özel yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özel yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2021 Çarşamba

KURTULUŞ PLANI – ÖZEL BİR YAZI

Bugünden sonra (11.8.21) başlayacak "yeni" aslında sizin alıştığınız gibi olmayacak olsa da, dersleri alınmış, uzun yıllara dağılmış, 3-5 batıkla (iflasla) anılmış bir ticaret hayatı sonrasında üst akıl takımının çıkarımlarını yapıp, derslerini alıp, öz eleştiriyi tamamlayıp, birbirleriyle helalleşip sıfırdan kuracakları bir müessese gibi olacak.

Tarihi olan ama o tarihten güç alan,

Bilgisi (know-how) olan ama artık altyapıyı ondan da ileri taşımaları gerektiğinin bilincinde olan.

Yetkin ve yeterli insan gücü olan.


“Akıl takımı parlak

Beden kondisyonu güçlü

Donanım, teçhizatı çağın ötesinde” sloganıyla hatta yola koyulan…

 

Öyleyse sizde eksik olan ne?

İç görü?

Öngörü?

Dolu bir bellek?

Temizlenmemiş bir arşiv?

Yakılıp, imha edilmemiş bir geçmiş?

Açılmamış bir düzlük (çalışma alanı)?

Aydınlatılmamış bir Plaza?

…

Ne eksik onu bulun ve tamamlayın hızla. Yol yakınken çıkışa, yol varken hala, köprüden önce son çıkış tabelasını geçerseniz 500 kilometre hızla dönüşü olmaz, anlasanıza.

Yavaşlamak çözüm olmaz, ama...

İleride bir daha kapanmamacasına açılıp kaldırılacak bir köprü var (mesela saat 10'da).

Sonra?

Sonra karşı kıyı duracak ama köprü olmayacak arada.

Biz inşa ederiz diyenleri duyuyoruz. Peki ama donanım yok ortada? Zira siz oyalanırken arka yollarda çaldırdınız onları da dersek ne olacak acaba?

 

Kısacası kaçış planı kurtuluş değildir!

Oysa şu an topyekün Kurtuluş Planı’nı işlevselleştirme ve işletme günüdür.

Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır.

Hadi öyleyse iş başına.

 

Bu yazı 11.8.2021, Çarşamba günü F. Ebru Tolan tarafından kaleme alınmıştır. Konsey

İstanbul – 13.38

21 Nisan 2021 Çarşamba

AYDINLIK YARINLAR İÇİN - ÖZEL BİR YAZI

Sevgi ile ve ışıkla selamlıyoruz her birinizi

Merhaba 

Bugünden sonra beklentileriniz doğrultusunda özgürce salınacağınız, güvenle dolaşacağınız, rahatlıkla yaşayacağınız bir Dünya hayal etmek yerine, güveni ışıkla tahsis edeceğiniz, rahatlığı sevgi ile hissedeceğiniz, nefesi şifanın sonsuzluğunda alıp vereceğiniz, minnet yerine şükür, merhamet yerine teşekkür ile vicdanı hür, sezgisi hissiyatı gür, evveliyatı berrak, nihayeti billur bir yaşamı teşekkül, tasvir ve tahsis yolunda güçlü, sağlam, istikrarlı adımlar atmak zorunda olduğunuzu açık ve alenen ifade etmek zaruriyeti içinde olduğumuzu belirterek başlamak istiyoruz.

Zira sanılanın aksine sadece dualitenin içindeki karanlığı aydınlatmak ve/veya kendi tekamülünü tamamlamak arzusuyla bulunmuyorsunuz bu alanda. Bunlarla birlikte çok daha ulvi bir mertebede almış olduğunuz zorunlu görevi icra için toplanmış bulunuyorsunuz dünya denen evde.

Bugüne kadar sizi zorlayıcı sandığınız şartlar, değişkenlik gösteriyor artık demeyeceğiz, değişti diyeceğiz. Yeniden planlanan, oluşturulan, yapılandırılan kozmik düzende üzerinize düşen görevlerin artırıldığını düşünebilirsiniz oysa aslî göreviniz buydu aslında. Yani, kısaca gerçeklerle yüzleşme vakti gelinceye dek gözetilmiş olsanız da vakit geldi artık anlatmaya, anlaşılmasına.

İnsan ırkı bu kainatta tek noktada varlığını dünyada devam ettirmiyor olsa da dünya denen evde bulunan insanlar kainatın geri kalan kısmı için önemliler aslında.

Mutlaka ki şu an ifade edilemeyen yaşanmışlıklarda izleri olanlar var burada. Bu bir suç değil ceza asla değil ama dahli olan kim varsa izini bıraktığı alanda elini taşın altına koymak yoluyla da olsa iyileştirme, düzenleme, düzeltme yapmalı ki aydınlık yarınlar sandığınıza ulaşılabilsin kainatta.

Hedefimiz topyekûn aydınlanma olsa da, aksayan, aksatılan bazı alanlarla, uyanışın tamamlanışında yaşanan sıkıntılar, gecikmelerle aydınlanma sürecine yansıyacak bir takım yeniden düzenlemelerin yapıldığını yüksek benlikleriniz nezdinde ifade ediyoruz bugün burada.

Dolayısıyla değişen yaşam planları bazılarınız için ana yoldan hızla sapılan stabilize, tali yolun yaratacağı sarsıntıyı bırakacak akıllarda.

Bazılarınız içinse su üstüne çekilen balık hissi...

Her ne olursa olsun yani olana uyum sürecinde yanınızda olacağız ama doğal seleksiyonun kozmik manada da işleyen bir yasa olduğunu hatırlatmak isteriz bu noktada.

Kaldı ki bu zaruri değişime itiraz etme, yeni planı kabule geçmeme, farklı bir yol talep etme hakkı her daim hür iradenin tarafındadır, hatırlarda tutulsun isteriz. Ama yeni planın yüksek benlikleriniz nezdinde oluşturulduğunu da bir kez daha bildiririz.

Kalın sağlıcakla.

Bu yazı talebimiz ile F. Ebru Tolan tarafından 21.4.2021 saat 15.16 itibariyle İstanbul'da kaleme alınmıştır. Konsey


20 Mart 2021 Cumartesi

2021 MART EKİNOKS ZAMANI* - ÖZEL BİR YAZI

Dünya denen evde, kendi yüreğinde, kendi biçtiği kaftanın içinde varlığını sürdürmekte olan tüm canlılara selam olsun bu özel günde.

Bizler sizin için çalışırken kendi bildiğimizce ve sizlerden gelen yönlendirmelerle (bilinçsizce yaptığınız) sizler de devam ediyor gözükmektesiniz kendi bildiğinizce!

Oysa vakit geldi, bilmecenin çözülmesine.

Artık geriye dönüşü olmayan ilerlemeyi seçtiğiniz, seçildiğiniz bilinçte yükselmeniz gerekiyor kendi içinizde. Buradaki yükselme ifadesi 5. boyuta yükselişle karıştırılmasın diye belirtiyoruz ama sıçrama da olmayacağı için anlatacağımız, uygun kelimeyi siz bulun kendi içinizde; ilerlemek, çıkmak, yükselmek, seviye değiştirmek,… ne demek isterseniz kendi içinizde.

Sizler bunu gerçekleştirebilin diye dünya düzeninde biz çalışıyoruz nicedir, izninizle.

"İzninizle"den kastımız, dünya yolculuğuna çıkmadan imzaladığınız, bıraktığınız anlaşmalar, henüz bilemezseniz de.

Burada da “bilmek” kelimesini seçerek kullandık . Zira hatırlamak için, hatırlatabilmemiz için, gelmeniz gereken olgunluk seviyesine ulaşamayanlar oldu içinizde.

Öyleyse, ezcümle, siz kendinizi ilerlettikçe açılacak idrak kapılarından geçtikçe, geçebilmek için ilerledikçe işaretler değişecek, nişanlar gelecek ve hatırlatılacak size, sizin içinizde. Ama bulunduğunuz seviyede -bazılarınız için- teleskopla göğe bakıp öykünmek gibi ilerlemeniz gereken yol kendi içinizde. Bakıyorsunuz, arzuluyorsunuz ve iç geçiriyor, bekliyorsunuz yine ve yine…

Teleskop ne kadar güçlü ise o kadar netleşiyor detaylar belki içinizde ama elleyip tutamıyor, gidip dokunamıyorsunuz ya illüzyonun içinde, yetmiyor bu size.

Bizden size akanlar, asılı kalıyorlar çevrenizde, gidip görmedikçe, alıp içinize çekmedikçe parçanız olamıyorlar ve tamamlanamıyorsunuz kendinizce.

Neden bu düzen böyle?

Neden bu kadar karmaşık kimilerine?

Neden zorlayıcı olmalı eğer nihai amaç yükselmekse?... dediğinizi duyuyoruz sessizce. Susuyoruz yine de, nedense?

Çünkü denedik defalarca öncesinde. Başka yollar, yöntemler denedik. Gelemedik yeterince ileriye. Bu sefer kuralları bizde böyle belirledik, birlikte. BİRLİKTE.

Matriksin içinde, önceden belirlediğimiz kurallar çerçevesinde, herkes kendi rolünde, devam edeceğiz bir süre daha böylece.

Ama artık bilmece çözülmeli yardım edilecekse diğerlerine.

Diğerleri kim?

Bilmeceyi çözecek kim? Gelelim bu bilgiye.

"Diğerleri" kendi tekamül yolculuğunda devam edecek olanlar bir süre daha sessizce.

Bilmeceyi çözecek olan kim? Bizler, sizlerle…

Bilmeceden kastımız ne? Düzen mi kendi içinde? Yoksa…?

Beklediğiniz ne? Yükseliş.

Olan ne? Bilinmese de gerçekleşen ne?

Uzatmayalım lafı, yormayalım akılları. Söyleyelim sessizce yüreklerinize; niyet edenlere, duymayı seçenlere.

Olan; olduran da kendi içinizde.

Yani bilmece “olduran da kendi içinizde” ne demektir anlamak sessizce.

Ve bu ekinoks döngüsünde siz bilmeceyi çözün diye, iyiden iyiye daha çok yardım gelecek içinize. Biliyoruz karmaşık gözükmekte ama sadece iki gözünüzle gördüğünüzde. Yüreğinizin sesiyle (kalp gözü), aklın ötesini okuyan gözü (3.göz) aktifleştirdiğinizde önce netlik ayarı gerekecek belli bir süre ama eninde sonunda belirginleşecek tüm güzellik kendi içinizde.

Kısacası, başkası değil de Siz harekete geçtiğinizde muazzam dönüşüm olacak kendi içinizde.

Bu dönüşüm olduğunda ilerleyeceksiniz kendi içinizde.

İlerlediğinizde hatırlayacaksınız siz kimsiniz gerçeklikte.

Hatırladığınızda yapacaklarınız dünya düzeninde, hatırlatacak diğerlerine.

Diğerleri de hatırladığında kendi içinde, siz birlikte el ele tek yürek BİRLİK bilinci ile geleceksiniz beklenen yere.

Geldiğinizde tamamlanacak tüm bilmece, eksik 3-5 parça kalsa bile bütünlüğün resmi tam ve anlaşılır olacak kendi çerçevesinde.

O resmi gördüğünüzde büyülenmişcesine hayranlık duyacaksınız kendinize.

Sizin beğeneceğiniz, sizin eseriniz örnek gösterilecek tüm evrende. Öyleyse azla yetinmek niye, kendini sevmemek niye?

Öfke ister içinizde... ister çevrenize... yıkmaktan, yakmaktan başka ne işe yaradı söylesenize? Öfkelenme demekle bitmiyor ki kendinize duyduğunuz öfke, nedensizce? Nedeni belli; yüreğinizde. Yapabilecekken yapamamak kadar acısı var mı kendi içinizde? Öyleyse neden bekliyorsunuz hâlâ sessizce?

Gece ile gündüz eşitlendiğinde sizde kendi içinizde geçin geçidinizden sessizce başlayın aydınlığa doğru ilerlemeye. 21 Aralık’a kadar vaktiniz var, demedi demeyin bize. Daha diyecek çok sözümüz var da bekliyoruz sessizce.

Değişim dönüşüm hepsi birer bilmece kendi içinde.

Cevaplar yüreğinizde. İçinize döndüğünüzde bir bilinmezlik kuyusuna düşmüş gibi hissetseniz de bir süreliğine bilin ki yüreğiniz açılmakta enginlere ve o enginlerin içinde her alan güzel kendi içinde. Işık olanları ekleyince peş peşe yol sizi götürecek kendi gerçekliğinize.

Keyifle, ahenkle…

Bekliyoruz sizi az ötede.

Sonsuz sevgimizle. 

Bu yazı 17 Mart 2021'de Firdes Ebru Tolan** tarafından kaleme alınmıştır, talebimizle. Konsey İstanbul - 14.06


*2021 yılı itibariyle ekinoks ülkemizde 20 Mart 2021, saat 12.37 itibariyle gerçekleşmiştir.


**Kaleme alanın notu: Yazının içeriğinin kalp gözüyle daha kolay içselleştirilebilmesi için yüksek sesle okumanızı öneririm.

15 Mart 2019 Cuma

UYANIŞ’IN TAMAMLANIŞI - ÖZEL BİR YAZI


Sizin kayıt dedikleriniz, bu dünyada yıllarca taşınmasına, bulunmasına ve görülmesine, çözümlenmesine izin verilmiş olanlardır aslında.

Oysa gerçek kayıtlar çok daha fazla ve çok daha eski bu dünyada. Her şeyden önce bir kez daha belirtelim ki bu, dünya üzerinde insan varlığının ilk oluşumu, gelişimi, döngüsü değildir aslında. Daha önce de tamamlanmış 5 evre vardır. Belki onlara tamamlanmamış evreler demek daha açıklayıcı olur. Zira her bir döngüde, sona gelindiğinde, insan varlığı beklenen tekamül seviyesine ulaşamadığı için Dünya'nın Güneş'in döngüsü ile birlikte ki bunun daha önce 26.500 senede -sizin zaman akışına göre- gerçekleştiğini belirtmiştik, sizin yok oluş diye ifade ettiğiniz, bizim yeniden diriliş olarak gördüğümüz dönemi yaşaması ile sonuçlanmıştır. 

Her bir yok oluş yeniden varoluşu barındırır özünde. Bu tüm zamanlarda, tüm boyutlarda, bütün kainat düzeninde aynıdır aslında; bir yok oluş varsa aynı anda bir varoluş da vardır mutlaka. Bir nebula yok olduğunda binlerce yıldız var olur aslında. Bir yıldız yok olduğunda milyonlarca meteor ve bir meteor yok olduğunda katrilyonlarca toz zerresi var olur ve hiç bitmeyen bu döngüde trilyonlarca yıldız tozu toplaşır yeni bir gezegen oluşur, gezegenler toplaşır galaksiler oluşur ve bunun gibi sürer gider, hiç bitmez, hiç tükenmez, hiç azalmaz ama hep var olur. İşte bu evrensel döngüde, sizin dünya denen eviniz de, defalarca yok oluş var oluş döngüsünü yaşadı. Zira insan varlığı aslolan gücüne hâlâ ulaşamadı.

Oysa bu sefer, hep belirttiğimiz gibi, eşik aşıldı. Eşiğin aşılması olasılığı hep vardı ve tüm planlar bu olasılığa uygun şekilde zaten yapılmıştı. Sizin Dünya üzerinde tanıdığınız bildiğiniz özel diye nitelendirdiğimiz birçok sima aslında zaten görevliydi; Mother Teresa gibi, Mevlana gibi, Hz. Muhammed gibi, Tesla gibi, o kadar çok ki hangi birini söyleyebiliriz ki ve hepsinin attığı adımlarla dünyanın dört bir yanında, insan varlığı taşındı 21 Aralık’a. * Michelangelo, Edison, Madam Curi, Kara Fatma ve daha niceleri ve hatta Hitler ve pek tabii ki Atatürk, hepsi ama hepsi görevlerini layıkıyla yaptılar aslında, bazılarını siz henüz anlayamazsınızda.

Burada tekamüle, yaşam planlarına, karmaya, varoluşa, evrensel yasalara bakmak gerekiyor ama bugünün konusu bunlar değil aslında. 

Sonuç itibariyle insan varlığı 21 Aralık'ta geçtiği eşikle girdiği Uyanış Dönemi'ni tamamlayacak 2019'un sonunda. Bu ne demek bir kez daha anlatalım hızla:

Tüm ezberler bozulacak.
Tüm yükler ortalığa saçılacak.
Tüm duygular -sevgi olmayan- ayyuka çıkacak.
Tüm sırlar açıklanacak.
Tüm gizemler bir bir aydınlanacak.
Tüm dünya adeta çalkalanacak.

Neden? Bu kaos neden? Bu karmaşa neden? Hani ilerliyorduk sevgi yolunda ışıkla? Hani tekamülü tamamlayıp yükselecektik oysa? … diyorsunuz hâlâ, anlatalım, kurallar var evrensel anlamda. Düşünün bir an için cilt cilt kitaplar yazılmış gözyaşıyla, içinde kan ve nefret dolu kitaplar yazılmış ve hatta binalar yapılmış içinde acının, vahşetin de dehşetin de yaşandığı binlerce yılda, nereye gitti ve gidiyor o enerjiler acaba? O acı, keder, elem, trajedi, vahşet, … dediklerinizden çıkan enerji nereye gidiyor acaba? Toprak Ana’ya akıyor, hiç azalmıyor, hep akıyor. Neden? Çünkü kaynak yerinde duruyor, müze dediğinizde, kütüphane dediğinizde, tarihi eser dediğinizde, ev/barınak dediğinizde, duruyor, akıyor, hep çıkıyor, hep akıyor.

Öyleyse nasıl temizlenecek bu dünya? Zira foton kuşağına doğru çekiliyor dünya. Foton kuşağının içindeki enerji kendi ile eşdeğer olanı çeker çıkartır aydınlığa ama aşağıda kalanı yakar adeta, yıkar adeta, tutuşturur bir saman alevi gibi, tozu dumana katar adeta. Öyleyse bir kez daha iyi anlayın bunu, artık oyalanmadan dünyevi olanla, tüm yükler ve izler çıkartılacak ortaya, aydınlığa, yüzeye, dışarıya ve sonra hızla, hızla temizlenecek ilahi ışıkla ve aşkla.

Ne olur temizlenmezse? Yıkım olur dünyada. Gerek var mı buna? Tutuşur adeta ortalık yanar bir anda. Gerek var mı buna? Zaman varken hâlâ daha, bile isteye ilerlemek varken bu dünyada, gerek var mı yıkıma?

Sanmayın ki korkutmak için anlatıyoruz, tam tersine hiç istemiyoruz, ne korku olsun, ne telaş ne endişe, kaygı ama olacak olan oldu bile aslında. Değiştirmek sizin elinizde, haber veriyoruz, bilgi veriyoruz, uyarıyoruz adeta.

Artık uyanışın tamamlanmasıyla gireceğiniz Aydınlanma Çağı’nda işte tam da bu amaçla çalışacaksınız birlikte. Ama kim çalışacak acaba? Uyanmış olanlar mı? Hayır. Hem uyanmış olanlar hem de yola çıkmış olanlar aslında. İşte bu nedenle bu konuyu bir kez daha, Mart ayında, anlatmasını istedik Ebru'nun tüm açıklığıyla. Şimdi dönün bakın geçmiş bildirimlerimize** ve hatırlayın neler yapılması gerekiyor her birinizce. Vakit daralıyor 3.boyutta. Fiziki olarak hazırlamanız gerekiyor Foton Çağı’na. Ama arada telef olmaması için insanlığın adeta atlaması gerekiyor foton kuşağını başarıyla. Yardım yanı başınızda. Tüm dostlar kainatta yanı başınızda. Ama onlardan gelen yardımı alabilmek için sizin çıkmanız gerekiyor kabuğunuzdan dışarıya. Kabuğunuzu kırmanız için uyanmanız, uyanmak için artık anlamanız gerekiyor aslında. Hoş anlamasanız da kaçınılmaz olana doğru ilerliyorsunuz ya kabulünüz daha önemli bu noktada. Bakmaya başlayın artık mutlaka.

Uyanış tamamlanacak 2019'un sonunda. Sonraki 19 yıl boyunca aydınlanma ve sonrasında adım adım değil grup grup çıkacaksınız yukarıya. Geride kalanlar, sonu bekleyenler ve red edenler olacak mutlaka. Hepsi için planlar çoktan yapıldı sonsuz olasılıkta. Ama sizin ihtiyacınız var mı bu sona?

Seçim sizin, hızlanmak imkanı varken bugünden yarına, neden bekleyesiniz ki daha fazla? Kaldı ki aranızda zaten özellikle bu zamanda, bu coğrafyada bedenlenen görevliler var, hızlanmaları gerekiyor çıkmak için yukarıya. Ancak çıktıklarında zihinlerinden dışarıya başlayacaklar hatırlamaya; neden buradalar bu zamanda.

Ezcümle, biz yanınızdayız her daim, dün de buradaydık, yarın da. Akıtıyoruz sonsuz sevgimizi ışıkla. Her biriniz alıyorsunuz bir parça nasibinizi ama bile isteye ilerlerseniz bu yolda çok daha fazla görürsünüz karanlık sandığınız yolda. Her adım attığınızda, bir sonrası aydınlanıyor aslında. Hiç adım atmayanlar için neden karanlık hâlâ diye sormak bu anlamda bir fayda sağlamasa da biz el yordamıyla ilerlemeye çalışanları da çekiyoruz yukarıya bu zamanda.

Kalın sağlıcakla, şimdilik bu kadar anlatacaklarımız ama çok bilgi var aslında tüm kayda geçmişlerde nasıl olsa!

Bu yazı 11 Mart 2019, Pazartesi günü saat 22.00 itibariyle F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırmıştır. Konsey


* Kaleme alanın notu: Bahsi geçen 21 Aralık 2012'dir.
**Bu yazıyı okuduktan sonra aşağıdaki yazıları da okumanızı öneririm.
Aydınlanma Çagı
ARTIK KULAK VERİN
Yükselişe Doğru Hızla İlerlerken
O Vakit Geldiginde