görünenden öte mana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
görünenden öte mana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2020 Perşembe

GÖRÜNENLE OYALANMA!


GÖRÜNENLE OYALANMA

GÖRÜNEN GÖSTERİLENDİR

GÖSTERİLEN HİSSETTİRİLENDİR.

HİSSETTİRİLEN SEÇİM İÇİNDİR

SEÇİM HÜR İRADEDİR.

HÜR İRADE BU BOYUTTAKİ HEM GÜÇ HEM DİRETMEDİR..

GÜÇ SEVGİDEN GELİR.

DİRETME YÜKTEN GELİR.

SEVGİYİ SEÇEMEYEN YÜKÜ BİLİR.

YÜKÜ BİLEN TEMİZLİĞE GİRİŞİR.

TEMİZLEYEN SEVGİYLE İYİLEŞİR.

SEVGİYLE İYİLEŞEN HER BİR CAN ÇEVRESİNİ AYDINLATIR.

GRUP GRUP AYDINLANMA BÜTÜNÜ TETİKLER.

BÜTÜN TETİKLENİNCE AKIŞ DEĞİŞİR.

AKIŞ DEĞİŞİNCE DAHA ÇOK IŞIK GELİR.

IŞIK GELİNCE MÂNÂ ÇIKAR.

MÂN ÇIKINCA GÖRÜNEN DEĞİŞİR!

ANLA! ARTIK ANLA…

İstanbul, 12.2.2020


9 Eylül 2019 Pazartesi

OKUMAYA BAŞLA


Kimine ağır,
Kimine zor,
Kimine gereksiz…
Geliyor sözcüklerdeki mecazları arama.

Hap olsun alayım,
Tek olsun sorgulamayayım,
Düz olsun, net olsun,
Korkularımla baş başa
Yorulmayayım
Diyorlar hâlâ
Olsun. Olur…

Ama bil ki
Senin için de vakit çoktan geldi.
Bu satırları okuyorsan
Ve duyuyorsan
Yüreğinde bir sızı dünya denen eve bakınca
Kendi sıcak evindeyken bile….
Bil ki senin için de vakit çoktan geldi.
“Oku”maya başla.
Hayatı oku,
Satır aralarını oku,
Mecazları oku,
Sembolleri oku.

Sen var ya sen
Öyle güçlü
Öyle akıllı
Öyle erdemli bir varlıksın ki
Kendine kolayı yakıştırma
Kendini haplarla oyalama
Eline bin kitap alıp çok biliyorum sanma
Yüreğine 1 kitap al ve anla.

Bir kitap…?
Ne ola?
Sanma ki dünya boyutundaki 300-500 sayfa.
Senin kitabın var;
Yukarıda.
Senin yazdığın itinayla,
Milyonlarca ışık yılında.
… ve hala daha
Boş ve beyaz
Sayfaları var onlarca…
Önce “oku”;
Hayatını.

…ve ANLA.
Sonra başla yazmaya
Kalan sayfalara
Aşk’la, ışıkla
Kahkahalar saçılsın kainata,
Alkışlar tutulsun sana
Öyle bir şeyler yaz ki
Aydınlansın tüm dünya.

Kal sağlıcakla,
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 9.9.2019 – 8.35


28 Ağustos 2019 Çarşamba

BİZ UYURKEN DÜNYA DEĞİŞTİ

Aynı sözcükler tekrarlıyorsa hayatınızda…
Çocukluğunuzun hep aynı dönemini konuşuyor
Buluyorsanız kendinizi mesela,
Dalıp dalıp gittiğinizde hep aynı
Manzara canlanıyorsa aklınızda
Bir derin nefesle
Başlamak gerek zihinden yana
Aydınlanmaya.

Hep aynı duygu sarıyorsa benliğinizi
Farklı olaylarda
Bir fotoğraf, bir obje…
Götürüyorsa sizi derin bir yolculuğa,
Bir komedi filminde bile
Gözyaşları akıyorsa yanaklarınıza mesela
Başlamak gerek yürekten yana
Aydınlanmaya.

Aksilikler bırakmıyorsa peşinizi…
Herkes yerken aynı yemeği
Siz düşüyorsanız hastane yollarına
Bir tuhaf gerginlik, şişkinlik halleri
Sıkıştırıyorsa sizi toplantının ortasında mesela
Başlamak gerek bedenden yana
Aydınlanmaya.

Neden? sorusuyla
Bunca yıldır ilerlerken Ezberler Diyarı’nda
Döne döne
Sıkıştık kaldık adeta
Bir labirentin kör çukurunda.
Oysa
Biz uyurken derin uykuda
Dünya değişti!
Evren genişledi,
Kainatta ise her daim
Hummalı bir çalışma
Devam ediyor ışık yolunda.

Bir derin nefesle
Başlamak gerek
Bugün burada
Zira takvim yaprakları
Gösterirken 28 Ağustos’u dünyada
Olan oldu
Kainatta
Bir kez daha dönmemek için en başa
Canla başla çalışanlar var aramızda
Canları pahasına!

Yine diyeceksiniz
Ebru serpiştirdin mânâları sözcüklerin arasına
Evet!
Zira
Artık anlamlandırabilmek için
Kainatı
Anlamak gerek hayatı
… ve anlamak için
Kendi hayatınızı
Anlamlandırmak gerek
Görünürden öte mânâları.

Bir derin nefesle
Başlamak içinse
Bir küçük niyet yeter aslında
Sonra?
Sonrası çok kolay,
İnan buna.
Zira sandığından çok daha fazla
Yardım alıyoruz aslında
Ama sanma ki o yardımlar
Süslemeli bir pasta tadında
Kimi acı
Kimi katı
Ama aslında
Her biri sen için
Bu zamanda
Kal sağlıcakla
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 28.8.2019 – 9.36
  

6 Temmuz 2019 Cumartesi

ARŞA ÇIKAN TÜY MİSALİ...


Bir kuş tüyü ne kadar hafif olsa da
Bütünlüğünden –bedeninden- ayrıldığı anda
Başlar yerçekiminin tesiriyle süzülmeye
Aşağıya, aşağıya, aşağıya, …

İşte bizler de bu dünya boyunda
Bedenlendiğimiz anda,
Bütünlükten ayrıldığımızda
İneriz adeta aşağıya.

Peki sonra?

Kimi zaman rüzgar savurur,
Kimi zaman sel suyu götürür,
Kimi zaman toz toprak örter ya
Ne zamana kadar?
Ya değişecektir ve dönüşecektir
Tüy önce atom altı parçacıklarına
… ve sonra
Bütünün harmonisinde bir başka
Canlıya
Ya da bütünleşecektir yeniden kendi varlığıyla.

Hikaye bu ya biz seçelim
Buluşmayı, bütünleşmeyi;
Bir serçe, kanarya, karga tüyü olsun…
Hepsi aynı aslında,
Çağırsın varlığını adeta aşağıya
Al beni çık yeniden yukarıya
Der gibi adeta.
Saksağan, muhabbet, ökse kuşu
Olsun mesela…
Bir vuruşta taksın gagasına
Alsın çıkartsın tüyü arşa
Bulutlardan da öteye, yıldızlara,
Yıldızlardan da öte Yaradan’a.

Olmaz mı?
Ama ya olursa?
Hikaye bu ya!
Hayal etmekle başlar insan
Hayalindekini yaşamaya.
Sen izin vermedikten sonra
Yaratıma, aşka ve hatta
Mucizelere hayatında
Nafile, uğraşma!

Toprakta kalan çözülür, çözümlenir
Eninde sonunda
Değişip dönüşmek için bir başka canlıya amma
Anla, hatırla!
Daha kaç kere ihtiyaç duyacaksın
Ölüme ve dirilişe bu boyutta?
Daha fazla durma.
Bir derin nefesle çağır özünü adeta
Takıl akışına,
Çık yukarıya
Çık yukarıya
Çık yukarıya
Bir derin nefesinle
Niyetin yeter sana.
Kal sağlıcakla.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 4 Temmuz 2019 – 16.06



2 Haziran 2019 Pazar

ÖNCE YAŞA!


Çivisi çıkmış bir dünyada
Yalnız başına yürüyenlerden de olsan
Durma!
Önce YAŞA!
Yaşamı anla.
Sen yaşamı onurunla anlamlandırdığında
Sen yaşamı vicdanınla taçlandırdığında
Sen yaşamı ışığınla aydınlattığında
Sen yaşamı bastığın toprağı bağrına basarak canlandırdığında
Sen yaşamı yaşarken anladığında
Kaldırıp başını
Yaradan’a baktığında
Göreceğin mânâda
Varoluşun sırrı saklı aslında
Apaçık ortada
Çevirip başını yıldızlara baktığında
Bileceksin kardeşlerin var orada
Ve ulaşılmaz sandığın noktada
Göreceksin yanıbaşında
Biz varız aslında.
Kimi zaman bir insan
Kimi zaman bir hayvan
Kimi zaman bir zebani kılığında
Yaşamanın güzelliğini hatırlatmak için aslında.
Çevir başını Yaradan’a
Çevir başını sonsuz ışığa
Onurlandır yaşamını
Nefes alıyorken
Dünya boyutunda
İhtiyacın yok ölümü tatmaya
Bundan sonra
Kendini ölümle sınama, sınırlandırma
İhtiyacın yok buna
Bir derin nefesle başla.
Işık Varlıkları
2.6.2019 – 23.09


30 Mayıs 2019 Perşembe

KABULÜNLE AT ADIMLARINI, DURMA!


Attığın adım seni çukura düşürmediğinde
Şükredip,
Aydınlığa çıktığında geçip gidiyorsun ya
Bil ki aynı kör alanda
Dönüp duruyorsun aslında.
Ne zaman ki çukura düşme ihtimalini
Yaratan korkunla yüzleşeceksin
… ve ne zaman ki hiçbir şey olmamışçasına
Olana şükredeceksin
İşte o zaman ilerleyeceksin aslında.
Durma!
Bu ne yaman çelişki deyip durma.
Önce bilip sonra adım attıkça
Önden gidenlerin açtığı yoldan başka
Ne katabilirsin hayatına?
Oysa sonsuzlukta, her şey varken hatta
Bir AN için bile olsa
Anlasana; neler yaratabilirsin AŞK’la, IŞIK’la.
Durma!
Anlamaya niyetin kalsın ama
Sen KABUL’ünle at adımlarını
Bilinmez sandığına ki o aslında
Zaten var olan sonsuzlukta.
Gerçek mânâ işte tam da orada.
Durma!
Kal sağlıcakla.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 30.5.2019 – 14.11


23 Nisan 2019 Salı

GERÇEKLERİ "BİLDİKLERİN" SANMA!

Suçluyu ararken sen, 
Yanı başında görmezden geldiğin bir "ben" duruyor aslında.

Suçluyuz hepimiz aynı oranda!
Hatırlamadıkların var ya, o hatırlatılmayanlar sana...
Gün gelip açığa çıktığında 
Anlayacaksın
Ne masumuz, ne de suçsuz!

Ama belki bir o kadar da 
Mağdur, gafil, kurbanız aslında!

Bu ne yaman çelişki diyorsan hâlâ
Bil ki henüz hiçbir şey hatırlamamışsın aslında
Ne bana dair, ne sana dair 
Ne düne dair, ne de insanlığa...

Öyleyse çok da kafa yorma 
Kafanın içinde olanlar kadar olsaydı bu dünya
Ne kainat kalmıştı şimdiye, ne feza
Yazılmıştı tüm kitaplar çoktan dünyada.

Ama gerçekleri "bildiklerin" sanma,
Bildiklerini biliyorum hiç sanma!

33 yılı bir karanlık odada geçirmiş 
Meczup gibisin şu anda.
Oysa gelmişsin 75 yaşına mesela!
Neler yaşandı acaba o ilk 42 yılda?
... ve sonra sen uyurken 33 sene boyunca o odada?

Ah dostum,
Sen onu bunu bırak da 
Çevir başını aydınlığa
Çık yukarıya, hatırlarsın ihtiyacın olanı niyet ettiğin anda.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 22.4.2019 - 16.09

19 Aralık 2018 Çarşamba

KORUYUCU HAYVANLAR


KORUYUCU HAYVANLAR
Bugüne kadar dünyayı koruduğunuzu sandınız, ama yanıldınız!
Dünya denen evin koruyucuları hayvanlardır. Sizse bu evin halkısınız.

Hoş gerçi son yıllarda evinizin koruyucularına siz zarar verir oldunuz ama…!

Tek tek bakalım koruyuculara ve görev dağılımına:

Sürüngenler: Sessiz ve sinsi, kaygan ve soğukkanlı olanlar adeta bekçilik yaptılar.
Kuşlar: Taşıyıcılık yaptılar.
Kaplan, sırtlan gibi yırtıcılar: Bariyer yarattılar.
Aslan’ın yeri ayrı. Onlar otorite yarattılar, kural koydular adeta.
Sudaki memeliler: Şevkât yarattılar ve aynı zamanda yol açtılar, yol oldular. Yardım çağırdılar, ses oldular.
Havadaki memeliler: Göz oldular!
Kazlar: His oldular.
Evcil hayvanlar: Yeri geldi besin oldular, yeri geldi dost oldular, yeri geldi aş oldular, yeri geldi iş oldular ama hep insanın en yakınında oldular.

Böyle böyle, tek tek tüm hayvanları sayamayız tabii… sadece çarpıcı örneklerle anlatmaya çalışıyoruz size, nedensiz değil hiçbir yaradılış bu evde ama sizin zannettiğinizden çok daha öte mânâlar barındırıyor içerisinde.

Hâlâ daha mitolojide anlamadığınız çok hayvan figurü var mesela yazıtların içinde. Merak ederseniz dönün bakın yüreğinize, hepsinin cevabı içinizde.
Sonsuz sevgimizle,
Bu yazı 14 Aralık 2018, Cuma günü saat 22.00’de F.Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.