SIÇRAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SIÇRAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2021 Pazar

GERÇEKLİĞİNİ HATIRLA VE SIÇRA

Bu zamanda bir beden formunda şekil bulmuş Sen,

Gerçekliğinin, özünün kaynaktan geldiğini unutan Sen,

Ayakların yere basarken

Gönlün küskün

Miden perperişan

Elinden tutan bir baban yokmuş gibi hayata öfke duyan

Sırtına yüklendikçe koyulan

Sen duydukça kolaylıkla beynine hurafeler sokulan.

Karnına yediğin her yumrukta yere savrulan

İNSAN

 

Ne zaman uyansan, kıpırdanır gibi yapsan

Canını acıtan darbelerden kaçan

Kaçarken yuvarlanan

Düşünce kalkan

Ama kalktıkça daha da hırpalanan Sen

İNSAN

 

Diklenmeyi, bileylenmeyi

Marifet sanan Sen

Geçmişi içinde öfkeyle büyüten sen

Hazmedemediklerini yüreğinde taşlaştıran Sen

Artık umudunu yitirmişken

Çaresizliği kabullenmiş

Yönetilmeyi hak görmüşken

Yeniden yeniye yürürsen

Sanırsın ki dişlerinden , dilinden

Kamburundan, yükünden

Sevdiğinden sevildiğinden

Habersiz

Kalakalırsın yeniden!

 

Ahh bir bilsen….

Bir hatırlayabilsen

Tüm geçmişi

Yeniden yaşayabilsen

Yeniden geçirilirdin aynı geçitlerden.

Yalansız, dolansız

Hilesiz, hurdasız da bilsen

Kendini şimdi sen

Gelebilmek için evrilirken

Kendine seçtiğin evrelerden geçemezsen 

Bu gücü kudreti

Bilemeden

İşte o zaman yok olursun gerçekten.

 

Rolleri dağıtan sen

Senaryoyu yazan sen

Kuralları koyan sen

Oynayan sen

Gelişen ve genişleyen sen

Çünkü var olan sen

Işığın içinde ışığı seçen sen

Işık olmak için

Karanlığı deneyimleyen sen

 

Bir körden daha iyi gören

Bir sağırdan daha iyi duyan

Bir yüreksizden daha iyi güvenen

Bir kalpsizden daha iyi seven

Yaratmayı seçen sen.

 

Şimdi artık UYAN istersen.

Dağıttığın rolleri topla.

Unuttuklarını hatırla.

Çık simülasyondan artık

İllüzyonda kalma.

Toplan bir araya

Affet, bağışla

Kendini en başta

Ve tüm varoluşu aynı anda

Yandaşlarını, oyuncuları,

Teknik ekibi, finansör bildiklerini.

Gerçekliği sorgula

Gerçeği sorgula

Artık oyunu yeniden başlatma!

Tamamla.

Artık tamamla!

Şimdilik hâlâ daha sahadasın

Rehavete kapılma

Son bir hamle kaldı bilinçten yana

Sıçra!

Kal sağlıcakla.

Bilge Ruhlardan İnsanlara

İstanbul, 24.01.2021

 

6 Şubat 2020 Perşembe

HAZIRLIK - ÖZEL BİR YAZI


Bizler bu kainatta, hali hazırda 3.boyutta varoluşuna devam eden dünya gezegeninin –ki bu galaktik insan ırkının evidir-, yardımcılarıyız. Daha önce de defalarca kendimizi tanıtmak yoluyla görev tanımımızı yaptık ancak hâlâ daha birçoklarınızın kabulde zorlandığını biliyoruz, sorun değil. Vazifemize engel hiç değil. Zira insan varlığı bu boyutta ve tüm boyutlara doğru hür iradesi ile var edilen bir ırktır, bu hem bir zorluk hem de bir ayrıcalıktır. Ancak kendi yüklerinden arınamamış ve ruhuyla yani öz parçasıyla bir ve bütünlüğü henüz tahsis edememiş olanlar için hür iradenin gücü iki ucu keskin bir kılıçtan farksızdır. Nitekim bir çoğunuz hâlâ dünya boyutunda korkularınızın esareti / boyundurluğu altında hür iradeyi kendi lehinize bir araç olarak kullanmaktansa sizi duraksatacak ve hatta çoğu zaman alçaltacak (enerji olarak) bir güç olarak kullanıyorsunuz.  Oysa önünüzdeki günler insan varlığının 5.boyuta yükselişi aşamasında zorlayıcı tesirleri hayat akışınıza çoğu zaman beklenmedik şekilde sokacaktır. Bu kaçınılmazdır, olması gerekendir, olağandır ancak sizin algınıza göre güzel değildir.
Bu noktada aylar öncesinden hazırlık yapmanız için uyarılarda, yönlendirmelerde ve hatta yardımlarda* bulunmuş olmamıza rağmen durumun önemine binaen tekrarlamamız gereken hususlar bulunmaktadır.  Pek tabii ki seçim sizindir, hep de sizin olacaktır (hür irade) ancak bizim de vazifemiz gereği bilgilendirmek / uyarmak / yol açmak / ışık tutmak görevimizdir. Şimdi bu noktada olabildiğince kısa ve öz bir kez daha ifade etmek istiyoruz Ebru’nun aracılığıyla:
  1. Artık anlayın ki anlamlandıramadıklarınız çok olmasına rağmen farklı bir enerji alanına taşınmış bulunuyorsunuz.**
  2. Bu enerji alanı evrensel yasalar ve akış gereği zorlayıcı unsurlar içermektedir.
  3. Ayrışma kaçınılmazdır.
  4. Değişim ve dönüşüm şarttır.
  5. Engel tanımaz ölçüde zorlanmalara maruz kalacağınız aşikardır.
  6. Olan olması gerekendir ancak bu sizin anladığınız anlamda kaçınılmaz olana seyirci olmanız mânâsına gelmemektedir.
  7. Bu dünya insan ırkının evidir ve öyle kalacaktır.
  8. İnsan ırkının, topyekûn, artık ayağa kalkıp el ele tutuşup YENİyi kendi hür iradesi ile inşası zorunludur.
  9. Aksi takdirde süreç yıpratıcı, yıkıcı olacak ancak kaçınılmaz şekilde yaşanacaktır.
  10. Uyanış evresi evrensel / enerjisel / ilahi anlamda tamamlanmış olmasına karşın dünya boyutunda zihin / algı / bilinç seviyesinde tamamlanamamıştır.
  11. Uyanış evresinde bitirilmesi gerekenler bitirilmemiştir.
  12. Bu, natamam bir gökdelene taşınmak gibidir. Güneşe yakın olanlar yanmaya başlarken, çünkü havalandırma sistemi henüz devreye alınmamıştır, altta kalanlar donmaktadır zira ısıtma sistemi de natamamdır. (Mecazlar size konuyu anlatabilmek, hissettirebilmek amaçlıdır.)
  13. Yapılacaklar aşikardır.
  14. Bugüne kadar söylenenlerden farklı değildir. Aynı şeyler tekrarlanıyormuş gibi algılamak konuyu sadece basitleştirmektedir ancak yapılması gerekenler hâlâ yapılmamaktadır.
  15. Dünyevi engeller aşılmalıdır.***


Kısaca; alışılagelmiş olandan, konfor alanından çıkılmadan; ezber bozmadan, ilerlemek için çabalamak akıntıya karşı kürek çekmek gibidir şu anda. Gücünüzü, enerjinizi harcamayın boşuna.
Akış değişmiştir, değişmektedir, görün mutlaka.
Hızla aksiyon alabilmek için hafiflemek gerekir; her mânâda: Hafifleyin mutlaka.
Yardım sonsuz, yardımımız sonsuz ancak almak için durduğunuz anda ayağınızın altındaki Toprak Ana durmuyor ya tutunmak zorlaşıyor adeta, manevra kabiliyetini ve adaptasyon gücünü aktive etmek gerekiyor hızla, hızla!
Kalın sağlıcakla,
Bu yazı 6 Şubat 2020, saat 11.50’de F. Ebru Tolan’a tarafımızdan ACİL kaydıyla İstanbul’da kaleme aldırılmıştır.



Kaleme alanın notu:
başlıklı videolarımda anlattıklarımı tekrar hatırlamak isteyebilirsiniz.

**SIÇRAMA başlıklı yazıda anlatılmaktadır.

***ENGELLER ve İÇSEL KARMAŞA & KARIŞIKLIK başlıklı videolarımı izleyebilirsiniz. 

SIÇRAMA - ÖZEL BİR YAZI


SIÇRAMA
Bugün bu yazıda okuyacaklarınız içinizden bazılarınız için şaşırtıcı olacak olsa da aslında birçoğunuzun yüreklerinizde var olanla buluşacağına eminiz aslında. Başlayalım anlatmaya kısa bir özetle.
Yıl 2012 dünyada; hummalı bir çalışma var aşağıda, tüm ruhlar kendilerinden olana ulaşmaya çalışıyor adeta, kapılar çalınıyor (baş ağrısı), yüreklere dokunuluyor (çarpıntı), sırtına dokunuluyor (bel-sırt ağrıları), kapılar kapatılıyor (işten ayrılmalar-çıkartılmalar, evden atılmalar, kapıya konulmalar, vs.), yeni kapılar açılıyor/açtırılıyor (yeni teklifler, terfiler, transferler, şehir-ülke değişimleri, radikal tedbirler ve kararlar…) Arınma için uyarılar yapılıyor (beslenme alışkanlıklarını değiştirtecek hastalıklar, teşhisler, tedaviler, kürler), anlaşmalar hatırlatılıyor (hayata giren ve çıkan insanlar, aranıza katılanlar ve ayrılanlar), kısacası çok hummalı bir çalışma yapılıyor dünya boyutunda, o günün şartlarında, size göre “hayat” devam ediyor zorlanarak da olsa bazılarınız için bazı alanlarda.
Bir değişim var ama yedirilmiş adeta, günlük hayatın akışına, kimseye tuhaf gelmiyor. Kimse büyük sorgulamaların peşinde değil, herkes kabulde, kendi içinde fırtınalar kopsa da “normal” biliniyor, karşılanıyor, ne de olsa hayat bu deniyor aslında…
Pek tabii ki bizim 2012 diye anlattığımız ± 3-5 seneye yayılmış bir süreç dünyada, bir başka ifadeyle kendi hayatınızdaki değişimleri şimdi görmek için dönüp geçmişe baktığınızda 2007-2008’den başlayın bakmaya, 2015-1016’lara kadar uzansın hatta. Dalga dalga ilerlerken bu hummalı çalışma dünyada, insan varlığı uzunca bir zamandır yaptığı tüm hazırlıklarla atlıyor eşiği 21 Aralık’ta.
Oh ne ala! Bir AN’lığına bayram havası adeta ruhlar arasında… Ama ya sonra? İşte esas mühim nokta. Bir derin nefesle oh çekilse de bir anlığına 2012 sonunda bir diğer hummalı hazırlık süreci başlatılıyor hemen hızla yukarıda. Neden? Çünkü daha da fazla yapılacaklar var artık yolda.
Eşikten atlanamasaydı kolaydı denilebilir belki bir anlığına, koy verilirdi adeta akışa ama şimdi durum çok başka. Mademki atlanıldı, çalışmak gerekiyor artık canla başla. Kim çalışacak bu yolda; zaten çalışanlar 2012 öncesinde bu dünya boyutunda ve artık başlayacak olanlar el ele tutuşacak mutlaka. İşte o ara, siz bir bocalama dönemi geçirdiniz dünyada ama neyse ki hızlı atlatıldı o da. Eski ile yeniyi harmanlamak konusunda zorlananlar oldu adeta, üç-beş ama sonunda saflarını seçenler ayrıştılar ve herkes yönünü buldu aşağıda. Hâlâ daha ışıktan karanlığa dönen azınlıklar olsa da karanlıktan ışığa çıkanlar çoğunlukta bu mânâda.
Bu yolculuk devam ederken hızlıca dünyada geldik 2019 sonuna. 2012’den 2019’a çalışmanın, hazırlıkların bir parçası oldu tüm insanlık aslında, görünen ne kadar acı, kötü, travmatik olsa da yaşanan her şey dünya boyutunda felaket adı altında da olsa, savaş tanımına da uysa hizmet etti insanlığın aydınlanmasına. Aktivist tüm çalışmalar, popülist tüm yaklaşımlar, zaman zaman harmanlansa da negatif olanla, sonunda hep ışık olan kazandı aslında, özü ışık olan ve yolda olan; ışık yolunda, ışıkla olanlar kazandılar aslında.


Bu aşama da çok önemliydi zira adeta 2019’un sonu bir kez daha sınanma zamanıydı, insanlığın kendi adına koyduğu bir eşikti atlatılması gereken ve siz atladınız onu da ışıkla. Bazılarınız zorlansa da hâlâ daha, özünüzden gelen zorlamayla da olsa, birçoğunuz ulaştığınız idrakle, farkındalıkla ve yürekten gelen niyetinizle ve nefesinizle çalıştınız bu yolda ısrarla, kararlılıkla. Değil dünya ve insanlık, tüm kâinat müteşekkir size bu anlamda, anlayacaksınız yakında nasıl olsa.
… ve geldik 2020 denen yıla dünyada. Bu yılın, dünya boyutundaki lineer zaman akışında bu yılın, zorlayıcı bir yıl olacağını belirtmiştik defalarca nitekim başladınız zorlanmaya hem Toprak Ana zorluyor sizi hem de yürekleriniz aslında. Aldığınız tesirlerin gücü karşısında ara ara savrulsanız da içten içe hissettikleriniz var ya, yetiyor size hâlâ daha.
Ama! Bir süre sonra bu hissiyat da yetmeyecek bazılarınıza zira zaman daralıyor dünya boyutunda. Bu mânâda işte bir güçlü SIÇRAMA gerekiyor size, bulunduğunuz dar alandan çıkmanız gerekiyor geniş, ferah, açık ve ışık bir alana. Aksi taktirde boğulacaklar olabilir o dar alanda oluşacak toz dumanda. İşte bugünün esas konusu bu aslında; SIÇRAMA, açık alana.
Düşünün ki yaşadığınız coğrafyaya bir saldırı yapılıyor, hızla tahliye edilmeniz gerekiyor, ne alırsınız yanınıza? Sadece CAN’ınınızdan başka ne alırsınız yanınıza? İşte adeta böyle düşünün sıçramayı, bırakın tutunmayın var olana. Var dediğiniz ne var yanınızda, yakınınızda; kariyer mi, eş mi, ev mi, araba mı, para mı, servet mi, arsa mı, ne var Allah aşkına? Sekiz çift siyah ayakkabı ve yirmi beş çanta… ne var başka? Her ay buluştuğunuz “dostlarınız”, üyesi olduğunuz kulübünüz, aidat ödediğiniz yazlığınız mı acaba hâlâ daha tutunmanız gerekenler ve yanınıza alacaklarınız kendi başınıza sıçramaya çalışırken yukarıya? Denesenize, hadi şimdi bir denesenize, elinizde hiçbir yük yokken hatta ayağınızda bir spor ayakkabı varken sıçramayı denesenize. Kaç santim havalandınız yukarıya? 20? 30? 50? 100? Kaç santim çıkabildiniz bir anlığına ve sonra hangi hızla indiniz aşağıya? Anlasanıza! Bir de ağırlıkla deneyin aynı şekilde, bu sefer ne kadar kesildi ayaklarınız yerden, 10 santim mi 20 mi 30 mu? Kalbiniz ne dedi bu işe, isyan etti mi kendince?
Amacımız infial de değil, bedbahtlık da değil, bunlar nafile… Görevimiz yardım etmek size, naçizane, göstermek gerçekliği tüm çıplaklığıyla yüreklerinize. Kısacası eskiye tutunduğunuz sürece savrulmayacağınızı sanıyorsunuz ya ilerleyemeyeceksiniz ileriye savrulmak ne kelime! Öyleyse yük yaptığınız ne varsa midenizde, kalbinizde, sırtınızda, belinizde, bırakmakla başlayın, silkelenin adeta, tüm taşlar dökülsün yere ancak ondan sonra yönünüzü döndüğünüzde ileriye, göreceksiniz yol açıldı bile. İşte gelelim şimdi o açılan her neyse; başınızın üstünde.
Dünyanın çevresinde, enerji alanı dediğimiz bölgede kapatılmış tüm kapılar açıldı 2020 ile.
Hafiflediniz mi? Hiç de bile. Zira kapılar açıldı diye bir an için bile ufkunuz genişlediyse de hemen peşinden gelen tesirlerle yüzleştiniz içinizde, bilinç seviyesinde göremeseniz de! Yani artık korunaklı, korumalı bir alanda değilsiniz siz de. Ana sınıfı bitti mezun olduğunuz geldiniz birden üniversite kampüsü desek yeridir size. Bariyerler kalktı, kalkanlar indi, ağlar toplandı, yollar açıldı iyiye ve kötüye! Kötüden kastımız nedir diye bir daha anlatmayacağız bakın DENGE konusunda yazdırdıklarımıza ve anlattıklarımıza siz de. Öyleyse işinize iş katıldı dersek anlatabilir miyiz size içinde bulunduğunuz durumun ehemmiyetini sizce?
Toparlayalım yine; ilerliyorsunuz yükselişe, ışıkla yol alıyorsunuz kendi içinizde 2020 ile birlikte, korunaklı alan açıldı sizin için sizin lehinize, alan açılınca gelen tesirleri arındıracak, adeta süzecek bir düzen kalmadı geriye. Bu nedenle sizin çalışmanız gerekiyor her AN dünya seviyesinde. Neyle?
Işıkla?
Nasıl?
Çıkarak ışık alana.
Çıkabildiniz mi ışık alana?
Sıçrayanlar oldu aranızda, ama!
Çıkması gerekenler çıkabildiler mi?
Hayır?
Hâlâ…!
Neden?
Çünkü tutunuyorsunuz eski olana.
Eski olan ne?
Kısaca dünyevi olan, madde formunda olan, fiziki alanda olan, zihin dağarcınızda bulunan; kabulde kaldığınız ne varsa.
Yardım alıyor musunuz?
Sonsuz… ama!
Yardımı alıyor musunuz?
Hayır bu mânâda.
Neden?
Hür iradeniz var hâlâ ve hep olacak aslında.
Gücünüz nerede?
Özünüzde.
Özünüzle buluşabildiniz mi?
Bazılarınız evet ama çoğu için hayır hâlâ daha.
Neden buluşmuyorsunuz özünüzle?
Çünkü temizlemediniz özünüzü?
Temizlemeden de buluşamaz mıyız?
Buluşabilirsiniz ama eve kızınız/oğlunuz dahi çamura bulanmış gelse “git yıkan önce” diyorsunuz ona, ancak ondan sonra sarılırım sana!
Yani kısaca sizin özünüz taşıyorsa hâlâ bir parça karanlık mesela, koşup sarılır mısınız ona?
Temizlemeniz gerek mutlaka.
Temizlemek kolay mı?
Kolay olur kabule geçerseniz aslında.
“Kabulde değil miyim ki” diyenleriniz var ya.
Aslanı da seversiniz ama evinizin kapısını açar mısınız şimdi şu anda?
Kısacası sevmek başka, kabul başka korkunca!
Hâlâ korkularınız var ya!
İnançlardan gelen, yapılanlardan gelen korkularınız var ya…
Yaşattıklarınızdan gelen ve yaşadıklarınızdan gelen korkularınız var ya…
Kabulde zorlanıyorsunuz hâlâ.
Oysa…!
Sıçramak gerekiyor açık alana, ışık alana.
Bir derin nefesle başla.
Sen başla.
Bugün başla.
Zira sen başlamazsan,
Sen bugün başlamazsan
Mecbur kalacaksın yarın koşmaya.
Zira yukarıda bir kez daha, son kez de olsa görevlerini yapmak için bekleyenler var adeta. Hani karanlık taraf diyorsunuz ya onlara özü ışık olsa da 3. boyutun görevlileri var ya…
Daha çıkmadınız 5’e, geçmediniz hatta 4’e bazılarınız ya, onlar görev başında hâlâ. Ama sanmayın ki hazırlananlar 5’e, yani geçenler 4’e, karşılaşmayacak onlarla, onlar için de başka görevliler var artık yolda, dedik ya tüm kainatta her zaman bir karanlık taraf olur görev başında!

Özetin de özetini yapalım ve koyalım noktayı bu konuya. Hızla çoğaltın ışığınızı kendinizden yana, bulunduğunuz alanlarda, kesin geçmişle, eskiyle bağınızı, temizleyin ne varsa ve sıçrayın adeta mutlak ışık alana. Devam edin çalışmaya ışıkla, AŞK’la.
Kısaca bir kez daha SIÇRAMA’nın ne demek olduğunu tanımlayalım; netleşsin adeta yüreklerinizde zira yapılacaklar var sonra.
Sıçrama; dünyanın kapalı enerji alanının uyanışın tamamlanışı ve aydınlanma sürecinin başlatılmasıyla tüm evrensel akışa açılması için oluşturulan bir enerji değişimidir, yaşanmıştır ve tamamlanmıştır denilebilir. Ay sonuna kadar bazı ufak ayarlar yapılmaya devam edecektir ama size göre tamamlanmıştır denilebilir. Bu sıçrama ile belirttiğimiz gibi dünyanın kapalı enerji alanı açıldığı/açılacağı için evrensel akışa, neyi dünyaya çekeceğiniz, ne ile rezone olacağınız, neyi çağıracağınız alanınıza çok daha önemlidir adeta. Bu nokta çok hassas ve önemli bir noktadır ki defalarca vurguladık aslında: ne iseniz onunla aynı salınımda olan frekansa uyumlanırsınız yani rezone olduğunuzu yaşarsınız aşağıda. Bunu çok iyi özümsemenizi istiyoruz zira bir anlığına dahi kendi karanlık parçanızı beslediğinizde ister korku, kaygıyla, ister hüzün ve acıyla kapıları açarsınız onlardan yana. Zaten bolca var olan, alanınızda, kolaylıkla akar girer varlığınıza sizin açtığınız kapılardan bir anda! İşte bu nedenle her daim ışık alanda kalmanız önemlidir ve gerekmektedir adeta.
Zira sizler, uyananlar olarak bunu yapamazsanız zaten henüz idrakini, bilincini bu seviyeye evriltememiş olanlar hızla kapılırlar karanlığın girdabına. İşte bu nedenle öncü güçler adı altında 1.dalga uyananlar daha önce de çokça belirttiğimiz gibi gerek yükleri yani işi çok olanlarla gücü yeter olanlardan seçilmişlerdir aslında.  Kim olduğunu anla!
Bir kez daha soruyoruz bu mânâda, kim olduğunu anla?
… ve hâlâ daha bu yola çıkmamış olanlar için ise koruma hâlâ daha devam ettirilmektedir pek tabii ki, ama sadece aşağıda dar alanda. Yani bir başka değişle bundan önce herkes için olan geniş kalkan artık bazıları için dar bir çembere uyarlanmıştır adeta.
Başkasıyla oyalanma!
İşte tüm bu anlattıklarımızdan sonra bir derin nefesle hızlanmak arzusunda olacaklar için yardımımız sonsuzdur ama yüreklerinde hâlâ daha karanlığı barındıranlar için yoldan çekiliriz bir kenara, yolu açarız onlara ama karanlıktan yanadır gidecekleri yol, yakınında olanların çabası nafile bu aşamada. Hür irade ile seçilen yollara karışılmaz asla, ne 3.boyutta, ne kainatta!
Kalın sağlıcakla.
Bu yazı F. Ebru Tolan’a tarafımızdan 2 bölüm halinde 23 ve 25 Ocak 2020 tarihlerinde İstanbul’da yazdırılmıştır. Konsey.













25 Kasım 2019 Pazartesi

YAPIM AŞAMASINDA...! - ÖZEL BİR YAZI


YAPIM AŞAMASINDA...!
Hani çıkar ya karşınıza sıkça; “yapım aşamasında” ibaresi internette, yapılarda, tadilatlarda ve “verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz” yazar ya çoğu zaman altında… işte tam da tüm dünya, şu anda, aynı durumda.

Sabah mahmurluğunu atmaya çalışanlarla, hâlâ ısrarla uyumak için yorganı başlarına çekenleri saymazsak çoğu görevli çoktan kalktı, kuşandı, elini yüzünü yıkadı, kahvaltı sofrasına oturdu ve hatta yenildi, içildi çaylar, kahveler ayıldılar adeta… ekmekler, reçeller, peynirler, … doydular, beslendiler çokça… son bir soluklanma yaşıyor çoğu, çene çalıyor adeta iş başı yapmadan, az sonra başlayacak hummalı günün öncesinde, son bir keyif sigarası, kahvesi, bir soluklanma adeta….

Ne güzel! Yapın, yapın, hatta fazlasını da yapın ama boş vermeyin, hatırlayın, görmezden gelmeyin, kaçmayın, “yapılacaklar” listesinde daha çok madde var yanına “tamamlandı” ibaresi konulacak olan ve hatta onlar tamamlandıkça eklenecek daha da çok madde var yapılacaklar arasına.

Bir de hâlâ evinde, koğuşunda, otelde, kışlada, otoparkta, ağaç altında, çatıda, yatta, katta, … uyuyanlar var! Onların yerine 2.vardiya çağrıldı çoktan görev başına ama onlar da var!
Demek ki birilerinin de, onları gidip uyandırmayı denemesi gerekiyor, bir kez daha!

Yani anlayacağınız, sohbete devam ederken avluda, üç-beş çığırtkan yollayın da onlar da uyansın değil mi ama? Biri perdeleri açsın mesela, ışık girsin odalara. Diğeri ses çıkartsın zille, zemberekle adeta. Başkası seslensin, “toplanma yeri burası” diyerek yol göstersin mesela. Teyzeler, anneler, su tutsun, havlu uzatsın … onlar daha fazla gecikmeden hazırlık yapsınlar diye mesela.

Ama, ama en önemlisi yattığı yerde gözünü açanlar, yeniden kapatmadan ve tavana dikip uzun uzun bakmadan hatırlasınlar sorarak kendi ruhlarına; ben kimim, bugün günlerden ne, vakit geldi mi acaba?

Tüm bunları yarı şaka, yarı ciddi bir üslupla söylüyoruz ya bugün burada, sanılmasın ki basit bir konu ve pek de önemsemiyoruz adeta… Aksine, çok fazla önem veriyoruz UYANIŞ'a. Bir de bu yolu deneyelim dedik adeta. Zira hep dediğimiz gibi sizin için hizmetteyiz her daim ama sizin yerinize yapamayız, yapılacak ne varsa.

Ve yapılacak olan da YENİ BİR DÜNYA yaratmaksa iş çok demektir sizin boyutta. İş çok ve termin vakti yaklaşıyor hızla. Lütfen dönüp okuyun bir kez daha aylar aylar önce anlattık ya!


Ve yeniden, bir kez daha, çok daha fazlasıyla, hiç söylenmemişleri de sıralayacak Ebru 30 Kasım’da. Bir dinleyin bakalım, neler anlatacak orada. Sorun sonra, onun aracılığıyla bize sorun, kendinize sorun ama duyun sonra mutlaka. Kapatmayın kulaklarınızı, karartmayın odanızı, sıkıştırmayın yüreğinizi, çıkın dışarıya, çıkın dışarıya ve başlayın çalışmaya, AŞK’la.
Kalın sağlıcakla,
Bu yazı 23 Kasım 2019 Cumartesi günü saat 14.55 itibariyle İstanbul’da F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey
  

11 Kasım 2019 Pazartesi

11.11’İN GERÇEK MÂNÂSI - ÖZEL BİR YAZI


11.11’İN GERÇEK MÂNÂSI
Günlerdir, haftalardır astrologlar, astronomlar, ruhsal gelişim uzmanları, … yazıyor çokça 11.11 hakkında. Söylemlerin çoğunda büyük ölçüde gerçekler olsa da esas mânâ çok başka.
Anlatalım, zira, zaman daralıyor dünya boyutunda ve vakit kalmadı eksiklikler ile oyalanmaya.

Süregiden enerji değişimleri hızlanmış olsa da dünyanın kısmen kapalı enerji alanında, 11.11 ile birlikte ivmelenme artacak dünya boyutunda. Zira gelinmeden yıl sonuna bir sıçrama daha yaşanacak insan bilincinde aşağıda, işte buna ayarlanması gerekiyor, uyumlanması gerekiyor yukarıdaki enerji alanının da hızla.
Bu nedenle 10 Kasım’da başlayan güçlü enerji değişimi tamamlanacak olsa da 15 Kasım’da, 11.11’deki göksel olay bir kapı açacak adeta tüm dünyanın enerji alanında.
Bu kapı ki tüm boyutlardan dünya boyutuna farklı formda akan enerjilerin ulaşmasını kolaylaştıracak aslında.
Adeta binbir süzgeçten geçen güçlü enerjiler çok daha kolaylıkla ve hızla inecek dünya boyutuna. Zira dünyada, şu anda bedenlenmiş formda mevcut farklı ırklar kavuşmak zorunda kendilerinden olana hızla. Öncelikli olarak onlar kavuşacak kendilerinden olana ki hazırlansınlar hızla ve hazırlasınlar sonra.

Yani bugünün gerçek mânâsı insandan başka diğer tüm ırklar için aslında. Ama bu demek değildir ki insan varlığı da etkilenmeyecek bu değişimlerden. Aksine misliyle alacak o da ve hızlanacak adeta kendi yolunda. Nitekim yıl sonunda yaşanacak sıçrama öncesinde yüklerinden arınması gerekenler var hâlâ çokça.

Kısaca bugünü, bol bol idrak/farkındalık niyetiyle yapılacak meditasyonlara ayırmanızı öneririz. Ama öncesinde uyumlanmanız gerekiyor değişen akışa aslında. Yani her zaman yaptığınız gibi arınmayla başlayın ama arada izin verin bir süre uyumlasın bedeniniz ve zihniniz kendini yeni olana 10-15 dakika.
Sonra devam edin çalışmaya anlama niyetinizle hayatınızda sizi zorlayan ne varsa.
Kalın sağlıcakla,
Bu yazı F. Ebru Tolan’a 11.11.2019, saat 11.15 itibariyle tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey


9 Temmuz 2019 Salı

SIÇRAMA, BİLİNÇ DEĞİŞİMİ, FARKINDALIK - ÖZEL BİR YAZI


Sıçrama deyince anlatacaklarımızı anlayabilmeniz için aslında öncesinde belirtmemiz gerekenler var mutlaka.
Boyut nedir mesela?
Boyut; bilinç değişimidir, idraktir, farkındalıktır, kabuldür aslında.

… ve 3.boyut hür iradenin sonsuz gücünün kullanıldığı ama buna rağmen kapalı bir enerji alanında bulunulduğu son boyuttur.

Bir örnek verelim; adeta okul bahçesi gibi! Ülkenizde çoğu okulun yüksek duvarları ve hatta çit örgüleri vardır, demirden de bir kapısı ya… tek kapıdan kontrollü giriş-çıkış yapılır. Çoğu zaman 1.sınıfların velilerinin başlangıçta sınıf kapılarında olmalarına izin verilmesine rağmen sonrasında buna da izin verilmez ya…
… ve öğrenci okula girdiğinde kalır orada özel bir durumu ve izni yoksa ders saati sonuna kadar çıkamaz ya…
İşte aynı durum yukarıda 3.boyut için aslında.
Okulun içinde dersler çeşitlidir, faaliyetler vardır mutlaka ve hatta teneffüs saatlerinde herkes koşturur tuvalete, oyuna ama bir disiplin ve düzen vardır aslında.
Ayşe sınıf arkadaşı Metin’i sevmez belki ama sırasını paylaşır öğretmeni yer değiştirmesine izin verene kadar ve hatta Ayşe en sevdiği Sevgi ile birlikte aralarda güler oynar ama servisle eve giderken ayrılır ya… aynı misal aslında.
Seçim sonsuzdur ama hep bir alanda kalma zorunluluğu vardır adeta. İşte bu 3.boyutta son bulur.
…ve sonrasında yani 5 ve üstü boyutlarda seçim vardır yine sınırsızca ama alan geniştir ve hatta sonsuzdur aslında.
Bu sonsuzluk büyük bir lütuf gibi sanılsa da şu an sizler tarafından aslında lütuftan çok sorumluluktur, yüktür hatta.
Zira 3’ten sonra özü ışık olan varlığın, bile isteye karanlığı seçmesine izin verilmez.  Başka bir deyişle varlık seçse de kabul edilmez, onaylanmaz asla.

Görevi karanlık olanlar, karanlığı kainatta tahsis etmekle sorumlu olanlar konu dışı olduğu gibi, seçimlerini bile isteye karanlıktan yapmış varlıklar için durum başkadır mutlaka.

Biz kendi konumuzdan devam edelim zira sizin için bu zamanda aslolan budur nasılsa. 5 ve üstü boyutlarda özü ışık olan varlıkların ışık olmaya devam etmek ve ışık kalmak ve ışığı çoğaltıp yaymak gibi bir misyonları da olduğu için adeta, kendi ilahi/evrensel görevleri dışında, bu konu çok önemlidir ve anlaşılması gerekendir varlık henüz sizin boyutunuzdayken mutlaka!
İşte bu da aslında sizin uzunca bir zamandır koşulsuzca sevmek dediğiniz kavramın karşılığıdır evrensel anlamda.
Yaratılmış olan, özü ışık olan ırk/varlık Kalu Belâ’dan bu yana ışık olma uğrunda bedeller ödemiştir adeta. Kimi düşmüş, kimi düşürülmüş, kimi yoldan çıkmış, kimi çıkarılmıştır mesela.
… ve hala daha savaş adeta devam etmektedir aslında. Savaş ifadesi burada sevgi ile çelişen bir ifade olsa da sizin bu boyutta içselleştirebilmeniz için bilerek seçilerek kullanılmıştır mutlaka. Nedensiz sanma!
Durum özetle buyken yukarıda gelelim dünya boyutuna. Neler yaşanıyor acaba bu zamanlarda?
Zaman AN olsa da her boyutta, aslında o boyuta uygun bir zaman akışı vardır. Bu hususa şu noktada çok fazla kafa yormayın zira zihin boyutunda henüz anlaşılması zor akışlar bunlar sizin için daha.
Yüksek boyutlar bir yana sizin dünya boyutunda, hala daha 3.boyutta zaman akışı düzlemseldir ya, işte bu noktada neler oluyor, oldu, olacak bakalım onlara.
Son 6 yılda geldiğiniz muazzam nokta bizleri sevindiriyor olsa da yukarıda, hala daha yapılması gerekenler var aşağıda. Zira Toprak Ana yorgun ve dolu acıyla. Temizlenmesi gerekiyor adeta ışıkla.
Bu neden önemli hemen anlatalım:
Düşünün ki dev bir kaya parçası kopup gelmiş çağlayanın ağzına. Güzel güzel akması gerekirken çağlayan vadiler arasında bu büyük taş/kaya engel oluyor adeta suyun yoluna ve su akmaktansa yanlara doğru sıçrıyor, köpürüyor adeta.
… ve hatta zamanla suyun taşıdığı alüvyonlarla ve organizmalarla taşın etrafı genişliyor adeta taşçıklarla, tortularla, otlarla…
Su yolu tamamen oluyor bir göl adeta. Akmak şöyle dursun taşarak yayılıyor etrafa ve yayıldığı alanda talan ediyor, yok ediyor ekinleri, hasadı telef ediyor adeta.
Uzatmayalım, kısaca dünya şu anda evrensel akışın tam ortasında dev bir engel gibi duruyor adeta.

Diyebilirsiniz ki çekin alın onu kenara, yok mu gücünüz koca evrende bundan başka?

Ama biz alırsak onu kenara üzerinde yaşayanlar sarsılmaz mı adeta ve hatta düşmezler mi suya? Boğulup kalmazlar mı ortada?

Gerek var mı buna? Bir kez daha gerek var mı buna?

Zira siz yaşadınız benzerlerini daha fazla defalarca!
Ayrıca biz alıp koysak bile kenara siz çıkmış olmazsınız ki arşa!
Nafile çaba olur bunca hazırlık, yazık değil mi insanlığa? Zira insan varlığı bu boyutta hür iradesi ile yol alırken milyonlarca yılda getirdi, taşıdı kendini aydınlığa adeta. Son bir dokunuş kalmışken neden çekilsinler kenara adeta başları önde, elleri avuçları bomboş dönsünler en başa hazır gelinmişken yolun neredeyse sonuna. Siz yapın da bu hamleyi kalıcı olsun kainatta.

Toparlayalım hızla.
Siz çıktınız bir yola. Aydınlanma yoluna, binlerce yıl önce bu dünyada. Az gittiniz, uz gittiniz, dere tepe düz gittiniz, vardınız Kaf Dağı’na şimdi vakit geldi son bir adımla Kaf Dağı’nı da aşmaya.

Hatırlayın ama!
Zümrüd-ü Anka Kaf Dağı’nda sizi bekliyor adeta!!!
Bu sözümüzü de iyi anlayın mutlaka.*
Hazırlanıyorsunuz bir sıçrayışa daha. Her olayda biraz daha, biraz daha… Temmuz geçerken meşakkatli birçoklarınız için bu dünyada, Ağustos var daha ve hatta Eylül’de bir sıçrama daha.

Sıçrama nedir? Kısaca bilinç değişimidir aslında. Siz aşağıda hazırlandıkça bizim size gönderdiğimiz bilginin, ışığın artması, yolların açılması, kapıların çoğalmasıdır adeta.
Bundan sonra geriye dönüşü olmayan bir noktada hızlanacaksınız adeta. Ama sanmayın ki duramazsınız, dönemezsiniz ama durmayın, dönmeyin asla.
Zira sizi yolunuzdan döndürmek isteyecekler hala iş başında. Aman ha, kanmayın onlara. Çok çeşitli kostümleri var, inanmayın onlara.
Siz sadece ve sadece kendinizi bilin yeter aslında. Onlar sizin göreviniz değil, bulaşmayın asla.
Sizin göreviniz ışık olmak, ışık kalmak bu dünyada.
Her bir fırtına misali rüzgar estiğinde yanı başınızda adeta, yüreğinizde yanan meşaleyi söndürmek için de olsa, siz yeniden yakabilmek için donanımlı kalın mutlaka. Yanartaş’ı** hatırlayın mesela, yanıyor ya, bu dünya var edildiği andan bu yana yanıyor ya hiçbir savaş, hiçbir afet, hiçbir mahluk onu söndüremedi ya sizin ışığınız da ona benzer aslında; içten yanar, içten söner!
Siz kendinizinkini yakın ve bir daha söndürmeyin asla, asla, asla.

Bu yolda ilerlerken mutlaka birbirinize yardım edeceksiniz zira bir ve bütünün parçalarıyız aslında. Bizden, bazılarınıza, bazılarınızdan birçoğunuza, birçoğunuzdan hepinize mesela.
Duyun, görün, hissedin, bilin mutlaka iyiyi, güzeli, koşulsuzca sevgiyi ve ATIN mutlaka yüklerinizi ATIN mutlaka. Siz atın onları aşağıya, boşluğa, kainata adeta, biz tutar alırız onları, dönüştürürüz adeta. Endişelenmeyin o konuda. Siz yeter ki niyet edin atmaya.
… ve çalışın mutlaka. Daha çok ışığı çekmek için dünyaya, yaşayanlara, yaratılmışlara ve Toprak Ana’ya.
Çalışın mutlaka.
Haftada 1 Ebru yardım ediyor size**** ama siz her gün çalışın mutlaka. Bu dünya sizin, bu kainat bizim, bu evren hepimizin, hatırlayın mutlaka!

Soruyorsunuz ya ne olacak sonra?
Ya temizleyemezsek ne olacak?
Ya herkes uyanamazsa ne olacak?
Siz takılmayın bunlara. Sonsuzlukta, ilahi düzenin akışında, üst akıl var mutlaka, her şey sizin iyiliğiniz için aslında.
Siz arındığınızda ve arındırdığınızda natamam bir eve taşınmaktansa her şeyiyle mükemmel kusursuz bir villaya/saraya taşınmak gibi adım atacaksınız 5.boyuta.
Olmazsa varsın olmasın ama yapabilecekken neden olmasın ki acaba?
Kaldı ki daha önce de dedik defalarca herkes aynı anda taşınmayacak 5.boyuta. Ne şimdi, ne sonra. Yani anlatalım, vakit geldiğinde evrensel manada 5.boyuta çıkmaya hazır olanlar, hazırlananlar ve vakti gelip, görevi tamamlananlar çıkacaklar kolaylıkla.
Bu manada 5.boyutta dünya hazır olduğunda başlayacaklar yaşamaya 5.boyut gerçekliğini dünyada.
Ama diğerleri arkadan da olsa kendileri hazırlandıkça bir bir çıkacaklar ondan sonra 5.boyuta.
… ve bir kısım devam edecek 3.boyutta, zira 3.boyut gerçekliği sonsuzdur kainatta. Dolayısıyla siz hangi yolu seçensiniz ona karar verin bugün burada.
Hızla ve kolaylıkla, vakit geldiği anda çıkacak olan mı 5.boyuta?
Sonra zamanla yeni yollardan geçerek adeta bir bir taşınacak olan mı 5.boyuta?
Yoksa seçim imkanı varken şimdi ve daima 3.boyutta kalmayı seçen mi olacaksınız acaba?
Seçim sizin ve bizim hepinize sevgimiz sonsuz ama neden kalasınız ki burada?
Siz ki bu zamanda bu coğrafyada bedenlenmeyi seçen ve seçilensiniz neden kalasınız ki burada?
Bir derin nefesle başlayın artık anlamaya ve hatırlamaya, izin verin anlatalım çokça ve kolaylıkla bilişinize verilen idrakler yoluyla. Açın kendinizi ışıktan gelene, kolaylıkla aksın idrak bu boyutta olanlara ve siz aldıkça genişlesin ortak bilinç, dağılsın yayılsın tüm insanlığa ve kainata.
Durmayın, duraksamayın bu yolda, bir derin nefesle başlayın bugün burada.
Kalın sağlıcakla, sonsuz sevgimizle kucaklıyoruz her birinizi şimdi ve daima.
Bu yazı F. Ebru Tolan’a 6.7.2019 Cumartesi günü saat 16.03 itibariyle tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey

Ek:
Bilinmesinde fayda gördüğümüz bir hususu da eklemek istiyoruz zira önümüzdeki günlerde, 2019’u bitirmeye doğru ilerlerken içinizde zorlanacaklar olacak. Oysa bu kaçınılmaz değil! Adeta sizin hür iradenizle yaptığınız seçimlerin sonucunda.

Yani, bir başka değişle, hala dünyevi tarafta vaktiniz varken bir derin nefesle başlayın bugün burada tüm yüklerinizden arınmaya. Nelerdir? Nasıl temizlenir bilgilerini indirdik bolca, dönüp bakın kayıtlara (Ebru’nun kayıtlarına)***

Ama esas diyeceğimiz şudur: önümüzdeki günlerde radikal diye adlandırabileceğiniz değişimler olacak her birinizin hayat akışında. Uyananlarda ve uyanmak üzere olanlarda ayrı ayrı olsa da hepinizde. Bazı değişimler görünürde kötü, acı, travmatik olsa da görünenden öte muazzam bir rahatlama, değişim ve ışık için olacak aslında… ve benzer şekilde yine bazı değişiklikler olacak görünürde hoş ve keyifli ama onlar da aslında görünenden öte manada bir arınma ve temizlik söz konusu olacağı için zamanla ortaya çıkacak negatif tesirler yıldırmasın sizi asla!

Düşmeyin boşluğa ve karanlığa. Her ne oluyor olursa içinizde ve çevrenizde (yakın-uzak) adeta siz her seferinde bir derin nefesle şükredin olana, oldurulan şekliyle mutlaka ve yükselin ışıkla.

Niyetiniz hep ışıkla yükselmek ve sevgiyi hissetmek olduktan sonra asla düşmezsiniz karanlığa, endişe etmeyin bu yolda. Yanınızdayız, yakınınızdayız, her daim yoldaşız siz sevgiden yana seçimler yaptıktan sonra bu dünyada. Işık sonsuz ve sınırsızca akıyorken size adeta sizi bulur, buldurulur şimdi ve daima. Siz yeter ki durmayın, duraksamayın bu yolda.
Kalın sağlıcakla.
Bu ek görülen lüzum üzerine 9.7.2019 Salı günü saat 13.03 itibariyle  F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey


*Zümrüdü Anka kuşunun hikayesini bir de bu şekliyle okumanızı öneririm.

** Yanartaş / Antalya, Çıralı

***Yükler hakkında blog yazılarımı ve YouTube videolarımı “affetme”, “karma”, “karmik” “zihin”, “yük” vbg. aratma kelimeleri ile bulabilirsiniz.

****Işıldayan Hayatlar'la Saf Sevgi Enerjisi Çalışma Grubu olarak her Pazartesi akşamı 11.00'de uzaktan çalışma yapıyoruz. Dileyen herkes nefesi ve niyetiyle katılabilir, siz de  Facebook/ Işıldayan Hayatlar'la Saf Sevgi Enerjisi Çalışma Grubu'na katılabilir Facebook kullanıcısı değilseniz DM yoluyla amaç ve hazırlık bilgilerini isteyebilirsiniz.