16 Aralık 2019 Pazartesi
.: IŞILDAYAN HAYATLAR'LA SAF SEVGİ ENERJİSİ ÇALIŞMA G...
.: IŞILDAYAN HAYATLAR'LA SAF SEVGİ ENERJİSİ ÇALIŞMA G...: Herkese merhaba, Işıldayan Hayatlar'la Saf Sevgi Enerjisi Çalışma Grubu 'nun amacını tekrarlayarak, her Pazartesi akşamı olduğu gi...
11 Aralık 2019 Çarşamba
UYUMLANMA - ÖZEL BİR YAZI
UYUMLANMA
Dünya değişiyor siz anlayamasanız da; her mânâda.
Yer kabuğu değişiyor, tektonik hareketler vasıtasıyla.
Hava şartları değişiyor, iklimsel sandığınız alanda… küresel
ısınma dediğiniz değişim kapsamında. Oysa durum çok başka.
Dünya değişiyor siz anlayamasanız da; tektonik hareketlerle
magma sandığınız çekirdeğin, özün enerjisi salınıyor çokça. Ve aslında sizin
küresel ısınma sandığınızın çoğu tesiri geliyor aşağıdan yukarıya. Ama sanmayın
ki yukarısı aynı, aslında yukarısı da değişiyor fazlasıyla. Zira uzay boşluğu
diye adlandırdığınız dünyanın, sizin görüp bilebildiğiniz kapalı enerji alanı
değişiyor ve açılıyor. Bu açılım kaçınılmaz zira foton kuşağı yaklaşıyor
güneşten yana. Ama aynı zamanda bu yaklaşan foton enerjisi etkiliyor sizin
alanınızı ve kapalı kalamıyor adeta alan aldığı tesirlerle ve çatlıyor,
çatırdıyor diyelim biz ona.
Çok mu korkunç, çok mu tuhaf geliyor size bu duyduklarınız?
Neden? Oysa sizler bu potansiyeli bilerek ve seçerek geldiniz bu zamanda bu
dünyaya. Tüm bu söylediklerimiz dünyada bilim insanları dediklerinizin zaten
son yıllarda araştırdığı, bildiği, gördüğü konular ama henüz söylenmiyor diye
yanlış ya da yabancı sanılmasın burada. Zira o bilim insanlarının görevi bu ama
aslında hepinize gösterildi, anlatıldı bu bilgiler bedenlenmenizden çok önce
ilahi planda. Zira birçoğunuz bu mânâda görevler almayı bu yüzden kabul ettiniz
de geldiniz bu zamanda.
Sonra ne oldu? Sonra olan şuydu aslında; 2012 eşiğine kadar
birçoğunuzun unutması gerekiyordu, unutturuldu hepsi bu ama şimdi hatırlamanız
ve hızla hatırlamaktan öte çalışmaya başlamanız gerekiyor bu konuda.
Neler yapılması gerektiğini anlattık çokça özellikle Toprak
Ana kısmında. Sorun, yine anlatırız ama bugün konumuz UYUMLANMA.
Zira pek çoğunuzun bu değişen enerjilere yeniden uyumlanması
gerekiyor aşağıda ki kolaylıkla ilerleyebilesiniz kendi yolunuzda.
Bunu eski telefonunuzu yeni işletim sistemine uyumlamak gibi
düşünebilirsiniz çok basit anlamda. Ama hatırlayın ki bazı telefonların
sistemleri çok eski ve dolayısıyla ilaveler gerekiyor onlara, bellek artırımı
gibi mesela. Veya bazı telefonların daha önce ufak ufak yapılması gereken
güncellemeleri yapılmamış, eksik bırakılmış / unutulmuş / atlanmış / görmezden
gelinmiş / korku, kaygı, endişe ile ertelenmiş mesela… işte o telefonların da
adım adım uyumlanması gerekiyor ama hızla, hatta birçoğu aynı anda.
Kısaca gözünüzde canlandırabildiyseniz devam edelim konuya.
Bu uyumlamalar birinci turda, görevli olanlara ve
görevlerinin idrakinde olup kendilerini açanlara yollandı aslında. Bu kolay ve
hızlı olandı ki bu bile sarsıcı oldu birçoklarına. Bulundukları alan,
taşıdıkları yükleri, kabullerinin derecesi ve niyetlerinin gücü etkiledi onları
aslında.
İkinci turda, görevli olanlara ama henüz uyanmamış olanlara
gönderildi tesirler adeta biraz daha etkileyici ama. Zira onların da hızla
ayağa kalkması ve temizlenmesi gerekiyordu ya her mânâda, bu nedenle dalga
dalga, defalarca, döne döne diyelim biz ona, gönderilen tesirlerle bazıları
zorlandı ama çoğu çıktı bir yola. Hoş aralarında hâlâ tesir alan ama ayağa
kalkamayanlar da var ama oyalanacak vakit kalmadı bizim için yukarıda. Bu mânâda
2.grup da göreve çağrıldı adeta.
Dolayısıyla bazılarınızda, aranızda, çok hızlı ve ani
değişimler yaşıyorsunuz adeta hayatlarınızda. Bu grupta olanlar 3-5 ay öncesine
kadar diyelim dünyevi zamanda, normal ve hatta sakin bir hayat sürdürürlerken
şimdi bir AN’da kendilerince, kendilerini bambaşka bir alanda buldular, buluyorlar
adeta.
Kimi hastane koridorunda, kimi soyunma odasında, kimi
açıkta, kimi karanlıkta adeta, buluyor olsa da kendini aslında yanlış ve/veya
kötü olan bir şey yok ama…! Artık vakit geldi demeleri gerekiyor hızla: vakit
geldi ve ben de hazırlanmalıyım hızla.
Bu grup için zaman biraz az sanılmasın zira onların da hızla
hazırlanmaları için gereken donanım verildi onlara. Hatta dar zamanda daha da
hızlı hazır olabilmeleri için yükleri yok veya az olan gruptan, deneyimleri çok
veya yeter olan gruptan seçildiler mutlaka. Dolayısıyla deneyimlerin çokluğu ve
yüklerinin azlığı avantaj bu zamanda., hızlanabilirler, hazırlanabilirler, yola
çıktıkları anda.
Gelelim diğer gruba. En çok zorlananlara! Onlar hâlâ daha
uyumak için adeta kaçıyorlar karanlığa! Bakın bu çok önemli, iyi anlayın
mutlaka.
Karanlıktan kastımız şu aslında: Bazıları korkularını
temizlemek yerine tutunuyorlar onlara…
Ve korktukça başlarına geliyor adeta. Çekiyorlar zira…
başlarına geldikçe yılmak ve kaçmak için daha çok bahane buluyorlar ve daha çok
saplanıyorlar çıkmaza. Artık vazgeçmeleri ve kendilerini kandırmayı bırakıp hareket etmeleri gerekiyor hızla ama
hızla.
Bu grup da alıyor tesirleri ama uyumlanma adı altında ve
sarsılıyorlar adeta her an, her alanda. Ne fayda? Ne fayda?
Kısaca bu yazıyı okuyorsanız ve hâlâ korkuyorsanız biz
kimiz, ne anlatıyoruz acaba; işte bilin ki bu gruptasınız ve hızla arınmanız
gerekiyor insanlık adına.
Kararsız kalanlar ve korkanlar içten içe, farkında olmadan
da olsa, zorlanıyorlar en çok bu mânâda.
Gelelim bundan sonrasına. Birinci dalga diyeceğimiz uyanış
evresi tamamlandığında ne olacak acaba?
Anlatalım hızla!
Zira birçoğunuz için yaşayacakları, tanık olacakları adeta
pek de keyifli olmayacak dünyevi anlamda ama artık biliyorsunuz ki her şey ama
her şey kontrol altında ve bütünün hayrına.
Yukarıda, kainatta, ne derseniz deyin ona, ilahi planda,
yanlış yok ama eksik çok! Zira o eksikler sizin tamamlamanız gerekenler
aşağıda.
Bizim vazifemiz uyarmak, uyarmak, uyarmak,… yardım, yardım,
yardım,… ama hür irade hâlâ sizin elinizde ya, tamamlanması gerekiyor eksik ne
varsa.
İşte bu eksikler hızla tamamlansın diye uğraşıyoruz biz de
ortak bilince gönderdiğimiz idrakler vesilesiyle.
Ama korku olunca hâlâ aşağıda gelen idrakleri almak,
aldığını anlamak, anladığını kullanmak kolay olmuyor sizin için bazen ya işte
çalışın buna diyoruz her fırsatta.
Pek tabii ki tek engel korku değil bir de karanlık var size
tesir eden hâlâ daha.
İşte o mânâda da sıklıkla ifade ettiğimiz gibi birleşin,
gelin bir araya AŞK’la ve çalışın sevgi olma, sevgi kalma yolunda IŞIKLA.
Şimdi gelelim esas mevzuya!
Anlatalım bu zamanda yaşadığınız değişimlerin ardındaki
uyumlanma tesirini de anlayın bugün burada.
Dünyanın farklı farklı coğrafyalarında, farklı farklı zaman
dilimlerinde, o coğrafyalarda bulunan farklı farklı kimliklere gönderilen
tesirler pek tabii ki eşzamanlı işlemiyor aşağıda. Bunu dalga dalga, katman
katman bir hareketlilik olarak hayal edebilirsiniz aslında.
Ya da şöyle diyelim, bir şirkette bir karar alındığında önce yönetim kurulundan geçiyor ya , sonra
işleniyor karar defterine ve hatta bildiriliyor resmi kurumlara, ancak ondan
sonra alt kademeler öğreniyor bunu sırasıyla GM, yardımcılarına anlatıyor ve
onlar da kendi kadrolarına…. Tabii bu arada sizin görevli/çaycı/müstahdem
dedikleriniz yazıcı/sekreter dedikleriniz çoğu zaman alıyor bilgiyi önceden ama
duymakla bilmek, bilmekle uygulayan olmak farklı nasıl olsa:)
Neden dedik bunu, çünkü bazı bilgiler şu an görevliler
tarafından değil de hizmetliler tarafından servis ediliyor adeta dünyada ve bu
da bir kafa karışıklığına yol açıyor sizin aranızda ama meraklanmayın sorun yok
bunda.
Kısaca tesirler dalga dalga ilerliyor dünyada. Bunu neden
belirtiyoruz, önemli zira, neden ben bunu yaşıyorum, neden ben böyle
yaşamıyorum derken bile nasipleniyorsunuz aslında kendi bulunduğunuz alanda.
Ama siz neredesiniz acaba bilmiyorsunuz ki aslında! Takılmayın buna.
Bir diğer farklılık da herkes aynı tesirleri kendi alanına
göre farklı zamanlarda alıyor ama aldığında da farklı semptomlar ortaya çıkıyor
aslında.
Yani sizin başınız çok ağrırken nedensiz yere son zamanlarda
diğerlerinde sürekli kulakta bir çınlama görülebiliyor mesela.
Bilin ki nedensiz değil ama anlamak için zorlamayın
kendinizi bu mânâda. Zira o kadar çok bilinmeyenli bir denklem ki bu hâlâ daha, uğraşmayın daha fazla.
Kabulde kalın yeter ama genelleme yapabileceğimiz birkaç
husus da var sıralayalım burada:
- Anî tansiyon değişimleri
- Anî kalp ritmi değişimleri
- Şakaklarda baskı şeklinde
- Kafatasında sıkışma şeklinde
- Başın tepesinde uyuşma şeklinde
- Kafanın arkasında karıncalanma şeklinde hissedilen baş ağrıları.
- Ellerde/kollarda uyuşma/güçsüzlük/sertleşme/sıkışma
- Ayak tabanlarında ısınma/soğuma
- Ellerde ısınma ateş basma/soğuma
- Genel beden ısısında ısınma/soğuma
- Gözlerde buğulanma
- Görme zafiyeti, bulanma şeklinde
- Unutkanlık
- Dil sürçmesi, toparlayamama
- Konsantrasyon bozukluğu/gecikmesi
- Acıkma / hızlı doyma; birlikte veya ayrı ayrı
- Halsizlik, kendini kapatma
- Işığa hassasiyet
- Kokuya hassasiyet
- Gürültüye/sese hassasiyet
Şeklinde kendini çoklukla gösteren belirtilerin bir veya
birkaçını yaşıyor olabilirsiniz aynı anda.
Veya dönem dönem değişen, azalan/çoğalan şekilde yaşıyor
olabilirsiniz.
Ama belirtmeden geçemeyeceğiz içinizde hâlâ farkındalık
konusunda hassasiyet geliştirmemişler var o yüzden bunların hiçbirini
yaşamadığını iddia edenler de olacaktır, olsun, onlar da alıyor nasıl olsa
tesirleri ve hatta misliyle aslında!!!
Kısaca, kaçınılmaz bir değişim süresince, evrensel
tesirlerle değişen dünyamızda, enerjisel anlamda bir kaosun adeta içindesiniz.
Yalnız değilsiniz, hiç de olmayacaksınız.
Yardımsız değilsiniz, hep de alacaksınız.
Ama artık hızla uyumlanmanız gerekiyor 1.dalgada olanların
öncelikle bu mânâda.
Zira kısa bir süre sonra 2.dalga harekete geçirilecek
aydınlanma adı altında.
Düşünsenize, siz, yükleri çok daha fazla belki ama güçleri
de misliyle fazla olanlar zorlandınız bu zamanda, diğerleri nasıl sarsılacak
uyandıkça ve uyanmaları gereken zamanda. Hazırlanmanız ve hazırlamanız
gerekiyor hem kendinizi, hem onları, hem dünyayı, Toprak Ana’yı buna.
Kalın sağlıcakla,
Bu yazı 9 Aralık 2019, Pazartesi saat 14.14 itibariyle
İstanbul’da tarafımızdan F. Ebru Tolan’a yazdırılmıştır. Konsey
2 Aralık 2019 Pazartesi
YENİ İNSAN & YENİ DÜNYA - ÖZEL BİR YAZI
YENİ
İNSAN & YENİ DÜNYA
Yeni
İnsan, Yeni Dünya deyince sizin anladığınızla bizim anlatmak istediğimiz
arasında fark var aslında. Zira siz anlamları hâlâ daha geçmişe, biz ise
geleceğe göre yaşıyoruz aslında.
İşte
bu yüzden bugün burada biraz daha netleştirmek istiyoruz ne demektir Yeni Dünya
ve bunu inşa edecek Yeni İnsan kimdir acaba.
Yeni
Dünya’yı tanımlamaktan başlayalım: Yeni
dünya tüm döngülerden, bütün evrelerden gelen tüm yüklerden tamamen arınmış
Toprak Ana’nın, bundan sonra 5.boyut gerçekliğinde, bu kainatta varlığını
sürdüreceği alandır aslında.
Bu
nedenle insan bilinci evrilirken 5.boyuta uygun şekilde, aslında eşzamanlı
Toprak Ana’nın da hazırlaması gerekiyor ya ki bolca söyledik, anlattık,
anlattırdık* bunun ne demek olduğunu aslında hâlâ daha anlamamışlar için
söyleyelim hiçbir yük kalmayacak Toprak Ana’da.
Mesela
Çernobil neden gündeminizde bugün hâlâ…
Neden
diziler seyrediyorsunuz Dark adı altında mesela…
Ne
anlatmaya çalışıyor Star Wars acaba?
Nedensiz
değil tüm bunlar artık anlayın ama.
Kısaca
katman katman temizlemek için Toprak Ana’yı yeniden, yeniden, yeniden çalışmak
gerekiyor çokça. Bu noktada dönüp bakın eski notlarınıza ve yazılanlara,
anlatılanlara...
Ama
en fazla çalışın ışıkla. Haftada 1** çalışanlar bile azınlıktayken hâlâ biz
diyoruz ki her gün, her gün, her gün çalışın çok daha fazla kişi bir arada.
Kısaca
siz tutacaksınız bir ucundan, diğer taraftan da biz ama sizin niyetiniz ve
nefesiniz olmadan biz yapamayız asla. Bunu iyi anlayın bugün burada.
Toprak
Ana adeta temizlendikçe açığa çıkacak negatif enerjileri alıp götürmek,
değiştirip dönüştürmek bizim işimiz adeta. Ama bize taşıyacağımız yükü verecek
olan, temizleyerek Toprak Ana’yı aşağıda sizsiniz mutlaka. Zira Toprak Ana
temizlendikçe hafifleyecek hafifledikçe güçlenecek aslında.
…
ve güçlenmesi gerekiyor aksi takdirde yeni dünyada var olması mümkün değil zira
çok yorgun ve güçsüz adeta.
Milyonlarca
yılın yükü omuzlarında taşıtıldı adeta ona bunca zamanda ve doğasına aykırı
onlarca müdahale devam ediyor hâlâ. Aktivist tutumlarla devam ettirilen 3-5
kampanya Toprak Ana’yı temizliyor sanıyorsanız çok ama çok yanılıyorsunuz zira
o kampanyaların çoğunda üretilen negatif enerji var ya bin misli yük bindiriyor
Toprak Ana’ya aslında.
Bırakın
bu yolları da başlayın çalışmaya.
Şu
an dünya üzerinde kapalı gruplar var mesela. Kapalı gruptan kastımız birkaç mânâda:
1. Dar alanda hâlâ daha sıkışmış kalmış olanlar var. Henüz çıkamadılar ortaya zira korkuları çok fazla. Yardım edin onlara korkularını temizlesinler mutlaka. Siz çekin ortak bilinçten daha fazla korku ve temizleyin mutlaka. Yansıması uzanır onlara.
2. Aldıkları rehberlikleri paylaşamayanlar var hâlâ. Onlarda da korku çok fazla.
3. Birbirlerini bulmuş olmanın rehavetine kapılmış olanlar var, dağıtmıyorlar bilgiyi adeta.
1. Dar alanda hâlâ daha sıkışmış kalmış olanlar var. Henüz çıkamadılar ortaya zira korkuları çok fazla. Yardım edin onlara korkularını temizlesinler mutlaka. Siz çekin ortak bilinçten daha fazla korku ve temizleyin mutlaka. Yansıması uzanır onlara.
2. Aldıkları rehberlikleri paylaşamayanlar var hâlâ. Onlarda da korku çok fazla.
3. Birbirlerini bulmuş olmanın rehavetine kapılmış olanlar var, dağıtmıyorlar bilgiyi adeta.
Oysa
çok daha fazla birlik bilinciyle, sinerji yaratmanız gerekiyor ki bunu “AŞK’la
Çalışın” ifademizde anlattık aslında.
Kısaca
Yeni Dünya ancak kât’i şekilde Toprak Ana’nın temizlenmesi ile mümkün olacak,
biraz yavaş gidiyorsunuz bu mânâda.
Gelelim
insan varlığına; Yeni İnsan’a
Yeni İnsan oluşturulmaya başladı çoktan ama
bilinç değişimi devam ettiği sürece tamamlanmayacak aslında.
Oysa
bu bilinç değişimi için vaktiniz yok çok fazla. Kısaca uyananların daha çok ses
çıkartması gerekiyor ama durumunuzu anlatalım nasılsınız aslında.
Uyanması
gerekenler uyandıkça kendileri ile ilerlemeleri gereken yolda ilerlediler
hızla. Zira zaten uyanmalarına neden olan ne varsa temizlenmesi gereken
yükleriydi aslında.
…ve
bu yükler temizlenince bir şekilde, ama yardımla ama niyetle ve nefesle,
kişiler kapıldılar rehavete. Hayat akışının içinde yumuşadı adeta sert köşeler,
yuvarlandı adeta sivri uçlar, temizlendi adeta kanayan yaralar, örtüldü adeta kızgın
lavlar, korlar… ortalık bir anda aydınlık ve yumuşacık bir örtüyle kaplanınca
sandılar ki bitti buraya kadar oysa yeni başlıyordu, bakmadılar, duymadılar.
Ellemedik
adeta, dinlensinler istedik biraz ama, dinlenmenin miskinliğe, durmanın
üşengeçliğe dönüşmemesi gerekiyor ya… İşte bu mânâda bugün burada uyarmak
istiyoruz bir kez daha; UYANANLAR! Tek vazifeniz kendinizi temizlemek
arındırmak değildi ki, o ilk vazifenizdi ama son değil ki! Hadi kalkın ayağa
bir kez daha, silkelenin adeta. Koyulun yola, el ele tutuşun yolda olanlarla ve
çalışın çokça bu sefer bütünün hayrına. Belki ailenizden yana, belki
mahallenizden, belki şehrinizden, belki ülkenizden, belki de topyekûn dünyadan
yana yapmanız gerekenler var, durmayın daha fazla.
Birlik
olun, dernek olun, vakıf olun… adı ne olursa olsun, bir arada olun ve çalışın
mutlaka.
Bugüne
kadar ne varsa yaptığınız devam edin yapmaya ama söylemleri değiştirin, kapsamı
genişletin, içeriği yenileyin, değiştirin; üzerinde çalışın mutlaka. Son 3-5
yılda yaptığınızı dahi aynı şekilde, aynı üslupta yapmayın kısaca bundan sonra.
Ama en başta bundan 8-10 sene önce yaptıklarınızı salın, bırakın adeta. Onlar
çoktan bitti aslında. İzin verilmeyecek artık onlara.
Hep
dediğimiz gibi sistemler, yöntemler, iktidarlar, düzenler değişecek, şirketler,
yapılar, binalar değişecek anlayın artık direnmeyin buna.
Kalın
sağlıcakla.
Bu
yazı 28 kasım 2019, Perşembe saat 12.10 itibariyle İstanbul’da F. Ebru Tolan’a
tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey
* & ** Yazanın notu: Blog sayfamda Temmuz 2017'den bugüne yayımlanmış yazıların içinde Toprak Ana ile ilgili birçok yazı mevcuttur.
Ayrıca her Pazartesi akşamı 11.00'de Işıldayan Hayatlar İle Saf Sevgi Enerjisi Çalışması yürütmekteyim. Detayları blog yazılarımın arasında ve Facebook'ta aynı isimli grupta bulabilirsiniz.
27 Kasım 2019 Çarşamba
CAN'DAN OLANLAR
Canlar, Can’dan olanlar
Çıktığında yola,
Aydınlanır tüm karanlıklar.
Zira her bir yüreğin
Barındırdığı ışık var ya
Sonsuz aslında…
…ve bir, bir derken
Çoğaldığında yolda olanlar bu dünyada
Aydınlanır tüm karanlıklar,
Siz görüp, anlayamasanız da.
Aslında
Bir nefesle başlar ya
Hayat…
Uyanış…
Ve hatta sonsuzluğa adım…!
Hep bir nefesle başlar ya,
Hadi o zaman durma,
Bir derin nefesle sen de başla.
Bugün burada başla.
Şimdi başla.
Aydınlansın tüm dünya
Önce seninki senden yana
Sonra senin can bildiklerinin ki
Ve en sonunda tüm dünya.
Kalın sağlıcakla,
Sonsuz sevgimiz akıyor tüm insanlığa
Şimdi ve daima.
Bilge Ruhlar’dan
İstanbul, 23.11.2019 – 15.45
25 Kasım 2019 Pazartesi
YAPIM AŞAMASINDA...! - ÖZEL BİR YAZI
YAPIM AŞAMASINDA...!
Hani çıkar ya karşınıza sıkça; “yapım aşamasında” ibaresi
internette, yapılarda, tadilatlarda ve “verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı
özür dileriz” yazar ya çoğu zaman altında… işte tam da tüm dünya, şu anda, aynı
durumda.
Sabah mahmurluğunu atmaya çalışanlarla, hâlâ ısrarla uyumak
için yorganı başlarına çekenleri saymazsak çoğu görevli çoktan kalktı, kuşandı,
elini yüzünü yıkadı, kahvaltı sofrasına oturdu ve hatta yenildi, içildi çaylar,
kahveler ayıldılar adeta… ekmekler, reçeller, peynirler, … doydular,
beslendiler çokça… son bir soluklanma yaşıyor çoğu, çene çalıyor adeta iş başı
yapmadan, az sonra başlayacak hummalı günün öncesinde, son bir keyif sigarası,
kahvesi, bir soluklanma adeta….
Ne güzel! Yapın, yapın, hatta fazlasını da yapın ama boş vermeyin,
hatırlayın, görmezden gelmeyin, kaçmayın, “yapılacaklar” listesinde daha çok
madde var yanına “tamamlandı” ibaresi konulacak olan ve hatta onlar
tamamlandıkça eklenecek daha da çok madde var yapılacaklar arasına.
Bir de hâlâ evinde, koğuşunda, otelde, kışlada, otoparkta,
ağaç altında, çatıda, yatta, katta, … uyuyanlar var! Onların yerine 2.vardiya
çağrıldı çoktan görev başına ama onlar da var!
Demek ki birilerinin de, onları gidip uyandırmayı denemesi
gerekiyor, bir kez daha!
Yani anlayacağınız, sohbete devam ederken avluda, üç-beş
çığırtkan yollayın da onlar da uyansın değil mi ama? Biri perdeleri açsın
mesela, ışık girsin odalara. Diğeri ses çıkartsın zille, zemberekle adeta. Başkası
seslensin, “toplanma yeri burası” diyerek yol göstersin mesela. Teyzeler,
anneler, su tutsun, havlu uzatsın … onlar daha fazla gecikmeden hazırlık
yapsınlar diye mesela.
Ama, ama en önemlisi yattığı yerde gözünü açanlar, yeniden
kapatmadan ve tavana dikip uzun uzun bakmadan hatırlasınlar sorarak kendi
ruhlarına; ben kimim, bugün günlerden ne, vakit geldi mi acaba?
Tüm bunları yarı şaka, yarı ciddi bir üslupla söylüyoruz ya
bugün burada, sanılmasın ki basit bir konu ve pek de önemsemiyoruz adeta…
Aksine, çok fazla önem veriyoruz UYANIŞ'a. Bir de bu yolu deneyelim dedik adeta.
Zira hep dediğimiz gibi sizin için hizmetteyiz her daim ama sizin yerinize
yapamayız, yapılacak ne varsa.
Ve yapılacak olan da YENİ BİR DÜNYA yaratmaksa iş çok
demektir sizin boyutta. İş çok ve termin vakti yaklaşıyor hızla. Lütfen dönüp
okuyun bir kez daha aylar aylar önce anlattık ya!
Ve yeniden, bir kez daha, çok daha fazlasıyla, hiç
söylenmemişleri de sıralayacak Ebru 30 Kasım’da. Bir dinleyin bakalım, neler anlatacak
orada. Sorun sonra, onun aracılığıyla bize sorun, kendinize sorun ama duyun
sonra mutlaka. Kapatmayın kulaklarınızı, karartmayın odanızı, sıkıştırmayın
yüreğinizi, çıkın dışarıya, çıkın dışarıya ve başlayın çalışmaya, AŞK’la.
Kalın sağlıcakla,
Bu yazı 23 Kasım 2019 Cumartesi günü saat 14.55 itibariyle
İstanbul’da F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey
21 Kasım 2019 Perşembe
TÜM İNSANLIĞA - ÖZEL BİR YAZI
TÜM İNSANLIĞA
Susuzluktan can verirken Afrika,
Yangınlarla kavruluyorken Avustralya,
Buzullar eriyip taşkınlar oluşuyorken Antartika’da
Adını hiç duymasanızda, varlığından haberdar olmasanızda
dünyanın dört bir yanında yerel halk boğuşuyorken değişen coğrafî ve iklimsel
şartlarla,
Deniz canlıları adeta soluyacak su,
Hava canlıları hava bulamıyorlarken muhtelif alanlarda… hâlâ
daha “ne var ki”, “ne oluyor ki” diyenler var ya!
Mümkün olduğunca en uygun üslupla anlatmaya çalışsak da hâlâ
duymayanlar var ya aranızda!
Bak! denilen yöne bakmakla,
Dön! denilen yola sapmakla,
Yap! denileni yapıp alkış almakla oyalananlarınız var ya…
Artık bir dur deme vakti gelmedi mi sizce de bu şartlara?
Kim yapacak?
Kim yapacak? Bir sorsanıza!
Kim yapacak?
Yürekler dolu hâlâ korkuyla, acıyla…
Zihinler dolu hâlâ safsatalarla,
Gözler perdelenmiş allanıp pullananlarla….
Kim yapacak? Bu durumda kim yapacak?
Hâlâ bekliyorsunuz ya! Bir kahraman, bir kurtarıcı, bir
ilah, bir mesih, bir savaşçı, bir …, bekliyorsunuz ya, beklemeyin boşuna,
yenisi gelmeyecek. Zira çoktan geldi bin
misliyle, bu boyuta sizin aracılığınızla!
Kabul etmek neden bu kadar zor anlatalım zira vakit
daralıyor tüm insanlık adına bu boyutta.
Kabul etmek zor çünkü kayıtlarınız taşıyor yükleri hâlâ.
Kabul etmek zor çünkü bedeniniz hatırlıyor hâlâ.
Kabul etmek zor çünkü onlarca, yüzlerce ve hatta binlerce
kayıt atıldı bellek tarafınıza.
Kabul etmek zor çünkü gücünüzü anlamadınız hâlâ.
Kabul etmek zor çünkü salınmadı korkular hâlâ, temizlenmedi
yürekler ve açılmadı kapılar hâlâ.
Oysa çoktan vakit geldi hatırlamaya.
Sözümüz “onlara” değil, sözümüz size aslında. Bırakın “onları”
bir kenara, ama siz kendinizi unutmayın onların arasında.
Kartal olduğunuzu hatırlayın, kazların arasında.
Kaplan olduğunuzu hatırlayın, kedilerin arasında.
Yunus olduğunuzu hatırlayın, balıkların arasında.
Ey insan ırkı, silkelenin artık, çıkın yola.
Demedi demeyin vakit daralıyor ve hâlâ imkanınız varken
zamandan yana, çalışın ortaklaşa.
Şunun şurasında 35 gün sonra uyanış tamamlandığında açılacak
kapılardan esecek rüzgar savuracak bazılarınızı ama sanmayın ki düşen kalkamaz
bir daha.
Yeter ki güçlenin hızla.
Yeter ki salın yüklerinizi hafifleyin ama kasırga dahi gelse
alıp götüremesin sizi, köklenin adeta.
Çıkın zihninizden yukarıya. Yeter sıkıştığınız o dar alanda.
Çıkın yukarıya, sonsuzluğa, bağlanın Yaradan’a, ana kaynağa.
Siz isteyin yeter, biz yardım ederiz her birinize ama, biz
sizin yerinize yapamayız asla.
Bugün burada yazılanlar ağır gelebilir birçoğunuza ve hatta
görmemek için kaçabilirsiniz ama bir kez daha, bir kez daha, bir kez daha
dillendirmek vazifemiz, zira biz insanlık adına IŞIKLA, sonsuz aşkla
hizmetteyiz şimdi ve daima.
Kalın sağlıcakla,
Bu yazı 21.11.2019 Perşembe günü saat 14.55 itibariyle İstanbul’da
tarafımızdan F. Ebru Tolan’a yazdırılmıştır. Konsey
Etiketler:
AYDINLANMA,
GERÇEK GÜCÜN KABULÜ,
İDRAK,
İNSAN VARLIĞINA,
konsey,
ÖZÜNDEN GELEN GÜÇ,
SONSUZ IŞIK,
UYANIŞ,
YENİ DÜNYA,
YENİ İNSAN,
YÜKLER,
YÜKLERDEN ARINMA,
ZİHİN YÜKLERİ
11 Kasım 2019 Pazartesi
11.11’İN GERÇEK MÂNÂSI - ÖZEL BİR YAZI
11.11’İN GERÇEK MÂNÂSI
Günlerdir, haftalardır astrologlar, astronomlar, ruhsal
gelişim uzmanları, … yazıyor çokça 11.11 hakkında. Söylemlerin çoğunda büyük
ölçüde gerçekler olsa da esas mânâ çok başka.
Anlatalım, zira, zaman daralıyor dünya boyutunda ve vakit
kalmadı eksiklikler ile oyalanmaya.
Süregiden enerji değişimleri hızlanmış olsa da dünyanın kısmen
kapalı enerji alanında, 11.11 ile birlikte ivmelenme artacak dünya boyutunda. Zira
gelinmeden yıl sonuna bir sıçrama daha yaşanacak insan bilincinde aşağıda, işte
buna ayarlanması gerekiyor, uyumlanması gerekiyor yukarıdaki enerji alanının da
hızla.
Bu nedenle 10 Kasım’da başlayan güçlü enerji değişimi
tamamlanacak olsa da 15 Kasım’da, 11.11’deki göksel olay bir kapı açacak adeta
tüm dünyanın enerji alanında.
Bu kapı ki tüm boyutlardan dünya boyutuna farklı formda akan
enerjilerin ulaşmasını kolaylaştıracak aslında.
Adeta binbir süzgeçten geçen güçlü enerjiler çok daha
kolaylıkla ve hızla inecek dünya boyutuna. Zira dünyada, şu anda bedenlenmiş
formda mevcut farklı ırklar kavuşmak zorunda kendilerinden olana hızla. Öncelikli
olarak onlar kavuşacak kendilerinden olana ki hazırlansınlar hızla ve
hazırlasınlar sonra.
Yani bugünün gerçek mânâsı insandan başka diğer tüm ırklar
için aslında. Ama bu demek değildir ki insan varlığı da etkilenmeyecek bu
değişimlerden. Aksine misliyle alacak o da ve hızlanacak adeta kendi yolunda. Nitekim
yıl sonunda yaşanacak sıçrama öncesinde yüklerinden arınması gerekenler var
hâlâ çokça.
Kısaca bugünü, bol bol idrak/farkındalık niyetiyle yapılacak
meditasyonlara ayırmanızı öneririz. Ama öncesinde uyumlanmanız gerekiyor değişen
akışa aslında. Yani her zaman yaptığınız gibi arınmayla başlayın ama arada izin
verin bir süre uyumlasın bedeniniz ve zihniniz kendini yeni olana 10-15 dakika.
Sonra devam edin çalışmaya anlama niyetinizle hayatınızda
sizi zorlayan ne varsa.
Kalın sağlıcakla,
Bu yazı F. Ebru Tolan’a 11.11.2019, saat 11.15 itibariyle
tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)