18 Şubat 2021 Perşembe

ENGELLERİ YARATANLAR, ENGELLERİ AŞANLAR

ENGELLERİ YARATANLAR

ENGELLERİ AŞANLAR


Yeni bir döneme girdiğiniz için dünya üzerinde herkes sarsılıyor kendi içinde.

Kimi dünya düzeninde, kimi ruh alanında savruluyor adeta kendi içinde. Normal desek de tüm yaşananlara ve yaşatılanlara, dünya gözüyle siz anlayamadıkça ve anlatamadıkça devam edecek karmaşa kendi içlerinizde. Öyleyse bir derin nefesle başlayın ve sorun önce kendinize?

 

1.Kendimi affettim mi yüreğimde yoksa hâlâ içim yanıyor mu 30-50-70 yıllık hayatımı serince gözler önüne?

 

2.Ruhumu affettim mi? Tüm bu seçimlerinden dolayı ve /veya geçmiş tüm yaşantılarından dolayı. Öyle değil mi, belki bin koydu sizden önce ve siz şimdi debeleniyorsunuz onun bıraktığı izlerde….

“Bilmem gerekmiyor ama artık idrak etmem gerekiyor yaşandı ve yaşatıldı, oyunun bir parçasıydı. TAMAMLANMALI! İZLER SİLİNE, SİLİNE” deyin önce.

 

3.Yaradan’ı, düzeni, ilahi boyutu, mizanseni, matriksi, içindekileri, dışındakileri… bağışladınız mı iyiden iyiye? Çıkabilmeniz için affetmeniz gerekiyor tüm varoluşu kendi içinizde.

 

4.Hazırlanıyor musunuz yeni dünya düzenine? “Ezberlerimi başladım bozmaya” mı diyorsunuz yoksa hâlâ “haber dinleyemediğim / gazete, dergi görmediğim gün eksik hissediyorum kendimi / Kahvaltı etmeyince… ekmeksiz de yenir zeytinyağlı denince… kuruyu pilavdan ayırt edince… bir tuhaf hissediyorum” mu diyorsunuz kendi içinizde.

 

5.Gençleri anladınız mı mesela? Neden bu kadar veri iletişimi konusunda iyiler de duygu karmaşası içindeler mesela?

 

6.Şu koca kainatta artık yalnız olmadığınızın kabulünde misiniz? Yoksa hâlâ ufolarla uzaylılara koca bir safsata ve/veya korkutucu olarak mı bakıyorsunuz?

 

7.Ying yang’ı anladınız mı mesela? Yoksa hâlâ tüm kainatın iyi ve kötü üzerine inşa edildiğini mi sanıyorsunuz?

 

8.Denge unsuru ne demektir idrak ettiniz mi? Dengeyi stabil kalmak mı sanıyorsunuz hâlâ?

 

9.Tüm bunları hazmedip kabule geçememenin önündeki en büyük engelin, duyunca “evet ben de böyle olabileceğini düşünüyorum” deseniz de içselleştirip harekete geçememenizin önündeki en büyük engelin kendi zihniniz olduğunu KABUL EDEBİLDİNİZ mi sizce?

İnançları, kabulleri, kalıpları, kuralları, hurafeleri, safsataları, yaratımları, hayalleri… temizleyebildiniz mi?

 

10.En büyük dost ile en büyük düşmanın aynı kişi olabileceğini anladınız mı? KENDİNİZ! Sadece kendiniz olduğunu kabul edebildiniz mi acaba?

 

Peki biz tüm bunları neden anlatıyoruz bir kez daha. Çünkü bildiğiniz anlamda dünya düzeninin sonuna doğru hızla yaklaşıyorsunuz ve bitmeden bitirmek + tamamlamak zorundasınız el birliği ile.

 

Bu sefer bunu yapmak üzere el sıkıştınız birlikte hem dünya üzerinde hem ülkenizde. O yüzden alay edip, dalga geçmeden… sinirlenip, öfkelenmeden… küsüp gitmeden… “ben acaba bu oyunda nasıl bir role imza atmıştım” sorusuyla dönün deriz içinize.

 

Sonsuz sevgimizle

Bilge Ruhlar’dan, F. Ebru Tolan tarafından 11.2.2021’de kaleme alınmıştır.

13 Şubat 2021 Cumartesi

YÜKSELİŞİN NEFERLERİNE

Kurtuluş Savaşı’nın neferlerinden

Yükselişin neferlerine selam olsun.

Anlı şanlı Türk bayrağı gönüllere ışık olsun.

 

Atadan toruna sandığınız akışla yordunuz kendinizi misliyle fazla.

Artık çıkın arşa

Başlayın bakmaya ufka, aydınlığa, ışığa, aşkla.

Savurun sevginizi gani gani bu topraklara.

Kanla sulandı demeyin artık

Kızılcık şerbeti deyip içmeyin artık

Atadan toruna deyip geçmeyin artık.

 

Ata da benim torun da

Başkası var sanma

Gelip de çıkaracak seni anlama

Kanma, kendini de kandırma.

Yüreğinden başla.

Acıyı, hüznü sal toprağa

Işığı çek aşağıya

Sevgiyi çoğalt aşkla.

Vatan, millet, Sakarya naralarıyla

Kendini hapsettiğin dar alandan çık dışarıya

Vatan da sensin, millet de

Bu dünyada korunacak kollanacak bir avuç toprak sanma

Kazma kürekle bellenecek sanma

Ata tohumunu sula ışıkla ve aşkla

Ata tohumu nedir ama?

Onu iyi anla!

Mu’dan Lemurya’ya

Lemurya’dan Mezapotamya’ya

Bu dünya şahitlik etti İNSANLIĞA

İNSAN kimdir iyi anla!

Bu kainatta İNSAN var oldukça ışıkla ve aşkla

Eksilmez ışık nasıl olsa.

 

Sen neden buradasın da

Değilsin dışarıda acaba?

"İNSAN"ı anla, insanı anla, insanı anla.

 

Hadi kalın sağlıcakla.

Bir grup ruhunuz sizden nasıl olsa.

İstanbul, 11.2.2021

 

24 Ocak 2021 Pazar

GERÇEKLİĞİNİ HATIRLA VE SIÇRA

Bu zamanda bir beden formunda şekil bulmuş Sen,

Gerçekliğinin, özünün kaynaktan geldiğini unutan Sen,

Ayakların yere basarken

Gönlün küskün

Miden perperişan

Elinden tutan bir baban yokmuş gibi hayata öfke duyan

Sırtına yüklendikçe koyulan

Sen duydukça kolaylıkla beynine hurafeler sokulan.

Karnına yediğin her yumrukta yere savrulan

İNSAN

 

Ne zaman uyansan, kıpırdanır gibi yapsan

Canını acıtan darbelerden kaçan

Kaçarken yuvarlanan

Düşünce kalkan

Ama kalktıkça daha da hırpalanan Sen

İNSAN

 

Diklenmeyi, bileylenmeyi

Marifet sanan Sen

Geçmişi içinde öfkeyle büyüten sen

Hazmedemediklerini yüreğinde taşlaştıran Sen

Artık umudunu yitirmişken

Çaresizliği kabullenmiş

Yönetilmeyi hak görmüşken

Yeniden yeniye yürürsen

Sanırsın ki dişlerinden , dilinden

Kamburundan, yükünden

Sevdiğinden sevildiğinden

Habersiz

Kalakalırsın yeniden!

 

Ahh bir bilsen….

Bir hatırlayabilsen

Tüm geçmişi

Yeniden yaşayabilsen

Yeniden geçirilirdin aynı geçitlerden.

Yalansız, dolansız

Hilesiz, hurdasız da bilsen

Kendini şimdi sen

Gelebilmek için evrilirken

Kendine seçtiğin evrelerden geçemezsen 

Bu gücü kudreti

Bilemeden

İşte o zaman yok olursun gerçekten.

 

Rolleri dağıtan sen

Senaryoyu yazan sen

Kuralları koyan sen

Oynayan sen

Gelişen ve genişleyen sen

Çünkü var olan sen

Işığın içinde ışığı seçen sen

Işık olmak için

Karanlığı deneyimleyen sen

 

Bir körden daha iyi gören

Bir sağırdan daha iyi duyan

Bir yüreksizden daha iyi güvenen

Bir kalpsizden daha iyi seven

Yaratmayı seçen sen.

 

Şimdi artık UYAN istersen.

Dağıttığın rolleri topla.

Unuttuklarını hatırla.

Çık simülasyondan artık

İllüzyonda kalma.

Toplan bir araya

Affet, bağışla

Kendini en başta

Ve tüm varoluşu aynı anda

Yandaşlarını, oyuncuları,

Teknik ekibi, finansör bildiklerini.

Gerçekliği sorgula

Gerçeği sorgula

Artık oyunu yeniden başlatma!

Tamamla.

Artık tamamla!

Şimdilik hâlâ daha sahadasın

Rehavete kapılma

Son bir hamle kaldı bilinçten yana

Sıçra!

Kal sağlıcakla.

Bilge Ruhlardan İnsanlara

İstanbul, 24.01.2021

 

21 Aralık 2020 Pazartesi

21 ARALIK 2020 İÇİN - ÖZEL BİR YAZI

TÜM ÖZÜ IŞIK OLANLARA

 

Hâlâ kaldıysa

Karanlık,

Bir nokta dahi olsa

Yüreğinde, belleğinde

Bil ki

Acıtır seni misliyle fazla

Bugün ve bugünden sonra.

Oysa hiç ihtiyacın yok buna.

Bugün başla

Şimdi başla.

Gün en karanlığından

Gece en uzunundan olsa da

Sen kal kendi ışığında

Misliyle fazla.

Bir derin nefesle başla

Şimdi başla

Ve gün boyunca olmasa da

Gece boyunca çalış mutlaka

En uzun gece

Senin kendini en güçlü aydınlattığın olsun

Gün ışıkla ışıkta doğsun 22’sinde

Ve böylece yeni döngü de 24’ünde

Tün dünya aydınlansın

Senin de elverdiğince

Sonsuz sevgiyle

 

Bu yazı 21.12.2020 saat 11:55 itibarıyla F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır.

KONSEY

 

  

29 Kasım 2020 Pazar

BAHANE KALMAZSA!

Kimileri elinde sigara

Kimileri dilinde lanet, beddua…

 

Kimileri sırtında sorumluluk sandıklarıyla

Kimileri tutup bırakmadıklarıyla…

 

Kimileri akıllarına fikirlerine soktuklarıyla

Kimileri yüreklerine aldıklarıyla…

 

Kimileri unutamam asla dedikleriyle

Kimileri unuttum çoktan avuntusuyla….

 

Tutuyorlar kendilerini

Dar alanda!

 

Sanmayın ki yükleri engel onlara,

Herkül gibi…

Gulliver misali,

Bir adım atsalar ya

Onlarla, onlara rağmen aslında

Çıkarlar arşa

 

Ama!

 

Ama yapmıyorlar işte anlasana,

Yapamadıklarından değil ama…

 

Korkuyorlar hâlâ!

 

Bahaneleri kalmaz da

Maazallah çıkarlar yukarıya diye

Korkuyorlar hâlâ.

 

… ve tutunuyorlar, tutuyorlar

Kendi korkularıyla

Aşağıda olana

O her neyse aslında;

 

Belki

Hastalık… acı…

Elem… keder…

İçki… sigara…

Kumar… oyun…

Nefret… haset…

Ya da

Beyinlerine nakşettikleri, itinayla.

 

Ne olacak uyanırlarsa?

Ne olacak aydınlanırlarsa?

Ne olacak çıkarlarsa ruhlarıyla buluşmaya?

 

HATIRLAYACAKLAR!

Gerçek güçlerini ve

Gerçekliklerinden gelen görevlerini.

 

Varsın olsun, hatırlasınlar…

Ne zararı olabilir ki acaba?

Diyebilirsin ama!

 

Mevzu derin,

Yaralar keskin,

Acılar taze hâlâ daha.

Döngüler bitip bitip yeniden başlamış olsa da…

 

Kaldıramam sanıyorlar bir kez daha.

Kaldıramayız…

…ve yapamam sanıyorlar

Yapamayız…

…ve saparız sanıyorlar

Yanlışa…, karanlığa…, bir kez daha.

 

İyisi mi kapatalım biz kendimizi

Yaşarken bir TABUTA

Diyorlar adeta elde sigara*

Akılda karmaşa

Yürekte korkuyla…

 

Oysa bilmiyorlar ki

Ahi** devran*** dönüyor.

 

Hadi kalın sağlıcakla.

 

F. Ebru Tolan

İstanbul, 29.11.2020

 

 

 

*Sigara metafor olarak kullanılmıştır, “ben sigara içmiyorum ki” deyip görmezden gelmeyin lütfen.

 

**ahi

Sıfat eliaçık, cömert.

 

***devran

Ad yeryüzü, dünya.

 

21 Kasım 2020 Cumartesi

BAĞIŞLAMAK AFFETMEK MİDİR?

Bağışlamak; akla karanın arasında kalsa da kişi… iyiyi, güzeli, doğruyu çirkinle, yanlışla ayırt edemese de, yani mânânın idrakine varamasa da affetmektir aslında.

Burada bilinç değişimi olması beklenmez, gerekmez.

Daha çok tek taraflıdır. Yani enerji topyekûn değişmez, sadece bağışlayan kişi tarafında bir açılma, aydınlanma olur; inançla, kabulle aslında.

 

Oysa affetmede durum çok başkadır.

Affetmek bütünün şifalanmasıdır.

Affetmek bütünün aydınlanmasıdır.

Affetmek yükseliştir.

Affetmek aydınlanmadır.

Affetmek büyümektir.

Affetmek tekamüldür.

Affetmek teslimiyettir.

Affetmek mânâların idrakine vararak aydınlanmak, değişmek, dönüşmek ve tamamlanma yolunda adım atmaktır, hızlı ve güçlü, kalıcı adımlar atmak.

Herkesin affeden olması gerekmeyebilir ama herkesin BAĞIŞLAYAN olması şarttır. Nitekim Yaradan’da bağışlayan ve esirgeyen adıyla anılır tüm dini öğretilerde aslında.

Bağışlayan olmakla başladığınız aydınlanma yolculuğunda affederek aydınlandığınız, aydınlandıkça açıldığınız, açıldıkça aydınlandığınız bir dönemle yükselişe doğru ilerlemenizi dilerim can-ı gönülden şimdi ve daima.

 

Bağışlamak adım atmaksa,

Affetmek tırmanışa başlamaktır.

 

Kalın sağlıcakla,

Bilge Ruhlar’dan ilhamla F. Ebru Tolan’dan insanlara…

İstanbul, 21.11.2020 14.35

 

11 Kasım 2020 Çarşamba

11.11 IŞIK KAPISI VE YAPILABİLECEKLER HAKKINDA ÖNERİLER - ÖZEL BİR YAZI

İnsanoğlu için yer (dünya) her zaman bilinen, güvenli bir ev olmuşken, gök kabusların, karanlığın, fırtınaların, yıkımların, bilinmezliğin geldiği, korkunç olabilecek kapıların açıldığı bir muamma olarak tutulmuştur.

Bunda yanlış yoktur aslında. Zira defalarca, defalarca… gökten gelenler yıkım oluşturmuştur dünya boyutunda. Bilinmezlik sanılsa da kayıtlara işlenmiş, DNA’ya nakşedilmiş bu bilgiler ışığında korkar insan aslında.

Işık ve korku nasıl bağdaşır diyecekleriniz olacaktır, anlatalım hemen. Bunca zamandır yükselemeyen insan ırkının aydınlanma yolculuğu öncesinde bilinç değişikliğini hür iradesi ile yapması istenen & gereken zaman diliminde (eski enerji / 2012 öncesi) korku insanı koruyan, kollayan ve hatta yeniden bir kez daha yanlışa/hataya/karanlığa sürüklenmesinden alıkoyan bir duygu olarak yerleştirilmiş olsa da, artık değildir.

Bu nedenle eski enerjiye bakıldığında korku ışıktır bir nevi, bir bakıma, taşıdığı yük çok ağır olsa da…

Ama artık korku gerekmemektedir ve hatta tamamen temizlenmelidir ki uyanışla birlikte hızlandırılan bilinç değişikliğine direnç oluşturmasın gerekli olan alanlarda.

Oysa hâlâ daha, birçokları için korku varoluşlarını, mevcudiyetlerini, ışıkta devam ettirebilmek için şart sanılan bir duygudur ve bu nedenle de salınması, temizlenmesi geciktirilmektedir.

Kısacası, bu vesile ile bir kez daha vurgulamış, belirtmiş olalım artık insan varlığının ve dünyada şu AN’da var olanların korkuya ihtiyacı kalmamıştır. Bu ihtiyaç ortadan kalkmış olsa dahi bilinç henüz değiştirilmemiştir zira bilinci değiştirecek olan bu boyutta var olandır yani sizler.

Her ne kadar korku üzerine anlatarak, hatırlatarak başlamış olsak da esas mevzu bugün (11.11.2020) korku değildir.

Esas konu 11.11 Işık Kapısı ve buna bağlı yapılması gerekeceklerdir. 

Kim ve nerede olursanız olun bu yazı ile karşılaşmışsanız bir vesile ile, önerimiz şudur size: 

Bugün Türkiye saat ile gece yarısından önce;

  1. Işıkla arınma yapın.                                                                                                       (Bkz: Ebru’nun meditasyon kaydı ARINMA & TOPRAKLANMA MEDİTASYONU )
  2. İyilik yapın; ne olursa olsun, nerede, ne şekilde olursa olsun.
  3. İyilik alın; size uzatılanı sevgiyle alın.
  4. Farklı bakın; dünden, hatta bir AN öncesinden farklı bakın, hayata… hayat arkadaşınıza… ailenize… eşinize, dostunuza… komşunuza…
  5. Farklı konuşun; sevgi sözcükleri ekleyin mesela, en azından rica ederim, lütfen olsun aralarda…
  6. Yüzleşin: kendi karanlık taraflarınızla. İster alışkanlık, huy olsun… ister tarz, tavır olsun… ister kabul, kural olsun…
  7. Yüzleşin yüreğinizde kendinizle, bir derin nefesle seslenin sonsuz parçanıza; “neredesin, neylersin” deyin mesela aynada kendi yansımanıza.
  8. İnşa edin, her ne hayal edebiliyorsanız sevgi ile.
  9. Kabul edin; yüreğinizde ÖZ’den gelen bir parça var. Kabul edin; sizin bir ÖZÜNÜZ var. kabul edin; özünüzde sizden çok daha güçlü bir BEN var.

 

…ve sonra bir derin enfesle çevirin başınızı Yaradan’a / Ana Kaynak’a ve şükredin tüm varoluşa, var edilmiş olanlara, ve kendi varoluşunuza.

Sonsuz sevgimizle, ışıkla ve AŞK’la kucaklıyoruz tüm var edilmişleri bu boyutta.

Biz ışığız, ışıktan yana, siz de ışık olun ışıkla ve AŞK’la bugün burada ve daima.

Kalın sağlıcakla,

Bu yazı 11.11.2020, Çarşamba günü saat 12.50 itibariyle tarafımızdan Firdes Ebru Tolan’a İstanbul’da yazdırılmıştır. Konsey