değişim dönüşüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
değişim dönüşüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2021 Cumartesi

2021 MART EKİNOKS ZAMANI* - ÖZEL BİR YAZI

Dünya denen evde, kendi yüreğinde, kendi biçtiği kaftanın içinde varlığını sürdürmekte olan tüm canlılara selam olsun bu özel günde.

Bizler sizin için çalışırken kendi bildiğimizce ve sizlerden gelen yönlendirmelerle (bilinçsizce yaptığınız) sizler de devam ediyor gözükmektesiniz kendi bildiğinizce!

Oysa vakit geldi, bilmecenin çözülmesine.

Artık geriye dönüşü olmayan ilerlemeyi seçtiğiniz, seçildiğiniz bilinçte yükselmeniz gerekiyor kendi içinizde. Buradaki yükselme ifadesi 5. boyuta yükselişle karıştırılmasın diye belirtiyoruz ama sıçrama da olmayacağı için anlatacağımız, uygun kelimeyi siz bulun kendi içinizde; ilerlemek, çıkmak, yükselmek, seviye değiştirmek,… ne demek isterseniz kendi içinizde.

Sizler bunu gerçekleştirebilin diye dünya düzeninde biz çalışıyoruz nicedir, izninizle.

"İzninizle"den kastımız, dünya yolculuğuna çıkmadan imzaladığınız, bıraktığınız anlaşmalar, henüz bilemezseniz de.

Burada da “bilmek” kelimesini seçerek kullandık . Zira hatırlamak için, hatırlatabilmemiz için, gelmeniz gereken olgunluk seviyesine ulaşamayanlar oldu içinizde.

Öyleyse, ezcümle, siz kendinizi ilerlettikçe açılacak idrak kapılarından geçtikçe, geçebilmek için ilerledikçe işaretler değişecek, nişanlar gelecek ve hatırlatılacak size, sizin içinizde. Ama bulunduğunuz seviyede -bazılarınız için- teleskopla göğe bakıp öykünmek gibi ilerlemeniz gereken yol kendi içinizde. Bakıyorsunuz, arzuluyorsunuz ve iç geçiriyor, bekliyorsunuz yine ve yine…

Teleskop ne kadar güçlü ise o kadar netleşiyor detaylar belki içinizde ama elleyip tutamıyor, gidip dokunamıyorsunuz ya illüzyonun içinde, yetmiyor bu size.

Bizden size akanlar, asılı kalıyorlar çevrenizde, gidip görmedikçe, alıp içinize çekmedikçe parçanız olamıyorlar ve tamamlanamıyorsunuz kendinizce.

Neden bu düzen böyle?

Neden bu kadar karmaşık kimilerine?

Neden zorlayıcı olmalı eğer nihai amaç yükselmekse?... dediğinizi duyuyoruz sessizce. Susuyoruz yine de, nedense?

Çünkü denedik defalarca öncesinde. Başka yollar, yöntemler denedik. Gelemedik yeterince ileriye. Bu sefer kuralları bizde böyle belirledik, birlikte. BİRLİKTE.

Matriksin içinde, önceden belirlediğimiz kurallar çerçevesinde, herkes kendi rolünde, devam edeceğiz bir süre daha böylece.

Ama artık bilmece çözülmeli yardım edilecekse diğerlerine.

Diğerleri kim?

Bilmeceyi çözecek kim? Gelelim bu bilgiye.

"Diğerleri" kendi tekamül yolculuğunda devam edecek olanlar bir süre daha sessizce.

Bilmeceyi çözecek olan kim? Bizler, sizlerle…

Bilmeceden kastımız ne? Düzen mi kendi içinde? Yoksa…?

Beklediğiniz ne? Yükseliş.

Olan ne? Bilinmese de gerçekleşen ne?

Uzatmayalım lafı, yormayalım akılları. Söyleyelim sessizce yüreklerinize; niyet edenlere, duymayı seçenlere.

Olan; olduran da kendi içinizde.

Yani bilmece “olduran da kendi içinizde” ne demektir anlamak sessizce.

Ve bu ekinoks döngüsünde siz bilmeceyi çözün diye, iyiden iyiye daha çok yardım gelecek içinize. Biliyoruz karmaşık gözükmekte ama sadece iki gözünüzle gördüğünüzde. Yüreğinizin sesiyle (kalp gözü), aklın ötesini okuyan gözü (3.göz) aktifleştirdiğinizde önce netlik ayarı gerekecek belli bir süre ama eninde sonunda belirginleşecek tüm güzellik kendi içinizde.

Kısacası, başkası değil de Siz harekete geçtiğinizde muazzam dönüşüm olacak kendi içinizde.

Bu dönüşüm olduğunda ilerleyeceksiniz kendi içinizde.

İlerlediğinizde hatırlayacaksınız siz kimsiniz gerçeklikte.

Hatırladığınızda yapacaklarınız dünya düzeninde, hatırlatacak diğerlerine.

Diğerleri de hatırladığında kendi içinde, siz birlikte el ele tek yürek BİRLİK bilinci ile geleceksiniz beklenen yere.

Geldiğinizde tamamlanacak tüm bilmece, eksik 3-5 parça kalsa bile bütünlüğün resmi tam ve anlaşılır olacak kendi çerçevesinde.

O resmi gördüğünüzde büyülenmişcesine hayranlık duyacaksınız kendinize.

Sizin beğeneceğiniz, sizin eseriniz örnek gösterilecek tüm evrende. Öyleyse azla yetinmek niye, kendini sevmemek niye?

Öfke ister içinizde... ister çevrenize... yıkmaktan, yakmaktan başka ne işe yaradı söylesenize? Öfkelenme demekle bitmiyor ki kendinize duyduğunuz öfke, nedensizce? Nedeni belli; yüreğinizde. Yapabilecekken yapamamak kadar acısı var mı kendi içinizde? Öyleyse neden bekliyorsunuz hâlâ sessizce?

Gece ile gündüz eşitlendiğinde sizde kendi içinizde geçin geçidinizden sessizce başlayın aydınlığa doğru ilerlemeye. 21 Aralık’a kadar vaktiniz var, demedi demeyin bize. Daha diyecek çok sözümüz var da bekliyoruz sessizce.

Değişim dönüşüm hepsi birer bilmece kendi içinde.

Cevaplar yüreğinizde. İçinize döndüğünüzde bir bilinmezlik kuyusuna düşmüş gibi hissetseniz de bir süreliğine bilin ki yüreğiniz açılmakta enginlere ve o enginlerin içinde her alan güzel kendi içinde. Işık olanları ekleyince peş peşe yol sizi götürecek kendi gerçekliğinize.

Keyifle, ahenkle…

Bekliyoruz sizi az ötede.

Sonsuz sevgimizle. 

Bu yazı 17 Mart 2021'de Firdes Ebru Tolan** tarafından kaleme alınmıştır, talebimizle. Konsey İstanbul - 14.06


*2021 yılı itibariyle ekinoks ülkemizde 20 Mart 2021, saat 12.37 itibariyle gerçekleşmiştir.


**Kaleme alanın notu: Yazının içeriğinin kalp gözüyle daha kolay içselleştirilebilmesi için yüksek sesle okumanızı öneririm.

21 Kasım 2020 Cumartesi

BAĞIŞLAMAK AFFETMEK MİDİR?

Bağışlamak; akla karanın arasında kalsa da kişi… iyiyi, güzeli, doğruyu çirkinle, yanlışla ayırt edemese de, yani mânânın idrakine varamasa da affetmektir aslında.

Burada bilinç değişimi olması beklenmez, gerekmez.

Daha çok tek taraflıdır. Yani enerji topyekûn değişmez, sadece bağışlayan kişi tarafında bir açılma, aydınlanma olur; inançla, kabulle aslında.

 

Oysa affetmede durum çok başkadır.

Affetmek bütünün şifalanmasıdır.

Affetmek bütünün aydınlanmasıdır.

Affetmek yükseliştir.

Affetmek aydınlanmadır.

Affetmek büyümektir.

Affetmek tekamüldür.

Affetmek teslimiyettir.

Affetmek mânâların idrakine vararak aydınlanmak, değişmek, dönüşmek ve tamamlanma yolunda adım atmaktır, hızlı ve güçlü, kalıcı adımlar atmak.

Herkesin affeden olması gerekmeyebilir ama herkesin BAĞIŞLAYAN olması şarttır. Nitekim Yaradan’da bağışlayan ve esirgeyen adıyla anılır tüm dini öğretilerde aslında.

Bağışlayan olmakla başladığınız aydınlanma yolculuğunda affederek aydınlandığınız, aydınlandıkça açıldığınız, açıldıkça aydınlandığınız bir dönemle yükselişe doğru ilerlemenizi dilerim can-ı gönülden şimdi ve daima.

 

Bağışlamak adım atmaksa,

Affetmek tırmanışa başlamaktır.

 

Kalın sağlıcakla,

Bilge Ruhlar’dan ilhamla F. Ebru Tolan’dan insanlara…

İstanbul, 21.11.2020 14.35

 

11 Aralık 2019 Çarşamba

UYUMLANMA - ÖZEL BİR YAZI

UYUMLANMA
Dünya değişiyor siz anlayamasanız da; her mânâda.
Yer kabuğu değişiyor, tektonik hareketler vasıtasıyla.
Hava şartları değişiyor, iklimsel sandığınız alanda… küresel ısınma dediğiniz değişim kapsamında. Oysa durum çok başka.

Dünya değişiyor siz anlayamasanız da; tektonik hareketlerle magma sandığınız çekirdeğin, özün enerjisi salınıyor çokça. Ve aslında sizin küresel ısınma sandığınızın çoğu tesiri geliyor aşağıdan yukarıya. Ama sanmayın ki yukarısı aynı, aslında yukarısı da değişiyor fazlasıyla. Zira uzay boşluğu diye adlandırdığınız dünyanın, sizin görüp bilebildiğiniz kapalı enerji alanı değişiyor ve açılıyor. Bu açılım kaçınılmaz zira foton kuşağı yaklaşıyor güneşten yana. Ama aynı zamanda bu yaklaşan foton enerjisi etkiliyor sizin alanınızı ve kapalı kalamıyor adeta alan aldığı tesirlerle ve çatlıyor, çatırdıyor diyelim biz ona.

Çok mu korkunç, çok mu tuhaf geliyor size bu duyduklarınız? Neden? Oysa sizler bu potansiyeli bilerek ve seçerek geldiniz bu zamanda bu dünyaya. Tüm bu söylediklerimiz dünyada bilim insanları dediklerinizin zaten son yıllarda araştırdığı, bildiği, gördüğü konular ama henüz söylenmiyor diye yanlış ya da yabancı sanılmasın burada. Zira o bilim insanlarının görevi bu ama aslında hepinize gösterildi, anlatıldı bu bilgiler bedenlenmenizden çok önce ilahi planda. Zira birçoğunuz bu mânâda görevler almayı bu yüzden kabul ettiniz de geldiniz bu zamanda.
Sonra ne oldu? Sonra olan şuydu aslında; 2012 eşiğine kadar birçoğunuzun unutması gerekiyordu, unutturuldu hepsi bu ama şimdi hatırlamanız ve hızla hatırlamaktan öte çalışmaya başlamanız gerekiyor bu konuda.
Neler yapılması gerektiğini anlattık çokça özellikle Toprak Ana kısmında. Sorun, yine anlatırız ama bugün konumuz UYUMLANMA.
Zira pek çoğunuzun bu değişen enerjilere yeniden uyumlanması gerekiyor aşağıda ki kolaylıkla ilerleyebilesiniz kendi yolunuzda.

Bunu eski telefonunuzu yeni işletim sistemine uyumlamak gibi düşünebilirsiniz çok basit anlamda. Ama hatırlayın ki bazı telefonların sistemleri çok eski ve dolayısıyla ilaveler gerekiyor onlara, bellek artırımı gibi mesela. Veya bazı telefonların daha önce ufak ufak yapılması gereken güncellemeleri yapılmamış, eksik bırakılmış / unutulmuş / atlanmış / görmezden gelinmiş / korku, kaygı, endişe ile ertelenmiş mesela… işte o telefonların da adım adım uyumlanması gerekiyor ama hızla, hatta birçoğu aynı anda.

Kısaca gözünüzde canlandırabildiyseniz devam edelim konuya.

Bu uyumlamalar birinci turda, görevli olanlara ve görevlerinin idrakinde olup kendilerini açanlara yollandı aslında. Bu kolay ve hızlı olandı ki bu bile sarsıcı oldu birçoklarına. Bulundukları alan, taşıdıkları yükleri, kabullerinin derecesi ve niyetlerinin gücü etkiledi onları aslında.

İkinci turda, görevli olanlara ama henüz uyanmamış olanlara gönderildi tesirler adeta biraz daha etkileyici ama. Zira onların da hızla ayağa kalkması ve temizlenmesi gerekiyordu ya her mânâda, bu nedenle dalga dalga, defalarca, döne döne diyelim biz ona, gönderilen tesirlerle bazıları zorlandı ama çoğu çıktı bir yola. Hoş aralarında hâlâ tesir alan ama ayağa kalkamayanlar da var ama oyalanacak vakit kalmadı bizim için yukarıda. Bu mânâda 2.grup da göreve çağrıldı adeta.

Dolayısıyla bazılarınızda, aranızda, çok hızlı ve ani değişimler yaşıyorsunuz adeta hayatlarınızda. Bu grupta olanlar 3-5 ay öncesine kadar diyelim dünyevi zamanda, normal ve hatta sakin bir hayat sürdürürlerken şimdi bir AN’da kendilerince, kendilerini bambaşka bir alanda buldular, buluyorlar adeta.
Kimi hastane koridorunda, kimi soyunma odasında, kimi açıkta, kimi karanlıkta adeta, buluyor olsa da kendini aslında yanlış ve/veya kötü olan bir şey yok ama…! Artık vakit geldi demeleri gerekiyor hızla: vakit geldi ve ben de hazırlanmalıyım hızla.
Bu grup için zaman biraz az sanılmasın zira onların da hızla hazırlanmaları için gereken donanım verildi onlara. Hatta dar zamanda daha da hızlı hazır olabilmeleri için yükleri yok veya az olan gruptan, deneyimleri çok veya yeter olan gruptan seçildiler mutlaka. Dolayısıyla deneyimlerin çokluğu ve yüklerinin azlığı avantaj bu zamanda., hızlanabilirler, hazırlanabilirler, yola çıktıkları anda.

Gelelim diğer gruba. En çok zorlananlara! Onlar hâlâ daha uyumak için adeta kaçıyorlar karanlığa! Bakın bu çok önemli, iyi anlayın mutlaka.

Karanlıktan kastımız şu aslında: Bazıları korkularını temizlemek yerine tutunuyorlar onlara…
Ve korktukça başlarına geliyor adeta. Çekiyorlar zira… başlarına geldikçe yılmak ve kaçmak için daha çok bahane buluyorlar ve daha çok saplanıyorlar çıkmaza. Artık vazgeçmeleri ve kendilerini kandırmayı  bırakıp hareket etmeleri gerekiyor hızla ama hızla.
Bu grup da alıyor tesirleri ama uyumlanma adı altında ve sarsılıyorlar adeta her an, her alanda. Ne fayda? Ne fayda?
Kısaca bu yazıyı okuyorsanız ve hâlâ korkuyorsanız biz kimiz, ne anlatıyoruz acaba; işte bilin ki bu gruptasınız ve hızla arınmanız gerekiyor insanlık adına.
Kararsız kalanlar ve korkanlar içten içe, farkında olmadan da olsa, zorlanıyorlar en çok bu mânâda.


Gelelim bundan sonrasına. Birinci dalga diyeceğimiz uyanış evresi tamamlandığında ne olacak acaba?
Anlatalım hızla!
Zira birçoğunuz için yaşayacakları, tanık olacakları adeta pek de keyifli olmayacak dünyevi anlamda ama artık biliyorsunuz ki her şey ama her şey kontrol altında ve bütünün hayrına.

Yukarıda, kainatta, ne derseniz deyin ona, ilahi planda, yanlış yok ama eksik çok! Zira o eksikler sizin tamamlamanız gerekenler aşağıda.

Bizim vazifemiz uyarmak, uyarmak, uyarmak,… yardım, yardım, yardım,… ama hür irade hâlâ sizin elinizde ya, tamamlanması gerekiyor eksik ne varsa.

İşte bu eksikler hızla tamamlansın diye uğraşıyoruz biz de ortak bilince gönderdiğimiz idrakler vesilesiyle.
Ama korku olunca hâlâ aşağıda gelen idrakleri almak, aldığını anlamak, anladığını kullanmak kolay olmuyor sizin için bazen ya işte çalışın buna diyoruz her fırsatta.

Pek tabii ki tek engel korku değil bir de karanlık var size tesir eden hâlâ daha.

İşte o mânâda da sıklıkla ifade ettiğimiz gibi birleşin, gelin bir araya AŞK’la ve çalışın sevgi olma, sevgi kalma yolunda IŞIKLA.

Şimdi gelelim esas mevzuya!
Anlatalım bu zamanda yaşadığınız değişimlerin ardındaki uyumlanma tesirini de anlayın bugün burada.

Dünyanın farklı farklı coğrafyalarında, farklı farklı zaman dilimlerinde, o coğrafyalarda bulunan farklı farklı kimliklere gönderilen tesirler pek tabii ki eşzamanlı işlemiyor aşağıda. Bunu dalga dalga, katman katman bir hareketlilik olarak hayal edebilirsiniz aslında.

Ya da şöyle diyelim, bir şirkette bir karar alındığında  önce yönetim kurulundan geçiyor ya , sonra işleniyor karar defterine ve hatta bildiriliyor resmi kurumlara, ancak ondan sonra alt kademeler öğreniyor bunu sırasıyla GM, yardımcılarına anlatıyor ve onlar da kendi kadrolarına…. Tabii bu arada sizin görevli/çaycı/müstahdem dedikleriniz yazıcı/sekreter dedikleriniz çoğu zaman alıyor bilgiyi önceden ama duymakla bilmek, bilmekle uygulayan olmak farklı nasıl olsa:)
Neden dedik bunu, çünkü bazı bilgiler şu an görevliler tarafından değil de hizmetliler tarafından servis ediliyor adeta dünyada ve bu da bir kafa karışıklığına yol açıyor sizin aranızda ama meraklanmayın sorun yok bunda.

Kısaca tesirler dalga dalga ilerliyor dünyada. Bunu neden belirtiyoruz, önemli zira, neden ben bunu yaşıyorum, neden ben böyle yaşamıyorum derken bile nasipleniyorsunuz aslında kendi bulunduğunuz alanda. Ama siz neredesiniz acaba bilmiyorsunuz ki aslında! Takılmayın buna.

Bir diğer farklılık da herkes aynı tesirleri kendi alanına göre farklı zamanlarda alıyor ama aldığında da farklı semptomlar ortaya çıkıyor aslında.
Yani sizin başınız çok ağrırken nedensiz yere son zamanlarda diğerlerinde sürekli kulakta bir çınlama görülebiliyor mesela.
Bilin ki nedensiz değil ama anlamak için zorlamayın kendinizi bu mânâda. Zira o kadar çok bilinmeyenli bir denklem ki bu hâlâ daha, uğraşmayın daha fazla.
Kabulde kalın yeter ama genelleme yapabileceğimiz birkaç husus da var sıralayalım burada:

  • Anî tansiyon değişimleri
  • Anî kalp ritmi değişimleri
  • Şakaklarda baskı şeklinde
  • Kafatasında sıkışma şeklinde
  • Başın tepesinde uyuşma şeklinde
  • Kafanın arkasında karıncalanma şeklinde hissedilen baş ağrıları.
  • Ellerde/kollarda uyuşma/güçsüzlük/sertleşme/sıkışma
  • Ayak tabanlarında ısınma/soğuma
  • Ellerde ısınma ateş basma/soğuma
  • Genel beden ısısında ısınma/soğuma
  • Gözlerde buğulanma
  • Görme zafiyeti, bulanma şeklinde
  • Unutkanlık
  • Dil sürçmesi, toparlayamama
  • Konsantrasyon bozukluğu/gecikmesi
  • Acıkma / hızlı doyma; birlikte veya ayrı ayrı
  • Halsizlik, kendini kapatma
  • Işığa hassasiyet
  • Kokuya hassasiyet
  • Gürültüye/sese hassasiyet

Şeklinde kendini çoklukla gösteren belirtilerin bir veya birkaçını yaşıyor olabilirsiniz aynı anda.
Veya dönem dönem değişen, azalan/çoğalan şekilde yaşıyor olabilirsiniz.
Ama belirtmeden geçemeyeceğiz içinizde hâlâ farkındalık konusunda hassasiyet geliştirmemişler var o yüzden bunların hiçbirini yaşamadığını iddia edenler de olacaktır, olsun, onlar da alıyor nasıl olsa tesirleri ve hatta misliyle aslında!!!

Kısaca, kaçınılmaz bir değişim süresince, evrensel tesirlerle değişen dünyamızda, enerjisel anlamda bir kaosun adeta içindesiniz. Yalnız değilsiniz, hiç de olmayacaksınız.
Yardımsız değilsiniz, hep de alacaksınız.
Ama artık hızla uyumlanmanız gerekiyor 1.dalgada olanların öncelikle bu mânâda.

Zira kısa bir süre sonra 2.dalga harekete geçirilecek aydınlanma adı altında.
Düşünsenize, siz, yükleri çok daha fazla belki ama güçleri de misliyle fazla olanlar zorlandınız bu zamanda, diğerleri nasıl sarsılacak uyandıkça ve uyanmaları gereken zamanda. Hazırlanmanız ve hazırlamanız gerekiyor hem kendinizi, hem onları, hem dünyayı, Toprak Ana’yı buna.

Kalın sağlıcakla,
Bu yazı 9 Aralık 2019, Pazartesi saat 14.14 itibariyle İstanbul’da tarafımızdan F. Ebru Tolan’a yazdırılmıştır. Konsey




29 Eylül 2019 Pazar

2019'UN SON ÇEYREĞİNE GİRERKEN...

Görünen ister doğal afet olsun, deprem gibi, ister ihmalkarlık ister duyarsızlık, acımasızlık olsun ... yaşanan olaylar topluma mâl oluyor ve tekrarlıyorsa orada henüz göremediğimiz ama artık çoktan idrak etmemiz gereken başka mânâlar olabileceği gibi, bizim, bu boyutta olanların da bilinçli farkındalık ve hür irade ile yapmaları gerekenler var demektir!

... ve içinde bulunduğumuz günler, hızlanarak artan tesirleri aldığımız adeta 2019'un son 3 aylık döneminde 2020'ye hazırlanmak için yönlendirildiğimiz bir dönemdir. 

Kimi için bilinçli farkındalıkla ilerlediği yolda anlamlandırmakta zorlandıkları yüzünden yorulduğunu hissettiği...

Kimi içinse hâlâ zihin boyutunda "doğruları" nedeniyle zorlandığı ve/veya yüreğindeki "korkuları" nedeniyle kendini frenlediği, hatta paralize ettiği bir dönem olsun... fark etmez, herkesin aldığı tesirler aynı ancak etkilendiği şekil ve sonuçları/çıktıları farklıdır.

Tüm bunlar çok afaki gelebilir bazılarınıza... olsun. Ben daha fazlasını duymaya/okumaya niyet edenler için hazırladığım, farklı zamanlarda yazmış/yayınlamış olduğum ancak birlikte bir bütünlüğü oluşturacak paylaşımlarımı bugün, burada derledim, bütünün hayrına olsun, sevgimle,
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu

KONTRATLAR - İLAHİ ANLAŞMALAR

TOPLUMSAL KARMA - IŞILDAYAN HAYATLAR / YOUTUBE

SIÇRAMA, BİLİNÇ DEĞİŞİMİ, FARKINDALIK


EKİNOKS VE GÜNCELLENME&AKTİVASYON ENERJİLERİ

"KAVGA" NE DEMEK BİLİYOR MUSUNUZ?


Ayrıca

TOPRAK ANA HAKKINDA  

yaptığım derlemeyi de buraya ekliyorum, ilgilenenlere kolaylık olsun diye.




Tabii hâlâ kanalıma olmadıysanız ABONE OLarak hızlanmamız ve çoğalmamız yolunda destek olabilir TAKİP seçeneğini aktifleştirerek yeni video ve çok yakında başlayacak canlı yayınlardan haberdar olabilirsiniz... 



14 Ağustos 2019 Çarşamba

IŞILDAYAN HAYATLAR'DA UYANIŞ VE AYDINLANMA ÜZERİNE PAYLAŞIMLAR - DERLEME

Geldik gidiyoruz diyemeyeceğimiz kadar ÖZEL bir dönemi yaşıyoruz. Hâlâ bu idrake ulaşamamış olan milyarlarca insana bakıp da siz de kendinizi sayısal çoğunluğun akışına bırakmayanlardansınız ki bugün yolumuz kesişti burada diyorum. 
Sizler için bir mini derleme yaptım, 300'den fazla yazım ve 80'den fazla videomun içinden 5 tane seçtim... bunlarla başlasanız da bunlarla sınırlamayın, çok daha fazlasını okuyun, izleyin dilerim. 
Sonsuz sevgimle,
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni


GİRDAP - YAZI
AYDINLANMA ÇAĞI - YAZI

AYDINLANMA ÇAĞI - VİDEO

UYANIŞ - VİDEO

UYANIŞ'IN TAMAMLANIŞI

IŞILDAYAN HAYATLAR'DA AFFETMEK ÜZERİNE YAZI VE VİDEO PAYLAŞIMLARI - DERLEME

Affetmenin, hem kendini hem de hayatınıza giren herkesi affetmenin, içinde bulunduğumuz UYANIŞ dönemindeki önemini, gerekliliğini, gerçeğini vurgulamak amacıyla farklı zamanlarda yazdığım yazıları ve yayımladığım videoları sizin için tek başlıkta derledim. 
Belki daha önce de izlediniz okudunuz... olsun, bir kez daha bir kez daha bakmanızı dilerim. 
Zira HÜR İRADE ile her AN seçim yapmaya devam ettiğiniz bu dünya boyutunda hâlâ zihin seviyesinde enerjisel yükler oluşturmaya devam ediyor olabilirsiniz. Oysa hiç ama hiç ihtiyacınız yok kendinizi bu yüklerle yormaya.
Kalın sağlıcakla
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni 


AFFETMENİN GÜCÜ - YAZI

AFFETMEYİ ANLAMAK - VİDEO - başlangıç seviyesinde, genel anlatım

Forgiveness-AFFETME - YAZI

KENDİNİ AFFETMEK - VİDEO - idraki genişletmek için önemli


IGtv CANLI YAYINDA AFFETME ANLATIMI özet ve genel tekrar mahiyetinde



GELİN BAĞIŞLAYAN OLALIM - 12 MAYIS 2021 - MEDİTASYON - yönlendirilmiş meditasyon / kendi başına bağışlama çalışma arzusunda olanlar için yardımcı bir araç




18 Mayıs 2019 Cumartesi

BOLLUK VE BEREKET ÜZERİNE - 6 MAYIS 2019, PAZARTESİ GÜNÜ İZMİR'DE GERÇEKLEŞEN ÇALIŞMANIN NOTLARI

Her ne kadar bu içerik 6 Mayıs 2019, Pazartesi günü İzmir'de yaptırdığım
Bolluk & Bereket Niyet ve Şifa Çalışması 
sırasında kaydedilmiş ve İzmir grubunun beden-zihin-ruh tarafında taşıdığı engellere  ait olsa da, inanıyorum ki bu paylaşımın ulaşacağı kişilerin de bire bir olmasa da örtüşen/benzeşen yükleri vardır mutlaka bolluk bereket yolunda. 
Şifa olsun, ışık olsun, yol olsun, sonsuz sevgimle, kalın sağlıcakla.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni
www.isildayanhayatlar.com




Bolluk&Bereket Niyet ve Şifa Çalışması
6 Mayıs 2019 - İzmir

Bir derin nefesle başla bugün burada sormaya. Para nedir ki bu dünyada ve yaz cevaplarını mutlaka. Para nedir benim için acaba? İyi anlayın, parayı nasıl tanımladığınızı, sizin için ne demek olduğunu ve ondan sonra sıralayın alt alta para için kullandığınız sıfatları mutlaka.
Para zenginliktir diyorsanız mesela zenginliği nasıl da parayla eş değer tuttuğunuzu anlayın mesela. Para kirlidir diyorsanız mesela kirli olan bir şeyi sokar mısınız evinize, cebinize, koynunuza acaba? İyi anlayın bunları mesela.
Yarattıklarınızı görün artık mutlaka. Gücünüzü görün, hissedin, anlayın artık mutlaka. Değiştirin, dönüştürün, tutmayın artık, tutunmayın bunlara. Bu evren ki barındırıyor tüm güzel enerjileri siz de alın onları mutlaka. Koşulsuzca sevginizle bağlanın adeta onlara ve çekin kendinize ışıkla. İhtiyacınız yok başkalarının durumlarını anlamaya. Bu mükemmel düzenin içinde hiçbir şey nedensiz değil ama sizin bilmeniz gerekmiyor her şeyi şu anda. Mânâ görünenden çok başka, çok başka, çok başka. Takılmayın onlara.


Duyduklarınız var mesela, bu hayat yolunda duyduklarınız var engel oluşturuyor hâlâ daha, bolluk bereket yolunda. Kabule geçin mutlaka ve izin verin hatırlamaya, izin verin hatırlamaya.
Bir çoğunuzun hayatındaki baskın karakter olan eril enerjiden gelen duydukları var mesela. Baba gibi, amca gibi, dayı gibi, abi gibi hatırlayın izin verin mutlaka.
Zihninde yükler olanlar var mesela. Hâlâ daha inançlarınız var ve kabulleriniz var mesela anlayın mutlaka.
“Bir tas çorbam olsun yeter bana”
“Huzur lazım bu dünyada”
tarzında inançlarınız var dikkat edin bunlara. Ağzınızdan çıkanı, yüreğinizden geleni, zihninizde barınanı anlayın mutlaka.
Kendi ağzınızdan çıkarttıklarınızla yarattığınız enerjisel düğümlerin farkına varın mutlaka.
Dilinize pelesenk olan lafları duyun mutlaka.
Kendi kendinizi nasıl da engellediğinizi, düğümlediğinizi, durdurduğunuzu fark edin mutlaka.
Söylemlerinizin enerjisini anlayın mutlaka.
Hâlâ daha boğazınızın, söylemlerinizin, gücünüzün sözcüklerden gelen kısmının idrakine varamadınız, kabule geçemediniz bunu iyi anlayın ve çalışın mutlaka. Ne çıkartıyorsunuz acaba ağzınızdan ses olarak ve o sesin nasıl bir enerjisi var yankılanıyor bu dünyada?
Dalga dalga, dalga dalga, dalga dalga sizden çıkan enerjiyi iyi anlayın mutlaka. Sessiz konuştuklarınızı da hatırlayın bu arada.


Gelelim yüreğinizdeki korkulara. O kadar çok ki... Nereden başlasak, nasıl anlatsak acaba?
Bir derin nefesle başlayın bugün burada artık ihtiyacınız yok hiç bir korkuya. Bu dünya boyutunda yaşanmış tüm savaşlardan ve bütün kıtlıklardan ve  yoksunluklardan gelen bilincinizi değiştirin mutlaka. Hür iradenin gücü sizin elinizde nasıl olsa.
Yaşanan tüm afetler ve yaşatılmış olan tüm savaşlar nedensiz değildi bu boyutta, her biri getirdi sizi bu ana ama artık ihtiyacınız yok oradan gelen korkulara. Silin ve değiştirin bu bilinci mutlaka.
Zindanlara atıldınız, aç ve susuz bırakıldınız ve hatta insan dışkısı ile bile beslendiğiniz zamanlar oldu bu dünya boyutunda. Bir düşünün nasıl kayıtlar var aslında ruhunuzda. Oysa bugün geldiğiniz noktada tek tek bunları hatırlamaya ihtiyacınız yok ama hür irade sizin elinizde ve bu zamanda, bu boyutta, bu bedende olan sizsiniz ve değişitirecek olan sizsiniz mutlaka bunu çok iyi anlayın burada. İhtiyacınız yok artık bu korkulara. Bir derin nefesle salın ve bırakın şimdi Toprak Ana’ya. Her ne yaşandıysa yaşandı bu boyutta, olması gerekendi mutlaka ve hatta izin verilendi buna. Oysa benim bu yükle yaşamaya daha fazla ihtiyacım yok bu boyutta deyin mutlaka.


Bugün burada anlatmasak da daha çok fazla kayıt var aslında her birinizin ruhunda. Sorun ruhunuza, cevap alırsınız mutlaka ama herkes kendi anlayacağı anlamda.
Derin ama sakin nefeslerle devam edin ilahi ışığın içinden çıkmaya yukarıya.  Görünenin ötesindeki manaya ulaşamazsınız bu beden boyutunda. Çıkın yukarıya, çıkın yukarıya, çıkın yukarıya, izin verin buna ilahi ışık taşısın sizi ruhunuzla birlikte yukarıya ve sorun ruhunuza, başka? Başka?
İzin verin gelen her türlü bilgiye, hisse, duyguya mutlaka rahat bırakın kendinizi ve korunduğunuzu  hatırlayın mutlaka. İlahi ışığın içindesiniz şu anda ve her daim korunuyorsunuz aslında bu boyutta. Bunu iyi anlayın, ihtiyacınız yok o korkulara. Çıkın yukarıya, süzülün adeta, ruhunuzla bir ve bütün yükselin mutlaka.


Bir derin nefesle çevirin artık başınızı aydınlığa, ihtiyacınız yok o kendinizi gömdüğünüz karanlıklara. Çevirin başınızı aydınlığa ve başlayın bakmaya gerçek mânâda.
Gecenin zifiri karanlığında bile yolunuzu bulasınız diye ay ve yıldızlar var gökte. Siz neden hâlâ daha gömüyorsunuz kendinizi karanlığa bir anlayın hele. Çıkın yukarıya, çıkın yukarıya çevirin başınızı aydınlığa. Vakit çoktan geldi görüp anlamaya izin verin buna.


Gelelim hazmedemediklerinize bu dünyada. Yükleriniz var hâlâ ve siz hazmetmedikçe, kabule geçmedikçe ve affetmedikçe bu dünyada engeller çıkacak karşınıza. Zira bu dünyaya, bu zamanda koşulsuzca sevgi olduğunuzu hatırlamaya gelirken seçimler yaptınız aslında. Kendi yaptığınız seçimleri hatırlayın bugün burada.
Affedin, hazmedin, kabul edin mutlaka. Affettiğiniz anda yok olmayacak dünya ve kaybolmayacak sevdikleriniz ve gitmeyecek kimse bir yana ve siz küçülmeyeceksiniz aslında, değersizleşmeyeceksiniz aslında. O haksızlık dediğiniz var ya hiç de göründüğü gibi değil, çok başka. Siz affedin mutlaka ve yüceltin kendinizi, büyütün, aydınlatın adeta. Gerisi gelir sandığınızdan da hızla.

  
Hani dersiniz ya bir beyaz bez parçasına sarılı gideceğiz bu dünyadan vakit geldiği anda,  bunca çaba, hırs ne için acaba dersiniz ya, buradaki inancınızı, kalıplarınızı, yarattıklarınızı iyi anlayın mutlaka. Malı mülkü götüremeyeceksiniz başka boyuta ama zenginlik çok başka, çok başka.
Heybenizde biriktirdiğiniz ne acaba? Kendinize biçtiğiniz değer var ya onu da çok iyi anlayın mutlaka. Siz kimsiniz? Neden geldiniz bu dünyaya? Bir sorun bakalım ruhunuza. Cevaplar gelir mutlaka kolaylıkla, siz izin verdiğiniz anda. 


Bugün burada idrakinize verilenler sizin yolunuzu aydınlatacak bundan sonra. Ama her adımda, her adımda, her adımda ve mutlaka çalışın ruhunuzla bir ve bütün, aydınlık ve ışık yolunda. Her neyse size engel oluşturan anladığınız anda değiştirin mutlaka. Ve sadece bu zamanda, bu boyutta değil, tüm zamanlara doğru, tüm boyutlara doğru yapın bu değişimi mutlaka. Nasıl demeyin, siz sadece niyet edin, kabul edin, isteyin yeter.
Dünya boyutunda oyalandıklarınıza bakın mutlaka. Hâlâ daha nelerin peşindesiniz ve neden acaba? Artık vakit geldiyse değiştirmeye, dönüştürmeye, çıkmaya, çevirmeye izin verilmez sizin inat ettiğiniz adeta yolda ilerlemenize bunu iyi anlayın. Engelleri fırsat bilin, zorlukları hediye kabul edin, terslikleri yardım görün. İyi anlayın mutlaka ve tersini de iyi okuyun. Beklemediğiniz anda önünüze çıkan ne varsa bilin ki orada bir mana var aslında. Dönün bakın gerçek duygularınıza. Ruhunuzla bir ve bütün olun mutlaka ve ondan sonra karar verin kendi iradenizle mutlaka. Kararı veren siz oldukça ve yürüdüğünüz yol sadece ve sadece sevgi yolu oldukça kuşatılırsınız ışıkla ve ondan sonra sizin hayrınıza ve bütünün hayrına bütün kapılar açılmaya başlar bir bir kolaylıkla. İyi anlayın bütünün hayrına ve bütünün içindeki sizin hayrınıza hangi kapılar açılıyor acaba şu anda?

Not: Meditasyon esnasında aldığım ses kaydını yazıya döken ve her daim varlığıyla yanımda olan can dostum Seda Terzi'ye sonsuz teşekkür ve sevgilerimle...

















23 Ocak 2019 Çarşamba

14-21 & 21-28 OCAK 2019 DÖNEMİ NE ANLATIYOR

2019'un çok özel bir sene olacağını söylemiştim. Özelliği en başta şuradan geliyor: bugüne kadar Dünya kendi üzerinde yarattığı enerjinin kendi enerji alanında yarattığı değişimi alarak ilerliyordu, adeta bir çemberle çevrelenmiş enerji alanında olan değişimler yeniden dönüp dünyaya geliyordu gibi düşünün.  
Oysa 24 Aralık'ta dünyanın enerji alanında çok güçlü değişiklikler oldu ve çok sayıda vortex oluşturuldu (bu mânâda 17 Kasım da önemli bir eşiktir ama o tarihte daha kısmî, belli bir gruba yönelik değişimler oldu). Bu olması gerekendi zira foton kuşağına doğru ilerleyen güneş sistemimizin kaçınılmaz evrelerinden biridir. 

Bu açılan kapılar ile çok daha güçlü ve fazla enerji tesirleri almaya başladık. Önceki dönemlerde anlık / günlük / grupsal / vbg. tesirler alıyorduk oysa bu tarihten beri daha geniş kitleleri içine alan ve sürekliliği olan tesirler olmaya başladık. 14'ü itibariyle tüm dünya eş zamanlı, tüm varlıklar eş zamanlı evrensel tesislere maruz bırakılmaya başladı. Bu, tabii, dalga dalga ilerlediği için farklı coğrafyalarda farklı insanlar üzerinde benzer etkiyi farklı zamanlarda yaparak ilerlemeye devam ediyor. 

Siz bu tesirlerin etkisini fiziksel anlamda yani madde formunuzda farklı tezahürler ile alıyorsunuz, hastalıklar gibi (grip, nezle). Kazalar, yangınlar ve ölümler yani geçişler çok arttı gibi size göre, hepsi olması gerektiği gibi oysa. Siz hiçbir şey yapmazsanız da oturduğunuz yerde tesir almaya devam ediyorsunuz ve edeceksiniz de. 

Çoğunuz bu tesirleri daha psikolojik semptomlar olarak yorumluyorsunuz.  Burada dikkat edilmesi gereken şudur; kaos, kargaşa, kutuplaşma artar gibi gözükecek işte buna aldanmamak gerekmektedir. İntihar eğilimleri, gitme isteği, göğüs bölgesinde sıkışma hissi, nefes alamama hissi ve bunun gibi görülebilecek his ve durumlar normaldir ve bu gibi durumlarda kişinin ne olursa olsun ışıkta olduğunu, korunduğunu bilmesi ve sevgide kalmaya niyet etmesi çok önemlidir.

Korkular ayyuka çıkabilir! Fırsatı dönüştürün, içinizde ki gizli korkuların açığa çıkmasına izin verin ama onları artık tutmayın salın ve gönderin.

Mide, bağırsak hareketleri değişim gösterebilir normal karşılayın meditasyon yapın, gevşeyin.

Beyninizin içinde, adeta zihninizin kıvrımlarında çalışılıyormuş gibi hissedebilirsiniz. Alın bölgenizde baskı / uyuşma / sıkışma gibi değişimler hissedebilirsiniz... Hepsini kabul edin.

Bedensel herhangi bir fark hissetmeyedebilirsiniz... sadece uç noktalarda tepkiler artabilir; sizde ve çevrenizde, hep sevgide kalmaya niyet edin ve iyiliği, güzelliği, hoşgörüyü, şevkati yaşayın, çoğaltın, yayın.

Bilin ki henüz anlayamasanız da, gözünüzle görünende değişim olmasa da aslında yükseliyoruz, yeni insan bilincini yaratıyoruz ve dünya düzenini kuruyoruz. Herkes üzerine düşeni yaparak ilerleyeceğiz, hep ışıkla, hep sevgiyle, hep ileriye. 

Sevgiyle kalın, sevgi kalın.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu

Not: Bu yazıyla birlikte AYDINLANMA ÇAĞI yazım başta olmak üzere son dönemin yazılarını okumanızı öneririm. 

1 Ocak 2019 Salı

YÜKSELİŞE DOĞRU HIZLA İLERLERKEN - ÖZEL BİR YAZI

Muazzam bir işleyişin kumanda merkezini hep yukarıda aradınız bunca zamanda. Oysa Toprak Ana bu dünya denen gezegen için ve İnsan denen IRK için (galaktik IRK) tek ve en önemli yöneticidir, merkezdir aslında. Bunca zamanda ki bu zamanın içine sizin bilincinizde henüz zaman olmayan dönemde girer! (bunlar anlaşılması zor kavramlardır hâlâ daha sizin için, çok takılmayın bunlara) Toprak Ana insan ırkının yanında olmuştur tüm varlığıyla. Ama aynı zamanda insan ırkına dost olanlar için de, düşman olanlar için de ev sahipliği yapmıştır gerektiğinde ve hâlâ daha yapmaktadır bu düzende. Ezcümle sizin tahayyül edemeyeceğinizden çok enerjiyi barındırmaktadır adeta hücrelerinde. Gel gelelim bu enerjiler ne yazık ki günümüzde hâlâ yeterince pozitif enerjiler değildir kendi içinde. Oysa negatif enerjilerin ayrıştırma, ayırma, bozma, kırma, yok etme, olumsuz anlamda değiştirme dönüştürme gücü vardır özünde. Negatifliği de buradan gelir sizce. Yani, anlayacağınız Toprak Ana temizlenmeyi beklemektedir hayli uzunca bir süredir insan eliyle. Zira Toprak Ana canlıdır, değişkendir, alıcıdır ama vericidir tabii ki de olması gerektiği şekilde.

Toparlayalım sizin anlayacağınız basitlikte; insan varlığının nefes aldığı sürede ki bu binlerce yıllık bir süreçtir dünya evinde, Toprak Ana hiç gerçek mânâda temizlenmemiştir insan eliyle. Nedenine gelince, insan denen varlık çok yüksek bir boyuttan -size göre- adeta küme düşüp inince 1. seviyeye, döngü yeniden başlatılmıştır bu evde. Aradan geçen milyonlarca dönüşten sonra bile (Güneş'in etrafında) ilerleme kaydedilse de aynı seviyeye henüz gelinememiştir ve bu nedenle alt boyutların gerektirdiği yaşanmışlıklar; acı, keder, kin, nefret, vahşet ve trajediler bu evde (Dünya) biriktirmiştir negatifliği Toprak Ana’nın yüreğinde. Oysa şu an içinde bulunduğumuz süreçte yani uyanışı tamamlayıp aydınlanmaya geçeceğiniz bugünlerde dünyanın temizlenmesi gerekmektedir her veçhede. Bunun içinde Toprak Ana’nın yükleri gelir birinci mertebede. Zira Toprak Ana “ana”dır, merkezdir, koruyucu ve kollayıcıdır, tutucudur (bir arada tutucu), bağlayıcıdır ve aslında üreticidir; şefkati, hürmeti, anlayışı, paylaşmayı, birlikteliği, beraberliği, özgürlüğü, özveriyi, koşulsuz sevgiyi.

Peki diyebilirsiniz ki ve hatta demelisiniz ki nasıl olacak bu temizlik insan eliyle? Hem haklısınız endişe etmekte hem de yersiz yere büyütmektesiniz korkularınızı yine! Kendi gerçek gücünüzü idrake erdiğinizde, Toprak Ana’nın gerçek kimliğini, varlığını, gücünü, canlılığını kabule geçtiğinizde zaten kolaylaşacak işlemleriniz. Neticede hatırlamanız gerekiyor; siz kimsiniz aslında bu evde!

İnsan denen varlık, galaktik varlık, bir IRK’tır ve evi Samanyolu Galaksisi’nin Dünya Gezegeni’dir. Bu gezegen ki daha önce defalarca toz duman olmuş ve yaratılmıştır yeniden ilahi plan gereğince, bu sefer de ev sahipliği yapmaktadır size. Ama daha önce de belirttiğimiz gibi Toprak Ana sadece sizden gelen şimdiki tesiri almaz, bir başka deyişle evrende zaman AN’dır. Ama Toprak Ana için zaman kâlü belâ'dan yanadır! Bu yine anlaşılması zor bir gerçekliktir sizin için, biz anlatalım, siz kabul edin yüreğinizde. Zira zihinde anlamanız için biraz daha vakit var ortak bilinçte. Bir başka deyişle biriken her neyse Toprak Ana’nın yüreğinde temizlenmelidir insan eliyle! Fakat bu temizlik tabii ki kazma kürekle ayrık otlarını temizlemek değildir gerçekte. Bu temizlik tüm savaşların, tüm kinlerin, tüm nefretlerin, tüm kanların, tüm acıların, tüm haykırışların, tüm yakarışların, tüm ezilmişliklerin, tüm ezmişliklerin, tüm hazmedilmeyenlerin, tüm verilmeyenlerin, tüm yoklukların, tüm yoksunluklarının, anlayacağınız aklınıza gelen tüm olumsuzlukların titreşimini silmektir katmanların içinden.

Peki nasıl?

Açsak bir oluk, yapsak bir sondaj ve bulsak birikimi derinlerde (bir fay hattının gerilimi gibi de düşünebilirsiniz bunu) emsek onu ve alsak gün yüzüne biter mi işimiz? Hayır!
Durur değil mi o yine, bu sefer görünür seviyede.

Peki, alsak onu, göndersek uzayın derinlerine niyetimizle, affeder gibi kendimizi yüreğimizde, olur mu? Hayır! 
Bu sefer kalır uzayın derinliklerinde.

Ne olacak peki der gibisiniz, öyleyse hissedin titreşimi ayak dibinizde. Hissedin Toprak Ana’nın gerilimini tam da dibinizde. Sarsılacak adeta çok yakında tüm dünya değişmezse bu gidişat sizin elinizde…

İşte şimdi anlatıyoruz size çözümü, iyi dinleyin yüreğinizde. Burada hâlâ daha kuantum bilginiz yeter değilse ilgilenin biraz fizikle. Biz yine de anlatalım bir örnekle herkesin anlayacağı dilde: Bir salıncağı ittiğinizde gider gelir, gider gelir ama bir süre sonra yerçekiminin gücüyle durur değil mi yine de ama siz hızla ittiğiniz ilk seferinde durdurmak İsterseniz onu ters kuvvet uygulamanız gerekir var gücünüzle.
İşte şu an yapmanız gereken tam da budur; ters kuvvet uygulamak! Peki bu ters kuvvet nereden gelecek sizin yüreğinize? Sevginin gücünden alacaksınız onu, anlayın işte. Bu nasıl bir denklem görün artık yüreğinizde; önce temizlenecek tüm insan varlığı el birliği ile, tüm yükler karmadan gelen, tüm yükler ruhtan gelen, tüm yükler uyanıştan gelen, temizlenecek el birliği ile, çıkan çöpler gönderilecek yine de Toprak Ana’nın yüreğine. Toprak Ana sonsuz hoşgörüsüyle alacak yüreğine sizden gelen her neyse sonra herkes  bir bir kendi içinde ulaştıkça sevgi mertebesine, yüreğinde çoğaltacağı sevginin sonsuz gücü ile, o muhteşem titreşimle Toprak Ana’nın gerilimini emerek, abzorbe edecek, yok edecek ters etkileşimle. Bunun için yardımcı elementler ve yardımcı güçler de gerekiyor size ve hatta bazı akitler bu minvalde.  İşte bunların bilgisi de gönderiliyor size yardıma gelmiş dostların eliyle. Bu da başka bir başlık, detaylandıracağımız yakın gelecekte ama şu an için bu bilgi yeterli size.

Yani, ezcümle, kendinizden başlayın temizliğe. Siz arındıkça geçen yük Toprak Ana’nın yüreğine yine temizlenecek sizin sonsuz sevginizin gücüyle. Tüm bu temizlik içinse pek de uzun vaktiniz yok, insanlık tarihinin süresi düşünülürse yani milyonlarca yıla karşılık yüzlerce yılınız yok bu gezegende. Zira hızla ilerliyorsunuz yükselişe, daha da hızlanacaksınız önümüzdeki günlerde.

Hâlâ ayağa kalkmamış olanlara söylüyoruz özellikle; bir kez çözülme başlarsa geriye dönüşü olmaz bu evde, korkun diye söylemiyoruz pek tabii ki de ama hâlâ oyalananları gördükçe daha net ve açık bir şekilde ifade etmeye çalışıyoruz anlayacağınız dilde. Herkes üzerine düşeni yapmaya başladığı takdirde hızlanacaksınız kendi evinizde.

Bir kez daha söylüyoruz; bu ev sizin, hazırlanın kaçınılmaz olan geleceğe. Bilmeniz gerekenleri bildireceğiz vakti geldiğinde. Şimdilik dinleyin yardım için gelenleri sizin evinize.

Sonsuz sevgimizde kucaklıyoruz her birinizi kendi evinizde.
Bu yazı 14 Aralık 2018, Cuma günü saat 23.00 itibariyle F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey 

5 Aralık 2018 Çarşamba

ARTIK KULAK VERİN... - ÖZEL BİR YAZI


Yepyeni bir döneme giriyorsunuz topyekûn insan varlığı olarak dünyada ve bu yeni dönem görünende zorlayacak olsa da tüm canlıları, bütün coğrafyalarda, farklı farklı yolla, aslında uyanışın hızlanması ve hatta tamamlanması için gerekli olan değişiklikleri barındıracak yapısında.

Acceleration is getting faster and faster. No way to escape. Don't try to escape. Just go with it and try to stay calm and relax in high vibration. We're all helping you. Start to feel your Soul deep inside and be with your Soul deep in love.
Don't hesitate to wish understanding.
Don't hesitate to ask help.
Don't hesitate to accelerating.
All are for you!

Yeniden bağlantıya geçtiğinizde ruhunuzla ve bizimle, görmeye başlayacaksınız gerçekleri içinizde. Bir çoğunuzun yüreğindeki endişe biliyor olduklarınızdan geliyor gibi düşünülse de aslında tüm bildikleriniz değişiyor yeni enerjide. Çalışıyoruz sizin için var gücümüzle ki bu sonsuz denecek güçle çekiyoruz sizi gerçeklere. Ancak ne var ki hâlâ daha içinizde yaşattığınız ve hatta yarattığınız endişe, karanlık ve gereksiz vesvese işinizi zorlaştırıyor siz görmeseniz de.

Artık kulak verin önden gidenlere.
Artık kulak verin yardıma gelenlere.
Artık kulak verin yüreğinizdeki sese.

Mıhlanmış gibi hissetseniz de kendinizi toprağın derinlerine bilin ki nedensiz değil bulunduğunuz çevre. Sizin ihtiyacınız olan da, size ihtiyacı olan da o çevrede yine de. Kaçmayı ve gitmeyi düşünmek yerine neden orada olduğunuzu anlamaya niyetle çalışın yüreğinizde. Vakti geldiğinde herkes çekilecek en güvenli yerlere, kendi hazırladıkları her neyse onlarla birlikte.

Biliyoruz, biraz gizemli, biraz örtülü konuşuyoruz hâlâ daha sizinle ama siz izin vermedikçe, siz yüreğinizi temizlemedikçe anlatamıyoruz işte. Oysa bu süreçte, geçen dünyevi zaman diliminde, gezegeninizde ve hatta galakside ve pek tabii ki evrende değişim ve dönüşüm devam ediyor gerektiğince. Oyalanan sizsiniz adeta bu evde, kulak verin yüreğinizin sesine, takılmayın dünyevi işlerin peşine. Hele eski enerjinin gereksiz bilgileri ile hiç oyalanmayın, oyalamayın zihninizi şimdide.

Yanınızdayız siz istediğiniz sürece. Yeter ki açın yüreğinizi bize, açın adeta kendi kapınızı kendiniz içinizdeki niyetle (tepe çakrası), başlayın görmeye görünenden öte (3. göz çakrası). Hâlâ daha 7’li sistemde enerji merkezlerinizle çalışıyoruz sizi güncellemeye, izin verin bize. Çok değil üç beş sene içinde 12’li sisteme geçecek bir çoğunuz bu dünya denen evde; uyumlanmanız gerekiyor yeniye. Ama önce eskiden gelen her neyse temizlemek gerekiyor derinlemesine.

Aktarımlarımız devam ediyor dünya denen gezegene ve nasipleniyor tüm Ruhlar kendi seviyelerinde. Siz de bir derin nefesle başlayın bu gece temizlemeye ve yükselmeye, çevirin başınızı göğe, ışığa ve sevgiye. Ne yalnızsınız, ne de çaresiz bu evde! Siz kabul ettikçe biz devam ediyoruz bilgiyi göndermeye.
Kalın sevgide, sevgiyle
Bu yazı Firdes Ebru Tolan’a 4.12.2018, Salı saat 23.09 da tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey

7 Ağustos 2018 Salı

UYANIŞ SÜRECİNDE TEMİZLENME - ÖZEL BİR YAZI


Şükürler olsun dağılıyor sis perdesi tüm yüreklerde.

Ortalık netleşince güzellikler görülecek zannedilse de bir afet sonrası yaşanan hüsran gibi görünen şimdi’de.

Neden demeye gerek var mı sizce? Uzun yıllardır ezilen, itilen, yok edilen, kırılan, bükülen, yakılan, yıkılan, … her neyse, kaldı sizin içinizde. Takılmasın diye gezinirken siz bilinçsizce, taşındı öteye, beriye. Ama değişmedi, dönüşmedi sizce. Oysa kim zarar verdiyse onaracak olan da o değil midir bir evde, işte, … sizin dünyanızdaki düzende?

Onarılmadı; güzel olsun diye çabalanmadı asırlardır bu evde. Sadece yaşandı ve kondu bir cebe, kimi asıldı, kimi çekildi bir köşeye, kimi örtüldü, kimi gömüldü ama çoğuna ellenmedi bile. Olan oldu dendi, olması gereken buydu dendi, sis zaten örttü, perdeledi, ön yüzde hep istenilen gösterildi, beklenen verildi ve sürdü gitti böylece.

Yanlış olan bir şey yok yine de! Sadece vakit geldi ŞİMDİ değiştirmeye. Dünya aldığı tesirle -hem içte, hem çevresinde- ışıkla doluyor henüz hepiniz hissedemesenizde. Işık güçlendikçe, hasar diyelim, belirginleşiyor sizin için de ve yürekleriyle görenler biraz da umutsuzlukla dönüyorlar içlerine. Sorgulamalar arttı bugünlerde. Tuhaf gibi gözükebilir kimilerinize. Aydınlanırken insanlar, uyanırlarken bir bir bu dünya denen evde, yükselmesi gerekirken huzur ve neşe, artış oldu endişede. İşte nedeni budur en kısa şekliyle. Öyleyse yapılması gereken belli de biz söyleyelim yine de.

Hâlâ sizden geriye kalmış olan her neyse; çar, çöp, yük, enkaz, tortu, iz, …, adına ne derseniz deyin, temizlemeniz gerek niyetinizle. Bir derin nefes alın şimdi’de ve niyet edin yüreklerinizde kendi adınıza kendi içinizde. “Değiştirip dönüştürmeye, tamamen salıp göndermeye, temizlenmeye ve temizlemeye niyet ediyorum” deyin önce.

Neyi? Diyeceksiniz belki de?

Bana yük yapan, benimle birlikte tüm varlığıma yük yapan, özüme iz bırakan, özümden bana akan, beni yoran, beni durduran, her neyse” deyin öyleyse…

Hatırlamanız gerekmese de siz aklınıza düşen her neyse kabul edin yüreğinizde ve devam edin niyetinize. Tabii ki çalışın ruhunuzla bir ve bütün, rahat ettiğiniz yerde.

Siz niyet ettiğinizde görev emri almış gibi sayısız elçi geliverir yüreğinize, yükünüzü, enkazınızı, izinizi alıp götürmeye. İzin verin, kabul edin yüreğinizde yardıma gelen her neyse… siz hiç göremeseniz de biz çalışıyoruz hepinizin hizmetinde.

Tüm dünya; toprak ana ve tüm bedenlenmiş ruhlar temizlenmeye devam edecek bu uyanış sürecinde. Öyleyse kabul edin yüreğinizde ve izin verin kendinize. Bir derin nefesle başlar tüm yollar belirmeye, niyetinizle açılır kapılar ve ötesinde göreceğiniz her neyse bilin ki yanınızdayız sevgimizle.
Siz yeter ki durmayın, duraksamayın bu süreçte, gücünüz, gerçek gücünüz yeter tüm enkazları değiştirip dönüştürmeye.

Gülümseyin önce kendi özünüze, biz zaten bekliyoruz az ötede sonsuz sevgimizle, sonsuz sevgimizle, sonsuz sevgimizle.

Bu yazı 7 Ağustos 2018, Salı günü saat 14.35’de İstanbul Kozyatağı’nda Firdes Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey


18 Temmuz 2018 Çarşamba

HAZIRLIKLAR TAMAMLANACAK... - ÖZEL BİR YAZI


Biz, Konsey olarak kendini tanımlayanlar, Yüce Yaradan’ın kabulü ve görevlendirmesiyle bu dünyadaki, tüm boyutlarda var olan insan varlığına hizmet ederiz aslında.
Görevlerimiz çeşitli olmakla birlikte, en temel amacımız bütünün hayrına, tüm varoluşun hayrına, insan denen varlığın, varoluşunu sürdürdüğü sonsuzlukta, bu dünya denen evde akışın, ilahi akışın mükemmelliğini tahsis etmektir aslında.

…ve Ebru’da bu yolda, gelmeden aldığı vazifesiyle bize yardım etmektedir dünya tarafında. Yeryüzünde başkaları da vardır mutlaka. Sizlerin en iyi bildiğiniz *Ron ‘dur, sevgimizi yolluyoruz ona da.

Bundan sonra Ebru da kanallık yapacaktır bizim insanlığa aktarımlarımızda. Daha önce yazıya döktüğü birçok paylaşımında bizim aktarımlarımız bulunmaktadır ancak açık ve net adımız yazdırılmamıştır onlarda.  Bundan sonra, insan varlığının korkularını hızla değiştirip dönüştürmesiyle aslında, bizden gelenleri net olarak aktaracaktır size Ebru bu platformda. Dilerseniz paylaşabilirsiniz siz de korkusuzca. Neden derseniz kısaca anlatacağız bu ilk aktarımımızda.

İnsan varlığı sonsuzdur tüm diğer yaratılmışlar gibi aslında ve insan varlığı saf enerjidir diğer bir çok  yaratımdan farklı olsa da. Bunu şu an anlamanızı beklemiyoruz, zaten isteğimiz de bu değil aslında. Bu noktada esas vurgumuz insan varlığının saf sevgi olduğudur. Saflık güç getirir! İnsan varlığı güçlüdür. Sanılandan çok daha fazla. İnsan varlığının bu gücü ilk başta anlaşılması zor gelebilir birçoklarınıza. Anlamak için zorlamayın kendinizi şu anda. Sadece kabulde olun yüreklerinizde ve devam edin okumaya: İnsan varlığının bu gücüyle evrende sağlayacağı etki, fayda, ancak siz bu 3boyutlu yaşamdan çıktığınızda anlatılacaktır tam mânâsıyla.  Şimdilik bilmeniz gereken her nefesinizin tüm evreni etkileyeceğidir aslında.
Uzunca bir süre, siz deyin asırlar biz diyelim milyon yıllar ama aslında bir AN uzaklıkta, kendi gerçek gücünüzü idrake doğru olan yolda kalın bir perde, sis bulutu adeta çevrelemiştir dünyayı ki bu sizin isteğinizdir aslında. Zira özüne dönememiş insan varlığı için sahip olduğu güç yıkıcı da olabilir varoluşta.  İşte bu gerçekliktir sizi kapatan dünyanıza ve kendi dar, sınırlı, sınırlandırılmış varoluşunuza. Hatta diyebiliriz ki içinizden çok azınız yeniden enkarne olana kadar beklerken yukarıda  gerçek idrake ulaşmışlardır öte dünyada!
Ama artık durum başka. Bu çevrelenmiş, sınırlanmış, örtülenmiş dar dünyada yaşarken ruhlarınız farklı boyutlarda aydınlanma devam etmiştir, sizin bulunduğunuz tarafta  pek anlaşılmasa da . Bu arada kaç kez bitirilmek zorunda kalınmıştır düzen ve yeniden başlatılmıştır anlaşmalarla, hiç önemli değildir aslında. Var olurken beden formunda bu dünya denen coğrafyada her uyanış bir ışık katmıştır insan varlığına. Her ışık bir başka uyanışı yaşatmıştır sonsuz parçalarınıza ve gelindiğinde o AN’a artık aşağıdan yukarıya bakıldığında hâlâ karanlık gibi algılansa da yukarıdan aşağıya bakıldığında ışık çıkmaya başlamıştır dünyanın boyutlarından tüm varoluşa.
İşte o anda muştular uçtu evrenin dört yanına bizim aracılığımızla ve uyananlar öte boyutta da başladılar hatırlamaya kim olduklarını ve gerçek görevlerini aslında. Şimdi çok zor olsa da anlaşılması sizin zihin boyutunda, yüreğinize dönüp sorduğunuzda ruhlarınıza, artık biliyorsunuz neden buradasınız bu zamanda.  Tabii ki bu laflarımız herkes için değil dünyada şu anda. Ama duyması gereken duyar aracılığınızla, görmesi gereken görür siz vesile olduğunuzda.

Şimdi gelelim şu an’a, artık çoğaldınız yeter sayıda. Ne için? Herkesi uyandırmak için aslında. Yani henüz bitmedi vazifeniz hatta yeni başlıyor denilebilir bu yolda. Siz uyananlar için bundan sonra kolay yükselmek ama yetmez aslında. Son bir ruh bile kalsa uyanmayan dünyada devam edeceksiniz çalışmaya. Hazırlıklar tamamlanacak 2019’da. Esas değişim başlayacak ondan sonra.
Bugünlük bu kadar diyelim, kalın sağlıcakla. Sonsuz sevgimiz akıyor insanlığa şimdi ve daima.
Bu yazı 17 Temmuz, Salı günü saat 14.55 itibariyle İstanbul – Sancaktepe’de Firdes Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey


*Burada adı geçen kişi Ron Head’dır. Internetten kolaylıkla paylaşımlarına ulaşabilirsiniz.


10 Haziran 2018 Pazar

GÖR VE HATIRLA


Bütün kapılar içten açılır bu boyutta ve tüm boyutlarda.
Yaratılmış olan her ne varsa bu dünyada, insan bilincinde olanla çıkmıştır ortaya kalbindeki niyetle birleştiği anda.
O niyet olmadıkça tüm idrakler verilse de insana değişim olmaz asla. Neden derseniz cevap basittir aslında; düzen bunu gerektirir bu dünyada.
Sanmayın ki tüm evren yapılanır aynı şartlarda ama bu dünya için gerçek budur şu anda.  Öyleyse devam etmek gerekir bu yolda çalışmaya, niyet edenlerle bu dünyada.
Çok yoğun tesirler alıyor olsanız da son zamanda siz niyet etmedikten sonra açılmaz o kapı ardına.  Ama bir kez istedikten sonra da kapanmaz bir daha.
Bilmem gereken ne varsa derseniz mesela, görmem gereken, anlamam gereken ne var acaba şu AN’da derseniz mesela, açılır bir kapı, bir kapı, bir kapı daha ama ne eksik ne fazla!
İşte bunu kabul ederseniz şimdi, şu anda, huzurla ilerlersiniz bu yolda, gereken hızda; ne yavaş, ne telaşla… Siz anlamasanız da ayarlanır tüm akış bütünün hayrına.  Tek ihtiyacınız nefesinizdir bu yolda, niyetinizin yanında.

Bir derin nefes al ve başla. Geç kaldım sanma. Ama artık oyalanma!

Hâlâ direniyorsa yüreğin korkularla, sal, tutma. Ne yanlış vardır bu yolda ne de fazla senin yüreğin sevgiyle çarptıkça.

Hâlâ direniyorsa zihnin dayatmalarla, safsatalarla, öğreti sandığın zorlamalarla, değiştir artık durma. Ne eksik vardır ne de fazla baktığında görüyorsan özün olanı Yaradan’dan yana.

Sizin coğrafyanızda yaşanan bu güzel günün gerçek mânâsını niyet edersen anlamaya cevap gelir karşına.
Ey insan, ışıktan gelirsin sen ışık olmaya, nur’unla var olmaya. Her ne varsa seni sen olmaktan alıkoyan bu hayatta sal onları toprak anaya, ister alnını koyduğunda toprağa, ister elini uzattığında ağaca, ister oturduğun yerde yüreğinden akanla… niyetin ne sen esas onu söyle tüm dünyaya.
Bir derin nefes al ve başla; yaradılışını hatırlamaya. Saf olandan yaratıldın sen ve gönderildin bu dünyaya. Sana katılan, karışan ne varsa, bu saflığı bozan ne varsa şimdi ayıkla ve geri dön aslına. Aslolan, özün olan, saf ve sonsuz sevgidir, gör ve hatırla. Gör ve hatırla. Gör ve hatırla. Artık durma, tüm kapılar içeriden açılır sizin dünyanızda. Aç kapını artık oyalanma. Sonsuz sevgimiz akıyor tüm insanlığa şimdi ve daima. Kalın sağlıcakla.
Bu yazı 10 Haziran 2018, Pazar günü saat 14.07 itibariyle F. Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.