YAŞAM AMACI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAŞAM AMACI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2019 Cumartesi

ARŞA ÇIKAN TÜY MİSALİ...


Bir kuş tüyü ne kadar hafif olsa da
Bütünlüğünden –bedeninden- ayrıldığı anda
Başlar yerçekiminin tesiriyle süzülmeye
Aşağıya, aşağıya, aşağıya, …

İşte bizler de bu dünya boyunda
Bedenlendiğimiz anda,
Bütünlükten ayrıldığımızda
İneriz adeta aşağıya.

Peki sonra?

Kimi zaman rüzgar savurur,
Kimi zaman sel suyu götürür,
Kimi zaman toz toprak örter ya
Ne zamana kadar?
Ya değişecektir ve dönüşecektir
Tüy önce atom altı parçacıklarına
… ve sonra
Bütünün harmonisinde bir başka
Canlıya
Ya da bütünleşecektir yeniden kendi varlığıyla.

Hikaye bu ya biz seçelim
Buluşmayı, bütünleşmeyi;
Bir serçe, kanarya, karga tüyü olsun…
Hepsi aynı aslında,
Çağırsın varlığını adeta aşağıya
Al beni çık yeniden yukarıya
Der gibi adeta.
Saksağan, muhabbet, ökse kuşu
Olsun mesela…
Bir vuruşta taksın gagasına
Alsın çıkartsın tüyü arşa
Bulutlardan da öteye, yıldızlara,
Yıldızlardan da öte Yaradan’a.

Olmaz mı?
Ama ya olursa?
Hikaye bu ya!
Hayal etmekle başlar insan
Hayalindekini yaşamaya.
Sen izin vermedikten sonra
Yaratıma, aşka ve hatta
Mucizelere hayatında
Nafile, uğraşma!

Toprakta kalan çözülür, çözümlenir
Eninde sonunda
Değişip dönüşmek için bir başka canlıya amma
Anla, hatırla!
Daha kaç kere ihtiyaç duyacaksın
Ölüme ve dirilişe bu boyutta?
Daha fazla durma.
Bir derin nefesle çağır özünü adeta
Takıl akışına,
Çık yukarıya
Çık yukarıya
Çık yukarıya
Bir derin nefesinle
Niyetin yeter sana.
Kal sağlıcakla.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 4 Temmuz 2019 – 16.06



17 Mayıs 2019 Cuma

KONTRATLAR (İLAHİ ANLAŞMALAR) - ÖZEL BİR YAZI

İnsan varlığının sonsuz parçası, yani sizin deyiminizle ruhu, seçimlerini yaparak bedenlendi çok uzun yıllar, yüzyıllar boyunca bu dünyada. Zira kapalı bir enerji alanında ilerleyebilmesi için adeta, önceden belirlenen bir müfredata uygun çalışması gerekiyordu kendi varlığı ile bu dünyada.
Bunu gerçekten mevcut eğitim sisteminize benzetebilirsiniz şu anda; tanımlanmış dersler üzerinden bitirilecek bir program ve ona uygun sınavlar gibi mesela…
İşte böyle bir yapıyı çok uzun yıllar dediğimiz gibi kapalı bir enerji alanı içinde yaşadınız aslında, yatılı okul gibi düşünün bunu da.
Her ne kadar şu an sınırlar genişletilmiş ve kapalı alan açılmaya başlamış olsa da, özellikle bazılarınız için hatta kaldırılmış olsa da, bu dünya denen evde hâlâ tamamlanmamış görevler var adeta, her birinizin yaşam planında.

Bedenlenmeden önce yaşam planını eksiksiz, hatasız, evrensel yasalar uyarınca belirlemek sizin göreviniz olmasa da verilen görevleri kabul veya red özgürlüğü her zaman elinizdedir aslında. İşte siz buna da kader dediniz bunca zamanda. Yani biraz daha netleştirelim, zira önemli bir soru bu hâlâ akıllarınızda.
Evrensel yasalara tam uygunluk içinde, sizin ilerlemeniz gereken yolda en hızlı, en güvenli ve en doğru adamları atmanızı sağlayacak şekilde belirlenmiş senaryolardır kader aslında ama sonrasında seçim hakkı verilir her birinize. Bu seçim hakkı hem ruh boyutunda hem de bedenlendikten sonra vardır aslında ve ruh her an ama her an sizin beden boyutunda yaptığınız seçimlere göre planı yeniden, yeniden, yeniden uygun hale getirir adeta, bizimle istişare ederek ve evrensel yasalar uyarınca.
Bu akış devam eder o hayat son bulana kadar, sizce ölüm denen an gelene kadar. Ama bu asla bir son değildir ve o kapanan devir ile geride kalanların içinde hiçbir şey yanlış da değildir. Sadece OLAN vardır aslında, hızla sonrası planlanır tüm dünya adına, varoluşun hayrına kâinatta.
Kısacası hiç bitmeyen ve durmayan, duraksamayan bir akışta sürekli çalışırız biz aslında; siz aşağıda, biz yukarıda.
Her ne kadar dünya boyutuna BİR BİR gelseniz de ve her ne kadar hayat dediğiniz süreci sözde tamamladığınızda yine BİR BİR ayrılsanızda, aslında kainatta varoluş BÜTÜN’dür ve bu bütünlük içinde her birimiz birbirimize sıkı sıkıya bağlıyızdır aslında. Dünya üzerinde var edilenler kendi içinde olmak zorunda da değildir. Zira zaman zaman farklı coğrafyalarda bedenlenmeniz gibi farklı boyutlarda ve farklı alanlarda da bedenlenmişliğiniz vardır mutlaka. Bunlar daha da ileri konulardır Yaradılış adı altında.  Şimdilik girmiyoruz bu mevzulara ama gelin dönelim dünya boyutuna.

Dünya boyutunda her bir ruh kendi karmik ailesi ile enkarne olur ama bunu da çok dar ve sınırlı bir alanda düşünmeyin, mutlaka ki bu aile sanıldığından çok daha geniştir aslında. İşte bu ailenin ayrılmaz bütünlüğü içinde oluşan tüm enerjilerin yine bu ailenin içinde dönüştürülmesi esastır ve farklı grupların da birbirleri ile böyle birliktelikler yaşaması gerekmektedir ayrıca.

Yani anlayacağınız her an çoklu sayıda kesişen yollar ve onlara bağlanan diğer yollar üzerinden akan enerji sürekli bir döngü sağlar dünyada.
Tüm kayıtlar da tutuluyorken bu mânâda, her bir ruh yeniden bedenleneceği zaman bu boyutta eski kayıtların içinde sevgi olmayan, değişip dönüşmesi gereken ne varsa onlar çıkartılır ortaya ve ruhun yeni planına katılır, yedirilir, işlenir adeta.
Bu süreç işlemeye başlayabilsin diye aşağıda, yukarıda aynı karmik aileden başka ruhlara görev çağrısı yapılır adeta. Görevler tanımlanır, anlaşmalar yapılır, el sıkışılır adeta ve ruhlar bedenlenme sürecine girerler o anda. Sonrası malum, yaşam dediğini süreç başlar aşağıda. Tüm senaryo o ilk anda belli olur olmasına ama ruh bedenlendikten sonra kapatılır adeta dünya boyutunda ve zihin açılır aşağıda. Sonra hür irade geçer kumandaya ve seyir belirlenir yeni rotada. An be an yukarıda, yeni rotanın seyri kaydedilir ama evrensel yasalara ve bütünün hayrına, topyekûn ters düşmedikçe müdahale edilmez asla.
Ama bir düşünün ki bir senaryonun içinde onlarca ve hatta bazen binlerce, milyonlarca ruhun hür iradesinin gücü çalışır adeta aynı anda ve sizin dünya boyutunda tahmin edebileceğinizden çok daha fazla ve hızlı enerji değişimleri yaşanabilir o coğrafyada.
Nitekim sizler de şu anda böyle bir dönemden geçmektesiniz ve işte tam da bu nedenle artık kim olduğunuzu ve neden bu zamanda bu coğrafyada olduğunuzu bilme, anlama, kabul etme ve sevgi yolunda, koşulsuzca sevgi yolunda, ilerlemek adına kaldırmanız gereken ne engel varsa yaşamınızda kaldırmanız gerektiğini hatırlatıyoruz size çokça.

Bugüne kadar yaşamınızda anlamlandıramadığınız ne varsa ve/veya anladığınızı sandığınız ne varsa hepsine dönün bakın bir kez daha, gerekiyorsa bir kez daha, bir kez daha. Zira hiçbiri nedensiz yere konmadı o senaryoya. Hepsi ama hepsi sadece size büyütmek içindi ve sonunda tüm kainata sonsuz ışık olmanız içindi aslında.

Bir ve bütün olduğumuz inancıyla, BİR’den çıkın yola BÜTÜN’e varmaya. Yürüdüğünüz yolda özünüzden gelen ışık aydınlatır önünüzü, siz her daim ileriye yukarıya baktıkça.
Oyalanmayın geçmişin karanlık sandığınız kısmıyla, zira o da sizi çekmek/itmek içindi aydınlığa. Neyi merak ediyorsanız sorun mutlaka ama kendi karanlık tarafınıza değil, yukarıya sorun mutlaka, özünüze sorun mutlaka.

Her daim korunduğunuzu ve kollandığınızı bilin mutlaka, her daim sadece ışıkla var olanlar için kendi dünyalarında karanlık yoktur aslında, siz ışığınızı kapatmadıktan sonra.

Kalın sağlıcakla…
Bu yazı F. Ebru Tolan’a 16 Mayıs 2019, Perşembe günü saat 12.07 itibariyle tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey

15 Şubat 2019 Cuma

İSTEYEREK GELDİK, SEÇEREK GELDİK


Gücümüz SEVGİ
Kaynağımız IŞIK
Olduktan sonra
Ne yoruluruz
Ne kayboluruz bu dünyada.

Aradaki çapakları attıkça
Hızlanacaksın nasıl olsa.
Telaşlanma! Ama rehavete de kapılma.
Uyanışa hizmet etmeye geldik
Bu zamanda bu coğrafyada
Yükselişin hazırlıklarını
Tamamlamaya geldik sırasıyla
Sen, ben, o değil BİZ
Topkekûn, isteyerek geldik.
Seçerek geldik aslında.
Şimdi, şu AN’da
Bir derin nefes al
Başla!
Kimsin sen? Hatırla.
Ne kaldı önünde, yüreğinde?
Anla!
… ve çık yola
Nefesinle ve niyetinle
Şimdi, şu AN’da.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 14 Şubat 2019