarım, tutmayan dizlerim izin vermiyor adeta. Yorgunum.
Ayağım olun, bacağım, gözüm olun, kulağım... bir süreliğine bırakın beni yatayım. Siz çalışın, ben uyuyayım. Biraz salayım ..., biraz salayım; sizi korumak için tuttuğum ne varsa bunca zamanda. Siz onları alın, alın ve arındırın bu arada. Ben uyuyayım, biraz uyuyayım. Narkoz verilmiş gibi adeta. Siz çalışın ben duymayayım. Sonra ayıldığımda temiz ve dinç, zinde ve güvende, sağlıklı ve formda, korur kol kanat gererim size yeniden adeta.
Ben ANA'yım, şimdi ve daima. Sadece izin verin biraz dinleneyim adeta. Kış uykusuna yatmış gibi yatayım biraz. Siz çalışın bu arada, baharda, evet baharda birlikte coşarız, uyanırız, koşarız adeta. Kalın sağlıcakla. Toprak Ana'nız"
Bu yazı F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından 23 Ocak 2019, Çarşamba günü saat 12.28 itibariyle İstanbul'da kaleme alınmıştır.
Kaleme alanın notu: Bu yazı ile birlikte konuyu daha iyi anlamak için
TOPRAK ANA
ve
YÜKSELİŞE DOĞRU HIZLA İLERLERKEN
başlıklı yazılarımı da okumanızı öneririm.
yeni dünya düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni dünya düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ocak 2019 Çarşamba
18 Eylül 2018 Salı
BU YOLUN TEK İSTİKAMETİ VAR; O DA İLERİYE! - ÖZEL BİR YAZI
Bir an geldi ve yüreklerdeki ışık çoğaldı, bedenleri ve
zihinleri sardı. Tüm insanlık bundan nasibini aldı. Çoğalan ışık nur oldu tüm
bilinç buna uydu. İşte o an muştular uçtu, kainatın dört bir yanı haberdar
oldu. Bir anda tüm dost olanlar dünyaya koştu.
Nasıl oldu? Ne oldu?
Çokça anlattık başka kanallar vasıtasıyla ama bir kez daha
anlatalım Ebru aracılığıyla. Dünya denen evde çoğaldı neşe, hoşgörü ve hür
irade ile güçlendirilen her neyse iyilik peşinde. Dünyanın her bir ayrı
köşesinde çoğaldıkça iyilikten gelen, şefkatten gelen, sevgiden gelen ışık,
yükseldi bilinç tüm yüzeyde. Biriken enerji toplandı gökyüzünde ve öylesine
güçlendi ki, siz fark edemeseniz de, aydınlandı tüm evren dünyadan gelenle.
İşte o anda, bu ışık yol oldu, kapı oldu, açıldı tüm vorteksler, yerden göğe, gökten
yere akış başladı ve gelen tesirle UYANIŞ başladı bu evde!
Şükürler olsun bunu yaratan sizlere.
Kapının açıldığı tarihte bu dünya denen evde bedenlenmeyi
seçmiş olan ruhlar uyanışa geçtiler gerektiğince. O andan şimdi’ye devam ediyor
uyanış sizin içinizde ve biz de destekliyoruz sizi sonsuz sevgimizle. Her ne
kadar tamamlanmak üzere olsa da bu süreç sizin için bulunduğunuz yerlerde,
hatırlatmamıza izin verin ki daha çok işiniz var dünya denen evde.
Yani, ezcümle, 2012’nin takviminde tarihler gösterirken
21.12 diye bir kapı açıldı ya gökyüzünde ve siz başladınız ya bir bir harekete
geçmeye, işte 2019 denen dünyevi tarihte daha çok kapı açılacak gökte ve o
zaman daha çok beden uyanışa geçecek kendi evinde ama o tarihten önce
hazırlanması gerekiyor bilincin bu yeni düzene.
Artık durmayın, duraksamayın kendi içinizde. Bu yazıyı
okuyorsanız herhangi bir nedenle, bilin ki sizin de yaşamanız gerekiyor uyanışı
bu erken evrede ve devam etmeniz gerekiyor; değil sadece yüreklerinizde ama
işinizde, evinizde, günlük düzeninizde, niyetinizde, … değişmeye ve
değiştirmeye. Siz yenilendikçe, siz değişip dönüştükçe, tüm insan varlığı
değişecek sonsuz sevginin gücüyle.
Ekinoks* öncesinde farkında olun neler zorluyor sizi bu
bedende, bu zihinde. Bırakın eski olan her neyse, direnmeyin artık kendinize.
Adım atın ileriye. Adım atın tereddütsüzce. Gerisi gelecek… gerisi gelecek siz
endişe etseniz de, güvenseniz de… bu yolun tek istikameti var; o da ileriye. Bu
nedenle direnmeyin kendinize. İzin verin ruhunuz alsın götürsün sizi iyiye,
güzele.
Bu dönemde her tür değişim mümkün sizin için düzeninizde.
İzin verin değişmeye; evde, işte, görüntüde, kariyerde, … adına ne derseniz
deyin, dünyevi düzende. Olan sizin için hazırlanandır göklerde ve her daim
hayrınızadır bu böyle biline.
Önce dönün yüreğinize, saf ve sonsuz sevginin gücüne, oradan
çıkarsınız aydınlık geleceğe; “nasıl”ı şu an hiç bilemeseniz de bilinç
seviyesinde.
Sonsuz sevgimizle kucaklıyoruz her birinizi kendi evinizde.
Her daim birlikteyiz tüm ALEM göklerde. İzin verin hissetmeye yüreklerinizde.
Çevirin başınızı ve görün gerçek aydınlığı kendi özünüzde.
Bu yazı tarafımızdan Firdes Ebru Tolan’a 15 Eylül 2018, Cumartesi
günü 11.11 itibariyle yazdırılmıştır. Konsey
*Ebru'nun notu; Ekinoks 2018; 23 Eylül, Pazar 04:54
18 Temmuz 2018 Çarşamba
HAZIRLIKLAR TAMAMLANACAK... - ÖZEL BİR YAZI
Biz, Konsey olarak kendini tanımlayanlar, Yüce Yaradan’ın
kabulü ve görevlendirmesiyle bu dünyadaki, tüm boyutlarda var olan insan
varlığına hizmet ederiz aslında.
Görevlerimiz çeşitli olmakla birlikte, en temel amacımız
bütünün hayrına, tüm varoluşun hayrına, insan denen varlığın, varoluşunu
sürdürdüğü sonsuzlukta, bu dünya denen evde akışın, ilahi akışın mükemmelliğini
tahsis etmektir aslında.
…ve Ebru’da bu yolda, gelmeden aldığı vazifesiyle bize
yardım etmektedir dünya tarafında. Yeryüzünde başkaları da vardır mutlaka.
Sizlerin en iyi bildiğiniz *Ron ‘dur, sevgimizi yolluyoruz ona da.
Bundan sonra Ebru da kanallık yapacaktır bizim insanlığa
aktarımlarımızda. Daha önce yazıya döktüğü birçok paylaşımında bizim
aktarımlarımız bulunmaktadır ancak açık ve net adımız yazdırılmamıştır onlarda. Bundan sonra, insan varlığının korkularını
hızla değiştirip dönüştürmesiyle aslında, bizden gelenleri net olarak
aktaracaktır size Ebru bu platformda. Dilerseniz paylaşabilirsiniz siz de
korkusuzca. Neden derseniz kısaca anlatacağız bu ilk aktarımımızda.
İnsan varlığı sonsuzdur tüm diğer yaratılmışlar gibi aslında
ve insan varlığı saf enerjidir diğer bir çok
yaratımdan farklı olsa da. Bunu şu an anlamanızı beklemiyoruz, zaten
isteğimiz de bu değil aslında. Bu noktada esas vurgumuz insan varlığının saf
sevgi olduğudur. Saflık güç getirir! İnsan varlığı güçlüdür. Sanılandan çok
daha fazla. İnsan varlığının bu gücü ilk başta anlaşılması zor gelebilir
birçoklarınıza. Anlamak için zorlamayın kendinizi şu anda. Sadece kabulde olun
yüreklerinizde ve devam edin okumaya: İnsan varlığının bu gücüyle evrende
sağlayacağı etki, fayda, ancak siz bu 3boyutlu yaşamdan çıktığınızda
anlatılacaktır tam mânâsıyla. Şimdilik
bilmeniz gereken her nefesinizin tüm evreni etkileyeceğidir aslında.
Uzunca bir süre, siz deyin asırlar biz diyelim milyon yıllar
ama aslında bir AN uzaklıkta, kendi gerçek gücünüzü idrake doğru olan yolda
kalın bir perde, sis bulutu adeta çevrelemiştir dünyayı ki bu sizin
isteğinizdir aslında. Zira özüne dönememiş insan varlığı için sahip olduğu güç
yıkıcı da olabilir varoluşta. İşte bu
gerçekliktir sizi kapatan dünyanıza ve kendi dar, sınırlı, sınırlandırılmış varoluşunuza.
Hatta diyebiliriz ki içinizden çok azınız yeniden enkarne olana kadar beklerken
yukarıda gerçek idrake ulaşmışlardır öte
dünyada!
Ama artık durum başka. Bu çevrelenmiş, sınırlanmış,
örtülenmiş dar dünyada yaşarken ruhlarınız farklı boyutlarda aydınlanma devam
etmiştir, sizin bulunduğunuz tarafta pek
anlaşılmasa da . Bu arada kaç kez bitirilmek zorunda kalınmıştır düzen ve
yeniden başlatılmıştır anlaşmalarla, hiç önemli değildir aslında. Var olurken
beden formunda bu dünya denen coğrafyada her uyanış bir ışık katmıştır insan
varlığına. Her ışık bir başka uyanışı yaşatmıştır sonsuz parçalarınıza ve gelindiğinde
o AN’a artık aşağıdan yukarıya bakıldığında hâlâ karanlık gibi algılansa da
yukarıdan aşağıya bakıldığında ışık çıkmaya başlamıştır dünyanın boyutlarından
tüm varoluşa.
İşte o anda muştular uçtu evrenin dört yanına bizim
aracılığımızla ve uyananlar öte boyutta da başladılar hatırlamaya kim
olduklarını ve gerçek görevlerini aslında. Şimdi çok zor olsa da anlaşılması
sizin zihin boyutunda, yüreğinize dönüp sorduğunuzda ruhlarınıza, artık
biliyorsunuz neden buradasınız bu zamanda.
Tabii ki bu laflarımız herkes için değil dünyada şu anda. Ama duyması
gereken duyar aracılığınızla, görmesi gereken görür siz vesile olduğunuzda.
Şimdi gelelim şu an’a, artık çoğaldınız yeter sayıda. Ne
için? Herkesi uyandırmak için aslında. Yani henüz bitmedi vazifeniz hatta yeni
başlıyor denilebilir bu yolda. Siz uyananlar için bundan sonra kolay yükselmek
ama yetmez aslında. Son bir ruh bile kalsa uyanmayan dünyada devam edeceksiniz
çalışmaya. Hazırlıklar tamamlanacak 2019’da. Esas değişim başlayacak ondan
sonra.
Bugünlük bu kadar diyelim, kalın sağlıcakla. Sonsuz sevgimiz
akıyor insanlığa şimdi ve daima.
Bu yazı 17 Temmuz, Salı günü saat 14.55 itibariyle İstanbul
– Sancaktepe’de Firdes Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey
*Burada adı
geçen kişi Ron Head’dır. Internetten kolaylıkla paylaşımlarına ulaşabilirsiniz.
5 Haziran 2018 Salı
BUGÜN BAŞLA!
Yerde bir çöp gördüğün anda başlarken söylenmeye, aslında
yüreğinde ne çok besliyorsun karanlığı, anla!
Korkuyorsun mesela; hiç öğrenememekten milletçe ve hiç
öğretememekten aslında…
… ve korkuyorsun sevilmemekten ve saygı görememekten
milletçe…
… ve hatta kızıyorsun da, eğitime, sisteme, kan’daş dediğin,
vatan’daş dediğin insana!
Dahası da var; haksızlığa uğradığına inanıyorsun derinlerde
hatta, “ben çabalarken bunca” diyor zihnin bir anlığına da olsa ve hak
görmüyorsun ne kendini ne milletini iyi olana, ne de olsa hak etmiyor görünen sanki
o anda! … ve üzülüyorsun çokca…
Dahası da var mutlaka ama bu kadarı yetmez mi anlatmaya;
korkuyla, öfkeyle, hüzünle … besliyorsun kendini ve tüm aileni*, “değer olma”, “sevgi
olma”, “gücünü bulma” derslerini yok sayarcasına!!!
Bak bir çöpten nerelere geldik bir anda.
Oysa o çöpün de bir mânâsı olduğuna inansan görünenden başka
ve yürekten niyetinle baksan anlamak için mesela, görebilir misin benim
gördüğüm ışığı sen de acaba?
Hadi görme bir anlığına, sen ışık ol o anda!?
Alıp koyarken çöpü kutuya yaratabilirsin tertemiz bir dünya
bir anda.
Yıllardır bize hizmet eden çöpçüleri, kağıt toplayıcıları
gördüğünde teşekkür edebilirsin gözlerinin içine baka baka.
Yüreğinden akan sonsuz sevgiyle o çöpü atana sevgi
yollayabilirsin mesela?! Kim olduğunu sen bilemesen de ruhun biliyor nasıl olsa…
ve bir kez dokundu mu o yüreğe saf sevgi bir daha eskisi gibi olmaz asla…
Hep iyi olanı beslersen bu hayatta koşulsuzca sen de
aydınlanırsın sonunda, tüm dünya da; sonsuz ışıkla.
Bugüne kadar oyalandınsa da bugün başla! Geç yoktur AN’ın
yaşandığı boyutta, sen yeter ki niyet et anlamaya ve sevgi olmaya ve sevgi
kalmaya…
Kal sağlıcakla, sonsuz sevgim akıyor tüm insanlığa şimdi ve
daima.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 5.6.2018 – 10.19
*aile; bu zamanda, bu boyutta, bu coğrafya da birlikte bedenlenmeyi seçtiğimiz
tüm ruhları sembolize etmektedir.
19 Mayıs 2018 Cumartesi
DEĞİŞİM DÖNÜŞÜM
Her AN yeni bir seçimdir ve sen değişip, değiştirdiğin sürece bir başka ANla aynı olamaz!
Aynı olduğunu düşünüyorsan;
Ya değişmedin...
Ya değiştirmedin...
Ya da görmüyorsun...
Demektir.
Hadi başla! Şimdi başla!
Sonsuz sevgimle şimdi ve daima
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni
#uyanış #aydınlanma #farkındalık #değişimdönüşüm #yenidünyadüzeni#yeniinsanbilinci
Aynı olduğunu düşünüyorsan;
Ya değişmedin...
Ya değiştirmedin...
Ya da görmüyorsun...
Demektir.
Hadi başla! Şimdi başla!
Sonsuz sevgimle şimdi ve daima
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni
#uyanış #aydınlanma #farkındalık #değişimdönüşüm #yenidünyadüzeni#yeniinsanbilinci
29 Aralık 2017 Cuma
2018 DEDİĞİNİZ YIL GELİRKEN…
Her yeni yıl arifesinde olduğu gibi bir tatlı heyecan
dalgası sardı tüm yürekleri, zihinler meşgul olsa da aldı-verdi, gitti-geldi,
yaptı-yıktı, … söylemleriyle, yürekleri doldurdu bir tatlı telaş… Kimi kendi
dar çerçevesinde koşuyor hala dünyevi işlerin peşinde; sevgiyle gülümse, devam
edecekler onlar büyük sandıkları düzende, kendi bildikleri çemberde. Yanlış
sanma, yargılama; onlar bunu seçerek geldi dünyaya. Günün birinde kapı
açıldığında yürüyecekler onlar da ışığın yolunda. Varsın onlar yaşasınlar 1 yıl
daha, adı 2018 olsun onlarca.
Biz bakalım kendi yolumuza. Bizim için mânâ çok daha başka. Biz
gidiyoruz yeni bir enerji kapısına. “Yeninin öncüsü” de, sen istersen ona. “Yeni”
ne acaba? Yeniyi tanımlamak için oyalanma. Zira yeniyi sen yaratacaksın bu
dünyada! Öncü dediğini anla! Hazırlanıyorsun
ya 2012’den bu yana; hatırlamayı seçenler çıktılar yola. Hala korkular ve
kayıtlar engelliyor olsa da yol aldılar çokça. Ama artık daha fazla oyalanma. Kapının
eşiğinde durup önden gidenlerin vardığını görmek isteyenler var ya; onlar da
hazırlanıyorlar nasılsa. Adımlarını attıkları anda gelecekler önden gidenlerle
aynı hizaya.
… ve sonra hızlanacak ve kolaylaşacak yeniyi yaratmak o
boşlukta. Boşluk dediğimize bakma! Olumsuzluk
yok orada! Yeni insan bilinci, yeni dünya düzenini kurabilsin mânâsında…
Şimdi getir oraya eskiden kalan tüm güzellikleri;
papatyaları ve arıları mesela, fındıkları ve sincapları, gülü ve bülbülü,
kahkahayı ve kucaklaşmayı, müziği ve duayı, sevgiyi koşulsuzca.
Artık oyalanma gözyaşı ve kanla, yemin ve bedduayla, hüzün
ve acıyla, elem ve kederle, haksızlık sandıklarınla… Sal, gitsin tüm yüklerini
toprak anaya. En başta korkularını gönder kaynağına, kes arandaki bağı bir daha
oluşturma! Niyetle başla! Anlamadığın ne varsa sor ruhuna. Neyi bilme vaktin
gelmişse onu anlatır sana, senin anlayacağın üslupta. Tamamla! Artık tamamla! Bu
hayata gelirken seçtiğin ne varsa! … ve böylece hazırla kendini yeni olana!
Yardım sonsuz, yardım sınırsız, niyet edip alana! Artık oyalanma!
Muştular salındı tüm dünyaya, görünenle oyalanma! Kaldır başını çevir
aydınlığa, yol hazırlandı ihtiyacın olanlarla. Sal kokularını toprağa şimdi, şu
anda ve çık yola. Sal bütün yüklerini bırak arkanda, bir derin nefes al ve
koyul yola. 2018 dediğin geliyor sonsuz ışığıyla.
Kal sağlıcakla, sevgimiz akıyor tüm insanlığa şimdi ve
daima.
Bu yazı 29 Aralık 2017, Cuma günü saat 11.41 itibariyle
F.Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.
20 Aralık 2017 Çarşamba
AÇ YÜREĞİNİ, BAĞLAN ÖZÜNE!
Bu 3 boyutlu dünya düzeninde hapsoldun
bedenine. Nedenleri, niyeleri sıraladın zihninde; bilmek iyi geldi diye devam
ettin beynini genişletmeye. Görseydin nasıl güçlü bir yürek barındırıyorsun
içinde, giderdin belki farklı yönde. Ama istenmedi bilmen bozulur düzen diye.
Çakıldın kaldın, temelleri derinlere gömülmüş kazıkların, demir parmaklıkların
gerisinde.
Ey insan, bir derin nefes al hele. Dön
yüreğine ve gör içinde; asma kilidin anahtarı senin iç cebinde. Bak! Nasıl da
gülüyor zehirli elmayı veren cadı Pamuk Prenses’e. Ama hala 7 cüce bekliyor
başucunda uyansın diye!
Bir derin nefes al hele. Yüreğin dolsun
sevgiyle ve kuşlar muştulasın tüm evrene; sen, bir tek sen uyansan bile değişir
tüm düzen, inan kendi gücüne.
Yeter artık oyalandığın karanlık dehlizlerde.
Gün ışıyor bak göğe, aydınlandı sen oyalanırken içeride. Tek yapman gereken
adım atman ileriye. Sen hele bir perdeyi ötele, girsin ışık yüreğine, nasıl da
göreceksin kapı nerede, anahtar sende, yol önünde, … Hala soruyorsan niye? Bak
işte onun cevabı sende; yüreğindeki yazılmamış metinde.
Zihninin gücü verildi eline, geldiğin düzende
yürü ve parla diye. Ama yeni düzeni sen kuracaksın yüreğinin gücüyle. Bunun
için girdin bu bedene. Seçtin gelmeyi dünya denen eve. Şimdi derin bir nefes al
ve gülümse; kendine ve tüm evrene. Sen henüz göremesen de hepimiz biliyoruz sen
niyet ettin ve uyanmayı seçtin gelirken bu düzene. Bak bekliyoruz seni kapının
eşiğinde. Aç yüreğini bağlan özüne. Çevir kafanı göğe sonra adım atarsın
nefesinin gücüyle.
Bu yazı 20 Aralık, 2017 Çarşamba günü saat
11.39 itibariyle F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme
alınmıştır.
12 Aralık 2017 Salı
İMKANSIZ SANMA
Çıkar içinden, seni karanlığa çeken ne varsa,
İmkansız sanma!
Bir girdap gibi kapıldığın ve
Hoyratça yuvarlandığın
O karanlık var ya
Onu sen yarattın!
Zemini kapladın inanç kalıplarınla
Aralara serpiştirdin duyduğun, şahit olduğun,
Okuduğun ne varsa…
Affedemediklerin,
Öfken,
Kinin ve
Kibirin
Katalizör oldu
Kaynaştırdı adeta seni
Bütünleştirdi, içinde yarattığın cehennemle
Yaktı, yıktı, hasta etti…
İmkansız sanma!
Kaçınılmaz sanma!
Kader, kısmet deyip oyalanma.
Bir tebessüm yeter onlara.
Bir gülümse, hayatta seni sen yapanlara.
Teşekkür et ve şükret.
Bak nasıl da kolaylıkla
Seni bataklığa çeken girdap
Dönüşecek keyifli bir balona.
İzin ver sevgi doldursun yüreğini,
Çeksin seni yukarıya.
Çevir kafanı göğe, aydınlığa
Sen istersen güneş ısıtır,
Yıldızlar aydınlatır seni bu yolda.
Bir daha hiç bakma aşağıya,
İşin yok o karanlık dünyayla.
Bak biz yenisini inşa ediyoruz yukarıda;
Yüreğinde ruhuyla bir olanlar
Işık saçıyorlar ve yeni temeller atılıyor.
Yıkılan karanlığın tozu dumanı henüz dağılmasa da
Sağlam yapılar uzanıyor aydınlığa
Özü sevgi olan, gücü sevgi olan bu yeni dünyada
Sen de bugün başla!
Şimdi dediğin AN’da bir gülümsemeyle başla
Aynada sana bakan ruhuna!
Geç kaldım sanma
Bak biz görüyoruz ve bekliyoruz seni burada
Her şey aynı anda yaşanır aslında!
Zamana, mekana ve boyuta takılma.
Seç yeter;
İyi olan, sevgi olan ne varsa.
Kal sağlıcakla,
Görüşürüz sen istediğin anda.
Bu yazı 12.12.2017, Salı günü saat 12.13 itibariyle F.Ebru
Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)