enerji kapısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
enerji kapısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2020 Çarşamba

KAPILAR & DÖNÜŞÜMLER

Farkında mısınız bilmem ama bu ara salgın, patlama, kaza, … adı altında toplu geçişler oluyor ve muhtemeldir ki daha da olacak. Zira görevini tamamlayanlar ve tamamlayamayanlar için bir hasat zamanı aslında. Burada “hasat” ifadesini hiç istememe rağmen özelikle kullandım çünkü birçok yazılı/sözlü yayında kullanıldığını biliyorum çok yanlış mânâda. Bu vesile ile dikkatinizi çekmek ve düzeltme yapmak istiyorum. Hasat “biçmek” ile alakalı değil! Biçmek deyince bir olumsuzluk var orada. Oysa “hasat” gerçek mânâsında bile olgunlaşanın toplanması anlamına gelir ya! Lütfen bu mânâsını hatırlayın ve korku, kaygı, endişe empoze edilemesine size ve alanıza izin vermeyin. Duydunuz mu ifadeyi kapatın kendinizi negatif tesirlere ve tamam deyin, ben biliyorum ardındaki gerçeği.

 

Ardındaki gerçeği bir kez daha vurgulayayım o zaman ben de; görevini tamamlamış veya tamamlayamamış ama artık tamamlayabilmesi için de uygun koşulların oluşturulması zor olanların alandan çekilmesi, alınması gibi düşünebilirsiniz. Ama burada dış güçler varmış da, bir iradesizlik söz konusuymuş gibi de algılanmasın. Aslında görünenin ardında mutlak bir anlaşma var, yüksek benliklerin bilir oldukları ile kabulleri, rızaları var diyelim biz ona.

 

Dolayısıyla bir kez daha görünenle oyalanmak yerine biz esas mevzumuza kanalize olalım; 2.dalga uyanış ve topyekun aydınlanma yolunda ilerleyiş, yükseliş öncesi döneminde süre giden toplu ve münferit geçişler biraz hızlanabilir demek istiyorum aslında. Zira önümüzdeki günler yeni enerji kapılarının açılımına uygun göksel dizilimlerin gerçekleşeceği günler olacak.

Bunun teknik detayları değil bizim için önemli olan ama enerji alanımızda meydana gelebilecek olası değişimlere dikkat çekmek benim vazifem.

1.Sarsılabilirsiniz; gerçek, fiziki mânâda yer altınızdan kayıyor gibi hissedebilirsiniz, bedeniniz hareketlenebilir.

2.Baş dönmesi ve/veya kulak çınlaması gibi fiziki durumlar yaşayabilirsiniz.

3.Göğüs ve boğaz bölgesinde yoğunluk yaşayabilirsiniz.

4.Baş bölgesinde, özellikle tepe, alın ve şakak bölgelerinde uyuşma, karıncalanma tarzında hisler yaşayabilirsiniz.

5.Tek elinizde/avucunuzda ve/veya ikisinde birden yoğunluk hissedebilirsiniz.

6. Kolunuzda veya kollarınızda yoğunluk, ağırlık, … hissedebilirsiniz.

7.Görme hassasiyetiniz bozulabilir, görüntü bulanıklaşabilir.

8.Uykularınız karışabilir.

 

Bu belirttiğim genele uygun tesirlerin yanı sıra kişiye özel durumlar da ortaya çıkabilir.

 

Ben bunları neden söylüyorum; panik, kaygı, korku oluşmasın diye ama daha önemlisi böyle olduğunda hemen “ışıkla, ışıktan, ışık için olanı kabul ediyorum, kendimi açıyorum, kolaylıkla almayı seçiyorum” deyin ve yaşam kalitenizi düşürmeden, hayatınıza iyilikle devam edin istiyorum.

 

Kapılar açıldıkça…

Geçişler arttıkça…

Enerji akışı güçlendikçe…

Size göre “durduğunuz yerde” bile başkalaşacağınızı bilin isterim ve pek tabii ki sizinle birlikte etrafınızdakiler de başkalaşacak.  Değişimleri sevgi ve tevekkülle karşılayın, yadırgamayın, kendinizi ve çevrenizi şükürle onurlandırın.

Sonsuz sevgimle,

F. Ebru Tolan Karahasanoğlu

İstanbul, 5.8.2020 – 12.00

 


23 Ocak 2019 Çarşamba

14-21 & 21-28 OCAK 2019 DÖNEMİ NE ANLATIYOR

2019'un çok özel bir sene olacağını söylemiştim. Özelliği en başta şuradan geliyor: bugüne kadar Dünya kendi üzerinde yarattığı enerjinin kendi enerji alanında yarattığı değişimi alarak ilerliyordu, adeta bir çemberle çevrelenmiş enerji alanında olan değişimler yeniden dönüp dünyaya geliyordu gibi düşünün.  
Oysa 24 Aralık'ta dünyanın enerji alanında çok güçlü değişiklikler oldu ve çok sayıda vortex oluşturuldu (bu mânâda 17 Kasım da önemli bir eşiktir ama o tarihte daha kısmî, belli bir gruba yönelik değişimler oldu). Bu olması gerekendi zira foton kuşağına doğru ilerleyen güneş sistemimizin kaçınılmaz evrelerinden biridir. 

Bu açılan kapılar ile çok daha güçlü ve fazla enerji tesirleri almaya başladık. Önceki dönemlerde anlık / günlük / grupsal / vbg. tesirler alıyorduk oysa bu tarihten beri daha geniş kitleleri içine alan ve sürekliliği olan tesirler olmaya başladık. 14'ü itibariyle tüm dünya eş zamanlı, tüm varlıklar eş zamanlı evrensel tesislere maruz bırakılmaya başladı. Bu, tabii, dalga dalga ilerlediği için farklı coğrafyalarda farklı insanlar üzerinde benzer etkiyi farklı zamanlarda yaparak ilerlemeye devam ediyor. 

Siz bu tesirlerin etkisini fiziksel anlamda yani madde formunuzda farklı tezahürler ile alıyorsunuz, hastalıklar gibi (grip, nezle). Kazalar, yangınlar ve ölümler yani geçişler çok arttı gibi size göre, hepsi olması gerektiği gibi oysa. Siz hiçbir şey yapmazsanız da oturduğunuz yerde tesir almaya devam ediyorsunuz ve edeceksiniz de. 

Çoğunuz bu tesirleri daha psikolojik semptomlar olarak yorumluyorsunuz.  Burada dikkat edilmesi gereken şudur; kaos, kargaşa, kutuplaşma artar gibi gözükecek işte buna aldanmamak gerekmektedir. İntihar eğilimleri, gitme isteği, göğüs bölgesinde sıkışma hissi, nefes alamama hissi ve bunun gibi görülebilecek his ve durumlar normaldir ve bu gibi durumlarda kişinin ne olursa olsun ışıkta olduğunu, korunduğunu bilmesi ve sevgide kalmaya niyet etmesi çok önemlidir.

Korkular ayyuka çıkabilir! Fırsatı dönüştürün, içinizde ki gizli korkuların açığa çıkmasına izin verin ama onları artık tutmayın salın ve gönderin.

Mide, bağırsak hareketleri değişim gösterebilir normal karşılayın meditasyon yapın, gevşeyin.

Beyninizin içinde, adeta zihninizin kıvrımlarında çalışılıyormuş gibi hissedebilirsiniz. Alın bölgenizde baskı / uyuşma / sıkışma gibi değişimler hissedebilirsiniz... Hepsini kabul edin.

Bedensel herhangi bir fark hissetmeyedebilirsiniz... sadece uç noktalarda tepkiler artabilir; sizde ve çevrenizde, hep sevgide kalmaya niyet edin ve iyiliği, güzelliği, hoşgörüyü, şevkati yaşayın, çoğaltın, yayın.

Bilin ki henüz anlayamasanız da, gözünüzle görünende değişim olmasa da aslında yükseliyoruz, yeni insan bilincini yaratıyoruz ve dünya düzenini kuruyoruz. Herkes üzerine düşeni yaparak ilerleyeceğiz, hep ışıkla, hep sevgiyle, hep ileriye. 

Sevgiyle kalın, sevgi kalın.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu

Not: Bu yazıyla birlikte AYDINLANMA ÇAĞI yazım başta olmak üzere son dönemin yazılarını okumanızı öneririm. 

29 Aralık 2017 Cuma

2018 DEDİĞİNİZ YIL GELİRKEN…

Her yeni yıl arifesinde olduğu gibi bir tatlı heyecan dalgası sardı tüm yürekleri, zihinler meşgul olsa da aldı-verdi, gitti-geldi, yaptı-yıktı, … söylemleriyle, yürekleri doldurdu bir tatlı telaş… Kimi kendi dar çerçevesinde koşuyor hala dünyevi işlerin peşinde; sevgiyle gülümse, devam edecekler onlar büyük sandıkları düzende, kendi bildikleri çemberde. Yanlış sanma, yargılama; onlar bunu seçerek geldi dünyaya. Günün birinde kapı açıldığında yürüyecekler onlar da ışığın yolunda. Varsın onlar yaşasınlar 1 yıl daha, adı 2018 olsun onlarca.

Biz bakalım kendi yolumuza. Bizim için mânâ çok daha başka. Biz gidiyoruz yeni bir enerji kapısına. “Yeninin öncüsü” de, sen istersen ona. “Yeni” ne acaba? Yeniyi tanımlamak için oyalanma. Zira yeniyi sen yaratacaksın bu dünyada! Öncü dediğini anla! Hazırlanıyorsun ya 2012’den bu yana; hatırlamayı seçenler çıktılar yola. Hala korkular ve kayıtlar engelliyor olsa da yol aldılar çokça. Ama artık daha fazla oyalanma. Kapının eşiğinde durup önden gidenlerin vardığını görmek isteyenler var ya; onlar da hazırlanıyorlar nasılsa. Adımlarını attıkları anda gelecekler önden gidenlerle aynı hizaya.
… ve sonra hızlanacak ve kolaylaşacak yeniyi yaratmak o boşlukta.  Boşluk dediğimize bakma! Olumsuzluk yok orada! Yeni insan bilinci, yeni dünya düzenini kurabilsin mânâsında…
Şimdi getir oraya eskiden kalan tüm güzellikleri; papatyaları ve arıları mesela, fındıkları ve sincapları, gülü ve bülbülü, kahkahayı ve kucaklaşmayı, müziği ve duayı, sevgiyi koşulsuzca.
Artık oyalanma gözyaşı ve kanla, yemin ve bedduayla, hüzün ve acıyla, elem ve kederle, haksızlık sandıklarınla… Sal, gitsin tüm yüklerini toprak anaya. En başta korkularını gönder kaynağına, kes arandaki bağı bir daha oluşturma! Niyetle başla! Anlamadığın ne varsa sor ruhuna. Neyi bilme vaktin gelmişse onu anlatır sana, senin anlayacağın üslupta. Tamamla! Artık tamamla! Bu hayata gelirken seçtiğin ne varsa! … ve böylece hazırla kendini yeni olana!
Yardım sonsuz, yardım sınırsız, niyet edip alana! Artık oyalanma! Muştular salındı tüm dünyaya, görünenle oyalanma! Kaldır başını çevir aydınlığa, yol hazırlandı ihtiyacın olanlarla. Sal kokularını toprağa şimdi, şu anda ve çık yola. Sal bütün yüklerini bırak arkanda, bir derin nefes al ve koyul yola. 2018 dediğin geliyor sonsuz ışığıyla.
Kal sağlıcakla, sevgimiz akıyor tüm insanlığa şimdi ve daima.

Bu yazı 29 Aralık 2017, Cuma günü saat 11.41 itibariyle F.Ebru Tolan Karahasanoğlu tarafından İstanbul’da kaleme alınmıştır.