18 Temmuz 2019 Perşembe

.: IŞILDAYAN HAYATLAR'DA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR SON ...

.: IŞILDAYAN HAYATLAR'DA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR SON ...: Sevgili Işıldayan Hayatlar Takipçileri, Yaz aylarının tatil rehavetine kapılmış olanlar çoğunlukta olsa da, hem yukarıda hem de aşağıda ge...

IŞILDAYAN HAYATLAR'DA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR SON HIZIYLA

Sevgili Işıldayan Hayatlar Takipçileri,

Yaz aylarının tatil rehavetine kapılmış olanlar çoğunlukta olsa da, hem yukarıda hem de aşağıda gelişmeler ve çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor aslında, insanlık adına!

Işıldayan Hayatlar olarak ben de, bu güçlü enerji değişimleri nedeniyle aslında şu an birçok kişinin faydalanabileceği bir program hazırladım ve duyurdum. 

Işıldayan Hayatlar Yolunda 24&31 Temmuz 2019

Maksimum 7 kişilik gruplarla çalışma yaptığım için kendiniz adına ve/veya çevrenizde değer verdikleriniz adına değerlendirmek isterseniz 21 Temmuz akşamına kadar iletişime geçmenizi rica ediyorum. 

Facebook kullanıcısı olmayanlar için içeriği aşağıda paylaşıyorum ancak her türlü sorunuz için lütfen  www.isildayanhayatlar.com adresindeki form aracılığı ile iletişime geçin ve/veya Instagram / Facebook üzerinden DM (direk mesaj) yolunu seçin.

Eğer hala içinde bulunduğumuz dönemin detayları konusunda soru işaretleriniz varsa aklınızda lütfen bu blog sayfamdaki yazıları ama özellikle Ağustos 2018'den bugüne olanları okuyun ve/veya 
YouTube / Işıldayan Hayatlar kanalımdaki videoları izleyin. 

Sonsuz sevgimle, 
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
Kişisel Şifa ve Enerjiler Eğitmeni


IŞILDAYAN HAYATLAR YOLUNDA
ÇALIŞMA PROGRAMI
24 ve 31 TEMMUZ 2019

Her hayat bir özgür seçimdir.
Önemli olan ruhun seçimlerini bedenin ve zihnin bu dünyadayken idrak edebilmesi ve tekamülünü tamamlayabilmesidir.

Kimler Katılabilir
Yüreğinin sesiyle, içinde bulunduğumuz uyanış döneminde hızlanmak ve/veya ruhunun yüklerinden arınmaya niyet eden herkes içindir.

Kapsamı Nedir
Çalışmaların bir kısmı bilgilendirme, değerlendirme sohbetlerini kapsamakla birlikte çoğu yüksek enerji seviyesinde yönlendirilmiş meditasyonlar şeklinde katılımcının bizzat katılımı ile gerçekleşir.

Amaç Nedir
2 günde gerçekleşecek çalışmaların sonunda katılımcının;
+ Tekamül ve uyanış yolunda ilerlemesini engelleyen affetme yüklerinden arınması,
+ Bilincinin, gücünün, enerjisinin farkına varması,
+ Kendi enerji alanını kolaylıkla arındırabilmesi ve yükselmesi,
+ Üst benliğiyle “bir” olabilmesi ve rehberlik alabilir hale gelmesi,
öncelikli olarak amaçlanmaktadır.

Nefesiniz ve niyetinizle siz yola çıktıktan sonra açılacak kapıların sınırı yoktur.

Tarih ve Saat
24 Temmuz 2019, Çarşamna 10.00* - 16.30**
31 Temmuz 2019, Çarşamba 10.00* - 16.30**

*Çalışmaların başlama saati 10.00'dur. Işıldayan Hayatlar ofisi 09.30'dan itibaren katılımcıları ağırlamak için hazır olacaktır.
**Yüksek enerji seviyesinde yapılan meditatif çalışmalarda süre öngörmek doğru olmadığından bu günlerde katılımcıların 16.30 sonrasına başka program yapmamaları önemle rica olunur!

İçerik
Arınma, korunma ve yükseliş çalışmasıyla başlayacak bu program, üst benlikle buluşma ve tamamlanışla birlikte, farkındalık ve idraklerin hızla arttığı affetme çalışması ile devam edecektir.
Bu iki günlük süreçte grup dinamiğine uygun, uyanış ve aydınlanmaya hizmet eden her türlü çalışma yüksek enerji seviyesinde tamamlanacak ve kişisel şifa / öz şifa çalışmaları ile noktalanacaktır.

Ücret
Ücretli bir çalışmadır. Lütfen sorunuz.





15 Temmuz 2019 Pazartesi

BEN TOPRAK ANA


Ey insan varlığı; toprağımı paylaştığım,
Ey insan varlığı; kucağımı açtığım,
Sizi sonsuz sevgimle kucaklıyorum
Ama adeta yalvarıyorum aynı anda; duyun beni, görün beni, hissedin beni!

Takıldınız kaldınız “akıl”da, “us”da,
Oysa ben ayaklarınızın altında, bir hiç misali ezilirken asırlarca, yüreklerinize dönüp sormadınız, duymadınız, dinlemediniz sesimi adeta.
Ben Toprak Ana sonsuz sevgimle kucaklıyorum sizi, şimdi ve daima
Ama artık çalışın, adeta benim için bu dünyada.
Daha yapılacaklar çok… zira katman katman yükler çok…
Bir kenarından başladınız tutmaya ama sanmayın ki esas yapmanız gereken tarımdır bu topraklarda… İhtiyacınız var mı fazlasına, doyduktan sonra?
İhtiyacınız var mı fazlasına sağlıkla, iyilikle, güzellikle yaşadıktan sonra?
Uğraşmayın daha fazlasıyla, akıl yoluyla ama anlayın artık yüküm çok katmanlarımın arasında.
Bekliyorum, her birinizin yürekten dokunuşunu bekliyorum bana adeta.
Siz sevgi olduktan sonra ve ışığı aldıktan sonra kendi yüreğinize ve oradan bana akıttıktan sonra her şey çok başka olacak, biliyorum, istiyorum, çağırıyorum sizi adeta.
Kucaklayın beni, benim sizi asırlardır kucakladığım gibi bu dünyada.
Kalın sağlıcakla,
Toprak Ana,
7.7.2019



9 Temmuz 2019 Salı

SIÇRAMA, BİLİNÇ DEĞİŞİMİ, FARKINDALIK - ÖZEL BİR YAZI


Sıçrama deyince anlatacaklarımızı anlayabilmeniz için aslında öncesinde belirtmemiz gerekenler var mutlaka.
Boyut nedir mesela?
Boyut; bilinç değişimidir, idraktir, farkındalıktır, kabuldür aslında.

… ve 3.boyut hür iradenin sonsuz gücünün kullanıldığı ama buna rağmen kapalı bir enerji alanında bulunulduğu son boyuttur.

Bir örnek verelim; adeta okul bahçesi gibi! Ülkenizde çoğu okulun yüksek duvarları ve hatta çit örgüleri vardır, demirden de bir kapısı ya… tek kapıdan kontrollü giriş-çıkış yapılır. Çoğu zaman 1.sınıfların velilerinin başlangıçta sınıf kapılarında olmalarına izin verilmesine rağmen sonrasında buna da izin verilmez ya…
… ve öğrenci okula girdiğinde kalır orada özel bir durumu ve izni yoksa ders saati sonuna kadar çıkamaz ya…
İşte aynı durum yukarıda 3.boyut için aslında.
Okulun içinde dersler çeşitlidir, faaliyetler vardır mutlaka ve hatta teneffüs saatlerinde herkes koşturur tuvalete, oyuna ama bir disiplin ve düzen vardır aslında.
Ayşe sınıf arkadaşı Metin’i sevmez belki ama sırasını paylaşır öğretmeni yer değiştirmesine izin verene kadar ve hatta Ayşe en sevdiği Sevgi ile birlikte aralarda güler oynar ama servisle eve giderken ayrılır ya… aynı misal aslında.
Seçim sonsuzdur ama hep bir alanda kalma zorunluluğu vardır adeta. İşte bu 3.boyutta son bulur.
…ve sonrasında yani 5 ve üstü boyutlarda seçim vardır yine sınırsızca ama alan geniştir ve hatta sonsuzdur aslında.
Bu sonsuzluk büyük bir lütuf gibi sanılsa da şu an sizler tarafından aslında lütuftan çok sorumluluktur, yüktür hatta.
Zira 3’ten sonra özü ışık olan varlığın, bile isteye karanlığı seçmesine izin verilmez.  Başka bir deyişle varlık seçse de kabul edilmez, onaylanmaz asla.

Görevi karanlık olanlar, karanlığı kainatta tahsis etmekle sorumlu olanlar konu dışı olduğu gibi, seçimlerini bile isteye karanlıktan yapmış varlıklar için durum başkadır mutlaka.

Biz kendi konumuzdan devam edelim zira sizin için bu zamanda aslolan budur nasılsa. 5 ve üstü boyutlarda özü ışık olan varlıkların ışık olmaya devam etmek ve ışık kalmak ve ışığı çoğaltıp yaymak gibi bir misyonları da olduğu için adeta, kendi ilahi/evrensel görevleri dışında, bu konu çok önemlidir ve anlaşılması gerekendir varlık henüz sizin boyutunuzdayken mutlaka!
İşte bu da aslında sizin uzunca bir zamandır koşulsuzca sevmek dediğiniz kavramın karşılığıdır evrensel anlamda.
Yaratılmış olan, özü ışık olan ırk/varlık Kalu Belâ’dan bu yana ışık olma uğrunda bedeller ödemiştir adeta. Kimi düşmüş, kimi düşürülmüş, kimi yoldan çıkmış, kimi çıkarılmıştır mesela.
… ve hala daha savaş adeta devam etmektedir aslında. Savaş ifadesi burada sevgi ile çelişen bir ifade olsa da sizin bu boyutta içselleştirebilmeniz için bilerek seçilerek kullanılmıştır mutlaka. Nedensiz sanma!
Durum özetle buyken yukarıda gelelim dünya boyutuna. Neler yaşanıyor acaba bu zamanlarda?
Zaman AN olsa da her boyutta, aslında o boyuta uygun bir zaman akışı vardır. Bu hususa şu noktada çok fazla kafa yormayın zira zihin boyutunda henüz anlaşılması zor akışlar bunlar sizin için daha.
Yüksek boyutlar bir yana sizin dünya boyutunda, hala daha 3.boyutta zaman akışı düzlemseldir ya, işte bu noktada neler oluyor, oldu, olacak bakalım onlara.
Son 6 yılda geldiğiniz muazzam nokta bizleri sevindiriyor olsa da yukarıda, hala daha yapılması gerekenler var aşağıda. Zira Toprak Ana yorgun ve dolu acıyla. Temizlenmesi gerekiyor adeta ışıkla.
Bu neden önemli hemen anlatalım:
Düşünün ki dev bir kaya parçası kopup gelmiş çağlayanın ağzına. Güzel güzel akması gerekirken çağlayan vadiler arasında bu büyük taş/kaya engel oluyor adeta suyun yoluna ve su akmaktansa yanlara doğru sıçrıyor, köpürüyor adeta.
… ve hatta zamanla suyun taşıdığı alüvyonlarla ve organizmalarla taşın etrafı genişliyor adeta taşçıklarla, tortularla, otlarla…
Su yolu tamamen oluyor bir göl adeta. Akmak şöyle dursun taşarak yayılıyor etrafa ve yayıldığı alanda talan ediyor, yok ediyor ekinleri, hasadı telef ediyor adeta.
Uzatmayalım, kısaca dünya şu anda evrensel akışın tam ortasında dev bir engel gibi duruyor adeta.

Diyebilirsiniz ki çekin alın onu kenara, yok mu gücünüz koca evrende bundan başka?

Ama biz alırsak onu kenara üzerinde yaşayanlar sarsılmaz mı adeta ve hatta düşmezler mi suya? Boğulup kalmazlar mı ortada?

Gerek var mı buna? Bir kez daha gerek var mı buna?

Zira siz yaşadınız benzerlerini daha fazla defalarca!
Ayrıca biz alıp koysak bile kenara siz çıkmış olmazsınız ki arşa!
Nafile çaba olur bunca hazırlık, yazık değil mi insanlığa? Zira insan varlığı bu boyutta hür iradesi ile yol alırken milyonlarca yılda getirdi, taşıdı kendini aydınlığa adeta. Son bir dokunuş kalmışken neden çekilsinler kenara adeta başları önde, elleri avuçları bomboş dönsünler en başa hazır gelinmişken yolun neredeyse sonuna. Siz yapın da bu hamleyi kalıcı olsun kainatta.

Toparlayalım hızla.
Siz çıktınız bir yola. Aydınlanma yoluna, binlerce yıl önce bu dünyada. Az gittiniz, uz gittiniz, dere tepe düz gittiniz, vardınız Kaf Dağı’na şimdi vakit geldi son bir adımla Kaf Dağı’nı da aşmaya.

Hatırlayın ama!
Zümrüd-ü Anka Kaf Dağı’nda sizi bekliyor adeta!!!
Bu sözümüzü de iyi anlayın mutlaka.*
Hazırlanıyorsunuz bir sıçrayışa daha. Her olayda biraz daha, biraz daha… Temmuz geçerken meşakkatli birçoklarınız için bu dünyada, Ağustos var daha ve hatta Eylül’de bir sıçrama daha.

Sıçrama nedir? Kısaca bilinç değişimidir aslında. Siz aşağıda hazırlandıkça bizim size gönderdiğimiz bilginin, ışığın artması, yolların açılması, kapıların çoğalmasıdır adeta.
Bundan sonra geriye dönüşü olmayan bir noktada hızlanacaksınız adeta. Ama sanmayın ki duramazsınız, dönemezsiniz ama durmayın, dönmeyin asla.
Zira sizi yolunuzdan döndürmek isteyecekler hala iş başında. Aman ha, kanmayın onlara. Çok çeşitli kostümleri var, inanmayın onlara.
Siz sadece ve sadece kendinizi bilin yeter aslında. Onlar sizin göreviniz değil, bulaşmayın asla.
Sizin göreviniz ışık olmak, ışık kalmak bu dünyada.
Her bir fırtına misali rüzgar estiğinde yanı başınızda adeta, yüreğinizde yanan meşaleyi söndürmek için de olsa, siz yeniden yakabilmek için donanımlı kalın mutlaka. Yanartaş’ı** hatırlayın mesela, yanıyor ya, bu dünya var edildiği andan bu yana yanıyor ya hiçbir savaş, hiçbir afet, hiçbir mahluk onu söndüremedi ya sizin ışığınız da ona benzer aslında; içten yanar, içten söner!
Siz kendinizinkini yakın ve bir daha söndürmeyin asla, asla, asla.

Bu yolda ilerlerken mutlaka birbirinize yardım edeceksiniz zira bir ve bütünün parçalarıyız aslında. Bizden, bazılarınıza, bazılarınızdan birçoğunuza, birçoğunuzdan hepinize mesela.
Duyun, görün, hissedin, bilin mutlaka iyiyi, güzeli, koşulsuzca sevgiyi ve ATIN mutlaka yüklerinizi ATIN mutlaka. Siz atın onları aşağıya, boşluğa, kainata adeta, biz tutar alırız onları, dönüştürürüz adeta. Endişelenmeyin o konuda. Siz yeter ki niyet edin atmaya.
… ve çalışın mutlaka. Daha çok ışığı çekmek için dünyaya, yaşayanlara, yaratılmışlara ve Toprak Ana’ya.
Çalışın mutlaka.
Haftada 1 Ebru yardım ediyor size**** ama siz her gün çalışın mutlaka. Bu dünya sizin, bu kainat bizim, bu evren hepimizin, hatırlayın mutlaka!

Soruyorsunuz ya ne olacak sonra?
Ya temizleyemezsek ne olacak?
Ya herkes uyanamazsa ne olacak?
Siz takılmayın bunlara. Sonsuzlukta, ilahi düzenin akışında, üst akıl var mutlaka, her şey sizin iyiliğiniz için aslında.
Siz arındığınızda ve arındırdığınızda natamam bir eve taşınmaktansa her şeyiyle mükemmel kusursuz bir villaya/saraya taşınmak gibi adım atacaksınız 5.boyuta.
Olmazsa varsın olmasın ama yapabilecekken neden olmasın ki acaba?
Kaldı ki daha önce de dedik defalarca herkes aynı anda taşınmayacak 5.boyuta. Ne şimdi, ne sonra. Yani anlatalım, vakit geldiğinde evrensel manada 5.boyuta çıkmaya hazır olanlar, hazırlananlar ve vakti gelip, görevi tamamlananlar çıkacaklar kolaylıkla.
Bu manada 5.boyutta dünya hazır olduğunda başlayacaklar yaşamaya 5.boyut gerçekliğini dünyada.
Ama diğerleri arkadan da olsa kendileri hazırlandıkça bir bir çıkacaklar ondan sonra 5.boyuta.
… ve bir kısım devam edecek 3.boyutta, zira 3.boyut gerçekliği sonsuzdur kainatta. Dolayısıyla siz hangi yolu seçensiniz ona karar verin bugün burada.
Hızla ve kolaylıkla, vakit geldiği anda çıkacak olan mı 5.boyuta?
Sonra zamanla yeni yollardan geçerek adeta bir bir taşınacak olan mı 5.boyuta?
Yoksa seçim imkanı varken şimdi ve daima 3.boyutta kalmayı seçen mi olacaksınız acaba?
Seçim sizin ve bizim hepinize sevgimiz sonsuz ama neden kalasınız ki burada?
Siz ki bu zamanda bu coğrafyada bedenlenmeyi seçen ve seçilensiniz neden kalasınız ki burada?
Bir derin nefesle başlayın artık anlamaya ve hatırlamaya, izin verin anlatalım çokça ve kolaylıkla bilişinize verilen idrakler yoluyla. Açın kendinizi ışıktan gelene, kolaylıkla aksın idrak bu boyutta olanlara ve siz aldıkça genişlesin ortak bilinç, dağılsın yayılsın tüm insanlığa ve kainata.
Durmayın, duraksamayın bu yolda, bir derin nefesle başlayın bugün burada.
Kalın sağlıcakla, sonsuz sevgimizle kucaklıyoruz her birinizi şimdi ve daima.
Bu yazı F. Ebru Tolan’a 6.7.2019 Cumartesi günü saat 16.03 itibariyle tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey

Ek:
Bilinmesinde fayda gördüğümüz bir hususu da eklemek istiyoruz zira önümüzdeki günlerde, 2019’u bitirmeye doğru ilerlerken içinizde zorlanacaklar olacak. Oysa bu kaçınılmaz değil! Adeta sizin hür iradenizle yaptığınız seçimlerin sonucunda.

Yani, bir başka değişle, hala dünyevi tarafta vaktiniz varken bir derin nefesle başlayın bugün burada tüm yüklerinizden arınmaya. Nelerdir? Nasıl temizlenir bilgilerini indirdik bolca, dönüp bakın kayıtlara (Ebru’nun kayıtlarına)***

Ama esas diyeceğimiz şudur: önümüzdeki günlerde radikal diye adlandırabileceğiniz değişimler olacak her birinizin hayat akışında. Uyananlarda ve uyanmak üzere olanlarda ayrı ayrı olsa da hepinizde. Bazı değişimler görünürde kötü, acı, travmatik olsa da görünenden öte muazzam bir rahatlama, değişim ve ışık için olacak aslında… ve benzer şekilde yine bazı değişiklikler olacak görünürde hoş ve keyifli ama onlar da aslında görünenden öte manada bir arınma ve temizlik söz konusu olacağı için zamanla ortaya çıkacak negatif tesirler yıldırmasın sizi asla!

Düşmeyin boşluğa ve karanlığa. Her ne oluyor olursa içinizde ve çevrenizde (yakın-uzak) adeta siz her seferinde bir derin nefesle şükredin olana, oldurulan şekliyle mutlaka ve yükselin ışıkla.

Niyetiniz hep ışıkla yükselmek ve sevgiyi hissetmek olduktan sonra asla düşmezsiniz karanlığa, endişe etmeyin bu yolda. Yanınızdayız, yakınınızdayız, her daim yoldaşız siz sevgiden yana seçimler yaptıktan sonra bu dünyada. Işık sonsuz ve sınırsızca akıyorken size adeta sizi bulur, buldurulur şimdi ve daima. Siz yeter ki durmayın, duraksamayın bu yolda.
Kalın sağlıcakla.
Bu ek görülen lüzum üzerine 9.7.2019 Salı günü saat 13.03 itibariyle  F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey


*Zümrüdü Anka kuşunun hikayesini bir de bu şekliyle okumanızı öneririm.

** Yanartaş / Antalya, Çıralı

***Yükler hakkında blog yazılarımı ve YouTube videolarımı “affetme”, “karma”, “karmik” “zihin”, “yük” vbg. aratma kelimeleri ile bulabilirsiniz.

****Işıldayan Hayatlar'la Saf Sevgi Enerjisi Çalışma Grubu olarak her Pazartesi akşamı 11.00'de uzaktan çalışma yapıyoruz. Dileyen herkes nefesi ve niyetiyle katılabilir, siz de  Facebook/ Işıldayan Hayatlar'la Saf Sevgi Enerjisi Çalışma Grubu'na katılabilir Facebook kullanıcısı değilseniz DM yoluyla amaç ve hazırlık bilgilerini isteyebilirsiniz. 

 

6 Temmuz 2019 Cumartesi

ARŞA ÇIKAN TÜY MİSALİ...


Bir kuş tüyü ne kadar hafif olsa da
Bütünlüğünden –bedeninden- ayrıldığı anda
Başlar yerçekiminin tesiriyle süzülmeye
Aşağıya, aşağıya, aşağıya, …

İşte bizler de bu dünya boyunda
Bedenlendiğimiz anda,
Bütünlükten ayrıldığımızda
İneriz adeta aşağıya.

Peki sonra?

Kimi zaman rüzgar savurur,
Kimi zaman sel suyu götürür,
Kimi zaman toz toprak örter ya
Ne zamana kadar?
Ya değişecektir ve dönüşecektir
Tüy önce atom altı parçacıklarına
… ve sonra
Bütünün harmonisinde bir başka
Canlıya
Ya da bütünleşecektir yeniden kendi varlığıyla.

Hikaye bu ya biz seçelim
Buluşmayı, bütünleşmeyi;
Bir serçe, kanarya, karga tüyü olsun…
Hepsi aynı aslında,
Çağırsın varlığını adeta aşağıya
Al beni çık yeniden yukarıya
Der gibi adeta.
Saksağan, muhabbet, ökse kuşu
Olsun mesela…
Bir vuruşta taksın gagasına
Alsın çıkartsın tüyü arşa
Bulutlardan da öteye, yıldızlara,
Yıldızlardan da öte Yaradan’a.

Olmaz mı?
Ama ya olursa?
Hikaye bu ya!
Hayal etmekle başlar insan
Hayalindekini yaşamaya.
Sen izin vermedikten sonra
Yaratıma, aşka ve hatta
Mucizelere hayatında
Nafile, uğraşma!

Toprakta kalan çözülür, çözümlenir
Eninde sonunda
Değişip dönüşmek için bir başka canlıya amma
Anla, hatırla!
Daha kaç kere ihtiyaç duyacaksın
Ölüme ve dirilişe bu boyutta?
Daha fazla durma.
Bir derin nefesle çağır özünü adeta
Takıl akışına,
Çık yukarıya
Çık yukarıya
Çık yukarıya
Bir derin nefesinle
Niyetin yeter sana.
Kal sağlıcakla.
F. Ebru Tolan Karahasanoğlu
İstanbul, 4 Temmuz 2019 – 16.06



30 Haziran 2019 Pazar

GÖKSEL OLAYLARIN TESİRLERİ - BAKIŞ AÇISINI DEĞİŞTİRMEK


Bugüne kadar gezegenlerin dizilimi, açıları ve dünyaya tesirleri üzerine çok konuşuldu ve konuşulmaya da devam ediyor. Ancak artık konuya biraz daha farklı bir açıdan bakma vakti geldi. Zira evrensel anlamda, uzay düzlemde, hangi gezegenin/yıldızın hangisine ne açıda geleceği zaten bellidir.
Bu olanın olması gereken olduğu gerçeği ve evrensel matematik ve zamanın sizin anladığınız anlamda lineer bir çizgi üzerinde aslında akmadığı gerçeği ile alakalıdır. Dolayısıyla aslında olan size bir şey anlatmak, bir şey göstermek ve/veya sizi bir noktaya çekmek, bir yola sokmak içindir.

Yani bir başka deyişle yukarıda bazı açılar oluştuğu için aşağıda bazı durumlar yaşanmaz!
Aşağıda bazı durumların yaşanması için yukarıda bazı bileşenler bir araya getirilir.

Bu sizin için zorlayıcı bir bilgi olabilir, özellikle uzunca bir süredir, aldığınız tesirlerle bazı olayların/ durumların  yaşandığına olan inancınız, çok güçlü ise…
Bir örnekle açıklayalım, bir ülkede rejim değişikliği olması gerekiyor ise ve bunun için baştaki önemli bir kişinin gaflet içinde söyleyeceği 3-5 cümle tetikleyici etki yaratabilecek  ise zaten buna uygun tesirleri  dünyaya gönderebilecek göksel tesir oluşur. Zira evrende her şeyin enerji olduğu gerçeğinden ve enerjilerin hareket içinde olduğu gerçeğinden yola çıkarsak göksel cisimlerin de, gezegen olsun, yıldız olsun, en başta Ay ve GÜNEŞ olsun enerjileri vardır ve bu enerjilerin birlikte oluşturduğu bir sinerji vardır.


Ay Döngüsü

Binlerce yıldır ayın hareketlerine bakarak yapılan yorumlar vardır mesela. Oysa bu, insan varlığının tekamül yolunda ilerleyebilmesi için ona her ay yapılan bir yardımdır adeta. Yani bu ay serbest bırakamadığı yükleri bir sonraki ay kolaylıkla bırakabilsin diye ayın dolunay etkisi vardır mesela…. veya 1 ay boyunca alınan negatif tesirler salınabilsin diye. Nitekim negatif tesirlerin kolaylıkla salınmasına yaptığı katkıdan dolayı dolunay kurt adamlarla, cinnet hikayeleri ile katillerle bağdaştırılmıştır.
Bu bilgiler ışığında bakarsak önümüzdeki günlerde de yaşanacak 3 olay vardır anlaşılması gereken.


21 Haziran En Uzun Gün

Bu konuya girmeden yeri gelmişken yılda 2 kere yaşanan ekinoks (21 Mart ve 23 Eylül)
İle ilgili de bir bilgi verelim: Gün ve gecenin eşitlenmesi.
Bu yılda 2 kere yaşanan eşitlik hali aslında DENGE’yi ifade eder. Aydınlıkla karanlığın dengede olması gerektiğini hatırlatır adeta ama daha fazlasıdır gerçeğinde. Dünya ile güneşin aldığı açılar nedeniyle hayatın her veçhesinde/alanında dengesiz olan ne varsa güçlü bir tesir alır bu günlerde. Yani adeta ibre karanlıktan yana şaşmışsa bu günde bir ivmelenme oluşur gelen tesirle ve karanlık tarafa doğru bir çekilim, ağırlaşma oluşur kişinin hayat akışında ve kişi o güne kadar göremediği, anlayamadığı ne varsa bilir/anlar/hisseder adeta ve sonrasında dengeyi bulmaktır görevi aslında.
Tesir 7 gün öncesinde başlar ve 7 gün sonrasında azalarak biter. Bu nedenle,  bahsi geçen ekinoks günlerinde hayatınızda neyin dengesizleştiğine dönün bir bakın lütfen ve dengeyi oluşturmaya niyet edin yüreğinizde.

Gelelim esas konumuza, 21 Haziran’a. Kuzey yarımküre için en uzun gün olan bu tarihte güneşin enerjisi artar ve bu da çözülme demektir. Bu çözülmeyi hayatın her alanına taşıyabilirsiniz; problemler de çözülür ama bağlar da çözülür. Düğümler de çözülür ama adeta düğümlenmiş diller de çözülür, vbg.
Kuzey yarım kürede yaşayanlar için tesir adeta beynin sol tarafına akar. Sol beyin analitik zeka ile ilişkilidir ve görünen, elle tutulan daha somut olanı da ifade eder. İşte adeta artan gün ışığı olayları daha somutlaştırır, gün ışığına kavuşturur ve bu da bir nevi çözülemeyen problemlerin çözüm yolunun görülmesi gibi bir etki yaratır aslında!
Güney yarıküre için tesir farklıdır ama sizin için önemli değildir şu anda.


2 Temmuz 2019 Güneş Tutulması

En basit tanımıyla Ay’ın yer ile Güneş arasına girmesi halidir. Ayın güneşten aldığı tesir artar böylece. Zira güneşin dünya tarafından emilecek enerjisi de ayda kalır adeta. Bu durumda ayın enerjisi artar ve dünyaya gelen güneş enerjisi bir anlığına da olsa azalır ama ayın güneşten çektiği enerji de çoğalır.  Bu değişim ile dünyanın gerilimi salınır, adeta baskı kalkar üstünden ve bu da tektonik olayları tetikleyebilir ki bu da çok normaldir.  Ama yine aynı anda insan varlığının içinde tuttuğu kin, nefret, öfke, vbg. duyguların yarattığı enerji de tetiklenir adeta ve açığa çıkar.
Sirke örneği; bkz: Işıldayan Hayatlar / YouTube


17 Temmuz Ay Tutulması

Ayın yer yuvarlağının gölgesinde kalması halidir. Ayın çekme ve itme gücü olan tesirini med-cezir olarak hepiniz bilirsiniz ama bunun insanların duygu durumuna ve beden yapılarına nasıl etki ettiğini çoğu zaman görmezden gelirsiniz. Kalkı ki ay tutulması gerçekleştiğinde ayın dünyaya gönderdiği enerjisi de değişir. Zira ay aynı dünya gibi güneşten enerjisini alır. Kismî başlayan değişim tam ay tutulmasına dönüştüğünde ayın çekim gücü değişir ve adeta bu alandan çıkmak için itme gücü öne geçer ve bu itme gücü dünyaya ulaştığında dünya üzerinde tektonik olaylarda tetiklenme yaşanabilir. Bu olması gerekendir! Sorun yok ama zaten içinde çok fazla yük biriktiren insan varlığı için de aynı etkiyi yaratacağından önemlidir. Ayrılış, kopuş, gibi...!
Bir anlığına elinizde çok güçlü ve gergin bir lastik tuttuğunuzu hayal edin, bunu kontrollü kesmek mi, keskin bir kılıç darbesi indirmek mi yıkıcı/yakıcı etki yaratır?


Ezcümle siz zaten oldurulanla, olanla oyalanmak yerine doğanın, uzayın oluşturduğu tesirlerden zarar almadan ilerleyebilmek için bu evde temizlenin, arının ve yükselin bu süreçte.
… ve sizi rahatsız eden her neyse bu dönemler geçtiğinde dönüp bakın geriye, hissedin, fark edin ve temizleyin; bir armağan almış neşesiyle fırsata dönüştürün içinizde.
Her daim yanınızdayız sonsuz sevgimizle,
Işık Varlıkları
İstanbul, 18.6.2019

21 Haziran 2019 Cuma

DENGE - ÖZEL BİR YAZI


Asırlar boyu insan varlığı dünya denen bu evde sapkınlıkların, sapıkların, radikal söylemlerin, otoriter rejimlerin arasında kendi aydınlık yolunu bulmaya çalışsa da hep etki-tepki denilen basit dünyevî kuralın içinde git-geller yaşadı aslında.
Tahterevallinin kolları misali biri ayağa kalktığında diğeri indi, bastırıldı adeta, bir süre sonra tersi oldu ve yine denge şaştı ve hatta insan varlığı dengede kalmayı çoğu zaman umarsızca yaşamak olarak kabul etti, askıda… ve direndi buna.
Tüm bunlar görünen tarafıydı oysa. Ekonomi, endüstri, politika ve hatta psikoloji kitaplarınızın sayfalarında tozlu raflarda yerini buldu asırlarca. Ne yanlış, ne eksik, ne fazla. Olan buydu bakınca bir anlığına dünyaya. Oysa gerçek durum çok başka. Bizim bulunduğumuz noktada ve sizin de özünüzle buluştuğunuz çoğu anda görebildikleriniz çok başka ama gösterebilmek için görünenden öteyi, aralayabilmek için kapıları adeta, uzun uzun yaşamlar geçmesi/tamamlanması gerekti bu boyutta. Neyse ki siz şu an geldiğiniz, bilincinizi getirdiğiniz noktada bütün bunları konuşuyor olduk biz sağlıcakla, şükürler olsun buna ve daha fazlasına hazırlandığımız bugünlerde anlatacaklarımız var size yine bu bağlamda. Yaslanın adeta koltuklarınıza ve izleyin bir film gibi ilk başta, biz anlatalım siz renklendirin, görselleştirin ön lobunuzda.
Her şeyin toz pembe olduğu bir dünya yarattın mesela, hani dersiniz ya “pembe panjurlu mis kokulu evler” olsun bu dünyada, cennet ayaklarınızın altında adeta. Ne bir hayvan yırtıcı, ne bir katil azılı, ne bir fırtına yıkıcı… olmasa ne güzel olurdu dünya diyorsunuz ya bu mümkün aslında ne zaman siz koşulsuzca ve ışıkla var olmayı seçtiğinizde sevgi dünyasında. Ama büyümek ve genişlemek bu değil aslında. Bu ortam size sağlansa ve kalın burada sonsuzca dense şimdi ne güzel olur diyorsunuz ya hayatı bu kadar basit yaşayamayacak kadar değerlisiniz oysa. Bu boşluk ve hiçlik, manasızlık ve sıradanlık aslında sizin gerçek yaşamınız olamayacak kadar boş ve değersiz zira siz kendinizi saf sevgi noktasına taşıdığınızda yapabilecekleriniz o kadar çok ki ve işte o anda elde edeceğiniz vasıflarla hayatı sürdürmek adeta uyuşmuşçasına ne bir keyif ne bir güç katar yaşamınıza ve ondan sonra ortaya çıkan yürek darlığı ile ilerleyemezsiniz kainatta.
Toparlayacak olursak, Siz anlamadan akı karayla, Siz tatmadan aşkı tutkunun yakıcılığıyla, siz yaşamadıkça ölümün kaçınılmaz sonuyla, nefes almak ne fayda toz pembe bulutların arasında?
Duygular arasındaki dalgalanma ve hatta gelgitler akla kara arasında sizi insan yaptı aslında. Öyleyse düzenin gereğini, görünenin ötesindekini anlama vakti geldi çokça. Anlatalım, zira zaman daralıyor dünya boyutunda.
Zaman ne için daralıyor; daha güzele, daha aydınlığa, daha farklı bir düzene yükselişiniz için azalıyor. Yoksa sanmayın ki karanlık bir son bekliyor sizi bu dünyada.
Dönelim esas mevzuya; AK’la KARA, İYİ ile KÖTÜ, YİNG ile YANG dediğiniz gerçeklikteki esas manaya:
Görevliler var bu konuda da çalışan dünya boyutunda. Her nasıl ki melekler var Işık için çalışan bu dünyada, aynı şekilde karanlığın bekçileri, neferleri de var dünyada. Onlar da görevli sizin için aslında. Hor görmeyin onları, nefretle ve korkuyla bakmayın onlara. Onlar da görevli, bir kez daha yineliyoruz zira anlaşılsın istiyoruz bu kısım dünyada. Özü Işık olan, ışıktan olan ama karanlık için çalışanlar var aranızda. İşte denge tam da burada; akla kara birbirinden ayrı ama hep bir arada. İyilikle kötülük hep var ama seçim sizde aslında ve sanmayın ki siz uyandıkça, aydınlandıkça bu denge bozulacak bu dünya boyutunda! Hatırlayın bir kez daha nasıl yaşadınız binlerce yıl 3. Boyutta, evrenin akışında her daim bir üçüncü boyut olacak zira iyinin kötülüklerle, ışığın karanlıkla birlikte olmadığı bir varoluş düşünülemez aslında ve hatta tüm kainatta, farklı boyutlarda da genişlemek ve ilerlemek adına denge sağlanacak farklı unsurlarla ama şu anda 5.boyutun denge unsurları nedir diye konuşmak ve sizin aklınızı da karıştırmak istemiyoruz daha fazla, biz dönelim üçüncü boyuta. Bu boyuttaki, hala daha birçoğunuz o boyutun realitesini yaşıyorsunuz, aslında karanlığın tahsisinden sorumlu olan Işık Varlıkları olduğu gerçeğini paylaşmış olduk sizinle ama konu bu kadarla sınırlı değil, dahası da var ve vakit geldi onu da anlatmaya.
Bu kainatta özü Işık olsada seçimi ışık olmayan varlıklar da var aslında, bir başka anlatımla şu an aranızda 3.boyutta olması gereken ışık dengesini korumakla görevli olanların yanı sıra kendi var oluşlarında kendi karanlıklarını seçmiş ve bu seçimle devam etmek niyetinde olanlar da var aslında.
İşte esas tehlike burada!
Tehlike kelimesini kullanıp temizlemeye çalıştığınız korkuları beslemek olmasa da amacımız anlatmak vazifemiz zira insan dediğimiz galaktik ırk hazırlanırken çıkışa 5. boyuta bu gruplar da iş başında dünyada. Onlardan yana korunduğunuzu bilin mutlaka Siz sevgi yolunda yürüdüğünüz sürece ama her an yanı başınızda sizin bir açık bıraktığınız kin, haset, kibir, korku, tamah, nefret, öfke… kapınızdan içeri girmek için adeta fırsat kolladıklarını da bilin mutlaka.
Erinmeyin başkasına, gocunmayın yaşadıklarınıza, zira hepsinde manalar var çok derinde aslında ama görünenle oyalandıkça, içinizdeki öfkeyi ve nefreti ateşlersiniz ya ve şükür yoluyla idrak kapınızı açmadıktan sonra ve hatta kin ve kıskançlıkla kıskaca alınırsınız ya işte o anda siz kendiniz aslında kendi yarattığınız karanlıkta buyur edersiniz onları kendi dünyanıza, ne fayda? Size ne fayda? Siz görünürde kalsanız da 3-5, 40-50 sene müreffeh ortamda, eninde sonunda, dönüş yolunda, ruhunuza buluşmaya anlarsınız ki dar ve karanlık bir kuyuda abluka altında tüketilmişsiniz aslında bu boyutta. İşte ondan sonra ruhunuzu kurtarmak o karanlıktan sandığınızdan çok daha zor olur ilahi anlamda.
Gerek yok buna, hiç gerek yok buna.
Oyalanmayın artık daha fazla, etrafınızda karanlık sandığınızla bilin ki ya sizin için, ya sizin için; aslında hep sizin için! Hızlanabilirsiniz kolaylıkla seçimleriniz aydınlıktan yana olduktan sonra.
Ama siz ışığı, aydınlığı seçtikçe bu dünyada, denge için aslında, görünür manada artacak olan karanlığın girdabına kapılmamak için adeta her daim koşulsuzca sevgide kalın yeter ve Siz kendi yolunuzda ilerlerken durmayın duraksamayın diye bizler her daim sonsuz ışığımızla besliyoruz sizi aslında ve dünya boyutunda görevliler çalışıyor adeta canla başla.
Kalın sağlıcakla.
Bu yazı 19.6.2019, Çarşamba günü saat 13.00 itibariyle F. Ebru Tolan’a tarafımızdan yazdırılmıştır. Konsey