değişimi başlatma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
değişimi başlatma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2020 Cumartesi

BAĞIŞLAMAK AFFETMEK MİDİR?

Bağışlamak; akla karanın arasında kalsa da kişi… iyiyi, güzeli, doğruyu çirkinle, yanlışla ayırt edemese de, yani mânânın idrakine varamasa da affetmektir aslında.

Burada bilinç değişimi olması beklenmez, gerekmez.

Daha çok tek taraflıdır. Yani enerji topyekûn değişmez, sadece bağışlayan kişi tarafında bir açılma, aydınlanma olur; inançla, kabulle aslında.

 

Oysa affetmede durum çok başkadır.

Affetmek bütünün şifalanmasıdır.

Affetmek bütünün aydınlanmasıdır.

Affetmek yükseliştir.

Affetmek aydınlanmadır.

Affetmek büyümektir.

Affetmek tekamüldür.

Affetmek teslimiyettir.

Affetmek mânâların idrakine vararak aydınlanmak, değişmek, dönüşmek ve tamamlanma yolunda adım atmaktır, hızlı ve güçlü, kalıcı adımlar atmak.

Herkesin affeden olması gerekmeyebilir ama herkesin BAĞIŞLAYAN olması şarttır. Nitekim Yaradan’da bağışlayan ve esirgeyen adıyla anılır tüm dini öğretilerde aslında.

Bağışlayan olmakla başladığınız aydınlanma yolculuğunda affederek aydınlandığınız, aydınlandıkça açıldığınız, açıldıkça aydınlandığınız bir dönemle yükselişe doğru ilerlemenizi dilerim can-ı gönülden şimdi ve daima.

 

Bağışlamak adım atmaksa,

Affetmek tırmanışa başlamaktır.

 

Kalın sağlıcakla,

Bilge Ruhlar’dan ilhamla F. Ebru Tolan’dan insanlara…

İstanbul, 21.11.2020 14.35

 

5 Haziran 2018 Salı

BUGÜN BAŞLA!


Yerde bir çöp gördüğün anda başlarken söylenmeye, aslında yüreğinde ne çok besliyorsun karanlığı, anla!

Korkuyorsun mesela; hiç öğrenememekten milletçe ve hiç öğretememekten aslında…

… ve korkuyorsun sevilmemekten ve saygı görememekten milletçe…

… ve hatta kızıyorsun da, eğitime, sisteme, kan’daş dediğin, vatan’daş dediğin insana!

Dahası da var; haksızlığa uğradığına inanıyorsun derinlerde hatta, “ben çabalarken bunca” diyor zihnin bir anlığına da olsa ve hak görmüyorsun ne kendini ne milletini iyi olana, ne de olsa hak etmiyor görünen sanki o anda! … ve üzülüyorsun çokca…

Dahası da var mutlaka ama bu kadarı yetmez mi anlatmaya; korkuyla, öfkeyle, hüzünle … besliyorsun kendini ve tüm aileni*, “değer olma”, “sevgi olma”, “gücünü bulma” derslerini yok sayarcasına!!!

Bak bir çöpten nerelere geldik bir anda.

Oysa o çöpün de bir mânâsı olduğuna inansan görünenden başka ve yürekten niyetinle baksan anlamak için mesela, görebilir misin benim gördüğüm ışığı sen de acaba?

Hadi görme bir anlığına, sen ışık ol o anda!?

Alıp koyarken çöpü kutuya yaratabilirsin tertemiz bir dünya bir anda.

Yıllardır bize hizmet eden çöpçüleri, kağıt toplayıcıları gördüğünde teşekkür edebilirsin gözlerinin içine baka baka.

Yüreğinden akan sonsuz sevgiyle o çöpü atana sevgi yollayabilirsin mesela?! Kim olduğunu sen bilemesen de ruhun biliyor nasıl olsa… ve bir kez dokundu mu o yüreğe saf sevgi bir daha eskisi gibi olmaz asla…

Hep iyi olanı beslersen bu hayatta koşulsuzca sen de aydınlanırsın sonunda, tüm dünya da; sonsuz ışıkla.

Bugüne kadar oyalandınsa da bugün başla! Geç yoktur AN’ın yaşandığı boyutta, sen yeter ki niyet et anlamaya ve sevgi olmaya ve sevgi kalmaya…

Kal sağlıcakla, sonsuz sevgim akıyor tüm insanlığa şimdi ve daima.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 5.6.2018 – 10.19

*aile; bu zamanda, bu boyutta, bu  coğrafya da birlikte bedenlenmeyi seçtiğimiz tüm ruhları sembolize etmektedir.

13 Ocak 2017 Cuma

IŞILDAYAN HAYATLAR YOLUNDA ÇALIŞMA GRUBU

IŞILDAYAN HAYATLAR YOLUNDA ÇALIŞMA PROGRAMI 
YENİ DÖNEM 7 ŞUBAT'TA BAŞLIYOR

Beden-zihin-ruh dengesini kurmakta zorlandığınızı hissediyorsanız...
Yükleriniz, kaldırabilme kapasitenizi çoktan aştıysa ve altında eziliyorsanız...
Hayatı anlamlandırmakta zorlanıyor, yaşanılanları ve yaşatılanları sorgularken karanlığa doğru çekildiğinizi düşünüyorsanız...
Her şey yolunda gibi gözükse de tarif edilemez, tanımlanamaz bir içsel huzursuzluk hissediyorsanız...
Bu 4 oturumluk çalışma programı size uzatılan bir el olabilir,  içeriğe bir göz gezdirin yeter, yüreğinizin sesi gerisini size söyler. 
Sevgimle şimdi ve daima
F.Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni


IŞILDAYAN HAYATLAR YOLUNDA
ŞUBAT 2017 DÖNEMİ 
HAFTA İÇİ (SALI) GRUBU

AMAÇ
Her hayat bir özgür seçimdir.
Önemli olan ruhun seçimlerini bedenin ve zihnin bu dünyadayken idrak edebilmesi ve tekamülünü tamamlayabilmesidir.

KİMLER KATILABİLİR
Yüreğinin sesiyle, ruhunun yüklerinden arınmaya ve özüyle bir olmaya niyet eden herkes içindir.

KAPSAM
Çalışmaların bir kısmı bilgilendirme, değerlendirme sohbetlerini kapsamakla birlikte çoğu
yüksek enerji seviyesinde yönlendirilmiş meditasyonlar şeklinde katılımcının bizzat katılımı ile
gerçekleşir.
4 oturumda gerçekleşen bu çalışmaların sonunda katılımcının;
+ Bilincinin, gücünün, enerjisinin farkına varması,
+ Kendi enerji alanını temizlemesi ve temiz tutabilmesi,
+ Farkındalıklarını arttırması, yaşam ödevlerini ve ruhunun üzerindeki yükleri idrak etmesi,
+ Tekamül yolunda ilerlemesini engelleyen affetme yüklerinden arınması,
+ İlahi rehberlikleri alabileceği yüksek enerji seviyesine kendisini taşıyabilmesi,
+ Üst benliğiyle “bir” olabilmesi ve rehberlik alabilir hale gelmesi,
+ Yaradılışımızla bize bahşedilen şifa enerjisini fark eder, kullanır ve en başta kendini şifalandırabilir hale gelmesi,

öncelikli olarak amaçlanmaktadır.

Nefesiniz ve niyetinizle siz yola çıktıktan sonra açılacak ilahi kapıların sınırı yoktur.

YER
Işıldayan Hayatlar
Bayar Caddesi
Kozyatağı
www.isildayanhayatlar.com

TARİH VE SAAT
Çalışmalar belirtilen tarihlerde, 10.00-16.00 saatleri arasında toplam 4 oturumda gerçekleşmektedir.
1. Çalışma 7 Şubat, Salı
2. Çalışma 14 Şubat, Salı
3. Çalışma 21 Şubat, Salı
4. Çalışma 28 Şubat, Salı

ÜCRET
Ücretli bir çalışmadır ve sınırlı sayıda katılımcıdan biri olmak, niyetinizi zihninize ve evrene duyurmak için ön ödemenin , 3 Şubat 2017, Cuma gününe kadar yapılması gerekmektedir. Bakiye, çalışmaların birinci gününde tamamlanır.
Ücret ve ödeme bilgisi için lütfen iletişime geçin





14 Ocak 2016 Perşembe

DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM; ŞİMDİ 14.01.2016'YA ÖZEL BİR YAZI

Hak yolunda ışığa yürüyenler kendi inançlarına göre af dilediler. Sandılar ki ruh çıkarken bedenden bir af dilemek keser tüm bağları ve aydınlanır ruhun tüm zamanları. Oysa yaşarken, inanmadılar ne sana, ne bana, zihinlerindeki kalıplardan gelen korkuların, ruhlarının yaşanmışlıklarından gelen yüklerin, hayatın içinden biriken hırsların, öfkelerin, küslüklerin, kinin, nefretin gücünü hiçe saydılar.
Her yeni günde yüreklerini sevgiyle doldurup hafifleyeceklerine kendi elleriyle ayaklarına külçeler bağladılar.
Bildikleriyle kurtulacaklarını sandılar.  Oysa bildiklerinin onları sadece bugüne getirdiğini kabul edemediler.
Bilmedikleriyle yol alacaklarına inanmak istemediler.
Olsun, olsun…
Bizim için son yoktur ve imkansız yoktur.
Bizim için sadece değişim ve dönüşüm vardır.
Ezelden ebede…
Bir kelebeğin kısacık ömrü gibidir yaşam, ölüm, diriliş ve doğum. Sonun başı, başın sonudur aslında.
…ve bugün yapılması gereken yaratmaktır korkusuzca.
Bedenini yarat; ölmeden diril.
Zihnini yarat; ölmeden diril.
Ruhunu kabul et, hisset ve hafiflet; yürü sonsuzluğa.
Ama nasıl? Ama neden? Ama niçin? Ama…ama…ama… deme! Sadece inan, kabul et, hisset; sadece içinde.
Seni “sen” yapanları fark et. İçinde sevgi olmayan ne varsa yaz ve yak… küllerini akıt suya.
…ve içinde sevgi olan ne varsa yaz, göm toprağa; bir tohum gibi adeta. Azıcık da sula ve her gün sevginle besle, büyüt, bekle sabırla.
Sevgimiz sizinle, sonsuz sevgimizle sarmaladık her birinizi sıkıca.
“Yüce Allah’ım senden gelen ve sonsuz olan saf sevgiyi bol bol almaya, tüm bedenimi, her bir hücremin DNA sarmallarına varıncaya kadar, sevgiyle doldurmaya, kendim için ve tüm insan varlığı için sadece ve sadece sevgiyle var olmaya, zihnimin tüm derinliklerini sevginin ışığı ile aydınlatmaya, ruhumla “BİR” olmaya niyet ediyorum Allah’ım.
Hızla yükseldiğim, kolaylıkla aydınlandığım için şükürler olsun, şükürler olsun, şükürler olsun.”
Deyin ve başlayın çalışmaya.
Sevginin gücüyle, sevgi olun, akın sonsuzluğa.
Sonsuz sevgimle yanınızdayım şimdi ve daima.
Başmelek Nataniel
Bu yazı 14 Ocak 2016, Perşembe günü saat 15.00 itibariyle F.Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.